# Olağanüstü hal bölge valiliği ihdası hakkında kanun hükmünde kararnameye bir geçici madde eklenmesi hk. (s.sayı 268)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim
- **Tarih:** 17 Aralık 2003
- **Gündem:** OLAĞANÜSTÜ HAL BÖLGE VALİLİĞİ İHDASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEYE BİR GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ HK. (S.SAYI 268)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2003-12-17-olaganustu-hal-bolge-valiligi-ihdasi-hakkinda-kanun-hukmunde-kararname

> Abdülkadir Aksu (AK Parti), 17 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: OLAĞANÜSTÜ HAL BÖLGE VALİLİĞİ İHDASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEYE BİR GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ HK. (S.SAYI 268)); konuşma 811 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İstanbul Milletvekili Sayın Berhan Şimşek'in, Necip Hablemitoğlu'nun öldürülüşünün 1 inci yıldönümünde "faili meçhul cinayetlerde yitirdiğimiz aydınlarımız" konulu gündemdışı konuşmaları üzerine söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisin siz değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, merhum Doç. Necip Hablemitoğlu ve teröre kurban verdiğimiz bütün aydınlarımıza, gençlerimize, hâsılı, bütün vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı diliyorum.

Temel bir hak olan yaşama hakkına yönelen her türlü saldırıyı, nereden gelirse gelsin ve kime karşı olursa olsun, nefretle kınıyoruz, kınıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde 1960'lı yılların son bölümünde başlayan ve o tarihlerde isim koymakta mütereddit davrandığımız terör, geçen otuz yıldan fazla süreye rağmen, maalesef, ülke gündeminde yer almaya devam etmiştir.

Kimi zaman form değiştirmiş, isim değiştirmiş; ama, kanlı yüzünü hiç değiştirmemiştir. Biz, bu kanlı terör eylemleri nedeniyle, değişik kesimlerden binlerce vatan evladını kaybettik. Kaybettiğimiz bu değerlerimiz arasında, gün geldi işadamlarımız oldu; bazen, kör terör, aydınlarımızı hedef aldı; kimi zaman, bu saldırılar, basın mensuplarımıza ve kamu görevlilerimize de yöneldi.

Ankara Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu da ülkemizdeki aydınlarımıza yönelik terörün son kurbanıydı. Geçen yıl, 18 Aralıkta, saat 20.30 sıralarında, Çankaya İlçesi Portakal Çiçeği Sokakta bulunan evinin önünde saldırıya uğradı.

Merhum Hablemitoğlu, araştırmacı kişiliği ve Atatürkçü bakış açısıyla, bilim hayatımıza çok önemli katkılarda bulunmuştur. Kitaplarında ve yazılarında savunduğu konular, ülke gündeminde birtakım demokratik eksenli tartışmaların başlamasına neden olmuştur.

Sayın milletvekilleri, artık, terörün hedefinin demokratik parlamenter sistem olduğunu bilmeyen kimse kalmadı. Teröristler, demokrasi ve barışı istemiyorlar. Onlar, kanla besleniyorlar; hedeflerine koydukları insanları seçerken de, kayıpları halinde demokrasinin en çok zarar göreceği kişileri belirliyorlar; uzlaşma eğilimindeki toplum kesimlerinin arasına nifak sokacak isimleri tespit ediyorlar. Dünyanın her yerinde terörün metodu bu. Dolayısıyla, isimler, bir tesadüf hedef değil, tıpkı, Muammer Aksoy, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı cinayetlerinde olduğu gibi, yukarıda çerçevesini çizdiğim bir plana istinat ediyor.

Saydığım isimler için pek çok ortak paydadan söz edilebilir; ama, burada, benim, üzerinde vurgu yapmak istediğim ortak yön, bu insanların düşüncelerini hep özgürce dile getirmiş olmalarıdır. Bu kişiler, demokratik toplumun güvencesi olan, özgür düşünen beyinlerdi.

Bu toplum, düşüncesini açıkça paylaşmaktan bir an olsun geri durmayan bu kişilere daima saygı duymuştur. Bunun böyle olması da doğaldır; çünkü, Türk toplumu, yakın zamana kadar, bütün şiddetiyle yaşadığımız terör eylemlerine rağmen, farklılıkları ve aykırı düşünceleri kabul konusunda derin bir hoşgörü kültürüne sahip olmuştur. İşte, vurgulamaya çalıştığım hoşgörü kültürünün oluşmasına, yukarıda isimlerini zikrettiğim merhum aydınlarımızın da önemli katkıları olduğunu, yeri gelmişken hemen belirtmeliyim. Türkiye'de hoşgörü kültürünün gelişmesi ve demokrasinin bir hayat tarzı olarak yerleşmesi halinde, terör ve terörist için uygun vasat kalmayacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu bakımdan, biz, demokrasinin kurum ve kurallarıyla yerleştirilmesi için gereken her türlü tedbiri tavizsiz bir şekilde almayı, en önemli terörle mücadele yöntemi olarak benimsiyoruz; ama, tabiî ki, teröristleri ve terör örgütlerini, sıkı bir şekilde takip etmeyi de ihmal etmiyoruz. Son bir yıllık dönemde, bu açıdan alınan mesafeyi hepimiz birlikte yaşadık. Çeşitli terör grupları, daha eylem yapmaya fırsat bulmadan, mühimmatlarıyla yakalandılar. Ülkemizdeki terör eylemlerinin büyük bölümünü planlayan ve organize eden birkaç terör grubunun en önde gelen elemanları, şu anda yüce Türk adaletine hesap veriyor. Yukarıda isimlerini saydığım aydınlarımıza yönelik menfur saldırıların hemen hepsi aydınlatıldı. Bunlardan tek istisna Hablemitoğlu cinayetidir.

Tabiatıyla, burada kastettiğim faili meçhul cinayetlere, bölücü teröre bağlı olarak meydana gelen faili meçhul cinayetler dahil değildir; ama, biz, bu konuda da çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Aradan geçen zamana rağmen, hassasiyetimizde hiçbir eksilme olmamıştır. Biz biliyoruz ki, faili meçhul cinayetler, demokrasiler üzerine düşen ağır gölgelerdir. Vatandaşına huzur veren bir demokrasi için, olabildiğince çok, mümkünse bütün faili meçhul olayların aydınlatılmasıdır.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, şimdi, izin verirseniz, Hablemitoğlu cinayetinde son durum nedir; biraz da bu konu üzerinde durmak istiyorum. Merhum Hablemitoğlu suikastı akabinde, hemen, İçişleri Bakanı olarak ben ve Sayın Başbakan, güvenlik birimlerini talimatlandırdık. Olayın aydınlatılması için özel ekipler kurulmasını sağladık; yani, bu konudaki siyasî irademizi, kararlılığımızı hemen cinayetin akabinde ve Sayın Başbakanın başkanlığında yapmış olduğumuz bir güvenlik toplantısında dile getirdik ve bir özel ekip görevlendirdik. Yalnızca bu amaçla çalışan görevlilerimiz, olayın çok yönlü araştırılmasına devam etmektedirler. Ben de, bizzat, gelişmeleri yakından takip etmekteyim.

Bu çerçevede, olay yerinde yapılan araştırmalarda bulunan 2 adet 9 milimetre çaplı boş kovan, ülke genelindeki tüm kriminal laboratuvarlarda incelenmiştir; ancak, daha önceden gerçekleştirilen herhangi bir olayla ilişiği tespit edilememiştir.

Yine, çevrede yapılan araştırmalarda, olayın herhangi bir görgü tanığı bulunamamıştır. Buna karşın, kurduğumuz özel ekibimiz, gelen ihbarları titizlikle değerlendirmekte ve menfur saldırıyı görme ihtimali bulunan kişilerle görüşerek ipucu yakalamaya çalışmaktadır. Olayın bir başka özelliği de, yasadışı örgütlerden hiçbirinin bugüne kadar saldırıyı üstlenmemesidir.

Bu tarz olayların aydınlatılması, titiz ve uzun soluklu bir çalışmayı gerektirmektedir. Güvenlik mensuplarımız da, faillerin tespit edilerek yakalanması için çok yönlü olarak çalışmalarını sürdürmektedirler. Biliyorsunuz ki, biz, ilkönce çalışmalarımıza, biraz önce ismini de zikrettiğim aydınlarımıza yönelik terör eylemlerini gerçekleştiren örgütlerden başladık; ama, hiçbirini ihmal etmeden bütün ihtimalleri de nazarı dikkate alarak, bütün örgütler üzerinde, bütün hassasiyetimizle durmaktayız ve ümit ediyorum ki, yakın bir gelecekte emniyet güçlerimiz bu olayı aydınlatacak ve faillerini adalete teslim edecektir.

Yüce Heyetinizi, tekrar, saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “Olağanüstü hal bölge valiliği ihdası hakkında kanun hükmünde kararnameye bir geçici madde eklenmesi hk. (s.sayı 268)”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2003-12-17-olaganustu-hal-bolge-valiligi-ihdasi-hakkinda-kanun-hukmunde-kararname (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
