# Türkiye ve İsrail Arasında Yapılacak Ticaretin Yasaklanmasına Dair Kanun Teklifi (2/2107)

- **Tür:** Kanun teklifi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 2/2107
- **Sunuluş tarihi:** 17 Nisan 2024
- **İlk imza:** Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli)
- **İmza sayısı:** 1
- **Esas komisyon:** Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu
- **Son durum (TBMM):** KOMİSYONDA
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/55efa544-fe7f-4872-9ed8-018eeb3a4241
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2107-turkiye-ve-israil-arasinda-yapilacak-ticaretin-yasaklanmasina-dair-kanun-teklifi

> 2/2107 esas numaralı kanun teklifi 17 Nisan 2024 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

## Özet

Teklif ile, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile Türkiye'de bulunan şirketlerin İsrail Devleti ile ticaret yapmasının yasaklanması amaçlanmaktadır.

## Teklif metni

Türkiye ve İsrail Arasında Yapılacak Ticaretin Yasaklanmasına Dair Kanun Teklifim Gerekçesi İle Birlikte İlişikte Sunulmuştur.

Gereğini Arz Ederim.

Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili

Tali Komisyon O (Dışişleri

Sanayi, Ticaret, Enerji, Esas Komisyon (Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji

Tarih: 17-4-2024 İEsas No:2/2107

17 san 202, e: Jull0g39

GEM elimi ii 2 IRAK

GEREKÇE

7 Ekim'de Hamas'ın gerçekleştirdiği saldırı sonrasında İsrail, Filistin topraklarına yönelik insani krizi derinleştiren ve insan hakları ihlallerini artıran bir dizi adım atmıştır. Bu adımlar, bölgede barış ve istikrarı tehdit ederken, Filistin halkının yaşam koşullarını daha da zorlaştırmıştır.

İsrail'in Filistin'e yönelik insan hakları ihlalleri arasında en dikkat çekici olanı, sivil yerleşim birimlerine yönelik saldırıları ve hava bombardımanlarını sürdürmesidir. Bu saldırılar sonucunda birçok masum sivil hayatını kaybetmiş, yaralanmış ve evsiz kalmıştır. Uluslararası hukuka göre sivil yerleşim birimlerine yapılan saldırılar kabul edilemez ve insan haklarına aykırıdır.

Ayrıca, İsrail'in abluka politikaları ve Filistin halkının temel ihtiyaçlarını karşılamasını engelleyen ambargoları da insan hakları ihlalleri kapsamında değerlendirilmelidir. Bu ambargolar, sağlık hizmetlerine erişimi engellerken, gıda ve temel yaşam malzemelerine ulaşımı da zorlaştırmaktadır. Bu durum, Filistin halkının yaşam hakkını doğrudan tehdit etmektedir.

İsrail'in Filistin'e yönelik insan hakları ihlalleri, uluslararası toplumun da dikkatini çekmekte ve kınanmaktadır. Uluslararası toplumun bu ihlallere karşı daha etkin bir şekilde müdahale etmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, bölgede barış ve istikrarın sağlanması daha da güçleşecektir.

Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Güney Afrika tarafından İsrail aleyhine yapılan başvuruda önleyici tedbir talebine ilişkin kararını 26 Ocak 2024'te açıkladı. Kararlar oybirliğine yakın bir sayıyla alındı. Ancak karar, Güney Afrika'nın esaslı taleplerini kabul etse de operasyonların durdurulması ve insani yardımın Gazze'ye ulaştırılması gibi en can alıcı noktalara temas etmemesi nedeniyle tatmin edici bulunmadı.

Divan, 11-12 Ocak tarihlerinde Güney Afrika'nın talep ettiği önleyici tedbirler üzerine duruşmaları görmüştü. Kararlarını açıklamadan önce, Güney Afrika'nın taleplerini ayrıntılı olarak ele almıştı. Bu talepler arasında İsrail'in operasyonlarını durdurması, Gazze'deki yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve soykırımı önlemek için gerekli tedbirlerin alınması gibi maddeler yer alıyordu.

Divanın verdiği önleyici tedbir kararlarından bazıları şunlardı: İsrail'in operasyonlarını durdurması, soykırımı önlemek için gerekli tedbirleri alması, Gazze'deki insani durumun iyileştirilmesi için acil önlemler alması ve delillerin imhasını önlemesi için gerekli tedbirleri alması.

Divan'ın kararları, taraflar için bağlayıcıdır ve İsrail'in bu kararlara uyması gerekmektedir. Ancak, İsrail'in bu kararlara uymamakta ısrar etmektedir.

Divan'ın kararlarıyla İsrail'in politikalarını gözden geçirmesi ve uluslararası toplumun bu konuda harekete geçmesi beklenmektedir. Ancak, esas kararın verilmesi yıllar alabilir ve bu süreçte uluslararası baskıların devam etmesi gerekecektir.

Bu anlamda Türkiye'nin bu baskıları oluşturma ışığında İsrail ile ticaretin kesilmesi gerekmektedir. Bu Gazze'nin ekonomik bağımsızlığını artırma çabalarını teşvik edecek Gazze'nin siyasi durumunu etkileyebilecektir. Ticaretin kesilmesi, Gazze'nin bağımsızlık ve kendi kaderini belirleme arayışlarını da destekleyecektir.

İsrail ile ticaretin kesilmesi ile:

Siyasi Destek: İsrail ile ticaretin kesilmesi, Gazze'nin Filistin bağımsızlık mücadelesine verilen siyasi destek olarak algılanacaktır. Bu durum, Gazze'nin uluslararası alanda daha fazla dikkate alınmasına ve desteklenmesine katkı sağlayacaktır.

Bağımsızlık ve Özgürlük: İsrail ile ticaretin kesilmesi, Gazze'nin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesine verilen destektir. Bu durum, Gazze halkının özgürlük ve bağımsızlık taleplerini vurgular.

İnsani Yardım ve Destek: İsrail ile ticaretin kesilmesi, uluslararası toplumun Gazze'ye daha fazla insani yardım ve destek sağlamasını teşvik edecektir. Bu durum, Gazze'deki insani krizlerin hafifletilmesine ve sivil halkın yaşam koşullarının iyileştirilmesine katkı sağlayacaktır.

İsrail'e özellikle silah ekipmanlarının satılıyor olması, Türkiye kamuoyunu derinden sarsmıştır. Bu şekilde bir ticaret yasağı getirilmesi, Türkiye halkları içinde önemli bir vicdani sorumluluğu yerine getirmek olacaktır.

Bu amaçlarla söz konusu "Türkiye ve İsrail Arasında Yapılacak Ticaretin Yasaklanmasına Dair Kanun Teklifi" hazırlanmıştır.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDEİ- Türkiye'nin İsrail ile ticari ilişkilerini kısıtlayarak, İsrail'in Filistin topraklarındaki işgalci politikalarını ve Filistin halkının haklarını desteklemek içindir. Ayrıca, bu yasak, Türkiye'nin uluslararası alanda Filistin'e verdiği siyasi ve moral desteği pekiştirmek için somut bir adım olacaktır.

Bu kanun maddesi, Türkiye'nin İsrail'in Filistine yönelik işgalci politikalarını ve uluslararası hukuku ihlal eden uygulamalarını kınama amacını taşımaktadır. İsrail'in Filistin toprakları üzerindeki hakimiyetini meşrulaştırmak ve Filistin halkının haklarını ihlal etmek için kullandığı ticari ilişkilerin kısıtlanması, Türkiye'nin bu tür eylemlere karşı net bir duruş sergilediğini gösterir.

Bu yasak aynı zamanda, Türkiye'nin İsrail'in Filistine yönelik politikalarını desteklemediğini ve bu tür eylemlere karşı uluslararası toplumu harekete geçmeye teşvik ettiğini vurgular. Türkiye'nin bu tür bir yasağa başvurarak, Filistin'in egemenlik haklarını ve insan haklarını savunduğu mesajı net bir şekilde iletelir.

Bu kanun maddesi Türkiye'nin İsrail ile olan ticari ilişkilerini sınırlayarak, Filistin meselesindeki tutumunu güçlendirmek ve uluslararası alanda Filistin'in haklarını korumak için bir araç olarak kullanılır. Bu, Türkiye'nin barışçıl bir çözüm ve adil bir düzen için çaba sarf ettiğini ve işgalci politikalara karşı aktif bir şekilde mücadele ettiğini yansıtır.

MADDE 2- Bu yasağın amacı, Türkiye'nin Filistin'e verdiği siyasi ve moral desteği güçlendirmektir. İsrail'in Filistin toprakları üzerindeki hakimiyetini meşrulaştırmak ve Filistin halkının haklarını ihlal etmek için kullandığı ticari ilişkilerin kısıtlanması, Türkiye'nin bu tür eylemlere karşı net bir duruş sergilediğini gösterir.

Bu yaptırımların ciddiyeti ve etkinliği, bu tür ticari faaliyetlerin önlenmesine ve yasağın uygulanmasının sağlanmasına yardımcı olur. Ticari faaliyetlerin tespit edilmesi durumunda uygulanacak yaptırımların ciddi olması, kişi veya kurumların bu tür eylemlerden kaçınmalarını teşvik eder.

Bu tür yaptırımların uygulanması, Türkiye'nin barışçıl bir çözüm ve adil bir düzen için çaba sarf ettiğini ve işgalci politikalara karşı aktif bir şekilde mücadele ettiğini yansıtır. Bu, Türkiye'nin Filistin'in egemenlik haklarını ve insan haklarını korumak için kararlı olduğunu gösterir.

MADDE 3- Bu kanun maddesi, Türkiye Cumhuriyeti hükümetine ticaret ilişkilerinin izlenmesi, denetlenmesi ve gerektiğinde yaptırımların uygulanması için gerekli tedbirleri almakla yükümlülük getirmektedir. Bu maddenin güçlü bir gerekçesi, ülke ekonomisinin korunması ve dış ticaretin düzenlenmesi gerekliliğidir. Türkiye'nin ekonomik çıkarlarını korumak, ticaret ilişkilerini denetlemek ve gerektiğinde yaptırımlar uygulamak, ülkenin ekonomik istikrarını ve güvenliğini sağlamak açısından önemlidir. Bu kanun maddesi, Türkiye'nin dış ticaret politikalarını etkin bir şekilde uygulayabilmesi ve ulusal çıkarlarını koruyabilmesi için gerekli mekanizmaları oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu nedenle, hükümetin bu kanun maddesine uygun olarak ticaret ilişkilerini izlemesi, denetlemesi ve gerektiğinde yaptırımlar uygulaması, ülkenin ekonomik çıkarlarını koruması ve ulusal güvenliğini sağlaması açısından önemlidir.

MADDE 4- Bu kanun maddesi, uluslararası insani hukuka saygı ve insan haklarının korunması amacıyla Gazze'deki insani durumu iyileştirmeyi ve sivil halkın yaşam koşullarını güvence altına almayı hedeflemektedir. Gerekçe olarak, sivil halkın korunması ve insani yardımın ulaştırılmasının önemidir.

Gazze'de yaşanan çatışmalar ve insani krizler, uluslararası toplumun dikkatini çeken ve endişe yaratan bir durumdur. Bu kanun maddesi, Gazze'deki insani yardım akışının kesintisiz ve yeterli şekilde sağlanmasını temin ederek, sivil halkın temel ihtiyaçlarının karşılanmasını amaçlamaktadır. Ateşkesin ilan edilmesi ve insani yardımın kesintisiz akışının sağlanması, sivil halkın güvenliğini ve refahını korumak için önemlidir.

Bu kanun maddesiyle, uluslararası toplumun Gazze'deki insani krize duyarlılığını artırmak ve sivil halkın yaşam koşullarını iyileştirmek amaçlanmaktadır. Ayrıca, barış ve istikrarın sağlanması için insani yardımın kesintisiz olarak ulaştırılması gerekliliği vurgulanarak, uluslararası toplumun bu konuda sorumluluk alması teşvik edilmektedir. Bu nedenle, bu kanun maddesinin yürürlükte kalması, Gazze'deki insani durumun iyileştirilmesi ve sivil halkın korunması için önemli bir adım olacaktır.

MADDE 5- Yürürlük maddesidir.

MADDE 6- Yürütme maddesidir.

TÜRKİYE VE İSRAİL ARASINDA YAPILACAK TİCARETİN YASAKLANMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, Türkiye'de kayıtlı şirketlerin ve diğer ticari kurumların İsrail Devleti ile ticaret yapmaları yasaktır. Bu kapsamda, herhangi bir Türk vatandaşı veya Türkiye'de kayıtlı bir şirketin, doğrudan veya dolaylı olarak İsrail ile mal alımı, satımı, ithalatı, ihracatı veya herhangi bir ticari ilişkide bulunması yasaktır.

MADDE 2- Bu kanun kapsamında yapılan herhangi bir ticari faaliyetin tespit edilmesi durumunda, ilgili kişi veya kurumlar hakkında Ticaret Bakanlığı tarafından yasal işlem başlatılır ve bu kişilere ciddi yaptırımlar uygulanır. Yaptırımlar arasında para cezaları, ticari faaliyetlerin durdurulması, iş lisanslarının iptali ve diğer idari yaptırımlar bulunabilir.

MADDE 3- Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, bu kanunun yürütülmesi ve uygulanması için gerekli her türlü tedbiri almakla yükümlüdür. Ticaret ilişkilerinin izlenmesi, denetlenmesi ve gerektiğinde yaptırımların uygulanması için gerekli idari ve yasal mekanizmaları oluşturmakla sorumludur.

MADDE 4- Gazze'de derhal ateşkes ilan edilene ve Gazze Şeridi'ne yeterli miktarda ve kesintisiz insani yardım akışına izin verinceye kadar bu Kanun yürürlükte kalacaktır.

MADDE 5- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 6- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

---

**Kaynak gösterme:** Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Türkiye ve İsrail Arasında Yapılacak Ticaretin Yasaklanmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/2107, 17 Nisan 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-2107-turkiye-ve-israil-arasinda-yapilacak-ticaretin-yasaklanmasina-dair-kanun-teklifi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/55efa544-fe7f-4872-9ed8-018eeb3a4241

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
