# Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile moldove cumhuriyeti hükümeti arasında veterinerlik alanında işbirliği anlaşmasının onaylanmısı hakkında(s.s.602)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Abdülkadir Akcan (MHP, Afyonkarahisar)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim
- **Tarih:** 22 Şubat 2011
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE MOLDOVE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA VETERİNERLİK ALANINDA İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASININ ONAYLANMISI HAKKINDA(S.S.602)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-akcan-23-2011-02-22-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-moldove-cumhuriyeti-hukumeti-arasinda

> Abdülkadir Akcan (MHP), 22 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE MOLDOVE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA VETERİNERLİK ALANINDA İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASININ ONAYLANMISI HAKKINDA(S.S.602)); konuşma 1.116 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA ABDÜLKADİR AKCAN (Afyonkarahisar) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Kanun Tasarısı üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Söz konusu tasarı… Ülkemiz Hükûmeti ile Moldova Cumhuriyeti Hükûmeti arasında veteriner hekimlik alanında iş birliği yapılmasına dair bir mutabakat protokolü var. Bunun uygun bulunduğuna dair Meclis onayı gerekiyor. Bu nedenle bu tasarıyı burada ele alıyoruz.

Değerli milletvekilleri, günümüzde “tek sağlık parametresi” diye bir kavram üzerinde bütün dünya konuşmaya başlamıştır. Yani canlıların sahip olduğu hastalıkların, özellikle viral hastalıkların, hayvandan insana, bitkiden insana, bitkiden hayvana, hayvandan hayvana, insandan hayvana bulaşabilir niteliği nedeniyle artık veteriner hekimlikle, veteriner tababetle beşerî tababetin birlikte çalıştığı bir döneme girmiş bulunuyoruz.

Bu itibarla, gerekli sağlık tedbirlerinin alınabilmesi için ülkeler arasında sıkı bir iş birliğine gidilmesi, hastalıklarla mücadele için kaynakların harcanması yerine hastalığın yayılmamasının veya çıkmamasının ön plana alınması önem arz etmektedir. İşte, bu yüzden de bu tip anlaşmalar yapılmaktadır.

Aslında, Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı uluslararası standartlarda mevzuatı düzenlemekte ve ülkeleri buna uymaya davet etmektedir. Bire bir her bir ülke bu standartlara uyarken kendi aralarında da özel anlaşmalar ihdas edebilmekte. Bunun temel nedeni de ülkelerin kendi aralarında yapacakları hayvan ve hayvansal ürün ticaretine dayalı olarak şekillenebilecek olumsuzlukların önüne geçmektir.

İşte, ülkemizde de Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından sorumluluğu üstlenilmiş, hayvan sağlığı ve dolayısıyla insanlara hayvan ve hayvansal ürünlerden muhtemel bulaşmaların, sağlık açısından risk oluşturabilecek bulaşmaların önüne geçilmesi gerekmektedir ki Bakanlığın görevleri arasındadır.

Geçen hafta “Bu görevi ne ölçüde Tarım Bakanlığımız yapıyor, yapmıyor…” bunun analizinin esas alındığı bir gensoru tartışması ortaya kondu. Bu gensoru tartışması sırasında Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu bulunan partiler ve bu konuda söz söyleme durumunda olan şahıs adına konuşma yapan milletvekillerimiz görüşlerini serdettiler ve ben Milliyetçi Hareket Partisi adına görüşlerimi ifade ederken, Tarım Bakanlığımızın belgelerinin dışında hiçbir belgeye dayanmadım, sözlerimi buna dayandırarak ifade ettim.

(x) 602 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Bazı arkadaşlarımızın bana saat gösterdiğini görüyorum. Bu konuları tartıştırtmamak için Sayın Öztürk, Bakanınıza doğru icraat yapma noktasında bir telkinde bulunun lütfen.

Şimdi, Sayın Bakanın gensorudan iki gün sonra kendi İnternet sitesinde, Bakanlık İnternet sitesinde yayınladığı bir basın açıklaması var. Bu basın açıklaması sekiz paragraftan oluşuyor, ilk ikisi birbirinin tekerrürü, ben bu paragrafları sizlerle paylaşacağım, okumamış olabilirsiniz diye:

“Bakanlığımızın canlı sığır ithalatı ile ilgili olarak gerçekleştirdiği yazışmalardan hareketle TBMM’de gündeme getirilen, ardından da kimi haber ve yorumlara konu olan gelişmelere ilişkin aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek duyulmuştur.

Bakanlığımız, canlı hayvan ve hayvansal ürünlerle ilgili bütün ithalat kararlarını üyesi olduğumuz Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı (OIE) standartlarına ve ulusal mevzuatımıza göre yürütmektedir. Bu nedenle insan ve hayvan sağlığı açısından herhangi bir sorun bulunmamaktadır.

Bakanlığımızca alınan kararlar, Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı (OIE) uluslararası standartlarla birlikte bazı ilave önlemleri de içermektedir. Bu çerçevede canlı sığır ve et için belirlenen şartları karşılayan veteriner sağlık sertifikaları hazırlanmıştır. Buna ilaveten Bakanlığımızca canlı hayvan ithalatında iki veteriner hekim, sığır eti ithalatında ise bir veteriner hekim gerekli sağlık ve teknik şartlarının kontrolünü yapmak üzere ihracatçı ülkede görevlendirilmektedir. “ diyor Sayın Bakan değerli milletvekilleri.

Ben, burada, huzurlarınızda, ithalatın ilk yapıldığı dönemde, ilk ithalat, ilk partide ortaya konmuş olan teknik ve idari şartnameyi karşılaştırdım, okudum; huzurlarınızda da bunu okudum. Teknik şartnamede Sayın Bakanlık ve Sayın Bakan, ithalatın yapılacağı ülkeye gidileceğini, bir komisyon, bir heyet tarafından bir muayenenin gerçekleşeceğini, sağlık kontrolünden geçen hayvanların gemilere veya nakil araçlarına yükleneceğini ifade etmiş olmasına karşılık idari şartnamede ihracat amacıyla o ülkeden yola çıkmış, yani muayenesi Sayın Bakanın görevlendirdiği veteriner hekimler tarafından yapılmamış olan hayvanların da ihaleye teklif edilebileceğini idari şartnamede ifade etmekte. Bunu yedi düvel, yedi dünya, bütün herkes okuyabilir şartnameleri İnternet sitelerinden. Ben de İnternet sitesinden ve Et Balık Kurumundan temin ettiğim şartnameleri burada huzurlarınızda okudum.

Şimdi, Sayın Bakanın şu üçüncü paragraftaki açıklamasıyla idari ve teknik şartnamedeki çelişkiyi yan yana koyunca benim vebalini taşıdığımız, sorumluluğunu taşıdığımız, kendilerini temsil etmek üzere buraya görevlendirdiğimiz insanların sağlığıyla ilgili olarak endişe etmemem mümkün mü? Endişe etmek mecburiyetimiz var diye, vebalimiz var diye burada bunları dile getirdiğimizi ifade ettik. Sayın Bakan buna karşılık ne söylüyor? “Biz oraya veteriner hekim gönderiyoruz…”

Değerli milletvekilleri, ithalatın yapıldığı ülkede belki bir, bilemediniz iki tane deli dana hastalığının olup olmadığını laboratuvar muayenesiyle ortaya koyabilecek laboratuvar var. Yani şimdi Sayın Bakan o ithalatın yapıldığı ülkeye veteriner hekimi gönderdi, o ülkedeki bu laboratuvara girdi arkadaşlarımız, ithal edilecek hayvanlardan numune aldı, orada inceledi, ondan sonra mı bize, buraya ithal etti yani? Bir.

İki: Bu dünyada yaşıyoruz. Bizim hayvanlarımız kesildikten sonra sakatatının yenilmesinde, beynin yenilmesinde, omuriliğin yenilmesinde hiçbir sakınca yok; bağırsaklarının kullanılmasında, tüketilmesinde hiçbir sakınca yok. Eğer olsa Sayın Bakanın bu genelgeyi yayınlaması gerekiyordu. Yayınlaması gerekiyor idiyse niye yayınlamadı diye ben bunun hesabını millet adına burada sormak için ifade etmekle kusur mu etmiş oluyorum yoksa görevimizi mi yapmış oluyoruz?

Dolayısıyla, Sayın Bakanın yayınladığı genelgede veya kendi adına genel müdürünün yayınladığı genelgede ne diyor? “Bu amaçla ülkemize ithal edilecek olan her yaştaki sığır cinsi kasaplık hayvanların beyin, göz…” vesaire sıralayıp gidiyor yani “Türkiye’ye yurt dışından ithal edilen hayvanların sakatatının tüketilmesinde sakınca var.” diyor. Peki, yerli kesimlerimizde var mı böyle bir sakınca? Yok. Öyleyse bizim hayvanlarımızın bu hastalıkları taşıması söz konusu değil. Değil ki, önlem alma ihtiyacı hissedilmiyor. Evet, böyle bir mesele yok Türkiye’de. Ne zaman sıkıntı başladı? İthalatta. Her defasında biz burada ne dedik? Hayvancılığımızı sağlıklı bir zemine oturtarak üretimi sağlıklı bir zeminde yapmazsak yurt dışından ithal etmek zorunda kalırız ki, bu ithalatla da pek çok problemi, ülkemizde olmayan problemi ülkemize taşımış oluruz endişemizi her defasında dile getirdik ve önlem olarak da dedik ki: Damızlık hayvan yetiştiriciliğini zinde tutmak, ayakta tutmak, süte değerinde para vermekten geçer. Eğer süt sığırı yetiştiriciliğini ayakta tutamazsanız, hayvancılık çöker dedik ve bunu ikaz ettik. Sayın Bakan da buraya her defasında çıktı, ne dedi: “Evet, haklısınız. Biz bunu sağlamak için Süt Konseyi kurduk.” dedi. Süt Konseyi kurdunuz. Süt Konseyi kurduğunuz için mi kasım ayında veya ekim ayında sıfır gümrükle ithal edilmesine müsaade etmek için çıkardığınız Bakanlar Kurulu kararında, ocak ayından itibaren ithal edilmiş süt tozuna da gümrüğü sıfırlama ihtiyacı hissettiniz? Bunun için mi Süt Konseyi kurdunuz? Kurduğunuz Süt Konseyinin bir emri gereği midir yurt dışından süt tozu ithal etmek? Yani Süt Konseyi marifetiyle mi, Türkiye’de süt sığırı yetiştiriciliğini süt tozunu yurt dışından ithal ederek çökertmeyi Konsey marifetiyle mi yapıyorsunuz?

Bunları sormak durumundayız. Bunları kötü niyetle sormuyoruz. Bunları sorarken, doğru bir zemine oturtma adına, doğruyu bulma ve sağlıklı hayvan yetiştiriciliğine ülkemizi kavuşturma adına bunları söylüyoruz. Yoksa, sağlıklı… Yani şu, Bakanlar Kurulu; yirmi dört tane Bakanımız var. Allah aşkına, kaç tanesine gensoru verildi? Doğru dürüst icraat yapan bakana burada kalkıyoruz, teşekkür ediyoruz ama icraatı yanlış yapan ve ülkeyi sıkıntıya sokan bakanlar hakkında da gensoru müessesesini iktidarıyla muhalefetiyle Meclisin İç Tüzüğü’ne ve Anayasa’ya koymuşuz, bunun gereğini yerine getiriyoruz.

O nedenle, Sayın Bakanı belki Sayın Başbakanı, kendisini Bakan yapan Değerli Başbakanımızı kandırabilir ama lütfen, Türk milletini kandırmasın, doğru dürüst icraat yapsın. Bunun için bu konuşmayı yapma ihtiyacı hissetim.

Hepinize saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Abdülkadir Akcan (MHP, Afyonkarahisar). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile moldove cumhuriyeti hükümeti arasında veterinerlik alanında işbirliği anlaşmasının onaylanmısı hakkında(s.s.602)”. TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim tutanağı, 22 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-akcan-23-2011-02-22-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-moldove-cumhuriyeti-hukumeti-arasinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
