# Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi (2/1812)

- **Tür:** Kanun teklifi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 2/1812
- **Sunuluş tarihi:** 24 Kasım 2023
- **İlk imza:** Ali Özkaya (AK Parti, Afyonkarahisar); Ersan Aksu (AK Parti, Samsun)
- **İmza sayısı:** 125
- **Esas komisyon:** Plan ve Bütçe Komisyonu
- **Son durum (TBMM):** KANUNLAŞTI
- **Kabul tarihi:** 27 Aralık 2023
- **Kanun no:** 7491
- **Resmî Gazete:** 28 Aralık 2023, sayı 32413
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/76587700-6870-41fa-85ae-018c0159e5b9
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1812-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-teklifi

> 2/1812 esas numaralı kanun teklifi 24 Kasım 2023 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Ali Özkaya (AK Parti) ve 1 vekil; 125 imza. 27 Aralık 2023 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edildi; 7491 sayılı Kanun, 28 Aralık 2023 tarihli Resmî Gazete (sayı 32413).

## Özet

Teklif ile; ekonomik program hedeflerinin gerçekleştirilmesine katkı sağlamak amacıyla; ülke ekonomisinin uluslararası rekabetçiliğinin geliştirilmesi, ihracatın desteklenmesiyle büyümeye katkıda bulunulması, ülkemize döviz girdisi sağlamak suretiyle dış ticaret dengesine olumlu katkı sağlanması, Türk lirası enstrümanlara yatırım yapılmasının teşvik edilmesi, mükellef haklarının korunması ve vergiye gönüllü uyumun artırılması, gelişen teknolojiden yararlanılarak bazı uygulamaların elektronik ortama taşınması, vergi güvenliğinin sağlanması, bazı vergi indirimlerinin kaldırılması, Anayasa Mahkemesi kararlarına uyumun sağlanması amaçlarıyla bazı vergisel düzenlemeler yapılması ile yıl sonunda süresi bitecek bazı düzenlemelerin süresinin uzatılması önerilmektedir.

## Teklif metni

Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Karamamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifimiz ve gerekçesi ekte sunulmaktadır.

Gereğini arz ederiz.

Esas Komisyon |Plan ve Bütçe

Samsun Milletvekili oo. :........... Afyonkarahisar Milletvekili. ii TBMM BAŞKANLIĞI ii Anayasa , :: (Tali Komisyon O (Bayındırlık, İmar, Ni Ulaştırma ve Turizm

NN Tarih: 24-11-2023 sas No. 2/A$İZ

TBMM j

234 Kasım 2023 GENELEVRAK

2k Kasım 20273

Ne: (48 (0R1 1 J^ll. 1^ İO'^S* 'rw J!^^rz İfO A

VîCv fV^'sl^ -^rw^-VvrYy S FLAN AL :

Cerahir UZKURT İİ MEDE My

CUM

Umamammmaamuaamamzamammmmammamammammmammmaşmmammmmmmamamemmam dama eme ve

[PDF s. 5: okunamayan sayfa (el yazısı, imza, mühür ya da Türkçe dışı yazı) — metne alınmadı]

İ GEN BİLİ

Alama Sb :

N (esuv Kur

SİJOEHME 7

Hge-s N Ni EE i i 4 My AMAN Ah y | i

[PDF s. 7–8: okunamayan sayfa (el yazısı, imza, mühür ya da Türkçe dışı yazı) — metne alınmadı]

Ee GAL PLANİ Şap Kaşlı

İm. "1 kk

San onkp yy

Lala ii Antalya

[PDF s. 10–11: okunamayan sayfa (el yazısı, imza, mühür ya da Türkçe dışı yazı) — metne alınmadı]

© Alderrahim FiRaT O 2 >

ERA ALMA AVLANDAY MA m i N Rua kocncık..

Ni - Ki N SAKA pp VZ,

N eeneilm ELAN CO gel 2. MCLETVELLC

Pis Su) Yine. elele El;

GENEL GEREKÇE

Kanun Teklifi ile ekonomik program hedeflerinin gerçekleştirilmesine katkı sağlamak amacıyla;

Ülke ekonomisinin uluslararası rekabetçiliğinin geliştirilmesi,

İhracatın desteklenmesiyle büyümeye katkıda bulunulması,

Ülkemize döviz girdisi sağlamak suretiyle dış ticaret dengesine olumlu katkı sağlanması,

Türk lirası enstrümanlara yatırım yapılmasının teşvik edilmesi,

Mükellef haklarının korunması ve vergiye gönüllü uyumun artırılması,

Gelişen teknolojiden yararlanılarak bazı uygulamaların elektronik ortama taşınması, Vergi güvenliğinin sağlanması,

Bazı indirimlerin kaldırılması,

Anayasa Mahkemesi kararlarına uyumun sağlanması yönünde bazı vergisel düzenlemeler yapılmakta ve yıl sonunda süresi bitecek bazı düzenlemelerin süresinin uzatılması önerilmektedir.

Bu çerçevede hazırlanan Teklifte;

• Ülkemize döviz getirilmesini teşvik etmek üzere;

Yurt dışından elde edilen kar paylarının tamamının Türkiye'ye getirilmesi şartı ile bu kazançların yarısının gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilmesi,

Yurt dışına verilen mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, eğitim ve sağlık gibi hizmetlere uygulanan 9650 kazanç indiriminin, kazancın tamamının Türkiye'ye getirilmesi şartıyla 9680'e çıkarılması,

• İhracatın desteklenmesi amacıyla, aracılı ihracat sözleşmesine dayanarak imalatçı veya tedarikçi kurumların dış ticaret sermaye şirketleri veya sektörel dış ticaret şirketleri üzerinden gerçekleştirdikleri ihracat faaliyetlerine ilişkin kazançlarda da beş puanlık kurumlar vergisi indirimi uygulanması,

-Vergiye gönüllü uyumun artırılması için,

Gerçek kişilere; sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden elde ettikleri kazançlar için sağlanan vergilendirme kolaylığının, internet ve benzeri elektronik ortamlardan elde edilen gelirlere de uygulanması sağlanarak mevcut istisnanın kapsamının genişletilmesi,

Nüfus idarelerinin re'sen yapmış oldukları düzeltme işlemleri neticesinde ticaret ve tapu sicilinde yapılacak düzeltme işlemlerinde harç istisnası sağlanması,

• Vergi güvenliğinin sağlanmasına hizmet etmek üzere,

Motorlu araç ticareti yapanlar arasında yapılan sözleşmelerin noterde düzenlenmesinin sağlanması,

Yurt içinden serbest bölgelere yapılacak teslimlerde özel tüketim vergisinin ihracat istisnası kapsamında olmadığının açıklığa kavuşturulması,

• İndirimlerin azaltılması kapsamında;

İhracat, yurt dışı inşaat, onarım, montaj ve taşımacılık işlerinde yurt dışından elde edilen kazançlara yönelik olarak belgeye dayanmaksızın uygulanan götürü gider indiriminin kaldırılması,

KDV iadelerinde iade hakkının kısmen veya tamamen kaldırılması veya yeniden koyulması hususunda Cumhurbaşkanına yetki verilmesi,

Konut kredilerine yönelik BSMV istisnasının bir konutla sınırlandırılması,

-Bağlama kütüğü harçlarının artırılarak yıllık alınması ve bazı liman harçlarının yeniden belirlenmesi,

• Gelir ve kurumlar vergisi tevkifat oranlarına ilişkin yetki düzenlemeleri yapılması,

• İhracatçılar lehine münhasıran ihracat kredileri için kefalet vermek amacıyla kurulan Katılım Finans Kefalet Anonim Şirketine muafiyet tanınması,

• Banka ve finans kurumlarınca 2024 ve 2025 yıllarında yapılacak enflasyon düzeltmesinin vergi matrahını etkilememesi,

• Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde gerekli düzenlemelerin yapılması,

• Menkul malların fiili hacizlerinde kullanılan haciz tutanaklarının elektronik ortamda düzenlenebilmesi,

-31 Aralık 2023 tarihinde sona erecek bazı hükümlerin süresinin uzatılması yönünde düzenlemeler önerilmektedir.

Diğer taraftan,

• Tütün ve alkollü içkilerin üretim ve satışında, kaçakçılık fiillerinden soruşturma ve/veya kovuşturma başlatılması durumunda, faaliyetlere ilişkin verilen belgelerin askıya alınması,

• Akaryakıt kaçakçılığı ile mücadele kapsamında sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçları ile ödeme kaydedici cihaza yönelik gerçekleştirilen fiiller ile ilgili soruşturma ve/veya kovuşturmanın bulunması durumunda geçici olarak faaliyetlerin durdurulması, haklarında bu suçlardan kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlara lisans verilmemesi,

• Özelleştirme programına alınan kuruluşların özelleştirilmesine ilişkin ihalelerin elektronik ortamda yapılabilmesine olanak sağlanması,

• Yapım işlerine ek fiyat farkı ve süre uzatımı verilmesi

• Bankacılık Kanununda yer alan ve işletmelerin borçlarını yeniden yapılandırabilmelerine imkân sağlayan düzenlemenin yeniden uygulanmasına imkan sağlanması,

• Tüm şans oyunları için ikramiye dağıtım oranının üst sınırının 9683'ten 9093'e yükseltilmesi,

• 6/2/2023 tarihinde vuku bulan depremler sebebiyle Genel hayata etkili afet bölgesi ilan edilen yerlerde 31/12/2025 tarihine kadar kapsamı yapı malzemeleri ve yapım işleriyle sınırlı olmak üzere fahiş fiyat uygulamalarına katlı idari para cezası verilmesine ilişkin düzenleme yapılması,

• Yazılı keşide tarihinden önce çeklerin ödenmek için muhatap bankaya ibrazının geçersiz olmasına ilişkin sürenin uzatılması,

• Anayasa Mahkemesinin kamu personeli ile ilgili çeşitli mevzuatta düzenlenen bazı hükümlerin iptaline ilişkin kararlarına istinaden düzenleme yapılması,

• Mahalli idarelerin kira sertifikası ihraçlarının Hazine ve Maliye Bakanlığının iznine tabi olması,

• Koşullu erişim yöntemiyle yayın hizmeti sunan kuruluşların yıllık net satışları üzerinden ayıracakları yüzde birbuçuk oranındaki payı Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna ödemeleri şartı getirilmesi,

• Türk taşıyıcı tarafından usulüne uygun olarak yapılmış kiralama sözleşmeleriyle kiralanan yabancı tescilli hava araçlarının da Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ülke içinde, iki nokta arasında havayolu ile ticari amaçla yolcu, posta ve yük taşımaları yapmalarına imkan sağlanması, gibi amaçlarla düzenlemeler yapılmaktadır.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1- Maddeyle, 815 sayılı Kanunun uygulamada etkinliğinin sağlanması ve caydırıcılığının arttırılması amacıyla Türkiye limanları arasında kabotaj yapan gemilerin kaptanlarına ve yabancılara ait deniz taşıtlarının sahiplerine uygulanacak idari para cezasının üst sınırı arttırılmıştır.

MADDE 2- Maddede yer alan ceza miktarları güncelliğini yitirdiği için yeni eşik tutarlar belirlenmiş, bununla birlikte ceza miktarını belirleyen gros ton eşikleri de cezanın daha adaletli olması amacıyla yeniden ele alınmıştır. Uygulanacak idari para cezasının sebeplerine ulusal ve uluslararası mevzuat gereği tabi olunan belgelere sahip olunmaması hali ilave edilmiştir.

MADDE 3- Maddede yapılan değişiklik ile izinsiz yolcu taşımaları ile taşıma haddinden fazla yolcu ve yük taşınmasının can güvenliği bakımından yarattığı tehlikenin daha yüksek olması nedeniyle cezaların artırımlı uygulanması ve idari yaptırımların caydırıcılığının artırılması amaçlanmıştır. Bununla birlikte, maddede yapılan değişiklikle ihlalin tekrarı halinde her seferinde donatana uygulanacak idari para cezası arttığından kaptana uygulanacak cezanın da arttığı, ancak geminin kaptanının her ihlalde aynı kişi olmayabileceği dolayısıyla suçun şahsiliği ilkesi göz önünde bulundurularak kaptanın farklı olması halinde uygulanacak idari para cezasının artırımsız miktar üzerinden hesaplanacağı hususu düzenlenmiştir. Böylece kaptana şahsi olarak tekrar eden ihlaline uygun idari para cezası düzenlenecektir.

MADDE 4- Haciz işlemlerinin hızlı, etkin ve dinamik bir yapıda yürütülmesi, haciz tatbiki sırasında gelişen bilgi ve iletişim teknolojilerinin kullanılması ve gelişen teknolojiye uygun yeni usul ve esaslarının belirlenmesi zorunluluk haline gelmiştir.

Bu kapsamda, maddeyle 6183 sayılı Kanunun 78 inci maddesinde değişiklik yapılmakta ve haciz zaptının elektronik ortamda düzenlenmesine imkân sağlanmaktadır.

Ayrıca, yeni düzenleme ile haciz zaptının elektronik ortamda düzenlenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmaktadır.

MADDE 5- Maddeyle, özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlar dahil 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tâbi iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşları ile bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri, faaliyeti devam eden kamu bankaları, büyükşehir belediyeleri, belediyeler, il özel idareleri ve bunlara ait tüzel kişilerin veya bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlar ile borcunu ödemede çok zor duruma düştüğü inceleme raporu ile tespit edilen diğer mükelleflerin, Devlete ait olan ve 6183 sayılı Kanun kapsamına giren borçlarına karşılık, mülkiyeti bu idarelere ait ve üzerinde herhangi bir takyidat bulunmayan taşınmazlarından merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerince ihtiyaç duyulanlar ile 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilecek olanların bütçenin gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirilmeksizin satın alınmasına imkan veren ve 31/12/2023 tarihinde sona erecek olan 6183 sayılı Kanunun geçici 8 inci maddesinin uygulama süresi 31/12/2028 tarihine uzatılmaktadır.

MADDE 6- Konut finansmanı sisteminin gelişmesi, hem bireylerin konut ihtiyacının karşılanması hem de inşaat ve finans sektörleri ile bunlarla ilişkili diğer sektörlerin büyümesi ve derinleşmesi açısından büyük öneme sahiptir. Bu kapsamda, konut finansmanı öteden beri vergisel düzenlemelerle de desteklenmiş olup; 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun değişikliğe konu 29 uncu maddesinin (i), (r) ve (Yy) bentleriyle, kooperatifler aracılığıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve bankalar tarafından açılan konut kredileri ile 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 57 nci (mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A) maddesinde tanımlanan konut finansmanı kapsamında kullandırılan krediler ve yapılan sigorta işlemleri dolayısıyla lehe alınan paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisna tutulmuştur.

Ancak, söz konusu istisna düzenlemelerinde konut finansmanı kapsamında kullandırılan kredilere yönelik herhangi bir sınırlama getirilmemesi, düşük maliyetli konut kredisi kullanmak suretiyle temel ihtiyaçtan fazla konut edinilmesinin önünü açmıştır. Öte yandan, mülga 2499 sayılı Kanunun 38/A maddesinde yer alan tanım dolayısıyla, sahip olunan konutların teminatı altında kullanılan kredilerin de konut finansmanı kapsamında sayılması, mevcut konutların teminat gösterilerek ihtiyaç kredisi kullanımının teşvik edilmesine neden olmuştur.

Sayılan nedenlerle, barınma ihtiyacının karşılanması amacını aşan konut edinimlerine ilişkin krediler ile bu kredilere ilişkin yapılan sigortalar dolayısıyla lehe alınan paraların söz konusu istisna düzenlemeleri dışında tutulmasının, istisnayla öngörülen amaçlar açısından daha uygun olacağı değerlendirilmiştir.

Bu çerçevede, madde ile istisna uygulamasına sınırlama getirilmekte olup, kredinin kullanıldığı tarih itibarıyla üzerine kayıtlı konuta sahip olanların doğrudan veya kooperatifler aracılığıyla kullandıkları konut kredileri dolayısıyla lehe alınan paralar istisna kapsamı dışına çıkarılmaktadır. Bunun yanı sıra, söz konusu kredi işlemlerine ilişkin yapılan sigortalar dolayısıyla lehe alınan paralar da istisna kapsamı dışına çıkarılmaktadır.

MADDE 7- Düzenlemenin mevcut durumunda, yalnızca internet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içeriklerin paylaşılması suretiyle elde edilen kazançlar için istisna uygulanmaktadır.

Gelişen teknoloji sayesinde, internet ve benzeri elektronik ortamların kullanımının hayatın her alanına sirayet etmesi ile benzer faaliyetlerin sosyal ağ sağlayıcısı tanımına girmeyen elektronik ortamlar üzerinden de yapıldığı görülmekte, ancak mevcut madde uygulamasının sağladığı vergileme usulü yalnızca sosyal ağ sağlayıcısı üzerinden yapılan bahsi geçen faaliyetlere ilişkin kazançları kavramaktadır.

Bu nedenle yapılan düzenleme ile gerçek kişilerin; internet sayfası/ sitelerinde veya herhangi bir dijital platformda metin, görüntü, ses, video gibi içerikleri paylaşması; internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden eğitim, yemek tarifi, ürün tanıtımı gibi videolar paylaşması veya yine bu ortamlar üzerinden veri işleme ve geliştirme gibi içerikler paylaşmak suretiyle kazanç elde edilmesi de istisna kapsamına alınmaktadır.

Bu sebeple gerçek kişilerin, yapılan düzenleme ile internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden elde edecekleri kazançlar da mevcut istisna düzenlemesinin içerisine alınarak istisnanın kapsamı genişletilmektedir.

MADDE 8- Yapılan düzenleme ile gerçek kişilerce, kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan anonim ve limited şirket niteliğindeki kurumların ödenmiş sermayesinin en az 9050"sine sahip olunması ve elde edilen kar payının elde edildiği takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye getirilmesi şartıyla, elde edilen kar paylarının yarısı gelir vergisinden istisna edilmektedir.

Ayrıca, elde edilen kar payları gelirlerinin yarısı olarak uygulanan istisnaların azaltılması veya artırılmasına ve yabancı kurumların ödenmiş sermayesinin en az 9050'sine sahip olunması şartına ilişkin olarak da bu oranın azaltılması veya artırılmasına yönelik Cumhurbaşkanına yetki verilmektedir.

MADDE 9- 193 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan birinci parantez içi hüküm uyarınca mükellefler, ihracat, yurt dışında inşaat, onarma, montaj ve taşımacılık işleri ile ilgili olarak yapmış oldukları ve belgesini temin edemedikleri giderlerine karşılık olmak üzere, anılan faaliyetlerden sağlanan hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla hesaplanan bu giderlerini ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapabilmektedir.

Uygulamada, söz konusu düzenleme uyarınca gerçekte fiilen yapılan bir gider olmamasına rağmen, götürü olarak hesaplanan bu giderlerin kazancın tespitinde indirim konusu yapıldığı görülmekte, bu uygulama vergi matrahını aşındırmakta ve ihtilaflara neden olmaktadır. Ayrıca OECD nezdinde de bu şekilde belgeye dayanmayan götürü gider uygulamaları (o eleştiri (Oo konusu (Oo yapılmaktadır. Gelinen noktada (harcamaların belgelendirilmesinde sorun olmadığı da dikkate alınarak götürü gider uygulaması yürürlükten kaldırılmaktadır.

MADDE 10- Mevcut düzenlemede, yurt dışına verilen mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kayıt tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon gibi bazı hizmetler ile yabancılara verilen eğitim ve sağlık hizmetlerinden elde edilen kazançların "050'si belirli koşullarda mükellefler tarafından beyanname üzerinden indirim konusu yapılabilmektedir. Madde ile bu hizmetlerden elde edilen kazançlara indirim uygulanabilmesi için, kazancın tamamının elde edildiği takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer edilmesi şartı getirilmekte ve indirim oranının "680 olarak uygulanması sağlanmaktadır.

Ayrıca, Cumhurbaşkanına istisnadan faydalanılabilmesi için Türkiye'ye transfer edilmesi gereken kazanç tutarını belirleme yetkisi verilmektedir.

MADDE 11- 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi kapsamında, yıllara sari inşaat ve onarım işlerini yapanlara ödenen istihkak bedelleri üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmaktadır. Cumhurbaşkanının tevkifat oranını sıfıra kadar indirme veya bir katına kadar artırma yetkisi bulunmaktadır.

Maddeyle, yıllara sari inşaat ve onarım işlerini yapanlara ödenen istihkak bedelleri üzerinden yapılacak tevkifat oranının belirlenmesine ilişkin yetki genişletilmektedir.

MADDE 12- Yapılan düzenleme ile yabancı para cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden sağlanan gelirler ve döviz cinsinden açılmış hesaplardan elde edilen faiz gelirleri ve kar payları üzerinden Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesi kapsamında yapılacak vergi tevkifatına ilişkin oranı ayrı ayrı veya birlikte "40'a kadar artırmaya ve geçici 67 nci maddede yer alan oranları her bir sermaye piyasası aracı, ihraç edenler, ihraç veya iktisap tarihi, hesap türü, hesap açılış tarihi, kazanç ve irat türü ile bunların vadesi, elde tutulma süresi ve bunları elde edenler itibarıyla, yatırım fonlarının katılma belgelerinin fona iade edilmesinden veya diğer şekillerde elden çıkarılmasından elde edilen kazançlar için fonun portföy yapısına göre, ayrı ayrı Y640*a kadar artırma konusunda Cumhurbaşkanına yetki verilmektedir.

MADDE 13- 193 sayılı Kanunun geçici 72 nci maddesinde düzenlenen sporcu ücretlerinin sabit oranlarda tevkif suretiyle vergilendirilmesi ve elde edilen ücret gelirlerinin gelir vergisi tarifesinin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşması halinde yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesine ilişkin uygulamanın süresinin 31/12/2023 tarihi itibarıyla sona erecek olması nedeniyle, maddenin uygulama süresi 31/12/2028 tarihine kadar uzatılmaktadır.

Ayrıca, Cumhurbaşkanına maddenin uygulama süresini beş yıla kadar uzatma ve tevkifat oranlarını artırma ve azaltma yetkisi verilmektedir.

MADDE 14- Yapılan düzenleme ile 10/2/2005 tarihli ve 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında düzenlenen ürün senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar için gelir ve kurumlar vergisi açısından var olan ve 31/12/2023 tarihi itibarıyla sona erecek olan istisnanın uygulama süresi 31/12/2028 tarihine kadar uzatılmaktadır.

Ayrıca, Cumhurbaşkanına maddenin uygulama süresini beş yıla kadar uzatma yetkisi, Hazine ve Maliye Bakanlığına bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi verilmektedir.

MADDE 15- Maddeyle, Gelir İdaresi Başkanlığı sistemlerinde yer alan ve 213 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında üçüncü kişilerle paylaşılabilecek bilgilerin genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri dışındaki kamu kurum ve kuruluşları ve gerçek veya tüzel kişilerle paylaşılması karşılığında sorgu veya dönen kayıtlar karşılığında katılma payı alınması öngörülmektedir.

Sorgu veya dönen kayıt başına 25 kuruştan az olmamak üzere alınabilecek katılma payının tutarı, sorgulanan veya dönen verinin sayısı, boyutu ve kapsamı, verinin sorgulama dışında toplu olarak paylaşılması durumunda paylaşılan verinin sayısı, boyutu, kapsamı ve mükellef sayısı ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenebilecektir. Katılma payları, yeni bir belirleme yapılmadığı sürece, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılacaktır.

Katılma payları, takvim yılının üçer aylık dönemleri itibarıyla Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından paylaşılan veriler üzerinden hesaplanarak bu dönemleri takip eden ayın sonuna kadar veri paylaşılanlara bildirilecek ve bildirimin yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenecektir.

Süresinde ödeme yapmayanlarla ödeme yapılıncaya kadar bilgi paylaşımı yapılmayacak ve süresinde ödenmeyen katılma payları gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre vergi dairelerince takip ve tahsil edilecektir.

Maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecektir.

MADDE 16- Sanayi sicil belgesini haiz mükelleflerce münhasıran imalat sanayiinde veya Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunan mükelleflerce bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere ya da yatırım teşvik belgesi bulunan mükelleflerce bu belge kapsamında 31/12/2023 tarihine kadar iktisap edilen yeni makina ve teçhizat için uygulanacak amortisman oran ve süreleri, mevcut faydalı ömür sürelerinin yarısı dikkate alınmak suretiyle hesaplanmaktadır. Madde ile 31/12/2023 tarihinde sona eren uygulamanın süresi 31/12/2024 tarihine kadar uzatılmaktadır.

MADDE 17- Düzenleme ile bankalar, 6361 sayılı Kanun kapsamındaki şirketler, ödeme ve elektronik para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri, sermaye piyasası kurumları ile sigorta ve reasürans şirketleri ve emeklilik şirketlerinin geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2024 ve 2025 hesap dönemlerinde yapacakları enflasyon düzeltmesi sonucu oluşacak kar veya zararların kazancın tespitinde dikkate alınmaması öngörülmektedir.

Ayrıca Cumhurbaşkanına, anılan kurumlarca geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2026 hesap döneminde enflasyon düzeltmesi yapılması durumunda, enflasyon düzeltmesi sonucu oluşacak kar veya zararların kazancın tespitinde dikkate alınmaması yönünde düzenleme yapma yetkisi verilmektedir.

MADDE 18- İl seçim kurulu üyelerinin belirlenme tarihi Cumhurbaşkanı, Milletvekili Genel, mahalli ve halkoylaması seçim takvimi içerisine denk gelmesi durumunda seçimlerin sıhhatli ve idari yeknesaklık içerinde yürütülmesi amacıyla il seçim kurulunun oluşturulmasının seçimin yapıldığı yılı takip eden yılın ocak ayının sonuna ertelenmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 19- İlçe seçim kurulu üyelerinin belirlenme tarihi Cumhurbaşkanı, Milletvekili Genel, mahalli ve halkoylaması seçim takvimi içerisine denk gelmesi durumunda seçimlerin sıhhatli ve idari yeknesaklık içerinde yürütülmesi amacıyla ilçe seçim kurulunun oluşturulmasının seçimin yapıldığı yılı takip eden yılın ocak ayının sonuna ertelenmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 20- Anayasa Mahkemesinin 9/11/2022 tarihli ve E.2018/123, K.2022/138 sayılı Kararı ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 587 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "...,/cref cetvelleri...bu değerlendirmeler kapsamında yapılacak ödemeler ile..." ibaresi; Anayasanın İkinci Kısım İkinci Bölümü'nde yer alan mülkiyet hakkına ilişkin bir düzenleme içerdiğinden Anayasanın 104 üncü maddesinin on yedinci ofikrasının ikinci cümlesi uyarnca Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kaldığı gerekçesiyle iptal edilmiş ve Kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe gireceğine karar verilmiştir.

Madde ile, 278 sayılı Kanunda yer alan ancak 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırılarak 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenen ve Anayasa Mahkemesi Kararı ile iptal edilen hükmün söz konusu madde ile yeniden düzenlenmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 21- 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun ek 2 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, Kalkınma Bakanlığınca yayımlanan cari yıl yatırım programında yer alan yatırımlardan ve Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının bu programda yer almayan kamu yatırımlarından uluslararası ihaleye çıkarılanların ihalesini kazanan veya yabancı para ile finanse edilenlerin yapımını üstlenen ana yüklenici firmaların faaliyetlerine Vergi, Resim, Harç İstisnası Belgesine bağlı olarak damga vergisi istisnası uygulanmak suretiyle ülkeye döviz girişinin sağlanması ve ülkeden döviz çıkışının engellenmesi amaçlanmakta iken, ek 2 nci maddede yer alan "Uluslararası ihale: Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yerli ve yabancı firmaların ayrı ayrı veya birlikte iştirakine açık olarak çıkılan ve yabancı firmalarca da teklif verilen ihale" şeklindeki tanımda bulunan "ve yabancı firmalarca da teklif verilen" ibaresi Anayasa Mahkemesi'nin 24/12/2020 tarihli ve E:2020/15; K:2020/78 sayılı Kararı ile hukuki öngörülebilirlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiş olup, söz konusu Karar 28/4/2021 tarihli ve 31468 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında, yabancı firmalarca teklif verilmese dahi, Kanunun ek 2 nci maddesinin 2/a fıkrasında belirtilen yatırımlara ilişkin olarak ihale makamlarınca, yerli ve yabancı isteklilere açık olarak çıkılan tüm ihalelerde düzenlenen kağıtlara damga vergisi istisnası uygulanması söz konusu olmaktadır. Bu durum, tam mükellef firmalar tarafından üstlenilen söz konusu ihalelerde, yerli ve yabancı firmalar arasında rekabet oluşturmak suretiyle hem kamunun yatırım maliyetinin düşürülmesi hem de ülkeden döviz çıkışının engellenmesi amacının dışına çıkılmasına ve vergi kaybına neden olmaya başlamıştır.

Madde ile, halihazırda cari yıl yatırım programları Cumhurbaşkanı Kararları ile yürürlüğe konulduğundan, 488 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinde (mülga) Kalkınma Bakanlığına yapılan atıfta değişiklik yapılmakta, ayrıca anılan bentte sayılan yatırımlara yönelik istisna uygulamasının genel amacına hizmet etmeyen uluslararası ihaleye çıkarılanlar yönüyle kaldırılması, damga vergisi istisnasının yalnızca ülkeye döviz girişine hizmet eden yabancı para ile finanse edilen yatırımlar yönünden devamı amaçlanmaktadır.

MADDE 22- 28/2/2023 tarihli ve 32118 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13/12/2022 tarihli ve E:2022/125; K:2022/162 sayılı Kararı ile, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun "TI. Kararlar ve mazbatalar" başlıklı bölümünün 2 nci fıkrasının parantez içi hükmünde yer alan "Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez." cümlesi, ihalenin iptal edilmesi durumunda ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisinin ret ve iade edilmesine imkân tanınmışken, ihalenin iptaline istinaden ihale üzerine bırakılan isteklinin değişmesi nedeniyle sözleşmenin uygulanma kabiliyetinin kalmadığı durumlarda sözleşmenin hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisinin ret ve iade edilmesine imkân tanınmamasının çelişkili bir uygulamaya sebebiyet verdiği, bu şekilde ihale sonucu imzalanan sözleşmenin uygulanamaz duruma gelmesi halinde, sözleşmenin hükmünden faydalanılmayan dönemlere yönelik damga vergisinin ret ve iade edilmemesinin kişilere aşırı külfet yüklediği ve kuralın orantılı olmadığı gerekçeleriyle iptal edilmiştir.

İhale kararına ait damga vergisi yönünden Kanunla sağlanan belirlilik ve hukuki öngörülebilirlik, iptal kararı sonrası sözleşmeler yönüyle sağlanamadığından, oluşan hukuki boşluk yeni ihtilafları ve uygulama farklılıklarını beraberinde getirmektedir.

Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi kararı dikkate alınarak yapılan düzenleme ile, ihale kararlarında olduğu gibi, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikâyet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikâyet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi hâlinde, iptal edilen ihaleye ilişkin olarak ihale makamı ile düzenlenen sözleşmenin de hükmünden yararlanılmayan kısmının iadesine imkan sağlanmaktadır. Böylece, ihalenin iptali olmaksızın sadece ihale üzerine bırakılan isteklinin değişmesi durumunda mevcut ihale kararı ve sözleşmenin damga vergilerinin iade edilmeyeceği hususu açıklığa kavuşturulmaktadır.

MADDE 23- İlgililerin bir kusuru olmaksızın nüfus idarelerinden kaynaklanan maddi hatalar nedeniyle nüfus idarelerince yapılan re'sen düzeltmelere istinaden ticaret sicilinde yapılan düzeltmeler harçtan istisna tutularak vatandaş mağduriyetlerinin önlenmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 24- İlgililerin bir kusuru olmaksızın nüfus idarelerinden kaynaklanan maddi hatalar nedeniyle nüfus idarelerince yapılan re'sen düzeltmelere istinaden tapu kayıtlarının tashihleri tapu harcından istisna tutularak vatandaş mağduriyetlerinin önlenmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 25- Yapılan düzenleme ile denizcilik mevzuatında yer alan düzenlemelere paralel olarak 492 sayılı Kanunun 98 inci, 102 nci ve 107 nci maddelerinde yer alan yola elverişlilik belgesinin adı liman çıkış belgesi olarak değiştirilmektedir.

MADDE 26- 492 sayılı Kanunun ek | inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca, Kalkınma Bakanlığınca yayımlanan cari yıl yatırım programında yer alan yatırımlardan ve Milli Savunma Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının bu programda yer almayan kamu yatırımlarından uluslararası ihaleye çıkarılanların ihalesini kazanan veya yabancı para ile finanse edilenlerin yapımını üstlenen ana yüklenici firmaların faaliyetlerine Vergi, Resim, Harç İstisnası Belgesine bağlı olarak harç istisnası uygulanmak suretiyle ülkeye döviz girişinin sağlanması ve ülkeden döviz çıkışının engellenmesi amaçlanmakta iken, ek 1 inci maddede yer alan "Uluslararası ihale: Kamu kurum ve kuruluşları tarafından yerli ve yabancı firmaların ayrı ayrı veya birlikte iştirakine açık olarak çıkılan ve yabancı firmalarca da teklif verilen ihale" şeklindeki tanımda bulunan "ve yabancı firmalarca da teklif verilen" ibaresi Anayasa Mahkemesi'nin 24/12/2020 tarihli ve E:2020/15, K:2020/78 sayılı Kararı ile hukuki öngörülebilirlik ve belirlilik ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmiş olup, söz konusu Karar 28/4/2021 tarihli ve 31468 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında, yabancı firmalarca teklif verilmese dahi, Kanunun ek | inci maddesinin 2/a fıkrasında belirtilen yatırımlara ilişkin olarak ihale makamlarınca, yerli ve yabancı isteklilere açık olarak çıkılan tüm ihalelerde yapılan işlemlere harç istisnası uygulanması söz konusu olmaktadır. Bu durum, tam mükellef firmalar tarafından üstlenilen söz konusu ihalelerde, yerli ve yabancı firmalar arasında rekabet oluşturmak suretiyle hem kamunun yatırım maliyetinin düşürülmesi hem de ülkeden döviz çıkışının engellenmesi amacının dışına çıkılmasına ve harç kaybına neden olmaya başlamıştır.

Madde ile, halihazırda cari yıl yatırım programları Cumhurbaşkanı Kararları ile yürürlüğe konulduğundan, 492 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (a) bendinde (mülga) Kalkınma Bakanlığına yapılan atıfta değişiklik yapılmakta, ayrıca anılan bentte sayılan yatırımlara yönelik istisna uygulamasının genel amacına hizmet etmeyen uluslararası ihaleye çıkarılanlar yönüyle kaldırılması, harç istisnasının yalnızca ülkeye döviz girişine hizmet eden yabancı para ile finanse edilen yatırımlar yönünden devamı amaçlanmaktadır.

MADDE 27- Yapılan düzenleme ile denizcilik mevzuatında yer alan düzenlemelere paralel olarak 492 sayılı Kanuna bağlı (7) sayılı tarifenin;

• 1/3 fıkrası değiştirilmekte, liman çıkış belgelerinden alınacak harçlara ilişkin tarife oluşturulmaktadır.

• İ/8-a bendi değiştirilerek, mevcut uygulamada ismi değiştirilen belgelerin yeni isimlerine yer verilmekte, Harçlar Kanunu kapsamında bulunmayıp denizcilik mevzuatında yer alan diğer sörvey belgeleri harç kapsamına alınmakta, ayrıca (a) ve (b) bentlerindeki harç tutarları yeniden belirlenmektedir.

• 1/10 fıkrası değiştirilmekte, seyir izin belgelerinden alınacak harçlara ilişkin tarife oluşturulmaktadır.

MADDE 28- Yapılan düzenleme ile bağlama kütüğüne kayıtlı gemi, deniz ve iç su araçlarının bağlama kütüğü ruhsatnameleri yıllık harca tabi tutulmakta, tarife değiştirilerek bağlama kütüğüne kaydedilen söz konusu araçlara verilecek ruhsatnamelerden alınacak harçlar yeniden belirlenmektedir. Ayrıca birden fazla yıl için düzenlenen ruhsatnamelerde harcın, düzenlemenin/yenilemenin yapıldığı tarihte geçerli harç tutarı ile ruhsatnamenin geçerlik süresinin çarpımı suretiyle hesaplanacağı hususu açıkça düzenlenmektedir.

MADDE 29- Maddenin birinci fıkrasında yer alan "Türk hava araçları" ibaresinin Kanunda tanımı bulunmamakla birlikte "Türk sivil hava aracı" ibaresinin Kanunun 3 üncü maddesinde tanımı yer almaktadır. Bu kapsamda Kanunun geneliyle uyumluluğu açısından mevcut fıkraya "sivil" ibaresi eklenmektedir.

Ayrıca, uçak üreticilerinden kaynaklı uçak teslimindeki gecikmeler, sıklıkla yaşanan motor arızaları, uçucu ekip yetersizliği ve yolcu talebinde beklenmeyen artışlar gibi sebeplerle yabancı hava yolu şirketlerinden kiralama yapılması bir zorunluluk haline geldiğinden, bu şekilde kiralanan uçaklar mümkün olduğu ölçüde yurtdışı uçuşlarında kullanılmakla beraber kiralama ihtiyacının artmasıyla birlikte bu uçakların yurtiçinde de kullanılması ihtiyacı hâsıl olmuştur. Bu nedenle maddede kiralanan yabancı tescilli hava araçlarıyla da ülkemiz içinde iki nokta arasında havayolu ile ticari amaçla yolcu, posta ve yük taşıması yapılabilmesine imkan sağlanmaktadır.

MADDE 30- Madde ile, vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafindan sorumlu sıfatıyla 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilerek ödenen katma değer vergisinin indirim konusu yapılmasına ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

MADDE 31- Madde ile 3065 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde değişiklik yapılarak, iade hakkını kısmen veya tamamen kaldırma veya yeniden koyma ve bu şekilde iade hakkı kısıtlanan mal veya hizmetleri belirleme konusunda Cumhurbaşkanına yetki verilmektedir.

MADDE 3? - Madde ile, vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanların katma değer vergisi beyannamelerini verecekleri tarihe ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

MADDE 33- Madde ile, vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanların beyan ettikleri katma değer vergisi tutarlarını ödeme tarihine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

MADDE 34- 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanuna göre yap-işlet-devret modeli çerçevesinde gerçekleştirilecek projeler ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 7 nci maddesine göre Yüksek Planlama Kurulu tarafından kiralama karşılığı yaptırılmasına karar verilen sağlık tesislerine ilişkin projeler ve 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 23 üncü maddesine göre Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kiralama karşılığı yaptırılmasına karar verilen eğitim öğretim tesislerine ilişkin projelerden 31/12/2023 tarihine kadar ihale veya görevlendirme ilanı yayımlanacak olanların; ihale edilmesi ile görevlendirilen veya projeyi üstlenenlere yatırım döneminde proje kapsamında yapılan mal teslimleri ve hizmet ifaları KDVW'den istisna edilmiştir. Madde ile, istisnanın uygulama süresi "31/12/2028" tarihine kadar uzatılmaktadır.

MADDE 35- Şehir içi raylı ulaşım sistemleri, metro, tramvay, teleferik, telesiyej ve füniküler ile bunların hatları, istasyonları, yolcu terminalleri ve durakları ve bu iş ve işlemlerle ilgili tesisler ile eklenti veya bütünleyici parçalarının Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı, belediyeler ve bunların bağlı kuruluşları arasında yapılacak devir ve teslimleri 31/12/2023 tarihine kadar KDV'den istisnadır. Madde ile, istisnanın uygulama süresi "31/12/2028" tarihine kadar uzatılmaktadır.

MADDE 36- 5510 sayılı Kanunun geçici 41 inci maddesi kapsamında taşınmazların Sosyal Güvenlik Kurumuna devir ve teslimi ile bu taşınmazların Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından devir ve teslimi 31/12/2023 tarihine kadar KDV'den istisnadır. Madde ile, istisnanın uygulama süresi "31/12/2028" tarihine kadar uzatılmaktadır.

MADDE 37- Madde ile, ihalelerin elektronik ortamda yapılması ile ihalelere uzaktan erişim sağlanarak katılımın arttırılması ve kamu mallarının daha yüksek fiyata özelleştirilerek kamu gelirinin arttırılması amaçlanmaktadır.

MADDE 38- 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine

Dair Kanun ile tütün, tütün mamulleri ve alkol piyasasının düzenlenmesine, tütün, tütün mamulleri ve alkolün Türkiye'de üretimine, iç ve dış alım ile satımına ilişkin usul ve esaslar belirlenmektedir. Söz konusu Kanunun konusunu teşkil eden tütün, tütün mamulleri ve alkollü içkiler yoğun bir şekilde kaçakçılığa ve kayıt dışı üretime konu edilmektedir. Kaçakçılık ve kayıt dışı üretimin sonucu olan haksız rekabetin önlenerek tüm tarafların mali ve teknik mevzuata uygun davranmasının sağlanması, şeffaf ve eşitlikçi bir piyasa tesisi için elzemdir. Bahsedilen eşyanın kaçakçılığa konu edilmesi durumunda oluşan vergi kaybı ve haksız rekabet ortamı ülke ekonomisine zarar verirken, piyasaya arz edilen standart dışı ve kalitesiz ürünler, üretildiği koşullar ve içerdiği maddeler sebebiyle çevre ve toplum sağlığını tehdit etmektedir.

Son dönemde ülkemizde, kaçakçılıkla mücadele kapsamında gerçekleştirilen denetimlerde ve yapılan operasyonlarda; yasa dışı yollarla yurt içinde üretilen makaron ile usulsüz bir şekilde piyasaya sürülen sarmalık kıyılmış tütün ve nargile tütünü gibi tütün mamullerinde ciddi artış olduğu tespit edilmiştir. Sektörde değişen kaçakçılık trendi ve konjonktür ile usulsüzlükler sonucu ortaya çıkan vergi ziyaı, mücadele faaliyetlerinde yeni trende uygun şekilde güncellenmiş etkin bir denetim mekanizması tesisini ve yeni kaçakçılık yöntemlerini önlemeye yönelik caydırıcı yasal düzenlemelerin mevcudiyetini zorunlu kılmaktadır.

Bu doğrultuda Anayasa Mahkemesinin 2023/32 esas, 2023/138 karar sayılı kararı da nazara alınarak, maddede yapılan değişiklikle, uzun sürmesi muhtemel adli süreç esnasında yasa dışı üretim, satış ve sunum faaliyetlerinin devam ettirilme ihtimaline karşılık oluşacak kamu zararını önlemek amacı ile 4733 sayılı Kanuna, 4250 sayılı Kanuna, 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesi ile 5607 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onuncu, onaltıncı, onyedinci, onsekizinci, yirminci ve yirmibirinci fikralarına aykırı fiillerden soruşturma ve/veya kovuşturma başlatılması durumunda 4733 sayılı Kanun kapsamında yürütülen faaliyetlere ilişkin verilen belgelerin, durumun Bakanlığa yargı merciince bir hafta içerisinde bildirilmesiyle veya başka bir suretle Bakanlıkça öğrenilmesi durumunda askıya alınacağı ve altı ayda bir Bakanlıkça adli süreçte yaşanan gelişmeler ve gerçek ve tüzel kişiler tarafından sunulan belgelerde dikkate alınarak alınan kararın gözden geçirileceği hususu düzenlenmektedir. Tüzel kişilerin, şirketlerin organ veya temsilcisi ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte bu tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen bir kişi tarafından tüzel kişinin, şirketin yararına işlenmesi durumunda da madde hükümleri uygulanacaktır. Belirtmek gerekmektedir ki, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi veya mahkemelerce mahkumiyet dışında başkaca bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda bu hükmün kesinleşmesi de beklenmeksizin faaliyete devam edilebilecektir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı kesinleşme sürecinin kısa olması göz önünde bulundurularak, askıya alma kararının kalkması için söz konusu kararın kesinleşmesi aranmamaktadır. Diğer taraftan kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen kararın kesinleşme sürecinin kısa olması ve kaldırılması durumunda devirden kaynaklı oluşabilecek zararların önüne geçmek adına askıya alınma kararının kaldırılması için söz konusu kararın kesinleşmesi aranmaktadır.

Madde ile, söz konusu sektörün dinamikleri ve aktörleri de dikkate alınarak kamu yararı ve bireysel yarar arasında dengeli, ölçülü bir düzenlemenin hayata geçirilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 39- Kamu İhale Kanunun geçici 4 üncü maddesinin beşinci fıkrasının ikinci cümlesine 5/12/2019 tarihli ve 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararmamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 45. Maddesiyle eklenen; " ... Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğünün idareler adına gerçekleştireceği taşıt alımı, taşıt kiralama, akaryakıt alımı ile ilaç, tıbbi malzeme ve tıbbi cihaz alımlarında ..." ibaresi ile, Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğünce gerçekleştirilen taşıt alımı, taşıt kiralama, akaryakıt alımı ile ilaç, tıbbi malzeme ve tıbbi cihaz alımlarında 4734 sayılı kanunun 3 maddesi (g) bendinde belirtilen parasal limitin uygulanmayacağı öngörülmüştür.

Ancak 12/9/2023 tarihli ve 32307 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesi'nin 18/5/2023 tarihli ve E: 2020/11, K: 2023/98 sayılı kararı ile 7194 sayılı Kanunun 45. Maddesi ile 4734 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin beşinci fıkrasının ikinci cümlesine eklenen "... Devler Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğünün idareler adına gerçekleştireceği taşıt alımı, taşıt kiralama, akaryakıt alımı ile ilaç, tıbbi malzeme ve tıbbi cihaz alımlarında ..." ibaresinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.

Kararın gerekçesinde özetle; "Kuralda söz konusu mal ve hizmetler 4734 sayılı Kanun'dan istisna tutulmakla birlikte buna ilişkin herhangi başka bir usul düzenlenmemiştir. DMO'nun söz konusu mal ve hizmet alımlarında hangi usul ve esaslar çerçevesinde ihale yapacağı, mal ve hizmet alımlarında hangi kanuni hükümlere bağlı olacağı belirli değildir. Bu durumda istisna getirilen alana ilişkin ihalelerde saydamlık, hesap verilebilirlik, firsat eşitliği ve öngörülebilirlik ilkelerinin güvenceye alındığı söylenemez. " hükmüne yer verilmiştir.

Madde ile, Anayasa Mahkemesinin iptal kararında belirtilen hususlar dikkate alınarak, DMO'nun idareler adına gerçekleştireceği taşıt alımı, taşıt kiralama, akaryakıt alımı ile ilaç, tıbbi malzeme ve tıbbi cihaz alımlarında uygulanacak temel ilkeler ve bu alımlarda uygulanacak ihale usulleri belirlenerek, diğer usul ve esasların ise yönetmelikle düzenlenmesi amaçlanmıştır.

MADDE 40- 6/2/2023 tarihinde yaşanan deprem afetlerine bağlı olarak, başta işçilik maliyetleri olmak üzere yapım işlerinin girdi fiyatlarında öngörülmeyen artışlar meydana gelmiştir. Bu durum depremlerden önce veya hemen sonra yapılan ihaleler sonucunda sözleşmeye bağlanan işlerde, sözleşme fiyatlarının güncelliğini azaltmış ve yüklenicilerin işleri sağlıklı bir şekilde yürütmesini zorlaştırmıştır. Bu çerçevede, 1/3/2023 tarihinden önce 4734 sayılı Kanuna göre ihalesi yapılarak Türk lirası üzerinden imzalanan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden yapım işi sözleşmelerinin, 1/1/2024 tarihinden itibaren gerçekleştirilen kısımları için ihale dokümanında fiyat farkı hesaplanmasına ilişkin hüküm bulunan sözleşmelerde ilave fiyat farkı, ihale dokümanında fiyat farkı hesaplanmasına ilişkin hüküm bulunmayan sözleşmelerde ise fiyat farkı verilebilmesi imkânı getirilmektedir.

Ayrıca, yaşanan gelişmelerden olumsuz etkilenen yüklenicilerin cezai şartlarla karşılaşmalarını önlemek amacıyla madde kapsamındaki yapım işi sözleşmelerinde altı ayı geçmemek üzere idarece süre uzatımı verilebileceği düzenlenmektedir.

Ek fiyat farkı ve süre uzatımının sınırları gibi temel hususlar maddede düzenlenmekle birlikte, uygulamaya ilişkin ayrıntı ve teknik detaylar hakkında düzenleme yapmak üzere Cumhurbaşkanına yetki verilmektedir.

4734 sayılı Kanundan istisna edilen yapım işleri ile kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları ve üst birliklerinin taraf olduğu veya bu kuruluş veya birliklerin kaynaklarıyla karşılanan yapım işlerinden Türk lirası üzerinden yapılan sözleşmeler için de maddeye uygun olarak ilgili mevzuatında düzenleme yapılabilmesi imkânı getirilmektedir.

MADDE 41- Mahalli idarelerin yurtiçi piyasalarda gerçekleştirecekleri tahvil ihraçları Hazine ve Maliye Bakanlığının iznine tabi iken kira sertifikalarına ilişkin hüküm bulunmamaktadır. Mevzuattaki söz konusu boşluğun giderilmesi adına ilgili kuruluşların fon kullanıcısı olacakları kira sertifikası ihraçlarının da Bakanlığın iznine tabi olması düzenlenmektedir.

MADDE 42- T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü (TCDD) tarafından kullanılan veya Hazine ve Maliye Bakanlığı (Bakanlık) tarafından sağlanıp TCDD'ye devredilen dış finansman kaynaklı proje kredilerinin geri ödemeleri Bakanlık tarafından yapılmakta ve bu ödemeler Kuruluş adına borç olarak kaydedilmektedir.

TCDD'nin halihazırda söz konusu kredilere ilişkin borçlarını özkaynakları ve öz gelirleri ile ödeme imkanı bulunmamaktadır.

Söz konusu düzenleme ile, maddenin yürürlük tarihi itibarıyla TCDD'nin Hazine garantili kredilerinden Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılan üstlenimlerden ve ikrazen kullandırılan kredilerinden doğan vadesi geçmiş anapara, faiz, masraf ve gecikme zammından oluşan Hazine alacaklarının TCDD'nin ödenmemiş sermayesine mahsubu amaçlanmaktadır.

MADDE 43- Motorlu araç ticareti yapanlar arasında yapılan sözleşmelerin noterde düzenlenmesi gerektiğine yönelik ikincil mevzuatta yer alan düzenleme, Kanunda dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle yargıda ihtilaf konusu yapılmıştır. Madde ile söz konusu düzenlemeye Kanunda açıkça yer verilmesi sağlanmaktadır.

Böylece, vergi güvenliğini teminen, motorlu araç ticareti yapanların kendi aralarında yaptıkları adi sözleşmelere istinaden, ÖTV aranmaksızın işlem tesis edilmesinin önüne geçilmesini sağlamak üzere, söz konusu sözleşmelerin noterde düzenlenmesi gerektiği hususu açıklığa kavuşturulmaktadır.

MADDE 44- 4760 sayılı ÖTV Kanununun 5 inci maddesinde ihracat istisnası düzenlenmekte olup, Kanunda serbest bölgelere yapılacak teslimlerin istisna kapsamında olduğu yönünde bir ifade bulunmamasına rağmen, yargıya intikal eden bazı olaylarda Türkiye Gümrük bölgesi dışında olduğu kabul edilen serbest bölgelere yapılan teslimlerin ihracat istisnası hükümleri çerçevesinde işlem görmesi gerektiği yönünde ihtilaflar ortaya çıkmaya başlamıştır.

Madde ile, halihazırda uygulamanın devamı mahiyetinde, serbest bölgeye yapılan teslimlerin ihracat istisnası kapsamında olmadığı hususu, Kanuna açıkça yazılmak suretiyle oluşacak ihtilafların önüne geçilmesi sağlanmaktadır.

MADDE 45- Madde ile, 4760 sayılı Kanunun geçici 6 ncı maddesinin uygulama süresi uzatılmakta, maddede belirtilen vergi tutarının 213 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle günün sosyal, ekonomik ve mali ihtiyaçlarına uygun olarak güncellenmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 46- 4925 sayılı Kanununa göre, yabancı plakalı taşıtlara düzenlenen idari para cezalarının tahsili yapılmadan yurdu terk etmelerinin önlenmesi için 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun "Geçiş ücretini ödememe ve güvenliğin ihlali" başlıklı 30 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun "Para cezalarının ödenme süresi" başlıklı 115 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan düzenlemelere benzer bir düzenleme Kanuna eklenmektedir.

MADDE 47- 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ile petrolün doğrudan ve işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi gerekmektedir. Lisansla faaliyet gösterilen imtiyazlı bir sektör olan bu piyasada, sağlıklı ve sürdürülebilir piyasa yapısının temini için gerek fiziki kaçakçılıkla gerekse fatura ticareti olarak bilinen belge kaçakçılığı ile mücadele büyük önem arz etmektedir. Bu doğrultuda, Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinin (a) ve (b) fikraları kapsamında; muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma, belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçları ile ödeme kaydedici cihaza gerçekleştirilen eylemler sebebiyle haklarında kesinleşmiş mahkumiyet bulunanlara, 5607 sayılı Kanuna aykırı fiillerden kesinleşmiş mahkumiyet bulunması durumunda olduğu gibi lisans verilmeyecektir.

MADDE 48- 5015 sayılı Kanun ile petrolün doğrudan ve işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi gerekmektedir. Sağlıklı ve sürdürülebilir piyasa yapısının temini için kaçakçılıkla mücadele büyük önem arz etmektedir. Kaçakçılık faaliyetlerinin görünüm şekillerinden biri de halk arasında "fatura ticareti" olarak bilinen mali usulsüzlüklerdir. Bu doğrultuda Anayasa Mahkemesinin konuya ilişkin kararı da nazara alınarak, maddede yapılan değişiklikle, uzun sürmesi muhtemel adli süreç esnasında kaçakçılık faaliyetlerinin devam ettirilme ihtimaline karşılık oluşacak kamu zararını önlemek amacı ile muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma, belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçları ile ödeme kaydedici cihaza yönelik gerçekleştirilen fiiller ile ilgili soruşturma ve/veya kovuşturmanın bulunması durumunda faaliyetin geçici olarak durdurulacağı ve altı ayda bir Kurumca alınan kararın gözden geçirileceği hususu düzenlenmektedir. Belirtmek gerekmektedir ki, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi veya mahkemece kesinleşmesine bakılmaksızın mahkumiyet hükmü dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda faaliyete devam edilebilecektir. Diğer taraftan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı kesinleşme sürecinin kısa olması göz önünde bulundurularak, askıya alma kararının kalkması için söz konusu kararın kesinleşmesi aranmamaktadır. Kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karar ile ilgili olarak ise kesinleşme sürecinin kısa olması ve kaldırılması durumunda ara dönemde devirden kaynaklı oluşabilecek zararların önüne geçmek adına söz konusu kararın kesinleşmesi aranmaktadır.

Madde ile, söz konusu sektörün dinamikleri ve aktörleri de dikkate alınarak kamu yararı ve bireysel yarar arasında dengeli, ölçülü bir düzenlemenin hayata geçirilmesi amaçlanmaktadır.

MADDE 49- Maddeyle, 5345 sayılı Kanunun mülga 27 nci maddesi yeniden düzenlenerek;

a) Gelir İdaresi Başkanlığına; elektronik ortamda beyanname, bildirim veya form verilmesi mecburiyeti getirilenlerin, Gelir İdaresi Başkanlığı bilgi işlem sistemlerinin herhangi bir sebeple hizmet verememesi nedeniyle söz konusu beyanname, bildirim veya formları kanuni süresinin son gününde verememesi ya da yapılması gereken ödemeleri kanuni süresinde yapamaması durumunda, herhangi bir hak kaybına uğramamalarını temin etmek amacıyla, Gelir İdaresi Başkanlığına beyanname, bildirim veya form verme veya ödeme sürelerinin son gününü kanuni süresinden itibaren 15 günü geçmeyecek şekilde yeniden belirleme yetkisi verilmektedir.

b) 5/5/2005 tarihli ve 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığı ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanuna 28/11/2017 tarihli ve 7061 sayılı Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 81 inci maddesi ile eklenen "Vergiye gönüllü uyumu artırmak, vergi kayıp ve kaçağı ile mücadele etmek ve tahsilatta etkinliği artırmak amacıyla mükellefiyet, vergilendirme ve vergiye uyum düzeyine ilişkin yapılacak çalışmalar için her türlü bilgi, veri ve istatistiği toplamak suretiyle oluşturulacak Risk Analizi Sistemi üzerinden risk analizi yapmak ve vergiye gönüllü uyum düzeyini ölçmek." hükmünün, Anayasa Mahkemesinin 5/4/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 9/11/2022 tarihli 2018/123 Esas ve 2022/138 Karar sayılı Kararı ile kişisel verilere ilişkin bir düzenleme niteliğinde olması nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Kararmamesi ile düzenlenemeyecek yasak alan içinde kaldığı gerekçesiyle iptal edilmesi ve Kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiğinden, bahse konu düzenlemenin 5345 sayılı Kanuna eklenmesi amaçlanmaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasıyla da vergi dairelerince işlem tesis edilmesi gereken işlere ait olan ve tebliği gereken belgelerin, tebliğe muhatap olan kişilerin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 107/A maddesi hükümlerine göre tebligat yapılan kişiler olması nedeniyle, bürokrasinin azaltılması ve etkinliğin sağlanması amacıyla, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 107/A maddesi hükümlerine göre kurulan teknik altyapı kullanılmak suretiyle Başkanlık tarafından elektronik ortamda tebliğ edilebilmesine imkân sağlanmaktadır.

MADDE 50- 5345 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi kapsamında çalıştırılan sözleşmeli personelin, Başkanlığın stratejik plan ve performans programlarında belirtilenler dışında kalan belli bir süre ya da proje ile sınırlı olmayan bilişim hizmetlerinde de tam veya kısmi zamanlı olarak çalıştırılabilmeleri amaçlanmıştır.

Diğer taraftan, 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararmamesinin 155 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan Devlet gelir uzmanlığında en az beş yıl hizmeti bulunanların sınavsız olarak müdür kadrosuna atanmalarına imkân sağlayan ikinci cümlesi Anayasa Mahkemesinin 09.11.2022 tarihli ve E:2018/123, K: 2022/138 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Söz konusu Kararın gerekçesinde özetle; kamu görevlilerinin niteliklerine dolayısıyla atanma şartlarına yönelik düzenlemelerin münhasıran kanunla düzenlenmesi gerektiği belirtilerek bu konunun Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle düzenlenmesinin mümkün olmadığı açıklanmıştır. Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararına istinaden anılan düzenleme maddeye eklenmektedir.

MADDE 51- Madde ile finansal sıkıntıda olan işletmelerin borçlarını yeniden yapılandırabilmelerine imkan sağlayan mevcut düzenlemenin uygulama süresinin iki yıl uzatılmasını ve söz konusu sürenin ihtiyaç hasıl olması durumunda Cumhurbaşkanı tarafından ilaveten iki yıl daha uzatılabilmesini sağlayacak şekilde değişiklik yapılması amaçlanmaktadır.

MADDE 52- Özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlar dâhil 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşları ile bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri, 18/6/1999 tarihli ve 4389 sayılı mülga Bankalar Kanununa tabi faaliyeti devam eden kamu bankaları, büyükşehir belediyeleri, belediyeler, il özel idareleri ve bunlara ait tüzel kişilerin veya bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşların, Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olan ve Kuruma bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve prime ilişkin diğer borçları ile kira ve ecrimisil borçlarının ödenebilmesine imkan sağlayan uygulamanın süresinin uzatılması amaçlanmıştır.

MADDE 53- "Sosyal Güvenlik Kurumu ile Götürü Bedel Üzerinden Sağlık Hizmetleri Alım Sözleşmesi ve Usul Esasları" kapsamında; üniversite sağlık hizmeti sunucuları ile 2023 yılı global ödeme tutarları belirlenmek suretiyle sözleşmeler imzalanmıştır. Üniversite sağlık hizmeti sunucularınca hizmetin ifasında mali güçlük yaşanmaması ve hizmetlerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla ek sözleşmeler ile üniversite sağlık hizmeti sunucularına ek bütçe desteği sağlanmıştır. Götürü bedel sözleşme hükümleri gereğince, 2023 yılı götürü bedel sözleşme tutarı ile tahakkuk tutarı arasındaki fark üniversite hastanelerinin 2024 yılındaki alacaklarından mahsup edilecektir. Bu durum, kamu üniversite sağlık hizmeti sunucularınca 2024 yılında sağlık hizmetlerinin sürdürülmesinde aksaklıklara neden olabileceğinden, 2023 yılında verdikleri sağlık hizmeti bedelinin götürü bedel sözleşme tutarından düşük olması durumunda aradaki farkın terkin edilmesi ile kamu üniversite sağlık hizmeti sunucularının finansal sürdürülebilirliğinin desteklenmesi amaçlanmıştır. Terkin edilen bu tutarların, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçesine bu amaçla tahsis edilecek ödenekten karşılanması amaçlanmaktadır.

MADDE 54- Prim ödeme yükümlüsü kendisi olan vatandaşlarımıza ödeme kolaylığı sağlanması, ekonomik ve sosyal anlamda hayatlarına daha sağlıklı devam etmelerini sağlamak amacıyla yürürlüğe konulan yapılandırma kanunlarından yararlanamayan ya da yararlanmalarına rağmen zorunlu genel sağlık sigortası prim borçlarını ödeyemeyen sigortalılara yönelik kamuya olan borç yüklerini hafifletmek ve sağlık hizmetlerine erişimlerini kolaylaştırmak amacıyla düzenleme yapılması öngörülmüştür.

MADDE 55- Mevcut uygulamada, 18/6/2009 tarihli ve 5910 sayılı Türkiye İhracatçılar Meclisi ile İhracatçı Birliklerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 18 inci maddesi kapsamında ihracatçılar lehine münhasıran ihracat kredileri için kefalet vermek amacıyla kurulan kurumlar, kurumlar vergisinden muaf tutulmuştur.

Madde ile katılım bankalarının ortağı olduğu ve katılım bankacılığı ilke ve esaslarına uygun her türlü finansman için kefalet vermek amacıyla kurulan Katılım Finans Kefalet Anonim Şirketine de kurumlar vergisi muafiyeti tanınmaktadır.

MADDE 56- Maddeyle, kurumların yurt dışından elde ettikleri iştirak kazançlarına ilave olarak kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan anonim ve limited şirket niteliğindeki yabancı kurumlara iştirak eden kurumlara, yurt dışı iştirakin ödenmiş sermayesinin en az "6 SWsine sahip olunması ve kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye'ye transfer edilmiş olması şartıyla, 5520 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen diğer şartlar aranmaksızın iştirak kazancı istisnasının 050 oranında uygulanması sağlanmaktadır.

Ayrıca, Cumhurbaşkanına maddede yer alan vergi yüküne ilişkin oranlar ile diğer oranları indirme veya artırma yetkisi verilmektedir.

MADDE 57- Mevcut düzenlemede, yurt dışına verilen mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, tıbbi raporlama, muhasebe kayıt tutma, çağrı merkezi, ürün testi, sertifikasyon gibi bazı hizmetler ile yabancılara verilen eğitim ve sağlık hizmetlerinden elde edilen kazançların "50'si belirli koşullarda mükellefler tarafından beyanname üzerinden indirim konusu yapılabilmektedir. Madde ile bu hizmetlerden elde edilen kazançlara indirim uygulanabilmesi için, kazancın tamamının Türkiye'ye transfer edilmesi şartı getirilmekte ve indirim oranının "480 olarak uygulanması sağlanmaktadır.

Ayrıca, Cumhurbaşkanına Türkiye?ye transfer edilecek kazanç tutarını azaltma ve tekrar kanuni seviyesine kadar artırma yetkisi verilmektedir.

MADDE 58- 5520 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, yıllara sari inşaat ve onarım işlerini yapanlara ödenen istihkak bedelleri üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılmaktadır. Cumhurbaşkanının kesinti oranını sıfıra kadar indirme veya kurumlar vergisi oranına kadar artırma yetkisi bulunmaktadır.

Maddeyle, yıllara sari inşaat ve onarım işlerini yapanlara ödenen istihkak bedelleri üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranının belirlenmesine ilişkin yetki genişletilmektedir.

MADDE 59-5520 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, yıllara sari inşaat ve onarım işlerini yapanlara ödenen istihkak bedelleri üzerinden kurumlar vergisi kesintisi yapılmaktadır. Cumhurbaşkanının kesinti oranını sıfıra kadar indirme veya kurumlar vergisi oranına kadar artırma yetkisi bulunmaktadır.

Maddeyle, yıllara sari inşaat ve onarım işlerini yapanlara ödenen istihkak bedelleri üzerinden yapılacak vergi kesintisi oranının belirlenmesine ilişkin yetki genişletilmektedir.

MADDE 60- Mevcut düzenlemeye göre "625 olan kurumlar vergisi oranı; ihracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına 9020 olarak uygulanmaktadır. Yapılan düzenleme ile aracılı ihracat sözleşmesine dayanarak imalatçı veya tedarikçi kurumların dış ticaret sermaye şirketleri veya sektörel dış ticaret şirketleri üzerinden gerçekleştirdikleri ihracat faaliyetlerine ilişkin elde ettikleri kazançlar için de 5 puanlık indirimden faydalanmaları sağlanmaktadır.

MADDE 61- Kur korumalı mevduat ve katılım hesaplarına uygulanan kurumlar vergisi istisnasının süresi 30/6/2024 tarihine kadar uzatılmaktadır.

Ayrıca, Cumhurbaşkanına, sürenin bitimini müteakip bu süreyi her defasında altı ayı geçmeyen süreler halinde uzatma, uygulanan istisna oranını azaltma ve tekrar kanuni seviyesine getirme, hesap türü, hesapların vadesi ve açılış tarihine göre istisna oranını az

[… metnin devamı TBMM kaydında]

---

**Kaynak gösterme:** Ali Özkaya (AK Parti, Afyonkarahisar) ve diğerleri. “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/1812, 24 Kasım 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-1812-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/76587700-6870-41fa-85ae-018c0159e5b9

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
