# Ix.tur. (içişleri bakanlığı, tarım ve köyişleri bak.)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim
- **Tarih:** 22 Aralık 2003
- **Gündem:** IX.TUR. (İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, TARIM VE KÖYİŞLERİ BAK.)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2003-12-22-ix-tur-icisleri-bakanligi-tarim-ve-koyisleri-bak

> Abdülkadir Aksu (AK Parti), 22 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: IX.TUR. (İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, TARIM VE KÖYİŞLERİ BAK.)); konuşma 2.226 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul)- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerimin başında, İçişleri Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının faaliyetleri ve 2004 yılı bütçe tasarıları hakkında bilgi sunmak üzere huzurlarınızda bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum ve bu arada, çok değerli milletvekili arkadaşlarımın Bakanlığımızın icraatlarıyla ilgili olarak ortaya koydukları kıymetli görüşleri için de teşekkür ediyorum. Bu vesileyle, Yüce Meclisin siz değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütçeler, Yüce Meclisin hükümet üzerinde öndenetim hakkını kullandığı en temel belgelerdir. Bu nedenle, yasama erkine, ülkenin geleceğine ilişkin olarak kararlar alma ve yürütme erkini yönlendirme yetkisi vermektedir.

Biz, İçişleri Bakanlığı ve bağlı kuruluşlar olarak, Yüce Meclisin bize harcama yetkisi verdiği bütün ödenekleri, geçmişte olduğu gibi, bugün de yerli yerinde kullanmaya özen göstereceğiz. Ayrıca, sizlerin öngörülerine uygun, etkin ve verimli bir çalışma içerisinde de bulunmaya gayret edeceğiz.

Tabiatıyla, idarenin verimli çalışması, etkin bir yönetim tesis etmesi, bazı hususların tahakkukuna ihtiyaç göstermektedir. Bu şartların birincisi, belki de en önemlisi, gelişen dünyaya hızla uyum göstermektir. Bakanlık olarak, dünyadaki gelişmeleri yakından takip ederek, sistemimizi ve personelimizi bu sürece uyumlu hale getiriyoruz.

Bu kapsamda, modern yönetim anlayışına uygun olarak etkin bir kamu hizmeti ve yönetimi sistemi oluşturabilmek için, araştırma- geliştirme ve strateji oluşturma faaliyetlerine en üst düzeyde önem vermekteyiz. Hizmet anlayışımızı ihata ederken, hukuk devleti ilkelerine uygunluğu, Anayasamızda ifadesini bulan devletin temel niteliklerine sadakatle bağlılığı, insan haklarına saygılı olmayı, demokratik bir devlet olmanın tüm gereklerini yerine getirmeyi temel almış bulunuyoruz.

İçişleri Bakanlığının, toplumun tüm kesimlerine yönelik kapsamlı bir faaliyet alanına sahip olduğu hepimizce malumdur. Bu itibarla, ülkemizin dört bir yanındaki yurttaşlarımıza, modern yönetimin bir gereği olarak, vatandaş odaklı hizmet anlayışı çerçevesinde hizmet etmeyi benimsedik.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizin çok iyi bildiği gibi, Avrupa Birliği üyeliği hem cumhuriyetimizin kurucusu büyük Atatürk'ün bizlere gösterdiği bir hedef ve hem de cumhuriyet hükümetlerinin stratejik önceliğidir. İçişleri Bakanlığı olarak bizim sorumluluğumuz, Kopenhag kriterleri çerçevesinde bir yandan mevzuatımızı uyumlulaştırırken, öte yandan da uygulamaya yönelik tedbirler almaktır.

Geçen bir yıl boyunca Bakanlığımda Avrupa Birliği hedefine yaklaşmak adına ciddî ve kararlı bir çalışma yöntemi benimsenmiştir. Öncelikli hedef "işkence ve kötü muameleye karşı sıfır tolerans" olarak kamuoyuna takdim edilmiş, uygulamada bu konu üzerinde tavizsiz bir çizgi izlenmiştir. Nitekim, İlerleme Raporunda Bakanlığımızla alakalı olarak uygulamada sağlanan iyileşmelerden övgüyle söz edilmiştir; ama, biz atılması gereken daha pek çok adım olduğunun idrakindeyiz. Bu bakımdan hükümet düzeyinde oluşturduğumuz izleme grubu ve bu grubun alt komitesi yanında, ben, Bakanlığımda da iki komisyon daha kurmuş bulunuyorum. Birinci komisyon, Avrupa Birliği vizyonu konusundaki Bakanlık stratejisini geliştirmekten sorumlu tutulmuş, daha çok Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışacak; diğer komite ise, Emniyet Teşkilatı personel yapısı içinde disiplin hukukunun uyumlulaştırılmasına gayret sarf edecektir.

Değerli arkadaşlarım, ana başlıklarıyla, bu süre içerisinde sağlanan iyileştirmeleri bir kez daha bilgilerinize sunmak istiyorum.

Dernek kurma özgürlüğü alanında önemli ilerlemeler sağlanmıştır.

Cemaat vakıflarına mal edinmeleri veyahut mevcut mallar üzerinde tasarrufta bulunma imkânı getirilmiştir.

Siyasî Partiler Kanununda yapılan değişikliklerle partilerin kapatılmaları güçleştirilmiştir.

Düşünce özgürlüğünün ve düşünceyi ifade özgürlüğündeki engelleri kaldırmaya yönelik önemli düzenlemeler gerçekleştirilmiştir.

Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerde yayın yapılması ile bu dil ve lehçelerin özel kurslarda öğretilmesi mümkün kılınmıştır.

Basın özgürlüğü daha sağlam dayanaklara istinat ettirilmiştir.

Ebeveynin çocuklarına isim koyma hakkı, genel ahlaka ve adaba aykırı olmamak koşuluyla genişletilmiştir.

Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının kullanımına ilişkin olarak önemli ilerlemeler sağlanmış, bu bağlamda, gözaltı ve yakalama konuları tereddüde meydan vermeyecek biçimde yeniden düzenlenmiştir. İşkence ve kötü muamelenin önlenmesi kapsamında da çok sayıda yasal değişiklikler gerçekleştirilmiştir.

Değerli arkadaşlar, bir ülkede, demokrasinin iyi işlemesi için demokratik rejimin ve ademimerkeziyetçi yönetim anlayışının temelini oluşturan yerel yönetimlerin yeterince güçlü olması gerekmektedir.

Yönetimde katılım, verimlilik, etkinlik ve çok ihtiyaç duyduğumuz bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının azaltılabilmesi için yerel yönetimler vazgeçilmez öneme sahiptir; ancak, bugüne kadar taşradaki örgütsel yapının işlevsel olmaması, günümüz koşullarına ve ülke ihtiyaçlarına uygun mevzuat düzenlemelerinin gerçekleştirilememesi, uzman personel, modern donanım ve araç gereç yetersizlikleri, yöre halkının yönetime ve kalkınma faaliyetlerine yeterli bir düzeyde katılım ve katkılarını sağlayacak mekanizmaların kurulamaması, taşra yönetiminin ekonomik kalkınmasının hızlı, yaygın ve dengeli bir biçimde gerçekleştirilmesine engel olmuştur. Bu sorunların giderilmesi, çağdaş ve etkili bir il sistemi ve yerel yönetim yapılanmasının istikrarlı ve etkin makro ekonomik politikalarla desteklenmesi durumunda taşranın bugünkünden çok farklı ve hızlı bir gelişme ivmesi kazanacağı kuşkusuzdur. Bu bağlamda hükümetimiz, kapsamlı bir kamu yönetimi reformunu hızla gerçekleştirmek üzere hazırlıkları tamamlamıştır.

İdarî yapılanma açısından tam bir dönüşüm içeren bu çalışma için toplumsal kesimlerin talepleri alınmış, toplantılarla kamuoyu bilgilendirilmiştir; Meclis içi ve dışı siyasal partilerimizin konuya ilişkin görüşlerinin alınması da ihmal edilmemiştir. Meclis çatısı altında grubu bulunan partilere brifing verilerek gelişmelerden bilgi sahibi olmaları temin edilmiştir. Yalnızca bu yapılanlar bile yakın dönemde hiç raslanmayacak biçimde bir mutabakat arayışı içinde olduğumuzu ortaya koyacak delillerdir diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, burada bu konuyla ilgili görüşlerini dile getiren bazı arkadaşlarımız, katılımcılığın ve demokratik yöntemin eksikliğinden bahsettiler. İnanın, ilk defa, ülkemizde, bir kanun tasarısı hazırlanırken, bu kadar demokratik bir yöntem ve en ileri düzeyde bir katılımcılık temin edilmiştir. Bu kanun çalışmalarına, yine bir arkadaşımız dedi ki: "Siz, belediyelere bir şey yapmadınız." Bakın, insaf diyorum arkadaşıma; daha 58 inci hükümetimizi kurar kurmaz, ilk hafta, o zamanki Başbakanımız Sayın Abdullah Gül'ün, Acil Eylem Planı gereği bize verdiği ilk talimatla, yerel yönetimler reformuyla ilgili İçişleri Bakanlığında bir çalışma başlattım, kamu yönetimi reformuyla ilgili de Başbakanlıkta, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcımız Mehmet Ali Şahin Beyin başkanlığında bir çalışma başlattık. Bir ay sonra hazır olan bu çalışmalar, Bakanlar Kurulunda görüşüldü ve kamu yönetimi, kamu idaresi bir bütündür dedik; hem kamu yönetimi hem yerel yönetimler temel esasları bir başlık altında, bir metinde toplansın dedik ve bu yönde, gerçekten, demokratik ve katılımcı bir yöntem tespit ettik. O da şuydu: Uygulayıcılar, valilerimiz, büyükşehir belediye başkanlarımız, il belediye başkanlarımız, ilçe belediye başkanlarımız, belde belediye başkanlarımız, il genel meclisi üyelerini temsilen dernek genel başkanı, muhtarlarımızı temsilen muhtarlar derneklerinin genel başkanları ve bürokratlar, bu toplantılara davet edildi ve bu yasaları madde madde birlikte çalıştık, hazırladık. Bakın, o zaman, bir belediye başkanı arkadaşım şunu ifade etmişti: "Biz, şimdiye kadar, hükümetlere, bizimle ilgili bir düzenleme yapınca, bizim haberimiz olsun derdik; ama, şimdi, siz, öyle bir adım attınız ki, haber vermek değil, yasayı birlikte yapıyoruz." Orada, şuna da dikkat ettik değerli arkadaşlarım: Çağırdığımız belediye başkanlarının her birinin, özellikle siyasî partilerimizin birinden olmasına dikkat ettik ki, bütün siyasî partilerimiz bu komisyonda temsil edilmiş oldu.

Daha sonra, hazırlanan bu taslak, önce, Mecliste grubu bulunan partilerin, Adalet ve Kalkınma Partisi ile Cumhuriyet Halk Partimizin Grubunda görüşüldü, bilgi verildi. Üniversitelerimizde mutfak çalışması yapıldı. Sivil toplum örgütlerine, TÜSİAD, TOBB, TESEV gibi kuruluşlara önceden taslaklar gönderildi, çalışmalar yapıldı. Yani, bugüne kadar, Allah aşkına, hangi tasarı bu kadar geniş çapta kamuoyunda tartışılmıştır?! Buna rağmen, halen, bizim haberimiz yok demek insafla bağdaşmaz.

Değerli arkadaşlarım, bu temel yasanın çerçevesi içerisinde, yerel yönetimlerle ilgili üç temel yasa, başlangıçta, aynen saydığım metotla hazırlandı bunlar da, bu saydığım arkadaşların katılımıyla. Belediye kanunu, büyükşehir belediyeleri kanunu ve il özel idaresi kanunu taslakları bu şekilde hazırlandı; şimdi, onu arz edeceğim.

Şimdi, o tasarıyı, en geç önümüzdeki hafta, önce siyasî parti gruplarımıza getireceğiz; bizim Gruba ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna. Ondan sonra da, kamuoyunda tartışmaya açacağız ve eşzamanlı olarak, önce, kamu yönetimi temel kanununu, hemen peşinden de, bu saydığım üç temel kanunu, inşallah, Türkiye Büyük Millet Meclisine getireceğiz ve inşallah, hazırlanan bu yasaların çıkarılması, 22 nci Dönem Parlamentosuna nasip olacaktır. Hemen, ocak ayının ilk onbeş günü içerisinde, bu tasarılar, bu geniş tartışmalardan sonra buraya getirilecektir değerli arkadaşlarım.

Bir de, Bakanlığımız, bir yandan Avrupa Birliği uyum yasaları, bir yandan da kamu yönetimi reformu, yerel yönetimler reformu kapsamında üstlendiği sorumluluklar ve bir yandan da vatandaş odaklı yeni yönetim anlayışı nedeniyle, elektronik devlet uygulamaları konusunda da çok etkili bir yönetim organizasyonu kurmak sorumluluğu altında kalmaktadır. Bakanlığımda, "nasıl bir e-devlet" sorusuna cevap bulmak amacıyla, bütün birimlerin katılımıyla oluşmuş bir bilişim komitesi kurulmuştur. Bu komite, elektronik hizmeti amaçlayan bütün projeleri, devletimizin genel e-dönüşüm konseptine uygunluğu açısından denetlemekle görevlendirilmiştir.

Biz, vatandaşımızın günlük hayatını kolaylaştıran, devlet hizmetinin niteliğini yükselten ve birbiriyle entegre olabilen projeleri geliştiriyoruz ve bütün bunların merkezine de MERNİS Projesini oturtuyoruz. Bu çerçevede, MERNİS Projesi bünyesinde Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası sistemini oluşturarak, vatandaşın kamu tarafından teyit edilmiş bir kimlikle tanınması hususunda yaşanan sıkıntıya köklü bir çözüm ürettik.

Bu noktadan sonra, şimdi, kimlik paylaşım sistemi kurularak bu çözümün etkin bir biçimde toplumsal hayatın bütün alanlarına, ilgili kamu kurum ve kuruluşları vasıtasıyla yansıması sağlanacaktır. Kamuda kimlik bilgilerinin paylaşımının bir an önce hayata geçirilmesi çalışmaları sürdürülürken, pilot uygulama niteliğinde ve kimlik paylaşım projesine ön hazırlık olmak üzere, adliye saraylarında nüfus temsilcilikleri açılmasına karar verdik. Hatırlarsanız -Plan ve Bütçe Komisyonunda olan arkadaşlarım hatırlayabilir- 2004 yılı bütçemiz 6 Kasım günü Plan ve Bütçe Komisyonunda tartışılırken, bu uygulamayı 4 ilde başlattık demiştim; aradan geçen yaklaşık birbuçuk ay içinde, şimdi, 12 ilde 18 adliyemizde bu sistem kurulmuştur. Bu uygulamanın amacı, yukarıda da arz ettiğim, vatandaşın günlük hayatına teknolojiyi bir an önce sunmaktır. Bakın, önceden, mahkemelerce istenilen kayıtlar için 20 ilâ 40 gün beklemek gerekirken, şimdi, birkaç dakikada kayıtlara ulaşılır hale gelinmiştir. Dolayısıyla, davalardaki gecikme nedenlerinden biri de bu şekilde ortadan kaldırılmış oluyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlığımız, ülkemizin içgüvenliğinin korunması ve toplumsal huzurun sağlanmasıyla görevli ve sorumludur. Bu amaçla, polis, jandarma ve sahil güvenlik birimleri, 24 saat esasına göre hizmetlerine devam etmektedirler. Bakanlığımız, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da, bu misyonu, yeni güvenlik politikaları doğrultusunda bilim ve teknolojideki gelişmelere uygun olarak devam ettirecektir. Bu bakımdan, içgüvenlik hizmetlerinin yürütülmesinde projeli çalışmalara önem veriyoruz. Bu yaklaşım çerçevesinde, halkımızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın güvenlik hizmetine de aktif katılımını sağlamaya elverişli mekanizmalar oluşturuyoruz. Vatandaşla işbirliğinin gerçekleştirilmesini ve suçun daha oluşmadan önlenmesini amaçlayan toplum destekli güvenlik hizmetini geliştirmeye çalışıyoruz. Benimsediğimiz toplum destekli güvenlik hizmeti modeliyle, görev anlayışını hizmet anlayışına dönüştürüyoruz ve güvenliği sağlama görevini bir hizmet işlevi olarak değerlendiriyoruz.

Değerli arkadaşlar, İçişleri Bakanlığı olarak, güvenlik birimlerimizin yeni bilgilerle donatılması için, eğitime büyük önem veriyoruz. Eğitimde hem kalitenin artırılması ve hem de eğitimden yararlanan personel adedinin çoğaltılması konusunda gayretlerimiz var. Polis amirlerimizin yetiştiği Polis Akademisini, başka ülkelerde aynı amaçla kurulan meslekî okullara nispeten, daha aranılan bir akademi haline getirmeyi planlıyoruz ve şu anda, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen yabancı öğrenciler, burada, ders görmektedir. Ayrıca, polis okullarını, iki yıllık meslek yüksekokullarına dönüştürdük. Şu anda, Akademiye bağlı, 25 tane polis meslek yüksekokulumuz öğrenimine devam ediyor; geçen yıl ilk mezunlarını verdiler. Bunun yanında, geçmişte mezun olmuş lise mezunu polislerimize de yüksekokul mezunu olma imkânı getirdik. Aynı şekilde, jandarma astsubaylarımızın jandarma astsubay okulları da yüksekokul seviyesine çıkarıldı ve meslekte olan jandarma astsubaylarımıza da, lise mezunu polislerimiz gibi, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesine devam etmek suretiyle, yüksekokul mezunu olma imkânını da, bir projeyle getirmiş bulunuyoruz.

Değerli arkadaşlarım, ülke ekonomimize önemli zararlar veren, uzun vadede piyasaların morali üzerinde olumsuz etkiler bırakan çıkar amaçlı suç örgütleriyle mücadelemiz, büyük bir kararlılık ve etkinlikle yürütülmektedir. Devleti, toplumu, bir şekilde sömürmeyi alışkanlık haline getirmiş bu örgütlere yaşama hakkı tanımayacağız. Plan ve Bütçe Komisyonundaki görüşmeler sırasında, 11 Eylül 2001 tarihinde ABD'ye yönelik gerçekleştirilen saldırılar sırasında yaşanan uluslararası gelişmelere işaret ederek, gelişen durumun, Türkiye'nin iç ve dış güvenliği üzerindeki hassasiyetleri artırdığını ifade etmiştim. Biz, gelişen dünya şartlarının, iç güvenlik tehdidini nasıl etkileyeceğini, oluşturduğumuz çeşitli platformlarda tartışıp, planlıyoruz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, sözlerinizi tamamlar mısınız.

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla) - Teşekkürler efendim.

...tehdidin tipini tahmin ederek tedbirler geliştirmeye çalışıyoruz. Ülkemize tehdit olabilecek pek çok örgüt hakkında geniş bilgi birikimi oluşturup, bunları analiz edecek teknolojik altyapı oluşturuyoruz. Nitekim, İstanbul'da ramazan ayında meydana gelen ve bütün ülkeyi yasa boğan bombalama olaylarının bu kadar süratle çözülmesinde, sözünü ettiğim bilgi birikimi, uzman personel ve teknolojik imkânlar etkili olmuştur. Burada gerçekten süratli hareket edilmiş, geçmişe yönelik yapmış olduğumuz çalışmalarla topladığımız bilgilerin büyük etkinliği olmuştur.

Burada yeri gelmişken şunu da ifade edeyim: Pek çok konuşmacı arkadaşım, polisimizin özlük hakları konusunda da birtakım şeyler yapmamızı arzu ettiler. Bizim de temennimiz bu ve ben bakanlık görevime başlar başlamaz, hem emniyet mensuplarımız amir ve memurlarımızın hem de çarşı ve mahalle bekçilerimizin özlük haklarıyla, sosyal haklarıyla ilgili bir düzenleme yapılmasını istemiştim ve bu çalışmalarımız da devam etmektedir.

Değerli arkadaşlarım, yasadışı göç, bugün uluslararası toplumu en çok rahatsız eden suç türlerinin başında gelmektedir. Biz, bu konuda da demokratik yaklaşımımızı koruyoruz, sivil toplum örgütlerini ulusal mücadele stratejimizin içine dahil ediyoruz.

Son sekiz yılda ülkemize illegal yollarla giriş-çıkış yapmaya çalışırken veya ülkemizde yasadışı konumdayken, 164 değişik ülkeden toplam 445 387 kişi yakalanmıştır -bu, çok büyük bir rakam- ve bu geçişleri organize eden 28 ayrı uyruğa sahip 4 122 organizatör, organize suç örgütü mensubu da yakalanarak adliyeye teslim edilmiştir. Yasadışı göçle etkili bir şekilde mücadele edeceğiz. Hiçbir biçimde, Türkiye'yi kaçak insanların cenneti haline getirmek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Sahil Güvenlik Komutanlığımız, Jandarma Genel Komutanlığımız ve polisimiz, bu konuda, insan kaçakçılığı konusunda, gerçekten, büyük bir özveriyle çalışmaktadır.

Bir değerli arkadaşımın Sahil Güvenlik Komutanlığımızla ilgili temennileri oldu; işte, sahillerle ilgili helikopter falan... Bakın değerli arkadaşlarım, halen Sahil Güvenlik Komutanlığımız kadrolarında faal 7 helikopterimiz var, Ocak 2004 sonunda da 2 helikopterimiz daha katılacak, 5 helikopter alınmasıyla ilgili sözleşme imzalanmak üzere; ayrıca, 3 tane de sahil güvenlik uçağımız mevcuttur.

Bunun yanında, Sahil Güvenlik Komutanlığımız personelinin eğitimiyle ilgili birtakım önerileri oldu değerli arkadaşımızın. Sahil Güvenlik Komutanlığımızın Antalya'daki eğitim merkezinde, bu komutanlık bünyesine gelen personelin eğitimi yapılmakta; ama, hatırlarsanız, geçtiğimiz aylarda, Haziran 2003'te, 2692 sayılı Yasayla, Sahil Güvenlik Komutanlığımıza da, aynen Jandarmada olduğu gibi, kendi personelini yetiştirme, eğitme imkânını yeni verdik. Bundan sonra, bu konular, bizzat Sahil Güvenlik Komutanlığımız bünyesinde yapılacak.

Yine, değerli arkadaşımızın bir teklifi olmuştu; balıkçılara bilgi verilsin diye. Bakın değerli arkadaşlarım, her ay, Sahil Güvenlik Bölge Komutanlıkları, grup komutanlıkları ve müstakil bot komutanlıklarımız, balıkçılarla muntazaman toplantılar yaparlar; ancak, burada, bazı sorunlar Tarım ve Köyişleri Bakanlığımızı da ilgilendirdiği için, o bakanlığa yazı yazdık, bu toplantılara il ve ilçe tarım teşkilatından arkadaşlarımızın da katılmasını temin etmiş olduk. Bunu da bilgilerinize arz ediyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “Ix.tur. (içişleri bakanlığı, tarım ve köyişleri bak.)”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2003-12-22-ix-tur-icisleri-bakanligi-tarim-ve-koyisleri-bak (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
