# Kızılay haftası münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim
- **Tarih:** 8 Kasım 2005
- **Gündem:** KIZILAY HAFTASI MÜNASEBETİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2005-11-08-kizilay-haftasi-munasebetiyle

> Abdülkadir Aksu (AK Parti), 8 Kasım 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KIZILAY HAFTASI MÜNASEBETİYLE); konuşma 806 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçtiğimiz hafta idrak ettiğimiz Kızılay Haftası münasebetiyle, gündemdışı söz alarak, bu sivil toplum örgütümüzü Meclis gündemine taşıyan değerli milletvekili arkadaşım, Burdur Milletvekilimiz Sayın Bayram Özçelik kardeşime teşekkür ediyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben de, tüm Kızılay çalışanlarının ve gönüllülerinin Kızılay Haftasını kutluyorum ve Kızılay hakkındaki duygu ve düşüncelerimi, bu vesileyle de, sizlere aktarmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, ülkemizin en köklü sivil toplum kuruluşu ve kara gün dostu Türkiye Kızılay Derneği, kendisine kamusal ayrıcalıklar tanınmış, mevzuatla önemli görevler üstlenmiş bir sivil toplum örgütüdür. Ülkemizin taraf olduğu 1949 tarihli Cenevre Sözleşmesiyle hukukî statüsü garanti altında bulunan Uluslararası Kızılhaç-Kızılay Dernekleri Federasyonunda ülkemizi temsil etme yetkisini haiz tek sivil toplum örgütüdür ve hepinizin hatırlayacağı gibi, adını, 1935 yılında, bizzat Atatürk'ün koyduğu en eski ve saygın sivil toplum örgütlerimizden birisidir; dolayısıyla, sıradan bir sivil toplum örgütü değil. Bir kez daha ifade edeyim ki, bu milletin kara gün dostudur. Kızılay, ihtiyaç anında dayanışmanın, ıstırap anında eşitliğin, savaş anında insancıllığın, tarafsızlığın ve barışın da simgesi olmuştur. Türk Kızılayı kurulduğu günden bugüne insanlık ülküsüne hizmet eden, tüm toplumu kucaklayan, ulusal ve uluslararası düzeyde saygınlığı bulunan ve dolayısıyla da, uluslararası niteliği ve tanınmışlığı en fazla olan insanî yardım kuruluşumuzdur.

Değerli milletvekilleri, Türk Kızılayı sadece Türkiye içinde değil, başta Irak, Filistin, Endonezya, Afganistan ve son olarak da Pakistan'da her türlü afetin ve insanlık dramının yaşandığı bölgelerde, insancıl hizmetleriyle, insan onurunu korumak ve ıstırabını dindirmek üzere, uluslararası arenada haklı bir ün yapmıştır ve bu yolla, Türkiye Halkının ve onu temsil eden Türkiye Cumhuriyeti Devletinin insanî duygularına da tercüman olmuştur; diğer taraftan da, geçmişte yaşanan olumsuzlukların bıraktığı izlerin silinerek, Kızılayın, insanımızın yüreğindeki o ulvî yerini tekrar aldığını da müşahede ediyoruz. Öyle ki, Türk Kızılayının açmış olduğu Güney Asya depremi ve tsunami felaketine ve yine, Pakistan'da yaşanan deprem felaketine ilişkin yardım kampanyalarına halkımız yakın ilgi göstermiş ve tarihteki en yüklü yardımı böylece Kızılay toplamıştı. Sadece bir örnek bakımından ifade etmek istiyorum, Kızılay tarafından Pakistan depremi nedeniyle başlatılan kampanya sonucunda, 8 Kasım 2005 (bugün) saat 10.00 itibariyle 34 000 000 YTL'lik bir bağış toplandığı bilgisi de, ayrıca, bizleri memnun etmiştir.

Toplanan yardımlar, öncelikle felaket bölgelerindeki acil yardımlar için kullanılmaktadır. Bu çerçevede, öncelikle felaket bölgelerindeki acil yardımlar için kullanılmaktadır. Bu çerçevede öncelikle felakete maruz insanlara çadır ve gıda yardımı yapılmıştır; ayrıca, milletimizin o bölgelerde sürekli hatırlanmasını sağlayacak kalıcı yatırımların da hızla planlanıp hayata geçirildiğini de memnuniyetle müşahede etmekteyiz.

Bu vesileyle, şunu da hatırlatmak isterim ki, kadirşinas halkımız, Kızılayın yanı sıra ülkemizde kurulu bulunan diğer saygın sivil toplum örgütleri aracılığıyla da -örneğin, Deniz Feneri gibi- bu afet bölgelerine acil ve kalıcı insanî yardımlarını ulaştırmaya devam etmektedir. Halkımıza bu asil davranışından dolayı da huzurlarınızda minnet ve şükran duygularımı sunuyorum.

Türk Kızılayının gittikçe artan uluslararası yardım faaliyetleri, aynı zamanda bu sivil toplum örgütümüzün kurumsal kapasitesini geliştirmesini de zorunlu kılmaktadır. Bu çerçevede Kızılay yönetiminin, bu büyük yapının daha etkin, verimli ve hızlı çalışabilmesi için, yeniden yapılandırma çalışmalarını hızla devam ettirdiğini de memnuniyetle öğrenmiş bulunmaktayım. Bu çalışmaların sonucunda Türk Kızılayının halkımıza ve uluslararası topluluğa sunacağı hizmetlerin hız ve kalitesinin daha da artacağı açıktır. Bu gelişme, ülkemiz insanının Kızılaya olan güvenini pekiştireceği gibi, uluslararası saygınlığını da artıracaktır.

Bu arada, Türk Kızılayından şu beklentilerimizi de ifade etmeden geçemeyeceğim. Kızılayın tüm bu fonksiyonlarına rağmen diğer ülkelerde aynı amaçla kurulu bulunan sivil toplum örgütleriyle karşılaştırıldığında neredeyse en az gönüllüsü olan bir yapıya sahip olduğunu müşahede ediyoruz. Halbuki, özellikle bu tür sivil toplum örgütlerinin etkinliği ve saygınlığı, gönüllü sayıları ve bağışçılarıyla ölçülmektedir. Kızılay, bunun için, gönüllülerinin ve bağışçılarının sayısını milyonlu rakamlarla ifade edilebilecek seviyeye çıkarmak için daha açık ve şeffaf bir sistem arayışını devam ettirmelidir. Bu konuda gayret gösteriyor, daha da gayret göstermesi gerekmektedir. Bunu gerçekleştirmenin yolu, Kızılaya olan güveni en üst seviyeye çıkarmaktan geçmektedir. Bu konuda da yönetimin büyük gayret içerisinde olduğunu memnuniyetle müşahede ediyorum.

Esasen, bize göre, Kızılay, yardımların nihaî hedefi değil, yardımların hak sahiplerine ulaştırılmasında etkin bir araç olmalıdır. Bir başka deyişle, Kızılay, ortaya koyduğu yeni organizasyonlarla bir yandan halkın hayır duygularını harekete geçirirken, diğer yandan da bunları hak edenlere ulaştırabilmelidir. Bu konuda herkesin de üzerine düşen görevi yerine getireceğine inanıyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, yine, Türkiye'de yıllık olarak ihtiyaç duyulan 2,5 milyon ünite kandan yalnızca 400 000 adedinin Kızılayın bağışları yoluyla karşılandığını biliyoruz. Bu konuda da, Kızılay tarafından, çağdaş örneklerinde olduğu gibi, kan bilgi yönetim sistemi çalışması hızla tamamlanmalı, ihtiyaç duyulan kanların bağışçılardan sağlanması konusundaki yapısal eksiklikler giderilmeli ve yine ülke genelinde bölgesel kan merkezleri oluşturulmalıdır. Bu çalışmaların, kamu kurum ve kuruluşlarıyla koordinasyon ve işbirliği içerisinde yürütülmesi de büyük önem arz etmektedir.

Tabiî afetlerin ve savaşların yaralarını sarmada uluslararası saygınlık kazanmış ve büyük başarı göstermiş fedakâr Türk Kızılay Teşkilatının diğer görevlerini de aynı başarı ve fedakârlıkla yürütmenin gayreti içerisinde olduğunu görmek, Türk Halkını ve devletimizi şüphesiz memnun etmektedir.

Ben, bu vesileyle, tüm Kızılay çalışanlarının ve gönüllülerinin Kızılay Haftasını tekrar kutluyor, Kızılay Haftasının bu alanda yeni açılımlar ve gelişmeler sağlamasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “Kızılay haftası münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 8 Kasım 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2005-11-08-kizilay-haftasi-munasebetiyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
