# Genel Kurul konuşması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim
- **Tarih:** 7 Temmuz 2004
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2004-07-07-10

> Abdülkadir Aksu (AK Parti), 7 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 363 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; gecenin bu saatinde huzurlarınızdayız. Zamanınızı fazla almayacağım, uzun süreden beri çalışıyoruz.

Şimdi, denetimle ilgili, burada konuşan Değerli Milletvekili arkadaşımız Hakkı Ülkü Beyefendi, mülkiye müfettişleriyle ilgili gerçekten sitayişkâr laflar etti, teşekkür ediyoruz; ama, bunun yanında, mahallî idareler kontrolörlerinden bahsederken, hiç de hoş olmayan şeyler söyledi. Öncelikle, burada bulunmayan, yasal olarak bulunması mümkün olmayan kişilerle ilgili laf söylenmesi şık olmasa gerek. Kaldı ki, bu arkadaşlarımız büyük bir camia, grup; içlerinden bir iki kişi hata yapmış olabilir; bu hatayı genelleyerek bütün o camiayı karalamak veya o hatayı bütün camiaya mal etmek de yanlış olur. Öyle zannediyorum ki, o yanlış yapan, hata yapan arkadaş da, yapmış olduğunun karşılığında gerekli cezayı görmüştür. Bu arkadaşlarımız da, aynen mülkiye müfettişlerimiz gibi, ilçe ve beldelerde denetim yapan, rehberlik yapan, yol gösteren, soruşturma yapan arkadaşlarımızdır, Bakanlığımızın prensiplerine, yasalara uygun şekilde görev yapan arkadaşlarımızdır. Yanlış yapan, hangi gruptan, hangi kamu görevlisi olursa olsun, zaten ilgili kurum tarafından da cezalandırılmaktadır.

Bunu belirttikten sonra, yine burada 57 nci maddeyle ilgili konuşan değerli arkadaşım Sayın Türkmen, valilerin vesayet yetkisinin çok artırıldığından bahsettiler. Değerli arkadaşlarım, bakın, olay burada şu: Belediye hizmetlerinin ciddî bir şekilde aksatıldığı, bununla halkın huzur, esenlik ve sağlığının tehlike arz ettiği durumlar meydana çıkarsa ne olabilir? Bir beldede yığınlarla çöp, kaldırılmıyor. Çevre kirliliği alabildiğine büyük boyutlara ulaşmış ve halkın sağlığını etkileyen kaçak et kesimi, sokaklarda dolaşan başıboş köpeklerin artması, yine halk sağlığını tehdit eden bir durum. Bu gibi haller vukuunda -valiler değil bakın burada- İçişleri Bakanı yine idarî yetkiyi kullanmıyor, olayı yargıya tespit ettiriyor. Sulh hukuk hâkimi, tespitiyle, evet, bu iddia ettiğiniz olaylar vardır, halkın sağlığı, esenliği, huzuru ciddî bir şekilde tehdit ediliyor derse, o zaman İçişleri Bakanı ne yapıyor; iki durum var; bir, ilgili belediyeyi ikaz ediyor, diyor ki, bu işi, git, yap; iki, eğer yapmazsa belediye bu hizmeti, o zaman valiye talimat veriyor, sen yap diyor. Burada vali kendiliğinden harekete geçmiyor, vali gidip olaya el koymuyor, vali gidip mahkemeye müracaat etmiyor. Bu olaylar muhtardan olur, sivil toplum örgütlerinden olur. Bakanlığa intikal edince yargıya tespit ettiriyor. Yargı kararından sonra bakanlık veya bakan harekete geçiyor, belediyeye ve valiye talimat veriyor.

Ben bunları arz etmek istedim. Hepinize saygılar sunuyorum.

Teşekkür ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 7 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2004-07-07-10 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
