# Grup önerisi hk.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Abdulaziz Yazar (CHP, Hatay)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim
- **Tarih:** 14 Mart 2007
- **Gündem:** GRUP ÖNERİSİ HK.
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c150/b075/tbmm221500750036.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/abdulaziz-yazar-22-2007-03-14-grup-onerisi-hk

> Abdulaziz Yazar (CHP), 14 Mart 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ HK.); konuşma 1.130 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ABDULAZİZ YAZAR (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; eczacılık mesleğinin sorunlarının araştırılması ve çözüm yollarının bulunabilmesi amacıyla verilen Meclis araştırma önergesi üzerinde görüşmek üzere, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce, 14 Mart Tıp Bayramı'nı mutsuz, umutsuz ve kırgın bir şekilde yaşayan tüm tıp mensuplarının bayramlarını kutluyor, gelecek yıllarda, tıp mensuplarının sorunlarını çözecek Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında 14 Mart Tıp Bayramı'nı daha mutlu bir şekilde kutlayacağımızı umuyorum.

Değerli milletvekilleri, eczacı bir milletvekili olarak öncelikle belirtmek isterim ki, eczacılık mesleği ve eczacılar, sağlık sektörünün en önemli yapı taşlarından biridir. Bu, asla göz ardı edilmemelidir. Türkiye'de toplam sağlık harcamalarının üçte l'i ilaç harcamalarıdır. OECD ülkelerine göre kişi başına ilaç harcamaları bakımından Türkiye, Avrupa Birliği ülkelerine nazaran geri durumdadır.

Eczanelerde işin büyük bir kısmını yürüten eczacılık teknisyenleri için bir eğitim ve sertifika programlarının zorunlu hâle getirilmesi şarttır. İlaçta KDV oranlan yüzde 8 olarak uygulanmakta iken, ilaç ham maddelerinde KDV oranlarının düşürülmemesi büyük bir eksikliktir.

Kamu kurumlarının, eczanelere belirlenen sürelerde ödeme yapmaması, pek çok eczaneyi iflasın eşiğine getirmiştir. Öte yandan, kamu kurumlarının, reçeteleri kontrol ettikten sonra eczacıya geri göndermemesi veya reçete kesintisinin nedenini bildirmemesi, zaman zaman da reçete kontrollerinin elle yapılmasından kaynaklanan hatalar, sektörde çok büyük sorunlar yaratmaktadır.

Birçok ilacın uzman hekim tarafından yazılma zorunluluğu, hastaların ilaç temininde güçlük yaşamasına neden olmaktadır.

Eczacılar, bir yandan ilaç fiyat değişimleri, öbür yandan reçete kontrolleri konusunda bir standart olmaması sebebiyle büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Ödeme konusunda yaşanan sorunların çözümü için bütçeden sağlığa ayrılan payın artırılması, kurumların ilaç ödemelerine ayrılan ödeneğin öncelikli hâle getirilmesi, borcun mutlaka zamanında ödenmesi ya da borç zamanında ödenemiyorsa, eczacının geç ödemeden doğan zararının telafisi için gerekli önlemlerin alınması bir zorunluluktur.

Türkiye'de eş değer ilaç kullanımını özendirici tedbirler alınamamıştır, ilaçların akılcı kullanımı için toplumu bilinçlendirici eğitim verilmemektedir. Orijinal ilaç üretimi için yapılması gereken ar-ge faaliyetleri yetersizdir. Bu eksikliği gidermek için ar-ge yatırımlarının özel teşvik kapsamına alınması gerekmektedir. Avrupa Birliğine üye ülkelerin çoğunda var olan ve her ilaç kutusunda yazılı bulunan "eczacılık meslek hakkı" maalesef, Türkiye'de ne bilinmekte ne de uygulanmaktadır. 2000'li yıllarda, artık, eczacılık mesleğinin de bir garantisi ve güvenirliği olmalıdır.

Değerli milletvekilleri, Hükümet tarafından hazırlanan 6197 sayılı Yasa ile ilgili tasarı dört yıldır İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünde görüşülmekte olmasına rağmen, hâlen, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine alınamamıştır. 6197 sayılı Yasa'da eczanenin sahibi ve sorumlu müdürü eczacıdır; yerine, Sağlık Bakanlığı tarafından "eczanenin sorumlu müdürü eczacı olacaktır" ifadesi getirilmek istenmektedir. Bu ifadeyle zincir eczanelerin yolu açılmakta, dolayısıyla, serbest eczacının geleceği tehlikeye sokulmaktadır. Eczane ruhsatlarının eczacı odaları tarafından verilmesi, Türk Eczacıları Birliğince onaylanması ve bunların Sağlık Bakanlığına bildirilmesi, mesleğimizde çok önemli bir sıkıntı olan muvazaalı eczane açma ve işletme olayını ortadan kaldıracaktır.

Değerli milletvekilleri, kamuda çalışan yaklaşık 1.500 eczacı olmasına rağmen, bunların sorunlarıyla kimse ilgilenmemektedir. Kamuda çalışan eczacılar denetim amacıyla dış göreve gönderilmekte, ancak, kendilerine harcırah ödenmemektedir. Bu da kamuda çalışan eczacılara büyük bir haksızlıktır.

Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığının 08/09/2006 tarihli ve 51449 sayılı Genelgesiyle, 2531 sayılı Yasa'nın 2'nci maddesi gereği, kurumda görev yapmaktayken -hangi sebeple olursa- ayrılan eczacıların serbest eczane açtıklarında, Kurumla, Kurum sigortalılarına ilaç temini için sözleşme yapamayacakları yönünde düzenlenme yapılmış bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre, genelge tarihinden sonra SSK'dan emekli olarak veya istifa ederek ayrılan pek çok eczacı hâlen Kurumla sözleşme yapamadığından mağduriyet yaşamaktadır. Bugünlerde, Kurumdan ayrılmış, ancak üç yılını dolduramamış eczacılarımızın da mevcut sözleşmelerinin iptali gündemdedir.

Bilindiği üzere, tüm sosyal güvenlik kurumlarımız aynı çatı altında birleştiğinde, sosyal güvenlik kurumlarıyla eczaneler arasında tek sözleşme imzalanacaktır. Bu durumda, SSK'dan ayrılan eczacılara ilişkin genelge daha belirsiz bir hâl alacaktır.

Değerli milletvekilleri, ilaç fiyat kararnamesinin bugünkü haliyle, dövizdeki yüzde 5 değişimin ilaç fiyatlarına da yansıtılmasından dolayı düşen fiyatlar, eczane stoklarındaki ilaçların alış bedellerinin altında satılması nedeniyle eczacıları zarara uğratmaktadır. Ayrıca, kademeli kârlılık uygulaması sonucu, 200 YTL'nin üzerindeki ilaçlarda kârlılığın düşük olması nedeniyle de eczacılar zarara uğramaktadır. Sonuç olarak, eczacılarımız, ilaç fiyat kararnamesinin yeni hâlinin bu iki sorunu çözmesini beklemektedirler.

Ödeme gecikmeleri nedeniyle depolara verilen çeklerin karşılıksız çıkması gündeme gelebilmektedir. Ayrıca, eczacı, yine gecikmeler nedeniyle kredi kullanmak zorunda kalmakta, kullandığı krediye de faiz ödemektedir. Geri ödeme kurumunun ödeme sürelerine uyması gerekmektedir. Kırk beş günde yapılması gereken ödemeler beş-altı aya kadar uzamakta, bu da eczacıları zor duruma düşürmektedir. Ayrıca, yeşil kart ödemelerinde yapılan ödemenin hangi faturaya ait olduğu bildirilme- diğinden, eczacılar, yapılan ödemenin hangi faturaya ait olduğunu bilememekte ve yapılan kesintilerin de sebebini bilemedikleri için mağdur duruma düşmektedirler.

Bütçe uygulama talimatının çok sık aralıklarla değişmesi nedeniyle eczacılarla vatandaşlar karşı karşıya kalmakta, bu da vatandaşın eczacıya olan güveninin zedelenmesine neden olmaktadır. İki gün önce ödenen ilacın iki gün sonra ödenmemesi, sosyal güvenlik sistemine ilişkin olarak da vatandaşlar nezdinde güvensizlik doğurmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, eczacı meslektaşlarım, sigorta reçetelerinin reçete edilmesi konusunda da büyük sıkıntılar yaşamaktadır. SSK'nın serbest eczanelere açılmasıyla birlikte hayata geçen en- dikasyona göre ilaç verilmesi sistemi çok büyük mağduriyetlere sebep olmaktadır. Endikasyona göre ilaç verilmesinde esas olan nokta, ana hastalığa ait teşhisin yazılması, tali ilaçlar için teşhis zorunluluğu istenmemesi olmalıdır. Reçeteye yazılacak dört kalem ilaç için dört ayrı teşhis aranmamalıdır. Takdir edersiniz ki, bu yöntem, yalnızca eczacı arkadaşlarımızı zor durumda bırakmakla kalmamakta, doktorlarımızın iş yükünü de artırmakta, bunun yanında, hastaların destek tedavilerini de olumsuz etkilemektedir.

Hastaya ilaç verilmesinde yaşanan en büyük sıkıntı ise, fiyat farklarından ve ambalaj şekillerinden doğmaktadır. İlaç fiyat farklarından dolayı ya hasta-eczacı tartışmaları yaşanmakta ya da fiyat farklarının eczacı tarafından talep edilmemesiyle haksız rekabet yaşanmaktadır. Bu sorunun çözümü için, muadili olan ilaçların tamamının fiyatlarının referans fiyat aralığında olması ve dolayısıyla, ilaç fiyatlarında fark çıkmaması gerekmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ilaç alım koşulları, kullanım raporları ve reçete yazılım düzeni bu kadar hızlı bir şekilde değişmeye devam ederse, eczacıların çalışmasına ve işini sürdürmesine olanak kalmayacaktır. İlacın fiyatını belirleyen devletin aynı ilaca farklı fiyat vermesi ve hastanın aradaki farkı cebinden ödemek zorunda bırakılması, sosyal devlet ilkesiyle bağdaşama- maktadır. Sağlık Bakanlığı asla hasta odaklı düşünmemekte, kâğıt üzerinde sıkça değiştirilen sağlıksız bütçe uygulamaları yapmakta ve tasarruf adına insan sağlığını hiçe saymaktadır. Üstelik ilaç fiyatlarında yaşanan düşüşlerde firmalar sorumluluklarını yerine getirmedikleri için eczanelerin stokları erimekte ve vergilendirilmiş sermayeleri âdeta bedelsiz olarak kamulaştırılmaktadır.

Yaklaşık elli dört yıldır yürürlükte bulunan bir yasayla eczacılar mesleklerini yapmaya çalışmaktadırlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Yazar, konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun.

ABDULAZİZ YAZAR (Devamla) - Daha bu Yasa düzeltilmeden, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Kanun Taslağı gündeme getirilmiş, bununla 1262 sayılı Kanun hükümsüz kılınarak, ilaçta eczacının adı bile kaldırılmak istenmiştir. Maalesef, bu düzenlemelerle, sermayedarları hâkim kılan zincir eczanelere zemin yaratılmaktadır.

Eczacılar devletin sözüne güvenerek iş yapmış, ancak paralarını zamanında alamadıkları için depolara faiz ödemek zorunda kalmıştır. Eczacılar devletin sağlık harcamalarına fınansör olmak zorunda değildir. Bu koşullar içinde eczacıların iflası kaçınılmazdır. Acil önlem alınmadığı takdirde, Türkiye genelindeki 24 bin eczane kapanma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Yüce Meclisimiz eczacıların çığlıklarına kulak vermek zorundadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şu kısa sürede anlattıklarım dahi, eczacıların sorunlarının ne kadar ağır, karmaşık ve büyük olduğunu göstermektedir. Unutmayalım ki, insan sağlığı her şeyden önemlidir. Bu nedenle, araştırma önergesinin kabulünü diler, yüce heyete saygılarımı sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Abdulaziz Yazar (CHP, Hatay). “Grup önerisi hk”. TBMM Genel Kurulu, 75. Birleşim tutanağı, 14 Mart 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulaziz-yazar-22-2007-03-14-grup-onerisi-hk (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c150/b075/tbmm221500750036.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
