# Yeni Tip Koronavirüs Covıd-19 Salgınının Olası Ekonomik ve Toplumsal Etkilerinin Azaltılması İçin Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/526)

- **Tür:** Kanun teklifi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 2/526
- **Sunuluş tarihi:** 25 Mart 2020
- **İlk imza:** Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır)
- **İmza sayısı:** 1
- **Esas komisyon:** Plan ve Bütçe Komisyonu
- **Son durum (TBMM):** KOMİSYONDA
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/9f7b2ff0-ec04-411a-9de4-0188dc62f4cb
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-526-yeni-tip-koronavirus-covid-19-salgininin-olasi-ekonomik-ve-toplumsal-etkilerinin-azaltilma

> 2/526 esas numaralı kanun teklifi 25 Mart 2020 tarihinde TBMM Başkanlığına sunuldu; ilk imza: Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP); 1 imza. Son durum (TBMM): KOMİSYONDA.

## Özet

Teklif ile, yeni tip koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında; kamu alacaklarının yeniden yapılandırılması, gelir vergisi yükümlülükleri kapsamında geriye doğru zarar olanağı sağlanması, beyanname verme ve ödeme sürelerini belirleme konusunda Gelir idaresi Başkanlığına yetki verilmesi, vadesi geçmiş alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılması, Sağlık ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfında görev yapan çalışanlar ile aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarına iki aylık tutarında ikramiye verilmesi, ücretli öğretmen ve usta öğreticilere ücretlerinin tatil döneminde de ödenmesi, kamu görevlilerinin kreşlerin kapalı olduğu süre boyunca idari izinli sayılması, katma değer vergilerinin daha sonra doğacak vergi borçlarından mahsup edilmek üzere mükelleflere iade edilmesi, çalışanların net ücretlerinin işyerlerinin kapalı olduğu dönemle sınırlı olmak ve azami üç ayı geçmemek üzere İşsizlik Sigortası Fonundan ödenmesi, gemi inşa sanayi sektörünün irtifak hakkı/ kullanma izin bedelleri ile hasılat payları ve ecrimisil bedellerinin 2020 yılı sonuna kadar faizsiz olarak tecil edilmesi,emekliler ile dul ve yetim aylığı alanlara bir defaya mahsus olmak üzere 1.000 TL gelir desteği verilmesi, yatırım teşvik belgesi alınmış yatırımlar için vergi avantajları sağlanması, belediyelere genel bütçe vergi gelirlerinden aktarılan paylardan kesinti yapılmaması, karşılıksız çek fiillerine ilişkin yaptırımların adli yaptırımlar yerine idarî yaptırıma dönüştürülmesi, 2020 yılı için yapılacak gelir vergisi ve kurumlar vergisi ödemelerinin yarısının bir yıla kadar ertelenmesi hususunda Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki verilmesi ayrıca tarımsal borçlarda yeniden yapılandırma olanağının tanınması amaçlanmaktadır.

## Teklif metni

2/3726, 2/3509, 2/3399, 2/3135, 2/2909, 2/2910, 2/2773, 2/2758, 2/2759, 2/2325, 2/2292, 2/1985, 2/1986, 2/1987, 2/1657, 2/1222. 2/1042. 2/1025, 2/440, 2/441, 2/442, 2/443, 2/444, 2/445, 2/446, 2/447, 2/418, 2/416, 2/417, 2/419, 2/420, 2/421. 2/422, 2/423, 2/424, 2/425, 2/426, 2/427, 2/428, 2/429, 2/430, 2/431, 2/432, 2/433,. 2/434, 2/435, 2/436, 2/437, 2/438, 2/439, 2/835, 2/4729, 2/4733İ 2/4366, 2/4090, 2/3848, 2/3849, 2/3850, 2/3851, 2/3841, y 2/3842,2/3843,2/3844,2/3845,2/3846,2/3825,2/3824, 2/3815, 2/3547, 2/3305, 2/3306, 2/3307,2/3308,2/3309,2/3310,2/3311.2/3312,2/3313, 2/3314, 2/3315, 2/3294, 2/3295, 2/3296, 2/3297, 2/3299, 2/3302, , 2/3193, 2/3161, 2/2525, 2/2487, 2/2421, 2/2050, 2/1759, 2/988, 2/4591, 2/4346, 2/4338, 2/3782, 2/2436, 2/2168, 2/2158, 2/2146, 2/2097, 2/1130, 2/1078, 2/1079, 2/1070, 2/1040, 2/1023, 2/994, 2/954, 2/944, 2/831, 2/760, 2/762, 2/763 esas numaralı Kanun Tekliflerini yeniliyorum.

Tali

Komisyon

Esas Komisyon Tarih: 19 Haziran 2023 Esas No: 2/526

Numara!

GENEL EYRAK

0 8 rn 7073 ke: "40066

CUMHURİYET HALK PARTİSİ J" Grup Başkanlığı

Tarih ll GM. 0...

Sayı 0 19 2 e ARENA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının olası ekonomik ve toplumsal etkilerinin azaltılması için Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Genel Gerekçe ve madde gerekçeleri ile ekte sunulmaktadır.

Gereğini arz ederim.

Saygılarımla.

M. Akif HAMZAÇEBİ * İstanbul Milletvekili

Kalım Durmaz, Tokat WMV

M.M.ET EL e #KANLIĞI

—Adalep-(Tai — eş " Komisyon — ai eğ Ea57, dağ ve Spe— bebe bele # Komisye" | pi an İni >

Tarih; 2 6 art $u Da 7

TENİM

2 rt 2020

© Numara, GELEN EVRAK Nil Sİ

EBYS'ye AKTARILMIŞTIR

İsi!

1207 Sayılı Kanun Teklifini İmza Çizelgesi

Adı Soyadı

Seçim Bölgesi

İmza dale EALABIYIE

Dursg

GENEL GEREKÇE

2020 yılında tüm dünyayı etkileyen ve art arda meydana gelen gelişmeler birçok ekonomiyi ve sektörü son derece olumsuz yönde etkilemiştir. Bu süreç halen devam etmektedir. Son olarak Çin'den başlayan ve bütün dünyayı hızla etkisi altına alan, "COVID-19" olarak isimlendirilen yeni tip koronavirüs salgını, toplumsal sağlığın yanı sıra dünya ekonomisi ile yerelde ve küreselde hemen hemen tüm ticari faaliyetleri ciddi manada tehdit altına almıştır.

Johns Hopkins Üniversitesi bünyesindeki Bilim ve Mühendislik Sistemleri Merkezi tarafından hazırlanan interaktif haritaya göre 25 Mart 2020 tarihi itibarıyla dünya çapında 423.121 COVID-19 vakası görülürken 18.919 kişi bu virüs sebebiyle hayatını kaybetmiştir. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) 24 Mart 2020 tarihinde 64'üncüsünü yayınladığı durum raporuna göre salgın 196 ülkede görülmüştür ve hızla yayılmaya devam etmektedir. Çin'den sonra İran ve İtalya, bugüne kadar salgının etkilerinin en çok görüldüğü ülkeler olmuştur.

Söz konusu salgının etkilerini en aza indirmek ve yayılmasının önüne geçmek amacıyla tüm dünyada ve Türkiye'de önlemler alınırken virüsün yayılma hızının çok yüksek olması, alınan önlemlerin katılığını artırmaktadır.

WHO tarafından 11 Mart 2020 tarihinde pandemi, yani "dünya yüzeyi gibi çok geniş bir alanda yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalık" ilan edilen COVID-19 salgınının etkileri ülkemizde de ağır bir şekilde hissedilmektedir. Türkiye'de toplumsal sağlık ve virüsün yaygınlaşmasının önüne geçmek amacıyla çok sayıda önlem alınıyor olsa da söz konusu salgının etkisi sadece toplumun sağlığına ilişkin olmayacak, gerek doğrudan ve gerekse alınan önlemler sonucunda dolaylı olarak ekonomik faaliyetleri ve çalışma yaşamını da büyük ölçüde etkileyecektir. Salgının birçok sektöre hızla yayılan olumsuz etkileri, başta turizm ve ulaştırma olmak üzere imalattan perakendeye, ihracattan ithalata ve bunların alt sektörlerine kadar ticaret ve sanayide doğrudan hissedilmektedir.

Virüs hareketinin 2020 Nisan ayında istikrara kavuşacağı ve yılsonuna kadar kontrol altına alınacağı varsayımı altında, uluslararası kuruluşların öngörüsüne göre; 2020 yılında dünya ekonomisindeki büyümenin Ye 2 civarında gerçekleşeceği, Çin büyümesinin ise Yo 5'ler seviyesine gerileyeceği dile getirilmektedir. Bazı uluslararası kuruluşların büyüme tahminleri bu oranların da altındadır.

Özellikle virüsün ülkemizde de görülmesinden sonra salgının önümüzdeki süreçte başta turizm sektörü olmak üzere birçok sektörü ve çalışanları etkileyeceği açıktır. Durumun Türkiye turizmine etkileri şimdiden kendini göstermiş, başta Çinli turistler olmak üzere pek çok yabancı turist ardı ardına rezervasyon iptalle ine > başlamıştır. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü ya da kısaca Dünya Aurizm: ; Örgütü (UNWTO) 2020 yılında turist sayısının yüzde 3 ila 4 civarında düşe eğini,bu > oranın Asya Pasifik'te en ağır, Amerika kıtasında ise daha düşük seviyede" gerçekleşeceğini öngörmektedir. Ayrıca Türkiye'de Ulaştırma Bakanlığınca 14.Mart / 2020 tarihi itibarıyla uluslararası birçok uçuşun karşılıklı olarak iptal edildiği ilan edilmiş, Milli Eğitim Bakanlığınca okulların tatil ilan edildiği süreçte mümkün olduğunca dışarı çıkılmaması tavsiyelerine yer verilmiştir.

UNTWO Genel Sekreteri Zurab Pololikashvili COVID-19 salgınının uluslararası turizm gelirlerinde 30 ila 50 milyar dolarlık kayba yol açtığını belirtmiş, dünyaca ünlü ekonomi dergisi Forbes, seyahat endüstrisindeki kaybın 1,7 trilyon dolara ulaşacağına ilişkin öngörüleri ifade ederek özellikle havayolu şirketlerinin salgın etkisiyle zor günler geçireceğine işaret etmiştir.

Turizm İstişare Kurulu'nun yaptığı çalışmalar sonucunda düzenlemiş olduğu rapora göre, 2020 yılında Türkiye'de; 4 ila 8 milyon turist kaybının olacağı (750-900 bin kişisi yurtdışında yerleşik Türkler), turizm gelirinin 2019'daki 34,5 milyar dolar seviyelerinden 27 milyar ABD Doları seviyelerine düşebileceği tahmin edilmektedir. Bu rakamların dahi iyimser olduğu düşünülmektedir.

Turizm sektörünün bankalara kredi borcu 2019 yılı itibariyle 96 milyar liraya ulaşmıştır. Bu durumda 5 aylık kayıp sadece turizm şirketlerini değil, finans sektörünü de zor duruma sokacaktır. Aynı zamanda ciddi bir işsizlik sarmalında savrulan ülkemizde zaten çığ gibi büyüyen işsizler ordusuna yüz binlerce emekçinin daha katılabileceği riski de göz önüne alınmalıdır. Bu etkiler büyümeden ve geri dönülmez hale gelmeden ilgili sektörler için bir acil eylem programı ihtiyacı vardır. Biz bu programı TOPLUMSAL DAYANIŞMA PROGRAMI olarak isimlendiriyoruz.

Söz konusu virüs salgınının turizm sektörünün yanında daha birçok sektörü, sağlık ve istihdam gibi alanların yanında daha birçok alanı etkileyeceği düşünüldüğünde, bu potansiyel durumdan en az zararla çıkmak için ivedi olarak bazı önlemlerin alınması gerekmektedir. Bu çerçevede Türkiye, önümüzdeki süreçte bu etkileri olabilecek en hafif şekilde atlatmak için hazırlığını yapmak zorundadır. Bu bağlamda sektörlerden ve halkın tüm kesimlerinden bazı talepler dile getirilmektedir.

Türkiye, kendi ekonomik krizini yaşamaya devam ederken meydana gelen bu virüs salgınının ekonomiyi diğer ülkelere göre çok daha olumsuz bir şekilde etkileme potansiyeli vardır. Salgından önce dahi işletmeler finansman açısından zor durumda olup düzenli vergilerini ödeyemedikleri gibi zamanında yapılandırılmış olsun ya da olmasın geçmiş yıl sigorta prim ve vergi borçlarını ödemekte zorlanmaktadır. Böyle bir ortamda Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen koronavirüs vakası nedeniyle işletmeler olağanüstü ölçüde etkilenmiş, küçük ya da büyük çaplı olsun bir kısım işletme kapanmış ve bir kısım işletmeler de işçi çıkarmış ya da işçi çıkarma hazırlıklarına başlamıştır.

Şüphesiz ki önümüzdeki süreçte yaşanacak olası ekonomik ve/t sıkıntıların önüne bir an önce geçebilmek ve bu sıkıntıları en hafif şe ilde atlatmak, için gerek kamuda ve gerekse özel sektöre ve toplumsal yaşama yö elik çok, idci E. önlemlerin alınması gerekmektedir. LAN >

• Ölmem T SRup BP"

Bu kanun teklifiyle, toplumsal sağlığın yanı sıra dünya ekonomisi ve iş dünyasını da ciddi anlamda tehdit eden yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınının etkileyeceği sektörlerde istikrara, çalışma yaşamına ve istihdama olan etkileri azaltmak ve hâlihazırda yüksek borçluluk ve finansmana erişim sorunu yaşayan birçok sektörde ortaya çıkan ve çıkacak olan ek maliyet yüklerini ve kayıpları gidermek, istihdamda yaşanacak olumsuz gelişmeleri asgariye indirmek amacıyla bazı düzenlemelerin yapılması amaçlanmaktadır.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1 — Türkiye, kendi ekonomik krizini yaşamaya devam etmektedir. İşletmeler finansman açısından zor durumda olup düzenli vergilerini ödeyemedikleri gibi zamanında yapılandırılmış olsun ya da olmasın geçmiş yıl sigorta prim ve vergi borçlarını ödemekte zorlanmaktadır. Böyle bir ortamda Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen koronavirüs vakası nedeniyle işletmeler olağanüstü ölçüde etkilenmiş, bir kısım işletme kapanmış ve bir kısım işletmeler de işçi çıkarmış ya da işçi çıkarma hazırlıklarına başlamıştır.

Bu süreçte işletmelerin finansman açısından rahatlatılması gerekmektedir.

Madde ile yukarıdaki bağlamda yapılması amaçlanan düzenlemelerin kapsam ve tanımları belirtilmektedir.

MADDE 2 - Vergi tahsilat oranlarının son zamanlarda dikkate değer ölçüde düştüğü, mükelleflerin vergilerini zamanında ödemekte zorluk yaşadığı, geçmişte yapılan yapılandırmaların da ticari hayatta yaşanan olumsuzluklar nedeniyle bozulduğu kamuoyunca bilinen gerçeklerdir.

Dünya genelinde hissedilen ve ekonomik sonuçlarının önümüzdeki günlerde daha da net olarak ortaya çıkacağı anlaşılan salgın hastalığın, mükellefleri vergilerini ödemekte daha da zorlayacağı açıktır.

Bu zorlukları bir ölçüde azaltabilmek ve kesinleşmiş vergi ve benzeri kamu borçlarını yeniden yapılandırmak üzere bu öneri yapılmaktadır.

Teklifle, geçmişte yapılan, mükelleflerin ve vergi dairelerinin yabancısı olmayan bir yapılandırma önerilmektedir. Böylelikle uygulama zorluklarının en aza indirilmesi amaçlanmaktadır.

Yapılandırma kapsamına; Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine, Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine, belediyeler ve il özel idarelerine ödenen; başta vergi ve sigorta primleri ile çeşitli cezalar olmak üzere geniş bir yelpazede kamu borçları alınmaktadır.

Teklifle, kesinleşmiş kamu alacaklarının gecikme zammı yerine enflasyon oranı dikkate alınarak faizinin yeniden hesaplanması, bu şekilde hesaplanan tutarın mükellefin isteğine bağlı olarak bir defada veya taksitler halinde ödenmek üzere yapılandırılması öngörülmektedir.

Yapılandırılan kamu alacaklarının altı, dokuz, oniki ve onsekiz eşit taksile, birer ay atlamalı olarak ödenmesi önerilmektedir. Teklife göre borcun altı taksitte ödenmesi halinde herhangi bir faiz öngörülmemekte, daha uzun vadeli yapılandırmaları oldukça düşük bir faiz önerilmektedir. / "ii ek vi HAL

2) Yapılandırma kapsamına giren mükelleflerin gerek yapılandırıla vak 2 gerekse de yapılandırma dönemi içinde tahakkuk edecek borçlarını aks imara zi sağlamak üzere düzenlemeler yapılmaktadır.

MADDE 3 — Madde ile Kanunun uygulamasına ilişkin ortak hükümler düzenlenmektedir.

MADDE 4 - Diğer birçok ülkenin vergi sisteminde daimi bir müessese olarak mevcut olan "Geriye doğru zarar mahsubu" bu madde ile Gelir Vergisi Kanununa dahil edilmiş olmaktadır. Buna ilişkin ayrıntılı bilgi Kurumlar Vergisi Kanununda yapılması öngörülen paralel düzenlemenin madde gerekçesinde verilmiştir.

MADDE 5 — Madde ile salgın ve bulaşıcı hastalık riski nedeniyle tüm vergi beyannamelerinde daha uzun beyanname verme ve ödeme sürelerini belirleme konusunda Gelir İdaresi Başkanlığına yetki verilmektedir.

MADDE 6 - Vergi Usul Kanunu'na göre dava ve icra safhasında bulunan alacaklar için karşılık ayrılabilmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilen koronavirüs salgınından etkilenen ülkelere mal ve hizmet satan ihracatçılar başta olmak üzere yaygın bir mükellef kitlesinin, alıcıların ticari faaliyetlerinin kötüye gitmesi veya başka nedenlerle alacaklarını vadesinde tahsil edememelerine sıklıkla rastlanacaktır. Yukarıda da belirtildiği gibi, Vergi Usul Kanunu'na göre, dava ve icra aşamasında bulunan alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılması mümkün olmakla birlikte, gerek ticari ilişkilerin bozulmasına neden olması, gerekse de yurt dışında dava ve icra işlemlerinin maliyetli olması nedeniyle, alacaklar için kanuni yollara gidilmesi kolaylıkla mümkün olmayacaktır.

Bu nedenle, geçici bir süre için, dava ve icra işlemlerine başvurulmaksızın, vadesi geçmiş alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılmasına izin verilmelidir. Öneri bu amaçla hazırlanmıştır.

MADDE 7 — Türkiye'de görev yapmakta olan sağlık personeli, yeni koronavirüs (COVID-19) salgını nedeniyle olağanüstü şartlarda ve yüksek risk altında canları pahasına görev yapmaktadır. Her ne kadar yerine getirdikleri ulvi görevin bir karşılığı olmasa da madde ile Sağlık ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfında görev yapan çalışanlar ile aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarına iki aylıkları tutarında ikramiye verilmesi düzenlenmektedir.

MADDE 8 - Koronavirüs (COVID 19) salgını nedeniyle alınan tatil kararı nedeniyle Milli (Eğitim Bakanlığına bağlı çalışan Halk Eğitim Merkezleri, Rehabilitasyon Merkezleri ve özel okullarda ek ders karşılığı çalışan ücretli öğretmen ve usta öğreticilere ücretlerinin ödenmemesi büyük mağduriyetlere neden olmaktadır. Madde ille ilgili mevzuatına göre eğitim kurumlarında geçici olarak görevlendirilen ücretli öğretmen ve usta öğreticilein koronavirüs (COVID 19) salgını nedeniyle tatil kararı dolayısıyla mağdur olmalarının önlenmesi ve ek ders ücretleri ne tatili, * süresi boyunca kesilmeden ödenebilmesine olanak sağlanmaktadır. / GR ie

MADDE 9 — Yeni koronavirüs (COVID-19) salgını ile mücadele doaeklP)

Milli Eğitim Bakanlığı'nca kreşlerin kapatılması nedeniyle mağdur olan ve ocuğuna — bakacak kimsesi olmayan kamu görevlilerinin kreşlerin kapalı olduğu süre boyunca idari izinli sayılarak küçük çocuklarının bakımını sağlaması amaçlanmıştır.

MADDE 10 - Başta ihracatçılar ve indirimli orana tabi mal satan mükelleflere, bu işlemler nedeniyle yüklendikleri ancak indiremedikleri katma değer vergisi belirli koşullar çerçevesinde iade edilmektedir. Katma değer vergisi iadesi işlemleri kısa sayılmayacak bir süreyi ve zorlu bir süreci gerektirmektedir.

Koronavirüs salgını nedeniyle kaynağa her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulan bu dönemde, iadeyi süreci ve işlemi dahi beklemeden, ileride doğacak katma değer vergilerine mahsup edilmek üzere, mükelleflere iade edilmesi amacıyla bu öneri yapılmaktadır.

MADDE 11 — Madde ile virüs salgını ve alınan tedbirler sonucunda istihdamda yaşanacak olumsuz gelişmeleri asgariye indirmek amacıyla, işletmelerimize işsizlik sigortası fonundan kısa çalışma ödeneği verilmesine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

MADDE 12 — Madde ile işyerinde Yeni Koronavirüs (COVID-19) hastalığının tespit edilmesi halinde iş sağlığı ve güvenliği açısından 6331 sayılı Yasa gereğince verilecek olan işin durdurulması kararı nedeniyle çalışanların ücret açısından mağduriyetlerini önlemeye yönelik, çalışanların net ücretlerinin, işyerlerinin kapalı olduğu dönemle sınırlı olmak ve azami üç ayı geçmemek üzere İşsizlik Sigortası Fonundan işverenlere avans olarak ödenmesi önerilmektedir.

MADDE 13 — Ekonomik kriz dünya ekonomisinde, dolayısıyla da dünya ticaret hacminde daralmaya neden olacak, bu da halen kriz şartlarında çalışan Türkiye gemi inşa sanayinin iş hacmini büyük ölçüde olumsuz etkileyecektir. Bu nedenle bu sektörün irtifak hakkı / kullanma izni bedelleri, hasılat payları ve ecrimisil bedellerinin 2020 yılı sonuna kadar faizsiz olarak tecil edilmesi önerilmektedir.

MADDE 14 — Ekonomik krizin turizm sektörü üzerindeki olumsuz etkilerinin giderilmesi amaçlanmıştır.

MADDE 15 — KOBİ'lerin Yeni Koronavirüs (COVID-19) hastalığı nedeniyle ortaya çıkacak kredi ihtiyaçlarının karşılanması için 4749 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesindeki kefalet limitlerinde değişiklik yapılarak, kredi garanti kurumlarına aktarılacak kaynak tutarının 60 milyar TL'ye çıkarılması amaçlanmaktadır. Ayrıca, artırılan kaynağın 10 milyar TL'lik kısmının turizm sektöründe faaliyet gösteren KOBİ'lere kullandırılması amaçlanmaktadır.

MADDE 16 - Dünya çapında pandemi olarak ilan edilen Covid-19 virüsü ile mücadele kapsamında alınan önlemler ağırlıklı olarak izolasyon üzerine kurulmaktadır. Bu çerçevede birçok işyerinin faaliyetleri gerek sağlık, gerekse içişleri bakanlığı tarafından geçici olarak durdurulmuştur. Önümüzdeki sürede faali Ap devam eden işyerlerinde çalışan işçiler açısından da izolasyon nedeniyle ç şiğlin engellenmesi söz konusu olabilecektir. İşveren veya işçiden kaynaklanmayağ İLe d defa olarak yaşanan bu salgın durumu nedeniyle bir çok sektörde ekonom OTUR ortaya çıkabilecek ve bu çerçevede işçilerin iş akitlerinin üretimin veya hizmetin askıya alınması nedeniyle sona erdirilebileceği öngörülmektedir. Salgın ile mücadele açısından en önemli unsurlardan birisi de toplumun düşük gelirli kesimlerinin bağışıklık sistemlerinin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede ücretli kesimin gelirlerinin devamının sağlanması, kamu yararı ve güvenliği açısından elzem bir sosyal politika haline gelmektedir.

Yukarıda belirtilen nedenle çalışma ilişkileri açısından korunması gereken işçilerin akdin feshine karşı korunmasını elzem hale getirmiştir. Kanun teklifi ile salgın süresi içerisinde üretimin sürekliliğinin sağlanması, çalışanların gelirlerinin korunması amacıyla iş akitlerinin haklı nedenle fesih halleri hariç olmak üzere sona erme hallerinin kaldırılması amaçlanmıştır. İşverenlerin haklı nedenle fesih halini suiistimal etmelerini önlemek amacıyla da bu süreye özgü olmak üzere haksız fesih halinin mahkemece tespiti halinde işe mutlak iade ve haksız fesih işlemine ilişkin hapis cezası verilmesi önerilmektedir.

MADDE 17 — Madde ile yeni koronavirüs (COVID-19) hastalığı ile mücadele kapsamında işsizliğin önlenmesi, çalışma hakkının ve istihdamın korunması amacıyla, işçilerin işten ayrılmaları yerine, yıllık ücretli izin haklarını daha esnek bir biçimde kullanabilmeleri, İş Kanunu ile düzenlenmiş olan denkleştirme sürelerinin arttırılarak işyerlerinin işçileri hastalıkla mücadele dönemlerinde daha kısa sürelerle çalıştırılabilmesi amaçlanmıştır.

MADDE 18 - Yeni Koronavirüs (COVID-19) hastalığı ile mücadele kapsamında kamu ve özel kurum ve kuruluşlarca işletilen çocuk bakım evleri veya kreşlerin kapatılması nedeniyle mağdur olan ve bakacak kimsesi olmayan işçilerden birisine kreşlerin kapalı olduğu süre boyunca mazeret izni verilmesi ve bu mazeret izninin 6 günün ücretli olarak kullandırılması hususunda düzenleme yapılmıştır.

MADDE 19 - Küresel ölçekteki Yeni Koronavirüs (COVID-19) hastalığı, özellikle yükseköğrenim çağındaki nüfusumuzun eğitim, barınma, sağlık, ulaşım, gida, eğlence, kültürel vb. yaşamını doğrudan etkilemektedir. Birçok eğitim kurumunun eğitime ara vermesi sonucunda milyonlarca öğrenci kira ya da yurt ücretini ödemeye devam ederken ulaşım masrafına da katlanarak şehrine dönmek durumunda kalmış, boşaltılan barınma alanlarından ayrılan ve şehrine dönemeyen öğrencilerimiz yeni masraflarla karşı karşıya kalmıştır. Özellikle ön lisans, lisans ve yüksek lisans düzeyindeki gençlerde işsizlik oranının tarihimizin en yüksek seviyelerine ulaştığı bu dönemde, temel ihtiyaç maddelerini karşılamakta dahi zorlanabilen gençlerimizin yanında olmak devletin anayasal görevidir. Corona virüs salgınının, zaten barınma, daha fazla ekonomik sorunla karşı karşıya bırakılmış gençlerimize, geri burs ödemesi sağlanmakta ve bursta ön lisans, lisans, yüksek lisans düz kayıtlı eğitim görmek kaydıyla, 18-25 sınırı gözetilmektedir.

Teklifte; başvurular elden ya da internet yoluyla yapılabilecektir. Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu, Korona virüsünün burs başvurularını aksatması ihtimaline karşılık, internet üzerinden de başvuru kabul edecek altyapıyı oluşturmakla yetkilendirilmektedir.

Teklif, askerlik hizmeti sırasında ön lisans, lisans ya da yüksek lisans eğitimi almaya devam eden aktif kayıtlı öğrencilerin de kanuni yaş aralığında olmaları ve yasal temsilcisinin başvurusu ya da askeri birlik ile eğitim kurumunun yazışmaları halinde ATA Desteğinden faydalanabileceğini hüküm altına almaktadır.

Teklifle; 2020 yılıyla sınırlı olmak üzere, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı Haftası'nda Yüce Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK'ün en çok önem verdiği kuşak olan gençlerimizin küresel bir salgın karşısında temel ihtiyaçlarını gidermesi sağlanırken, ekonomide harcamalar yönünden de genişletici etki doğurulması hedeflenmiştir.

MADDE 20 - Dünya çapında pandemi olarak ilan edilen Covid-19 virüsü ile mücadele kapsamında en riskli gruplar arasında sayılan yaşlıların, emeklilerin korunması özel önem verilmesi gereken konuların başında gelmektedir. Söz konusu kesimlerin sağlıklarının korunması kadar bunların virüsün etkilerinden korunabilmesi için ekonomik olarak da desteklenmesi de gerekmektedir. Ülkemizde, ortalama emekli aylığı Mart 2020 itibariyle, 2,500 TL., iken 2,5 milyona yakın emekli 1,500 TL'den daha düşük emekli aylığı almaktadır. En düşük emekli aylığının 1258 TL olduğu gerçeği yanında, ölüm sigortasından aylık almakta olan 850 bin kişinin de 1000 TL'nin altında aylık almakta olduğu gerçeği bize bu kesimleri ekonomik olarak koruma ve destekleme ihtiyacının elzem olduğunu göstermektedir. Kanun teklifi ile emeklilere ve dul ve yetim aylığı alanlara bir defaya mahsus olmak üzere 1,000 TL. gelir desteği verilmesi öngörülmektedir. Bu ödemenin özel bankaların sandıklarından emekli maaşı alanlara da yapılması öngörülmektedir.

MADDE 21 - Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre, bir hesap döneminde oluşan zararlar, belirli koşullar çerçevesinde, beş vergilendirme döneminde oluşan kurum kazancından mahsup edilebilmektedir. Bu haliyle zarar mahsubu, geçmiş dönem zararlarının sonraki dönem kurum kazancından mahsubuna ilişkindir. Sonraki dönem zararlarının önceki dönem kurum kazancından mahsubuna izin veren genel bir düzenleme (tasfiye haliyle sınırlı olarak yapılan uygulama hariç) bulunmamaktadır.

Zarar mahsubu, kazancın gerçek ve safi tutarının vergilemesini sağlayan bir uygulamadır. Vergilemenin hesap dönemleri itibariyle ayrılarak yapılması bu durumu değiştirmez. Dolayısıyla her iki yöne zarar mahsubunun özünde farkı yoktur.

Geriye doğru zarar mahsubunu öngören bir düzenlemenin olmaması, kazaneım. Pi gerçek ve safi tutarını vergileme esasından sapmaya yol açmaktadır. Örne 6 ifade" at, PİN "

Sinek gerekirse; birinci yıl 100 ürik zarar, bi yıl 100 birim ül elde ei bir RA vergisini vermekte, ikinci yıl oluşan zarar ileriki yıllarda doğacak kârdan mahsup edilmek üzere taşınmaktadır. Oysa her iki durumda da ikinci yılın sonunda kazanç durumu eşittir. Ödenen vergi tutarı ise eşit değildir. Bunun sağlamanın yolu, ikinci örnekte de birinci yıl ödenen verginin kuruma iadesi, yani geriye doğru da zarar mahsubuna olanak sağlanmasıdır.

Geriye doğru zarar mahsubu uygulaması halen birçok ülkede uygulanmaktadır. Bu ülkelere örnek olarak; Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda, Kore, Singapur ve Macaristan sayılabilir.

Bu ülkelerde yapılan uygulamaya bakılırsa;

Genellikle bir veya iki yılla sınırlı

Bir kısmında tutar sınırı da olan

Bazı ülkelerde orta ve küçük işletmelerle sınırlı Bazılarında ise faaliyet konusuyla sınırlı uygulamalar olduğu görülmektedir.

Geriye doğru zarar mahsubu olağan koşullarda da gerekli bir müessesedir. Bunun olmaması vergi mevzuatımızın önemli bir eksiğidir. Böyle olmakla birlikte, bu müesseseye içinde bulunduğumuz koşullar nedeniyle ayrıca ihtiyaç vardır. Koronavirüs salgını nedeniyle ticari hayatın son derece etkilendiği bir dönemde, geriye doğru zarar mahsubuna izin vererek, 2019 yılında gelirleri üzerinden vergi ödeyen ancak olumsuz koşullar nedeniyle 2020 yılında zarar eden mükelleflere, 2019 yılında ödedikleri gelir veya kurumlar vergisinin iade edilmesi, bu mükellefler için hayati önem taşıyacaktır.

Özetlenen gerekçelerle, vergi mevzuatımızda zararların daha önceki dönemlerin vergi matrahından mahsubuna izin verilmesi önerilmektedir.

MADDE 22 - Dünya genelinde etkili olan koronavirüs salgını öncelikle ihracata dayalı faaliyet gösteren mükelleflerin ticari hayatlarını şimdiden önemli ölçüde etkilemiştir. Bu etkinin bütün mükellefleri de ciddi ölçüde etkileyeceği, mükelleflerin salgın öncesinde vermiş oldukları yatırım kararlarını yeniden gözden geçirmelerini gerektireceği açıktır.

Yeni bir düzenleme yapılmaması durumunda, teşvik belgeli yatırım yapan ve vergi teşviklerinden yararlanan yatırımcıların, yatırım kararlarındaki zorunlu değişiklikten dolayı zor durumda kalacakları görülmektedir.

Önerilen düzenlemeyle, özetlenen olumsuz etkinin en aza indirilmesi, durumdan etkilenen yatırımcıların en az kayıpla ticari hayatlarını devam amaçlanmaktadır.

Bu çerçevede, virüs salgınından etkilenen yatırımcıların, vergi t şuklef TI > yararlanan yatırımlarının, talep etmeleri durumunda mevcut halleriyle, şa ların yerine / / getirilip getirilmediğine bakılmaksızın tamamlanmış kabul edilmesi önerilmektedir. Bu doğrultuda, söz konusu yatırımlar nedeniyle yararlanılan indirimli kurumlar vergisi oranı uygulanması nedeniyle geçmiş dönemlerde tahakkuk ettirilmemiş kurumlar vergisi tutarları için herhangi bir işlem yapılmaması önerilmektedir.

Öte yandan, yatırıma farklı koşullarda devam edecek olan yatırımcıların ise yeni koşullarda ve aynı teşvik unsurlarıyla yatırıma devam etmeleri sağlanmaktadır.

MADDE 23 — Bu dönemde sosyal görevleri olağanüstü ölçüde artacak olan belediyelerin finansman açısından rahatlatılması amaçlanmaktadır.

MADDE 24 - Madde ile kullandıkları nakdi ve gayri nakdi kredilerin anapara, faiz ve/veya ferilerine ilişkin ödemelerini aksatan gerçek ve tüzel kişilerin zamanında ödeyemedikleri (borçlarını omadde kapsamında ödemeleri veya yeniden yapılandırmaları halinde, Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezindeki olumsuz kayıtların bu kişilerle yapılan finansal işlemlerde kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar tarafından dikkate alınmamasına olanak sağlanmaktadır.

MADDE 25 - Madde ile çek ile ilgili yasaklılık kayıtlarının Risk Merkezinde tutulması öngörülmektedir. Kanun Teklifinin 3'üncü maddesiyle 5941 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında değişiklik yapılarak üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında uygulanan adli nitelikteki yaptırım idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürüldüğünden, teklifin kanunlaşmasından itibaren bu kişilerin kayıtlarının adli sicilde bulunması hukuken mümkün olmayacaktır. Bu kayıtlar sadece Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi tarafından tutulmaya devam edileceğinden, maddede yer alan "ile adli sicil" ibaresi madde metninden çıkarılmaktadır.

MADDE 26 - Madde ile 5941 sayılı Kanunun 3'üncü maddesinin (6) numaralı fıkrasında, karşılıksız çek fiilinin idari yaptırıma bağlanması doğrultusunda değişiklik yapılmaktadır. Teklifin 3'üncü maddesinde 5941 sayılı Kanunun 5'inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında değişiklik yapılarak, şikâyete tâbi olarak uygulanan adli nitelikteki yaptırım, talebe bağlı idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürüldüğünden, 5941 sayılı Kanunun 3'üncü maddesinin (6) numaralı fıkrasında yer alan "icra mahkemesine şikâyette" ibaresi "Cumhuriyet Başsavcılığına talepte" şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 27 - Madde ile 5941 sayılı Kanunun 5'inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında yapılan değişiklikle, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında uygulanan adli nitelikteki yaptırım Cumhuriyet savcısı tarafından uygulanacak idari nitelikte bir sz dönüştürülmektedir. NE

5941 sayılı Kanunun 5'inci maddesinin (1) numaralı fıkrasın a ğe) değişiklikte, adli nitelikte bir cezaya yer verilmediğinden, Kanunun 5'inci rnağt inin

Vue BAŞK > e, :i6 2,9 başlığı "Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı" şeklinde, (3) numaralı fıkrasında yer alan "hukuki ve cezai sorumluluk" ibaresi "hukuki sorumluluk ve idari yaptırım sorumluluğu" şeklinde değiştirilmesi öngörülmüştür.

İdari nitelikte bir yaptırım olan çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı, kanun yolu olarak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerinin uygulanması, bu başvurunun kabulü hâlinde, bu kararla ilgili olarak da 5 inci maddenin (8) numaralı fıkrasındaki bildirim ve yayımlanma usulünün izlenmesi öngörülmüştür.

5941 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında uygulanan adli nitelikteki yaptırım idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürüldüğünden, bu değişikliğin zorunlu sonucu olarak Kanunun 5'inci maddesinin (2), (10) ve (11) numaralı fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 28- Madde ile 5941 sayılı Kanunun 6'ncı maddesinin birinci fıkrasında adli nitelikteki bir yaptırım için öngörülen etkin pişmanlık hükmü, idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürülen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bakımından uygulanacak şekilde yeniden düzenlenmiştir. Madde uyarınca karşılıksız kalan çek bedelinin, faizi ile birlikte tamamen ödenmesi durumunda çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak ve bu durum Risk Merkezine bildirilecektir. Kararın verildiği Cumhuriyet başsavcılığına başvurularak talebin geri alınması hâlinde de çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak ve Risk Merkezine bildirilecektir. Buna göre, karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında uygulanacak olan idari tedbir, aynı zamanda bu kişiyi çek borcunu ödemeye zorlamak amacı da taşıyan bir yaptırım niteliğindedir.

Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bakımından azami bir süre kabul edilmiştir. Buna göre, kaydın girildiği tarihten itibaren on yıl geçmesi üzerine, yasağa ilişkin kayıtlar Risk Merkezince re'sen silinecektir.

MADDE 29 - Karşılıksız çek keşide etme fiili suç olmaktan çıkarıldığı için düzenlemeden önce 5941 sayılı Kanunda diğer suçları tanımlayan 7'nci maddenin "Diğer ceza hükümleri" olan başlığı "Ceza hükümleri" olarak değiştirilmektedir.

MADDE 30 - Madde ile 5941 sayılı Kanuna bir geçici madde eklenmesi öngörülmüştür. Maddenin (1) ve (2) numaralı fıkralarında, yeni çek defterlerinin bastırılıp dağıtılmasına ve eski çek defterlerinin imhasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca bu Kanunun yayımını izleyen bir ay içinde 2'nci madde hükmünce çıkarılıp yayımlanacak tebliğde belir esaslara uygun olarak, bankalar yeni çek defterleri bastıracaklardır. B ka öngörülen tarihe kadar müşterilerine yeni çek defterleri vermesi ve elleri İ çek defterlerini imha etmesi öngörülmüştür.

(3) numaralı fıkrada, 3167 sayılı Kanun ile 5941 sayılı Kanunun, Teklifle değiştirilmeden önce yürürlükte bulunan hükümleri gereğince düzenlenmiş olan eski çeklerin hukuki geçerliliğinin devam edeceği düzenlenmiştir.

(4) numaralı fıkrada, üzerinde basıldığı tarih yer almayan çeklerin 31.12.2024 tarihine kadar bankaya ibraz edilmemesi halinde, muhatap bankanın bu çeklere ilişkin olarak Kanunun 3'üncü maddesinin (3) numaralı fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun sona ereceği düzenlenmiştir.

(5) numaralı fıkrada, maddenin yayımı tarihinden önce verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına ilişkin kayıtların, Kanunun 6'ncı maddesinde düzenlenen yasağın kaldırılmasına ilişkin şartlar oluşuncaya kadar MERSİS ve Risk Merkezinde tutulmaya devam olunacağı hüküm altına alınmıştır.

(6) numaralı fıkrada, Kanunun mevcut uygulamasında da, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, suça bağlı olarak ayrıca çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına karar verilmektedir. Bu nedenle, mevcut çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarının akıbetinin ne olacağı konusunda bir düzenleme yapılmıştır.

MADDE 31 — Madde ile 2020 yılı için ödenecek gelir vergisi ve kurumlar vergisinin yarısı ile sektörler itibarıyla tüm vergi ve sigorta primlerinin ödenmesinin bir yıla kadar ertelenmesi hususunda Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.

MADDE 32 - Küresel ölçekteki Yeni Koronavirüs (COVID-19) hastalığı, tarımsal üretimi ve borçluluğu etkileyecek düzeylere varma tehlikesi taşımaktadır. Turizm, tarıma dayalı sanayi, daralması muhtemel olan tarım ihracatı düşünüldüğünde, çiftçi borçluluğu virüsün ekonomik yayılma hızı nedeniyle de artış gösterebilecek, vadesi gelen borçların ödenmesi gün geçtikçe zorlaşacaktır. 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 361 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine ve 508 inci maddesi çerçevesinde Sağlık Bakanlığınca epidemik veya pandemik bulaşıcı hastalıklarla ilgili alınan tedbirler ile diğer ülkelerin aldıkları tedbirlerin devamı mahiyetinde, teklifle tarımsal borçlarda yapılandırmaya gidilmesi amaçlanmaktadır. Ertelemenin ilk altı aylık dönemi için faiz uygulanmayacaktır.

MADDE 33 — Turizm ve Tanıtma Ajansının gelirleri arasında yer alan ve turizm sektörü için bir yük oluşturan Turizm Payı uygulaması yürürlükten kaldırılmaktadır.

Yine teşvike ihtiyaç duyduğu bir dönemde turizm sektörü için yük oluşturan Konaklama Vergisi de yürürlükten kaldırılmaktadır.

MADDE 34 — Yürürlük maddesidir.

MADDE 35 — Yürütme maddesidir.

YENİ TİP KORONAVİRÜS COVID-19 SALGINININ OLASI EKONOMİK VE TOPLUMSAL ETKİLERİNİN AZALTILMASI İÇİN BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

Kapsam ve tanımlar

MADDE 1 — (1) Bu Kanun hükümleri;

a) Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsil edilen; 1) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren;

(aa) 31/01/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önceki dönemlere, beyana dayanan vergilerde bu tarihe kadar verilmesi gereken beyannamelere ilişkin vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri ile gecikme zamlarından,

(bb) 2020 yılına ilişkin olarak 31/01/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri ile gecikme zamlarından (2020 yılı için tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi ikinci taksiti hariç),

(cc) 31/01/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce yapılan tespitlere ilişkin olarak vergi aslına bağlı olmayan vergi cezalarından,

2) Bu bendin (1) ve (2) numaralı alt bentleri dışında kalan, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip edilen 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında olup tahsil dairesine takip için intikal etmiş olan amme alacakları dâhil olmak üzere asli ve fer'i amme alacaklarından (adli ve idari para cezaları ile mülga 7/3/1954 tarihli ve 6326 sayılı Petrol Kanununa istinaden alınan Devlet hissesi ve Devlet hakkı, 30/5/2013 tarihli ve 6491 sayılı Türk Petrol Kanununa istinaden alınan Devlet hissesi, mülga 22/6/1956 tarihli ve 6747 sayılı Şeker Kanununa istinaden alınan şeker fiyat farkı, mülga 10/9/1 960 tarihli ve 79 sayılı Milli Korunma Suçlarının Affına, Milli Korunma Teşkilât, Sermaye ve Fon Hesaplarının Tasfiyesine ve Bazı Hükümler İhdasına Dair Kanuna istinaden alınan akaryakıt fiyat istikrar payı ve akaryakıt fiyat farkı, 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununa istinaden alınan Devlet hakkı ve özel idare payı ile madencilik fonu, mülga 10/8/1993 tarihli ve 491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye ve 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye istinaden alınan kılavuzluk ve römorkörcülük hizmet payları hariç),

b) 31/01/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce 27/10/1999 tarihli ve 44 eyle, Gümrük Kanunu ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü öğln ve NK GEİPRRİR. ve meli Bakanlığına. ğe tahsil daireleri tarafından G10a sayı? ia i faizleri ile gecikme zammı alacaklarından,

c) Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri tarafından 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilen ve bu Kanunun yayımı tarihi veya bu Kanunun ilgili hükümlerinde belirtilen sürelerin sonuna kadar tahakkuk ettiği hâlde ödenmemiş olan;

1) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan (5510 sayılı Kanunun geçici 72 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında ödeme süresi ertelenen prim tutarları hariç), 2020 yılı Ocak ayı ve önceki aylara ilişkin sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacaklarından,

2) 2020 yılı Ocak ayı ve önceki aylara ilişkin isteğe bağlı sigorta primleri ve topluluk sigortası primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacaklarından,

3) 2020 yılı Şubat ayı sonuna kadar bitirilmiş olan özel nitelikteki inşaatlar ile ihale konusu işlere ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespit sonucunda bulunan eksik işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacaklarından,

4) 2020 yılı Ocak ayı sonuna kadar işlenen fiillere ilişkin idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı alacaklarından,

5) İlgili kanunları gereğince takip edilen 2020 yılı Şubat ayı ve önceki aylara ilişkin damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı ile bunlara bağlı gecikme zammı alacaklarından,

6) İşverenlerin ve üçüncü şahısların, 5510 sayılı Kanunun 14 üncü, 21 inci, 23 üncü, 39 uncu ve 76 ncı maddeleri, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun mülga 10 uncu, 26 ncı, 27 nci ve 28 inci maddeleri, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun mülga 63 üncü maddesi ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 129 uncu maddesi gereğince iş kazası ve meslek hastalığı, malüllük, adi malüllük ve ölüm hâlleri ile genel sağlık sigortalısına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere yönelik fiiller nedeniyle ödemekle yükümlü bulundukları her türlü borçlardan,

ç) İl özel idarelerinin, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 31/01/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan asli ve fer'i amme alacaklarından (idari para cezaları ve 3213 sayılı Kanuna istinaden alınan özel idare payı hariç),

d) Belediyelerin;

GRug 2" zamları, 2020 yılına ilişkin olarak 31/01/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce tahakkuk eden vergi (2020 yılına ilişkin tahakkuk eden emlak vergisi ile iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binalara ait çevre temizlik vergisi hariç) ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, bunların dışında kalan ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen ve vadesi 31/01/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan asli ve fer'i amme alacaklarından (idari para cezaları ile 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun mükerrer 97 nci maddesinin (b) fıkrası gereğince belediyelere ödenmesi gereken paylar hariç),

2) 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre tahsili gereken ve vadesi 31/01/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan ücret alacakları ile bunlara bağlı fer'i alacaklarından,

3) 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin su abonelerinden olan ve vadesi 31/01/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan su, atık su ve katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer'i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacaklarından,

4) Büyükşehir belediyelerinin, 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun 11 inci maddesine göre vadesi 31/01/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer'i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacaklarından,

e) 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin, vadesi 31/01/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer'i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacaklarından,

f) Bu Kanunda belirtilen diğer alacaklardan, kesinleşmiş olup bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar (bu maddede vadeye ilişkin belirtilen hükümler saklı kalmak kaydıyla) hakkında uygulanır.

(2) Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Vergi: 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim ve harçları,

b) Gümrük vergileri: İlgili mevzuat uyarınca eşyanın ithali veya ihr uygulanan ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip e aa 3 e, edilen gümrük vergisi, diğer vergiler, eş etkili vergiler ve mali yüklerin tümünü, " ©

c) Beyanname: Vergi tarhına esas olan beyanname ve bildirimleri,

ç) Yİ-ÜFE aylık değişim oranları: Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2014 tarihinden itibaren yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranlarını, ifade eder.

(3) Bu Kanun, bazı alacakların yapılandırılmasına ilişkin hükümler ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması ve yeni hükümler ihdasına ilişkin hükümleri kapsar.

Kesinleşmiş alacakların yapılandırılması

MADDE ?2- (1) Hazine ve Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil);

a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları ile aslı bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının,

b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının 9050'si ve bu tutara gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan 9650'sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının,

c) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bu kapsamı Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi kapsamında olan idari para cezalarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi feri amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın S ete feri, alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim â esa alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaya bağlı fer'ilerin tamamının,

ç) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve yukarıdaki bentlerin dışında kalan asli amme alacaklarının ödenmemiş kısmının tamamı ile bu alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla uygulanan faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacaklarının tamamının,

d) 20/2/2008 tarihli ve 5736 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanunun 1 inci ve 2 nci maddeleri gereğince ödenmesi gerektiği hâlde bu Kanunun yayımı tarihine kadar ödenmemiş olan tutarların bu madde kapsamında ödenmesi hâlinde 5736 sayılı Kanun gereğince hesaplanan binde iki oranındaki faiz alacaklarının tamamının, tahsilinden vazgeçilir.

(2) Gümrük ve Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil);

a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan gümrük vergilerinin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer'i alacaktan ibaret olması hâlinde fer'i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla gümrük vergilerine bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları ve aslı bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen idari para cezalarının tamamının,

b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve 4458 sayılı Kanun ve ilgili diğer kanunlar kapsamında gümrük yükümlülüğü nedeniyle gümrük vergileri asıllarına bağlı olmaksızın kesilmiş idari para cezaları ile 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun iştirak hükümleri nedeniyle kesilmiş idari para cezalarının 9650'sinin, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan "650'sinin,

c) Eşyanın gümrüklenmiş değerine bağlı olarak kesilmiş idari para cezai 9630'u ve varsa gümrük vergileri aslının tamamı ile bunlara bağlı faiz, geci aizİç Rg 3 gecikme zammı gibi fer'i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tari Rİ Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın b Ea belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan 9070'i ile alacak asıllarına bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i amme alacaklarının tamamının, tahsilinden vazgeçilir.

(3) İhtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk etmiş olan vergiler hakkında bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarının (a) bendi hükmü uygulanır.

(4) Bu Kanun kapsamında ödenecek olan motorlu taşıtlar vergisi ve bu vergiye bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ait olduğu taşıt için, bu Kanun hükümlerinin ihlal edilmemiş olması koşuluyla, bu Kanunda belirtilen ödeme süresi sonuna kadar 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin (d) bendi hükmü uygulanmaz.

(5) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla yargı kararı ile kesinleştiği hâlde mükellefe ödemeye yönelik tebligatın yapılmadığı alacaklar için mükelleflerce bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde başvuruda bulunulması koşuluyla bu alacaklar da bu madde kapsamında yapılandırılır. Bu hüküm kapsamına giren alacaklar için ayrıca tebligat yapılmaz ve alacakların vade tarihi olarak bu Kanunun yayım tarihi kabul edilir. Bu kapsamda yapılandırılan tutarların bu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmemesi hâlinde de vade tarihinde değişiklik yapılmaz.

(6) 2464 sayılı Kanunun 97 nci maddesine göre tahsili gereken ücretler ile su, atık su ve katı atık ücreti alacaklarından vadesi 31/01/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olanlar ile bunlara bağlı fer'iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve fer'ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.

(7) Büyükşehir belediyelerinin, 2872 sayılı Kanunun 11 inci maddesine göre vadesi 31/01/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan katı atık ücreti alacak asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir. e ee a

(8) 2560 sayılı Kanun kapsamında büyükşehir belediyeleri su ve k idarelerinin, vadesi 31/01/2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğ Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan; su ve atık su bedeli alacak asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.

(9) Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan 2020 yılı Ocak ayı ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen ilk taksit ödeme süresinin sonuna kadar tahakkuk ettiği hâlde ödenmemiş olan;

a) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalılık statülerinden kaynaklanan; sigorta primi, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi,

b) Bu Kanuna göre yapılan başvuru tarihi itibarıyla ilgili mevzuatına göre ödenmesi imkânı ortadan kalkmamış isteğe bağlı sigorta primi ve topluluk sigortası primi,

c) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili kanunları gereğince takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı, asılları ile bu alacaklara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.

(10) Yaşlılık aylığı, emekli aylığı veya malüllük aylığı bağlandıktan sonra 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sigortalılık statüsü kapsamında sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalışması nedeniyle ilgili mevzuatına göre sosyal güvenlik destek primi ödemesi gerekenlerden, 2016 yılı Şubat ayı ve önceki aylara ilişkin olup bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan sosyal güvenlik destek primi asılları ile bu alacaklara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilir.

(11) 2020 yılı Ocak ayı ve önceki aylarda bitirilmiş özel nitelikteki inşaatlar ile yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan; özel nitelikteki inşaatlar ile ihale ko usü al :. ilişkin yapılan ön değerlendirme, araştırma veya tespitler sonucunda bul nan & işçilik tutarı üzerinden hesaplanan sigorta primi asılları ile bu alacaklara gecikme cezası ve gecikme zammı hesaplanan sürenin başlangıç tarihinden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde bu alacaklara uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacakların tamamının tahsilinden vazgeçilir.

(12) İşverenlerin ve üçüncü şahısların, 5510 sayılı Kanunun 14 üncü, 21 inci, 23 üncü, 39 uncu ve 76 ncı maddeleri, 506 sayılı Kanunun mülga 10 uncu, 26 ncı, 27 nci ve 28 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanunun mülga 63 üncü maddesi ve 5434 sayılı Kanunun mülga 129 uncu maddesi gereğince iş kazası ve meslek hastalığı, malüllük, adi malüllük ve ölüm hâlleri ile genel sağlık sigortalısına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere yönelik fiiller nedeniyle ödemekle yükümlü bulundukları her türlü borçları ile bu borçlara kanuni faiz uygulanan sürenin başlangıcından bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde bu borçlara uygulanan kanuni faizin tahsilinden vazgeçilir.

(13) Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan, 2020 yılı Ocak ayı ve önceki aylarda işlenen fiillere ilişkin idari para cezası asıllarının 9050'si ile bu tutara ödeme sürelerinin bittiği tarihlerden bu Kanunun yayımı tarihine kadar geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde idari para cezası asıllarının kalan 50'si ile idari para cezasına uygulanan gecikme cezası ve gecikme zammı gibi fer'i alacaklarının tamamının tahsilinden vazgeçilir.

(14) Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen ve bu Kanun kapsamına giren alacakların; asıllarının bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olmasına rağmen, fer'ilerinin bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olduğu durumlarda, aslı ödenmiş fer'i alacağın "440'ının bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde ödenmesi hâlinde kalan 9660'nın tahsilinden vazgeçilir.

(15) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların, aynı Kanunun ek 5 inci ve ek 6 ncı maddeleri kapsamında sigortalı olanların, bu madde kapsamındaki borçlarını yapılandırmaları hâlinde, yapılandırılan borç haricinde altmış günden fazla prim ve prime ilişkin borçlarının bulunmaması veya altmış günden fazla prim ve prime ilişkin borçları bulunmakla birlikte bu borçlarını ilgili kanunlara göre taksitlendirmiş veya yapılandırmış olup ödeme yükümlülüklerini de yerine getiriyor olmaları ve bu maddeye göre yapılandırılan borçlarının ilk taksitini ödemeleri kaydıyla genel sağlık sigortasından yararlanmaya başlatılır.

Ortak hükümler

MADDE 3 — (1) Bu Kanunun ilgili maddelerindeki başvuru ve ödeme süresine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların;

a) 30/4/2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil) ilgili idareye başvuruda bulunmaları,

b) Gümrük ve Ticaret Bakanlığına, Hazine ve Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ilk taksitini 30/6/2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil), Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı tahsil dairelerine ödenecek tutarların ilk taksitini 31/07/2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil), diğer taksitlerini ise bu tarihleri takip eden ikişer aylık dönemler hâlinde azami on sekiz eşit taksitte ödemeleri, şarttır.

(2) Bu Kanun hükümlerine göre hesaplanan tutarlar peşin veya taksitler hâlinde ödenebilir.

a) Hesaplanan tutarların tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde peşin olarak ödenmesi hâlinde, bu tutarlara bu Kanunun yayımı tarihinden ödeme tarihine kadar geçen süre için herhangi bir faiz uygulanmaz ve fer'i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarlar üzerinden ayrıca 50 indirim yapılır.

b) Hesaplanan tutarların taksitle ödenmek istenmesi hâlinde, borçluların başvuru sırasında altı, dokuz, on iki veya on sekiz eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini tercih etmeleri şarttır. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir sürede ödeme yapılamaz.

c) Taksitle yapılacak ödemelerde 2 nci maddeye göre belirlenen tutar;

1. Attı eşit taksit için (1,00),

2. Dokuz eşit taksit için (1,03),

3. On iki eşit taksit için (1,06),

4. On sekiz eşit taksit için (1,09), katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar taksit sayısına bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı hesaplanır. Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçlulara tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı verilir. Ancak tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması hâlinde ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilir.

(3) Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine ödenmesi gereken amme alacaklarına uygulanmak üzere, bu Kanun hükümlerinden yararlanmakyiÇi başvuruda bulunan ve ödenecek tutarları ilgili vergi mevzuatı reği "fddes alacağından kendi borçlarına mahsuben ödemek isteyen mükelleflerin, b taleplerini i N "a yerine getirilebilmesi için başvuru ve/veya taksit süresi içinde ilgili me tih JS öngördüğü bilgi ve belgeleri tam ve eksiksiz olarak ibraz etmeleri şarttır. Bu takdirde, ilgili mevzuatın mükellefin mahsup talebine esas aldığı tarih itibarıyla bu Kanuna göre ödenecek tutara mahsup işlemleri yapılır, mahsup talebine konu tutardan daha az tutarda mahsubun yapılması hâlinde, mahsuben ödeme suretiyle tahsil edilemeyen tutar için borçluya bildirimde bulunularak eksik ödenen bu tutarın bir ay içerisinde ödenmesi istenilir. Bu süre içerisinde eksik ödenen tutarın, ödenmesi gerektiği tarihten ödendiği tarihe kadar gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi hâlinde eksik ödenen tutar için bu Kanun hükümleri ihlal edilmiş sayılmaz.

(4) Bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisinin süresinde ve tam ödenmesi koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti (peşin ödeme seçeneğinin tercih edilmesi hâlinde ilk taksiti) izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılır. İlk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Bu hüküm alacaklı idareler açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanır.

(5) Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen yıllık gelir veya kurumlar vergileri, gelir (stopaj) vergisi, kurumlar (stopaj) vergisi, katma değer vergisi ve özel tü

[… metnin devamı TBMM kaydında]

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “Yeni Tip Koronavirüs Covıd-19 Salgınının Olası Ekonomik ve Toplumsal Etkilerinin Azaltılması İçin Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”. TBMM 28. Dönem kanun teklifi 2/526, 25 Mart 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/kanun-teklifi/2-526-yeni-tip-koronavirus-covid-19-salgininin-olasi-ekonomik-ve-toplumsal-etkilerinin-azaltilma (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/9f7b2ff0-ec04-411a-9de4-0188dc62f4cb

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
