# Genel Kurul konuşması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim
- **Tarih:** 1 Temmuz 2004
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2004-07-01

> Abdülkadir Aksu (AK Parti), 1 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 1.603 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; yerel yönetimler reformu kapsamında hazırladığımız İl Özel İdareleri Kanunu, geçen hafta yüksek tasvibinizden geçmişti.

Bugün huzurunuzda, Belediyeler Kanunu Tasarısı için bulunuyorum. İnşallah, çok kısa bir süre sonra, Büyükşehir Belediyeleri Kanunu Tasarısını da Genel Kurulumuzda tartışma imkânını bulacağız.

Bu tasarının içeriğine geçmeden önce, sizleri, Yüce Meclisin değerli üyesi olan arkadaşlarımı saygıyla selamlıyorum.

Malumunuz, neredeyse elli yıldır, Belediye Kanunumuzu yenilemekten söz ediyoruz. Belediyelerin, hem malî yapılarının güçlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor ve hem de yeni yetkilerle teçhiz edilmelerini istiyoruz.

Üstelik, bu söylem, yalnızca bize, yani AK Parti Hükümetine ait değil; bugün muhalefet sıralarında bulunan çok değerli CHP'li ve DYP'li arkadaşlarımız da, yıllarca, Belediye Kanunumuzun kifayetsizliğinden yakınıp durdular.

Daha ötesi, bugün bu Mecliste temsil şansı bulamayan siyasî partilerimiz için dahi, yukarıda söylediklerim doğru.

Ayrıca, kamu yönetimi eğitimi veren bütün fakültelerimizin kürsülerinden de, yıllarca, yerel yönetim reformu savunuldu.

Parti programlarının, hükümet programlarının ve kalkınma planlarının, gözü kapalı bilinen, neredeyse tek ortak noktası yerel yönetim reform ihtiyacı idi; ama, gelin görün ki, sihirli bir el, bir psikolojik eşik, hep bizi engelledi durdu. Geriye dönüp baktığımızda, bunun, kafamızda oluşturduğumuz bir hayalden başka bir şey olmadığını da hemen fark ediyoruz. Lakin, bugün, elbirliğiyle bu psikolojik eşiği aştık. Ülkemizdeki demokrasi kültürünün geldiği noktanın yeterli olduğunu hep birlikte müşahede ettik. Vatandaşın yönetime katılmasının kalkınma için gerekli şart olduğunu kabul ettik.

Peki, bu tasarıda bunları nasıl sağladık?.. Şimdi, izninizle, ana başlıklarıyla tasarıya ilişkin düşüncelerimi de arz etmeye çalışacağım:

Değerli arkadaşlarım, öncelikle, tasarımızda, belediye kurulması için gerekli olan nüfus şartını 2 000'den 5 000'e çıkarıyoruz. Ayrıca, merkez kabul edilecek yere azamî 5 000 metre mesafedeki köylerin birleşerek belediye kurabilmelerine de imkân sağlıyoruz. Böylece, ekonomik ve hizmet gerekleri itibariyle, daha uygun bir büyüklüğü kabul ediyoruz, mevcut israfın da önüne geçmiş oluyoruz.

Tasarımızda, belediye sınırlarının kesinleşmesi, sınır uyuşmazlıklarının çözümü, mahalle kurulması ve kaldırılması hususlarında mevcut bürokratik işlemler azaltılarak, yetkiler bakanlık düzeyinden il düzeyine alınmaktadır. Bu işlemlerde de mahallinde çözümü ilkesi gözetilerek, kaymakamın görüşü ve valinin onayı yeterli görülmektedir.

Tasarımıza göre -ki, bu çok önemli bir nokta- belediyelerin görevleri de yeniden düzenlenmiştir. Esas itibariyle, kanunlarla başka bir kamu kuruluşuna verilmeyen mahallî müşterek nitelikli her türlü görev ve hizmet, belediye sınırları içinde belediyelerce yürütülebilecektir. Bu görevlere ek olarak, belediyeler, okulöncesi eğitim kurumları açabilecek, devlete ait her derecedeki okul binalarının inşaatı ile bakım ve onarımını yapabilecek veya yaptırabilecek. Bunun yanında, sağlıkla ilgili her türlü tesisi açabilecek ve işletebilecek, kültür ve tabiat varlıklarıyla ilgili bakım ve onarım da yapabilecektir. Belediyelere, yetki ve imtiyazları açısından, mevcut kanundaki düzenlemeye ek olarak yeni yetki ve imtiyazlar da tanınmıştır. Bunlardan bazılarını -zamanınızı almamak için sadece birkaç tanesini- şöyle sıralayabilirim: 25 milyar Türk Lirasına kadar olan vergi, resim ve harç dışında kalan dava konusu uyuşmazlıkların anlaşmayla çözülmesi yetkisi; yine, ikinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müesseseler ile umuma açık istirahat ve eğlence yerlerini ruhsatlandırmak ve denetlemek yetkisi.

Yine, ayrıca, değerli arkadaşlarım, büyükşehir ve diğer belediyelerin beldelerinde yapılacak yatırımları teşvik etmelerini sağlayıcı tedbirler de geliştirilmiş. Bu amaçla, büyükşehir ve il belediyelerinin, il sınırlarında yapılan turizm, sağlık, sanayi ve ticaret yatırımlarının ve üniversitelerin su, termal su, kanalizasyon, doğalgaz, yol ve aydınlatma gibi altyapı yatırımlarını, meclis kararıyla, faizsiz, 10 yıl geri ödemeli veya bedelsiz yapabilme veya yaptırabilme yetkileri de belediyelere verilmektedir. Öte yandan, hemşeri hukuku kavramının kapsamı da genişletilmektedir. Daha sivil, daha katılımcı bir yaklaşımla, hemşerilere, belediye faaliyetleri hakkında bilgilenme ve belediye idaresinin yardımlarından faydalanma hakkı da düzenlenmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; tasarımızla atılan demokratik adımlardan birisini de, belediye meclislerine ilişkin düzenlemeler oluşturmaktadır. Tasarıda, belediye meclisleri, belediyelerin karar organı olarak tanımlanmış, böylelikle, Anayasamızın 127 nci maddesine ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartına uygun bir meclis yapısı oluşturulmuştur.

Biraz önce burada konuşan değerli milletvekili arkadaşım, bu yasa tasarısının Anayasaya aykırı birçok yönünden bahsetti; bir de bundan bahsetmişti; onun için, özellikle ifade ediyorum; biz, bu tasarıyla, belediye meclislerini, belediyenin karar organı haline getiriyoruz. Böylece, Anayasamızın 127 nci maddesinde istenilen şart burada oluşmuş oluyor. Yani, belediye meclisinin başkan ve üyelerinin tümü, halk tarafından seçilmiş oluyor. Hem Anayasamızın 127 nci maddesi hem de Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının istediği hüküm böylece uygulanmış oluyor. Bunu, bir örnek olarak söylemiş oldum.

Yine, belediye meclislerinin görev ve yetkileri düzenlenirken, mevcut kanundakilere ek olarak, bazı yeni görev ve yetkiler verilmiştir. Bunlardan bazılarını saymadan... Yine, burada konuşan değerli arkadaşım dedi ki: "Görev veriyorsunuz, yetki veriyorsunuz; peki, malî imkânlar?.." Değerli arkadaşlarım, bu reform paketinde, biliyorsunuz, önce Kamu Yönetimi Reformu Tasarısını Yüce Meclise getirdik. İkinci olarak, üç yasa tasarısını getiriyoruz; İl Özel İdareleri Kanunu Tasarısı kanunlaştı, Belediyeler Kanunu Tasarısını bugün görüşüyoruz ve inşallah, kısa bir süre sonra Büyükşehir Belediyeleri Kanunu Tasarısını görüşeceğiz.

Bu reform paketinin üçüncü ayağı da belediye gelirleri kanunu -veya yerel yönetimler gelirler kanunu- ile köy kanunudur. İşte, o kanun taslağı hazırlandı, tamamlandı; Bakanlar Kurulunda görüşüldükten sonra, inşallah, Yüce Meclisimize sunulacak, komisyonlarda görüşüldükten sonra da sizin önünüze gelecektir. İşte, bu, belediye gelirleri kanunu veya yerel yönetimler gelirleri kanunuyla, belediyelerimize tanıdığımız bu yetki ve görevlerin yanında, böylece malî imkânlar ve bunların kaynakları da getirilmiş olacaktır.

Bunu bu şekilde izah ettikten sonra, belediyelerimize verdiğimiz yeni yetki ve görevlerden birkaç tanesini arz etmek istiyorum.

Belediye meclisine verilen görevlerden biri, stratejik plan ile yatırım ve çalışma programlarının kabul edilmesidir.

Personelin -yeni bir kavram getiriyoruz- performans ölçütlerini tespit etmek.

5 milyar Türk Lirasından 25 milyar Türk Lirasına kadar olan dava konusu anlaşmazlıkların anlaşmayla çözümüne karar vermek. Bunun 5 milyar liraya kadar olanına belediye encümeni, 5 milyar liradan 25 milyar liraya kadar olanına da belediye meclisleri karar verecek.

Yine, belediye sınırları dışında olup mücavir olan içinde kalan yerlere hizmet götürülmesine karar vermek de belediye meclislerine ait oluyor.

Belediye meclisi toplantıları, yılda 3 defa yapılıyordu; bundan böyle, bu tasarıyla birlikte, artık, her ayın ilk haftası olmak üzere ayda 1 defa ve en fazla 5 gün olmak üzere yapılacak; ancak, bütçe görüşmelerinin yapıldığı meclis toplantıları da en çok 20 gün olacaktır.

Buradaki önemli yeniliklerden biri de, mahallî mülkî amirlerin, belediye bütçeleri dahil, meclis kararlarını tasdik yetkisinin kaldırılmasıdır. En çok şikâyet edilen konulardan birisi, idarî vesayetti; işte "bütçemiz orada tasdik ediliyor, meclis kararları vali ve kaymakamın tasdikine gidiyor" deniliyordu; şimdi, bunlar kaldırıldı. Ancak, mülkî idare amirine gönderilmeyen meclis kararları yürürlüğe girmeyecek, bu kararlar oraya gönderilecek; çünkü, vali ve kaymakamlara, hukuka veya kamu hizmetlerini oluşturma koşullarına uymayan kararları idare mahkemelerine götürme yetkisi verilmektedir. Böylece, meclis kararları, bütçe dahil, vali ve kaymakama gönderilecek, gönderildikten sonra yürürlüğe girecek, vali ve kaymakam, hukuka aykırılık veya idarî kuralların oluşmasına aykırılık varsa idarî yargıya gidebilecek.

Daha etkin ve katılımcı bir meclis yapısı öngörülerek, belediye meclisi üyeleri arasından ihtisas ve denetim komisyonları da oluşturulmuştur. Bu da ilk defa oluyor. İçdenetim unsurlarından biri olarak, belediye başkanlarının, belediye meclisi üyelerinden oluşturacağı içdenetim komisyonu belediyenin iş ve işlemlerini denetleyecek ve sonucunda, bir rapor halinde, belediye meclisine sunacaktır.

Yine, Anayasamızda düzenlenen ve Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarıyla ilgili olarak, milletvekillerinin sahip olduğuna benzer, soru, genel görüşme ve faaliyet raporlarını değerlendirme gibi yöntemler, belediye meclisinin bilgi edinme ve denetim mekanizması da, bu tasarıyla yeniden düzenlenmiştir.

Ayrıca, mahalle muhtarlarının, belediye meclisi üye tamsayısının beşte 1'i oranında, her yıl için kendi aralarından seçeceği temsilciler, büyükşehir belediye meclisi hariç, belediye meclisinin fahrî üyeleri yapılmışlardır. Bunlar, ihtisas komisyonlarına katılabilecekler; ancak, oy kullanamayacaklar; oraya, görüşlerini, varsa görüşülen meseleyle ilgili tekliflerini götürebilecekler.

Ayrıca -bu da önemli bir gelişme; işte, arkadaşlarım burada konuşurken, katılımcılık falan diye, o şekilde eleştiriyorlardı- bakın, ilk defa, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, üniversite ve sendikalar ile gündemdeki konularla ilgili sivil toplum örgütü temsilcilerinin de, oy hakkı olmaksızın, kendi görev ve faaliyet alanlarına giren konuların görüşüldüğü ihtisas komisyonu toplantılarına katılabilme imkânı getiriliyor. Bu, katılımcılık konusunda, sivil topluma verilen değer konusunda, gerçekten, atılmış önemli bir adım oluyor.

Yine, belediye meclislerinin feshedilmesi hususunda da yeni düzenlemeler yapılmış, fesih nedenleri daraltılarak, meclislerin daha demokratik platformda çalışabilmelerine imkân sağlanmıştır.

Biraz evvel, yine, burada, sosyal yönü yok diye söylenildi. İlk defa bu tasarıyla getirilen, hem belediye başkanlarımızla hem belediye meclis üyelerimizle ilgili, gerçekten önemli sosyal haklar var. Belediye meclis üyelerinin de özlük hakları iyileştirilmiştir.

Bu arada, belediye encümeninin, seçilmiş ve atanmış üyelerinden oluşan karma yapısı muhafaza edilmiştir. Burada da arkadaşlarım bir eleştiride bulundular; bu, Anayasaya aykırı dediler. Ben, biraz önce izah ettim; belediye meclisleri belediyelerin karar organıdır, il genel meclisleri il özel idaresinin karar organıdır. Tasarıda, belediye encümeni ile il encümeni karar organı olmaktan çıkarılıyor, icra organı, yürütme organı, idarî organ olarak çalışmaları öngörülüyor. O bakımdan, bu düzenlemenin Anayasaya aykırı bir yönü yok. O bakımdan da, belediye encümeninin, seçilmiş ve atanmış üyelerden oluşan karma yapısı burada da muhafaza edilmiş; ancak, biraz evvel de söylediğim gibi, belediye encümeni karar organı olarak değil, icraî nitelikte çalışacak. Böylece, Anayasamızın 127 nci maddesine aykırı bir durumun olmadığını da burada ifade etmek istiyorum. Sadece, encümen sayısının, il belediyelerinde ve nüfusu 100 000'in üzerindeki belediyelerde 4 seçilmiş, 4 atanmış, diğer belediyelerde ise 3 seçilmiş, 3 atanmış üyeden oluşması öngörülmektedir.

Değerli arkadaşlarım, tasarıyla, belediye başkanlarının görev ve yetkilerini tanımlayan mevcut düzenlemeye ilave olarak, belediyeyi stratejik plana uygun olarak yönetmek, bütçede yoksul ve muhtaçlar için ayrılan ödeneği kullanmak gibi -işte bu tasarının en önemli sosyal yönü, sosyal yardımlaşmayla ilgili önemli bir hüküm- yeni görev ve yetkiler de verilmiş oluyor.

Yine, geçmiş yıllarda sıklıkla karşılaşılan problemlerin yaşanmaması için, belediye başkanlarının görevlerinin devamı süresince, siyasî partilerin genel merkez, il, ilçe ve belde teşkilatının yönetim ve denetim organlarında görev alması, profesyonel spor kulüplerinin başkanlığını veya yöneticiliğini yapmaları tasarıyla yasaklanmış durumdadır.

Belediyelerin teşkilat yapısı da, kendisine devredilen görev ve yetkilerle orantılı olarak güçlendirilmiştir.

Değerli arkadaşlarım, netice olarak şunu ifade edebilirim ki, tasarıyla, katılımcılık, şeffaflık, çevre bilinci, sosyal dayanışma ve hesap sorma kültürünün geliştirilmesi için sivil toplum örgütlerinin oluşturduğu kent konseyleri kurulmakta, daha doğrusu, mevcut olan, bazı belediyelerce uygulanan bu kent konseyleri yasal hale getirilmekte, yasal bir zemine oturtulmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, bu değişikliklerin her biri, alanında son derece etkili hizmet akışı sağlayacak türden değişikliklerdir.

Sözlerime son verirken, sizlerden, bu tasarımızı desteklemenizi bekliyor, hepinize, tekrar, en derin saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2004-07-01 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
