# Özel güvenlik hizmetlerine dair kan.tas.(ss.467)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim
- **Tarih:** 10 Haziran 2004
- **Gündem:** ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KAN.TAS.(SS.467)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2004-06-10-ozel-guvenlik-hizmetlerine-dair-kan-tas-ss-467

> Abdülkadir Aksu (AK Parti), 10 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KAN.TAS.(SS.467)); konuşma 798 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Tekirdağ Milletvekili Sayın Ziyaeddin Akbulut ve Yalova Milletvekili Sayın Şükrü Önder tarafından verilen Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun Teklifi ile 2495 sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun Tasarısıyla ilgili söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisimizin siz saygıdeğer üyelerini saygıyla selamlıyorum.

Malumunuz, 2495 sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanun, kabul edildiği 1981 yılı şartları dikkate alındığında, son derece ileri bir aşamayı ifade ediyordu; ama, aradan geçen yirmiüç yıllık süre zarfında dünyada gelişen yeni güvenlik konsepti karşısında, yeni bir bakış açısına, yeni bir vizyona ihtiyaç duyulduğunu da açıkça kabul etmemiz gerekmektedir. Nitekim, bugün huzurunuza gelen yeni model, halen yürürlükte bulunan yasanın öngörmediği pek çok yaklaşımı içermesi bakımından, son derece önemli bir adım olmuştur.

Esasen, toplumsal dinamikler, kimi zaman biz kanun koyucuların öngörülerini aşabilmektedir. Bir başka deyişle, toplumsal ihtiyaçların hızla değişmesi, bu değişimin hızına ve yönüne uygun yasal zemin oluşturma ihtiyacını da bizlerin önüne getirmektedir. Özel güvenlik alanı da, böyle bir ihtiyacın başgösterdiği bir alan olmuştur.

Bilindiği üzere, kamu kuruluşları dahil pek çok hükmî şahsiyet, kendi özel koruma ihtiyacını karşılamak üzere arayış içerisinde olmuş, 2495 sayılı Yasanın dar kalıpları içine sığmayan çözüm arayışı içerisinde olmuş ve kendilerine göre çözümler bulmuşlardır. Öyle ki, 2495 sayılı Yasayla, özel güvenlik hizmeti sağlayan işletme kurulmasına izin verilmemesine ve her şirketin mutlaka kendi özel güvenlik teşkilatını kurması zorlanmış olmasına rağmen, şirketlerin, işletme maliyetleri nedeniyle, hızla, yalnızca güvenlik hizmeti üreten yerlerden hizmet satın almasına da şahit oluyoruz.

Biliyorsunuz, dünyanın her yerinde olduğu gibi, gerçek kişilerin de güvenlik ihtiyacı olabileceği, 2495 sayılı Yasa sistematiğinde gözardı edilmiştir. Bu tutuma da, kamunun can ve mal güvenliğinin sağlanmasının, devletin en önemli görevi olduğu düşüncesi gerekçe olarak gösterilmiştir. Elbette, can ve mal emniyeti devletin en önde gelen görevidir; bundan hiçbir biçimde kuşku duymuyoruz; ama, tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, kişilerin kendilerini koruma hakkına Türkiye'de de saygı duyulması gerektiğine inanıyoruz. Bu konuyla alakalı olarak, fakat, benim şu konuşmamın sınırları içerisinde söz etmem mümkün olmayan ihtiyaçlar ile modern devlet anlayışındaki gelişmeler, klasik devlet teorisinin en hassas olduğu alan olan güvenlik sektöründe bile kimi liberal değişiklikleri yapma konusunda bizleri âdeta zorlamaktadır. Kaldı ki, teklifin içeriğinde de çok net bir şekilde yer aldığı üzere, özel güvenlik sağlanması, devletin genel güvenliği sağlama yetki ve sorumluluğunu da ortadan kaldırmış değildir. Devlet, yine, yetkili mülkî amirler vasıtasıyla kamu güvenliğini ve esenliğini sağlamaya devam edecektir.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, esasen, sağlıklı bir şekilde düşünüldüğü takdirde, bu gelişmenin devlet açısından da ciddî yararları olacağını söylememiz gerekmektedir. İlk akla gelen fayda, koruma ve gözetim hizmetlerinin kamunun denetiminde kısmen özelleştirilmesiyle birlikte, özellikle kamu kurum ve kuruluşlarında kadro yığılmalarını önleyecek olmasıdır. Bunların yanında, özel sektörde yeni istihdam imkânları oluşacak, vergi gelirlerini artıracaktır.

29 maddeden oluşan bu teklif, esas itibariyle, sorunu bütüncül bir yaklaşımla çözmeye yönelik imkânlar içermektedir. Doğal olarak da bu teklifle bazı yeni yaklaşımların benimsendiğini de ifade etmek istiyorum.

Geçmişteki yalnızca kurum ve kuruluşların korunmasına ilişkin konsept terk edilerek, bununla birlikte kişilerin korunması, konser, tiyatro, spor müsabakaları gibi kısa süreli güvenlik hizmetleri de, bu teklif kapsamına alınmıştır.

Şirketlerin özel güvenlik alanında faaliyette bulunması İçişleri Bakanlığının iznine bağlanmış; uygulamaya ilişkin bütün işlemler için, valiler, yetkili merci olarak tespit edilmiştir.

Özel güvenlik şirketlerinin kuruluş usul ve esasları, faaliyet alanları, çalışma usul ve esasları, kurucuları ve çalışanları hakkında yapılacak işlemler ile eğitim ve denetimine ilişkin hususlar, bu teklifle düzenlenmiştir.

Özel güvenlik teşkilatı personelinin eğitimlerinin İçişleri Bakanlığınca veya Bakanlığın denetim ve kontrolünde kurulan özel eğitim kursları tarafından yerine getirilmesine de imkân tanınmıştır.

Özel güvenlik teşkilatlarının üçüncü kişilere verdiği zararlar için zorunlu sigorta oluşturulması, yeni bir yaklaşım olarak ortaya konulmuştur.

Özel güvenlik alanında faaliyet göstermek için belirli eğitim ve tecrübe şartları getirilmek suretiyle, güvenlik hizmetinin doğasına uygun bir zemin oluşturulmuştur.

İşlemler için büyük bürokratik formaliteler yerine, basit ve fakat, etkili bir yöntem tercih edilmiştir. Böylece, güvenlik ihtiyacının zamanla yarışan yönü de ihmal edilmemiş oluyor.

Değerli arkadaşlarım, bu teklif, çağdaş bir özel güvenlik teşkilatı için gerek duyulan bütün temel düzenlemeleri ihtiva etmektedir.

Yine, bu teklif, Türk özel sektörüne devletin duyduğu güveni ifade etmesi bakımından da ayrıca önem taşımaktadır. Zira, özel güvenlik alanı, sağladığı katma değer bakımından, hizmetler sektöründe ön sıralarda yer alan bir çalışma sahasıdır. Türk özel sektörünün, teklifin sağladığı karşılıklılık prensibinden de yararlanarak, uluslararası arenada çok kısa sürede etkili hizmet verebilecek seviyeye geleceğinden de hiç kuşku duymuyorum.

Bu teklifle birlikte, Bakanlığımın ana görev alanı olan emniyet ve asayişin sağlanması konusunda, bu alanlarda sağladığımız tasarrufla daha etkili hizmetler sunacağımıza da inanıyorum. Bir anlamda, devletin ilgi alanlarının daraltılarak, aslî görevinde daha aktif ve etkili olmasının da mümkün olacağını düşünüyorum.

Sonuç olarak, toplumsal bir ihtiyacın giderilmesi için en uygun çözümler üreten bu teklif ve tasarıya katkıda bulunan, öncelikle, İçişleri Komisyonumuzun bütün saygıdeğer üyesi arkadaşlarıma ve şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşerek katkıda bulunacak olan siz değerli arkadaşlarıma şimdiden teşekkür ediyor, hepinize en derin saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “Özel güvenlik hizmetlerine dair kan.tas.(ss.467)”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 10 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2004-06-10-ozel-guvenlik-hizmetlerine-dair-kan-tas-ss-467 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
