# Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Abdulaziz Yazar (CHP, Hatay)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim
- **Tarih:** 10 Şubat 2010
- **Gündem:** KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.383)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/abdulaziz-yazar-23-2010-02-10-kamu-duzeni-ve-guvenligi-mustesarliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkind

> Abdulaziz Yazar (CHP), 10 Şubat 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.383)); konuşma 517 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ABDULAZİZ YAZAR (Hatay) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 9’uncu madde üzerinde verdiğimiz önerge üzerinde söz almış bulunmaktayım. Cumhuriyet Halk Partisi grubu adına Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; terör tehdidinin dünyada kendisini daha şiddetli hissettirdiği son yıllarda, ülkeler tehdidin kendilerinden uzak durabilmesi için aktif ve pasif pek çok yönteme başvurmuşlar ve bunlar için de bütçelerinden önemli oranda paylar ayırmışlardır.

Normal polis ve kolluk güçlerinin klasik yöntemlerle terörün üstesinden gelemeyecekleri ve mücadele için geniş finans kaynakları, insan kaynakları, ileri düzeyde istihbarat toplama ve analiz kabiliyeti gerektirdiği görülmüştür. Terörle mücadelede kolluk kuvvetlerinin icra ettikleri klasik mücadele yöntemlerinin yetersiz kalmasıyla, kolluğun da istihbarat taktiklerini kullanması gerektiği yönünde düşünceler ağırlık kazanmıştır. Kolluk güçleri bu yönde yeniden yapılanmışlar ve bazı ülkelerde sadece iç güvenlikle ilgilenen güvenlik istihbarat teşkilatları ortaya çıkmıştır. Bunun yanında geleneksel istihbarat teşkilatları da soğuk savaş dönemi mücadele ettikleri düşmanın son yıllarda değiştiğinin farkına vararak, ortaya çıkan yeni tehditlerle mücadele edebilecek şekilde yapılanmaya başlamışlardır.

İstihbaratın, elinde bulundurduğu çok özel ve gizli tekniklerle sahip olduğu büyük gücü, temel insan haklarını ihlal etmeden, en iyi şekilde kullanabilmesi de önem kazanmaktadır. Hazırlanan bu tasarının gerekçesinde, terörle mücadele alanında İçişleri Bakanlığı dışında bazı kurum ve kuruluşların da çeşitli görevler ifa ettiği, zaman zaman bu alanda koordinasyon sorunları yaşandığı belirtilmektedir. Bu sorunların, terörle mücadele çerçevesinde alınan kararların uygulanması noktasında zafiyete sebebiyet verdiği, etkin, verimli ve sonuç alıcı çalışmalara engel olduğu söylenmektedir. Hükûmetin hazırladığı gerekçede terörle mücadeledeki başarısızlık, kurumlar arasındaki iletişimsizliğe bağlanmak istenmektedir. Oysaki terörle mücadelede kurumların bağlantılarından daha çok, Hükûmetin uyguladığı politikalar, teröre ve teröriste gösterilen tavırlar bu mücadeleyi zafiyete uğratmaktadır. Hükûmet yeni kurumlar kurarak veya adlarını değiştirerek terörü bitireceğini mi sanmaktadır? Kendisine yeterli bilgi gelmediğini söyleyen Hükûmet bu teşkilatın kurulması için neden sekiz yıldır beklemiştir? Kurumlar arasında istihbarat alışverişinde problem var ise şimdiye kadar neden bu söylenmemiştir? Hükûmet, bu durumda, şimdiye kadar terörle mücadeledeki başarısızlığını kabul etmiş sayılmaktadır. Hükûmetin terörle etkin mücadele amacıyla yeni bir düzenleme ile kurmak istediği bu Müsteşarlığın amacına uygun bir şekilde çalışıp çalışmayacağı konusunda kamuoyunun büyük bir kuşkusu vardır. Hükûmet, kontrol altında tutabileceği, kendine hizmet edecek kurumları kurmak için manevralarına devam etmektedir. Yargıdan sivil toplum kuruluşlarına kadar kendine göre şekillendirme yapmaya çalışan AKP Hükûmeti, şimdi ise istihbarat alanında yönetebileceği bir yapı kurmaya çalışmaktadır. Devletin bazı kadrolarını dışlamaya, onları tasfiye etmeye yönelik planların ve çalışmaların yapıldığı kamuoyu tarafından uzun süredir görülmektedir.

İşte, gelinen bu son noktada yeni bir manevrayla yeni bir kurum oluşturulmaktadır. Çekirdek kadrosu 100 kişiden oluşacak olan bu kurum tüm iller düzeyinde teşkilatlanacaktır. Yetkisi üst düzeyde olacaktır. Temel görevi “teröre karşı strateji oluşturmak” olarak açıklanmakta olan bu kurumun neden tüm illerde şubelerinin kurulacağı bir soru olarak gündemdedir. Oluşturulmak istenen bu kurumun amacının yalnız terör problemini çözmek olmadığı, aynı zamanda toplumun ve muhalefetin üzerinde bir baskı aracı hâline getirilip getirilemeyeceği de kamuoyu tarafından sorulmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 21’inci yüzyılda istihbaratın, sosyal ve teknolojik değişikliklere ayak uydurması gerekmektedir. İstihbarat, terörle hem taktik olarak hem de stratejik olarak mücadele edebilmelidir. Hükûmetlerin de teröre karşı etkili politikaları olması gereklidir. Hükûmetlerin benimsediği kapsamlı, iyi düzenlenmiş politikalar olmadıkça terör gelecekte de tehdit olarak sürecektir ve terörün var olduğu bir coğrafyada istihbaratın da var olması, iyi teşkilatlanması gerekmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Abdulaziz Yazar (CHP, Hatay). “Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 10 Şubat 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulaziz-yazar-23-2010-02-10-kamu-duzeni-ve-guvenligi-mustesarliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkind (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
