# Ülkemizde artan asayiş sorunları hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim
- **Tarih:** 1 Temmuz 2005
- **Gündem:** ÜLKEMİZDE ARTAN ASAYİŞ SORUNLARI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2005-07-01-ulkemizde-artan-asayis-sorunlari-hakkinda

> Abdülkadir Aksu (AK Parti), 1 Temmuz 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜLKEMİZDE ARTAN ASAYİŞ SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 1.456 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Antalya Milletvekili Sayın Hüseyin Ekmekcioğlu'nun, ülkemizde artan asayiş sorunları konulu gündemdışı konuşması üzerine söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, Sayın Ekmekcioğlu'na, asayiş konuları üzerinde tutumumuzu açıklamaya fırsat veren konuşmaları için teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, bilindiği üzere, İçişleri Bakanlığımız, yurdun içgüvenliğinin, asayişinin sağlanması, kamu düzeninin ve Anayasada yazılı hak ve hürriyetlerin korunması gibi, devlet ve toplum hayatımız bakımından, hayatî önemi haiz görevleri yerine getirmekle yükümlüdür. Kamu düzeni ve huzurunun sağlanmasında, güvenlik güçlerimiz canla başla çalışmaktadırlar; ancak, biz, asayişin sağlanmasında en önemli kamusal dinamiklerden birinin de, güvenlik tedbirlerinin sosyoekonomik politikalarla desteklenmesi olduğuna inanıyoruz. İşte bu nedenle, güvenlik politikalarını sosyal politikalarla dengeli bir şekilde yürütme gayreti içinde olduğumuzu müteaddit defalar da bildirdik.

Huzur ve asayişin temini, yalnızca -biraz önce değerli arkadaşımın da belirttiği gibi- bir polisiye sorun değildir. Elbette, öncelikli olarak asayişin korunması ve huzurun temin edilmesi güvenlik kuvvetlerinin işidir; ama, suç ve suçluluk birer sosyal hadisedir. Suç işlenmesinin arkasındaki sosyal, kültürel, psikolojik ve ekonomik sebeplerin bir arada düşünülüp değerlendirilmesi gerekmektedir. Nitekim, biz, Hükümet olarak, meseleye böyle yaklaşıyoruz ve bunun için de bilhassa şehirlerimizde mala karşı işlenen suçlar; tinerci, madde bağımlısı gençler, sokakta yaşayan çocuklarla ilgili olarak bu saydığım bütün nedenlerin tamamını kuşatacak, kısaca, orta ve uzun vadeli çözüm önerilerini içeren birkaç bakanlığı kapsayan çalışmaları da yürütmeye başlattık. Bildiğiniz gibi, beş bakan arkadaşımızın katılımıyla bir komisyon kurduk ve bu komisyon, eldeki bütün verilerden istifade etmek suretiyle, bütün bakanlıkların, bu konuyla ilgili bütün kamu kurum ve kuruluşlarının imkânlarını harekete geçirdiler.

Bu toplantılar sonucunda, kısa vadede, sorunların polisiye boyutları öncelikle ele alınmış, başta İstanbul olmak üzere, büyük illerimizde ve ülkenin genelinde suç tiplerine göre suçlu profilleri çıkarılmıştır. Hangi suçları kimler, kaç yaş grubundakiler, hangi ekonomik veya sosyal katmandan gelenler işlemektedir; bunun tespiti yapılmıştır. Eldeki veriler, özellikle hırsızlık, kapkaç, yaralama, dolandırıcılık gibi suçların genellikle 18 yaşından küçük çocuklar kullanılmak suretiyle yapıldığını da ortaya koymaktadır. İçgöç, ekonomik nedenler, parçalanmış aile, eğitim yetersizliği, rehabilitasyona yönelik kurumsal yapı eksikliği, sivil toplumun güvenlik hizmetine yeterince istekli olmaması gibi, yılların birikimleri, sebepleri bu anlamda öne çıkmaktadır. İfade ettiğim bu tespitler ışığında, kısa vadede, soruna, öncelikle polisiye anlamda müdahale edebilmek için İçişleri Bakanlığı olarak yayımladığımız bir genelgeyle suça hassas bölgelerin tespit edilerek buralar için özel tedbirler alınmasını istedik; öncelikle, buralarda alan hâkimiyetinin tesis edilmesini istedik. Bunun için de, önce 81 il valimizi Ankara'da topladık. Bu konu birlikte görüşüldü, alınması gereken önlemler konusunda fikir birliği ve birtakım prensipler tespit edildi. Ayrıca, bundan hemen sonra da, yine 81 ilimizin emniyet müdürleri de ocak sonu ve şubat başında iki grup halinde yine Ankara'da toplandı; bir durum değerlendirmesi yaptık ve bu değerlendirmeler sonunda polisiye tedbirler olarak şu tedbirlerin acilen alınmasına karar verdik: Birincisi, toplumsal olaylarda kullanılan çevik kuvvet birimlerinin asayiş hizmetlerinde de kullanılması.

İkincisi; Emniyet Teşkilatının büro hizmetlerinde kullandığı eleman sayısının azaltılarak sokak hâkimiyetine dönük kadro tasarrufu sağlanması; yani, il emniyet müdürlükleri, ilçe emniyet müdürlükleri, polis merkezleri, idarî bürolarda, kademelerde çalışanların da sokağa çıkmalarını temin ettik. Suçtan endişe duyan her birimin, her bir kurumun sivil toplum kuruluşunun ve vatandaşın suçla mücadeleye aktif katılımının sağlanması gibi acil önlemler alınması kararlaştırıldı ve uygulamaya konuldu ve bu tespitler ışığında, hemen, örneğin, İstanbul İlinde çevik kuvvetin önemli bir bölümü asayiş hizmetlerinde görevlendirilmiş oldu. Yine, emniyet müdürlükleri bünyesindeki birimlerde suça hassas olan, en çok suç işlenen ve en yoğun olan saatlerde İstanbul'un bu semtlerinde görev almaya başladılar. Bunun yanında, orta vadede de alınan bir önemli önlem, İstanbul İlimiz pilot il seçildi ve bu ilde ilk uygulama olarak 9 mobil ekip kurulmuş oldu ve bu ayın sonuna kadar da bunun sayısı 17'ye çıkarılacak. Bu ekipler 24 saat esasına göre çalışmaktadır. Bu mobil ekiplerin içerisinde psikiyatrist, doktor, psikolog ve bir de polis bulunmaktadır. Bunlar, 24 saat, sokakta yaşayan çocuklar, madde bağımlısı çocuklar, tinercilerle ilgili olarak görev yapmakta, bunlar toplanıp, yine, kurulmuş olan istasyonlara, merkezlere getirilmekte, oradan da rehabilitasyon için sağlık birimlerimize gönderilmektedir. Tabiî, bunun yanında da bir önemli tedbir de bu kentlerimizde -ki İstanbul, Ankara, Antalya gibi önemli kentlerimizde- yeterli sayıda polis istihdamı için, eksik olan polis açığının giderilmesi için de çalışmalar yapılmıştı. Biraz sonra onunla da ilgili sayıları vereceğim.

Tabiî, bu polis açığının kapatılması için, Avrupa Birliği standartlarına, dünya standartlarına ulaşabilmemiz için, geçtiğimiz günlerde, sizin de himmetinizle, bu Parlamentodan bir yasa çıkardık. Dört yıllık fakülte ve yüksekokul mezunlarını, en az altı aylık bir yoğun eğitimden sonra polis memuru olarak kadrolara tayin edeceğiz. Bu yıl planlanan 2 000 polis adayı, polis öğrencisi okullara alındı, başlandı, işte, beşbuçuk ay sonra bunlar kadrolara dağıtılacaktır. Yine, tabiî, geriye kalan 8 000 kişiyi de çok kısa sürede eğitimlerini tamamlayıp kadroya katmayı düşünüyoruz.

Ayrıca, yine, bu dönemde, suç ve suçlularla mücadelede etkinliğin artırılması amacıyla, polis meslek yüksekokullarımız bugün itibariyle mezunlarını verdiler -ki, 6 000 küsur öğrenci bu sene mezun oluyor- bunun 3 964'ünü İstanbul'a vermiş olduk. Aynı şekilde, diğer metropol iller, büyük iller başta olmak üzere diğer illerimize de, ihtiyaca göre, bu polis meslek yüksekokulunu yeni bitiren polislerimiz, buralara da dağıtılmış oldu. Bu okullarımızdan mezun olan, polis meslek yüksekokulundan mezun olan öğrenci sayımız, biraz evvel de bildirdiğim gibi 6 213'tür. Bununla beraber, sayının yanında, polisimizin teknolojiden azamî istifadesi, yeterli modern araç ve gereçle donatılması için de, bütçe imkânları zorlanmak suretiyle, bu ihtiyaçların da giderilmesine çalışılmaktadır.

Tabiî, suçla mücadelede, bilimsel ve teknik yöntemleri de önplanda tutmaktayız. Bu amaçla da, Emniyet Genel Müdürlüğü Suç Analiz Merkezini oluşturduk.

Yine, gerçekten, hem İstanbul hem Türkiyemiz için çok önemli bir projeyi de geçtiğimiz günler işletmeye açtık. Kısaca, MOBESE İstanbul Projesi dediğimiz, yazılımı tamamıyla Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılan ve 7 Mayıs 2003 tarihinde de İnterpro Bilişim Ödülleri birincisi seçilen, teknoloji olarak en yeni, en gelişmiş ve en kapsamlı, dünyada benzeri olmayan bir projedir bu MOBESE Projesi. Bu proje, bildiğiniz gibi, 17 Haziran 2005 tarihinde Sayın Başbakanımızın katıldığı bir törenle hizmete girmiştir.

Bu proje, arşivlerdeki bilgilerin aktif olarak kullanılabildiği bir bilişim projesidir. Bir anlamda, elektronik polis uygulamasıdır. Aynı zamanda, önleyici kolluk hizmetleri açısından da polisimize destek sağlayacak önemli bir projedir. Bu projeyle, İstanbul, Avrupa standartlarında insan hak ve özgürlüklerini gözeten bir güvenlik hizmetine kavuşacak ve polisimiz daha etkin bir görev yapacaktır.

Bu proje, ilk olarak -2001 yılında başladı- 2002 yılında Diyarbakır'da ve daha sonra İstanbul İlinde NATO Zirvesi sırasında kısmen uygulanmıştır. Bu projeyle, polis araçlarının hareketleri dijital harita üzerinden izlenebilmektedir. Görevli personelin, merkezle ve amirleriyle her türlü iletişimi kolay ve hızlı bir şekilde sağlanmaktadır. Bu projeyi büyük illerimizden başlamak üzere tüm illerimize bir plan dahilinde yapmayı da planlıyoruz. Önümüzdeki günlerde, inşallah, Ankara İlimizde de bu proje tamamlanıp, Ankaralıların hizmetine sunmuş olacağız. Tabiî, bu sistemlerle suçun delillendirilmesi ve suçluların daha kolay yakalanması da sağlanmaya başlanacaktır.

Yine, delilden suçluya ulaşma mantığıyla hareket etmekte olan Emniyet Teşkilatımızda bu alanda çalışma, olay yeri inceleme ekiplerini güçlendirmek için de Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı katkılarıyla 100 tane, yeni, tam donanımlı olay yeri inceleme aracı alınmıştır; bu da, ihtiyacı olan illerimize tevzi edilecektir.

Yine, doğrudan suça müdahalede yeni teknolojilerin kullanılması için yapılan çalışmalarda önemli gelişmeler kaydedilmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; konuşmamın başında belirttiğim gibi, biz olaya sadece bir polisiye sorun olarak bakmıyoruz; esas itibariyle ceza adaletinin sağlanması bağlamında yapılan çalışmalarla da güvenlik birimlerimizin moral değerlerini de korumak durumundayız. Ayrıca, yeni Türk Ceza Kanununda suç ve suçlulukla ilgili önleyici hükümler de getirilmiştir. Önümüzdeki günlerde bu çalışmaların net sonuçlarını birlikte göreceğimizi de düşünüyorum.

Asayişle ilgili sorunların tamamen bertaraf edilmesi tabiî ki mümkün olmayabilir; ancak, toplumsal rahatsızlığa neden olmayacak ölçüye indirgenmesi konusundaki gayretlerimize de aralıksız devam edeceğiz.

Değerli arkadaşlarım, bütün gücümüzle suç ve suçlulukla mücadeleye devam ediyoruz. Son dönemlerde kamuoyunda gündeme gelen şahsa karşı işlenen suçlar ile hırsızlık ve kapkaç gibi özellikle mala karşı işlenen suçların önlenmesi amacıyla, güvenlik kuruluşlarımızda -polisimiz, jandarmamız ve Sahil Güvenlik Komutanlığımız- bilimsel ve teknik çalışmalara hız verilmiş, başta İstanbul olmak üzere büyük illerde yeni tedbirler geliştirilmiştir.

Ülkemizin genel asayişinde bir bozulma ve gerileme söz konusu olmayıp, terör, malî suçlar, organize suç örgütleri, uyuşturucu madde kaçakçılığı olaylarında üstün bir başarı, hırsızlık ve kapkaç gibi adi olayların önlenmesinde devreye sokulan tedbirlerle iyileşmeler ortaya çıkmaya başlamıştır.

Polisimiz ve jandarmamız, mevcut şartlarda kendisine tevdi edilen görevi özveriyle sürdürmektedir. Bu konuda bizlere de, güvenlik birimlerimizin fedakâr çalışmalarına yardımcı olmak düşmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Değerli Milletvekili Arkadaşımızın konuşmasında bahsettiği Antalya İlimizde de emniyet ve asayiş hizmetlerini büyük bir dikkat içerisinde yürütüyoruz. Antalya İlimizin, turizm merkezi olmasını ve 5 000 000'un üzerinde yabancı turist ağırladığını da hesaba katarak, personel takviyesini de en üst düzeye çıkardık. Yeni atama döneminde, polis meslek yüksekokullarından yeni mezun olan 150 kişi olmak üzere, toplam 352 polis memuru ve 75 rütbeli personel takviyesi yapılmıştır bu yıl Antalya İlimize.

Turistik ve metropol özelliğini dikkate alarak, Antalya İlinde 6 adet olay yeri inceleme araç sayısını, bu amaçla 10'a çıkardık. Sonuç olarak, Antalya İlimizin asayiş durumunun da en güzel bir seviyede olması için büyük bir çaba göstermekteyiz.

Daha huzurlu bir Türkiye ve mutlu bir toplum için her türlü tedbiri aldığımızı ifade ediyor, bu vesileyle, Yüce Heyeti, yeniden, saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “Ülkemizde artan asayiş sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 123. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2005-07-01-ulkemizde-artan-asayis-sorunlari-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
