# Emniyet genel müdürlüğüne ait araç, gereç, mal ve malzemenin satış, hibe, hek ve hurda durum ve işlemleri hakkında kanun (s.s.848)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim
- **Tarih:** 8 Şubat 2006
- **Gündem:** EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE AİT ARAÇ, GEREÇ, MAL VE MALZEMENİN SATIŞ, HİBE, HEK VE HURDA DURUM VE İŞLEMLERİ HAKKINDA KANUN (S.S.848)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2006-02-08-emniyet-genel-mudurlugune-ait-arac-gerec-mal-ve-malzemenin-satis-hi

> Abdülkadir Aksu (AK Parti), 8 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE AİT ARAÇ, GEREÇ, MAL VE MALZEMENİN SATIŞ, HİBE, HEK VE HURDA DURUM VE İŞLEMLERİ HAKKINDA KANUN (S.S.848)); konuşma 1.786 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Emniyet Genel Müdürlüğüne Ait Araç, Gereç, Mal ve Malzemenin Satış, Hibe, HEK ve Hurda Durum ve İşlemleri ile Hizmet Satışına Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısıyla ilgili olarak söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisimizin siz değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum.

Emniyet Genel Müdürlüğüne Ait -bildiğiniz gibi- Araç, Gereç, Mal ve Malzemelerin Satış, Hibe, HEK ve Hurda Durum ve İşlemleri ile Hizmet Satışına Dair 4645 sayılı Kanun 24.4.2001 tarihinde Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmişti. Anılan bu 4645 sayılı Kanunda, Emniyet Genel Müdürlüğünce satışa sunulacak malzemeler konusunda bir ayrım yapılmıştı. Söz konusu ayrıma göre, sadece hurda ve HEK durumdaki taşıtların satılmasına imkân verilmiş, hurda ve HEK durumda olan makine ve teçhizatın satışına ise imkân tanınmamıştı. Dolayısıyla, bu yürürlükte bulunan kanun, mevcut haliyle ihtiyaçlara cevap vermiyordu; çünkü. Emniyet Teşkilatımızın elinde hurda ve HEK durumda olan önemli miktarda da makine ve teçhizat ile mal ve malzeme de bulunmaktaydı. Diğer taraftan, bu mal ve malzemeler de makine ve teçhizata dahil olmadığı için onların da satışı mümkün olmuyordu. Yine, bu, Emniyet Genel Müdürlüğümüzün elinde bulunan malzemenin önemli bir kısmı da makine ve teçhizat kavramının da içine girmemekteydi. Bu bakımdan, onların da satışı mümkün değildi ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından satın alınan ve üretilen veya çeşitli yollarla temin edilen silah, mühimmat, makine ve teçhizat ile HEK durumunda olan ve hurdaya ayrılan araç, gereç ve yedek malzemenin satışının yapılamaması, hem bunların saklanması ve depolanmasında problemlere neden olmaktaydı hem de bu durum ayrı bir maliyet gerektirmekteydi.

Sonuç olarak, görüşmekte olduğumuz kanun değişikliği tasarısı Yüce Meclisimizce kabul edildiği takdirde, hem makine ve teçhizat kavramına girmeyen mal ve malzemenin de tanımı yapılacak hem de hurda ve HEK durumdaki makine ve teçhizat ile yeni tanımı yapılan mal ve malzemenin de satışına imkân tanınmış olacaktır.

Yine, ayrıca, bu 4645 sayılı Kanuna eklenen bir maddeyle mülkiyeti Hazineye ait olup Emniyet Genel Müdürlüğüne tahsisli taşınmazlardan da gerekli görülenlerin Bakanlığımızla mutabık kalınarak tahsislerini kaldırmaya ve satmaya da Maliye Bakanlığı yetkili kılınmakta. Bütün bu satışlar sonunda elde edilecek bedeller merkezî yönetim bütçesine gelir kaydedilecek ve Emniyet Genel Müdürlüğünün çeşitli ihtiyaçları için genel müdürlük bütçesine de Maliye Bakanlığınca gerekli ödeneğin konulması sağlanacaktı. Kanun tasarısına… Bu amaçla, bu maksatla bu tasarı buraya getirildi ve bu tasarıya vereceğiniz destek için de, ben, şimdiden, sizlere teşekkür ediyorum.

Değerli arkadaşlar, tabiî, biraz önce burada konuşan arkadaşlarımızdan, bilhassa, güvenlik güçlerimiz, polisimizin özlük haklarıyla ilgili durumlar için söyledikleri güzel sözler, temenni ve dilekler için de, ben, ayrıca teşekkür ediyorum ve şunu da ifade edeyim ki, gerçekten, ben göreve başladığım günden beri -İçişleri Bakanı olarak- Emniyet Teşkilatımızın mensupları, polis ve amirlerimizin, özlük hakları başta olmak üzere, durumlarının düzelmesiyle ilgili çalışmalar -ki, biraz önce konuşan arkadaşım da söyledi; ben, bunu, komisyonda da, burada da söyledim- başlattık. Büyük bir gayret gösteriyoruz; çünkü, ben de bu teşkilatın içinde çalışarak geldim. İl emniyet müdürlüğü yaptım, Emniyet Genel Müdür Yardımcılığı yaptım ve bu arkadaşlarımızın şu anda hangi koşullarda çalıştığını sizler de burada ifade ettiniz; gerçekten, çok zor koşullarda çalışıyorlar. Bunların durumlarının düzeltilebilmesi için, bütün bu hazırlıklarımız, hem bizim Bakanlığımız hem Maliye Bakanlığınca yapıldı, tamamlandı, şu anda Başbakanlıkta bulunmaktadır ve umut ediyorum ki, çok kısa bir süre sonra da Başbakanlıktan Yüce Meclisimize tasarı halinde gelir ve o zaman da desteklerinizi beklediğimizi şimdiden bildiriyorum.

Şimdi, değerli arkadaşlar, yine, burada konuşan arkadaşlarımız çok karanlık bir tablo çizdiler, çok karanlık bir tablo çizildi. Ben, el insaf diyorum.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Doğru Sayın Bakan, vallahi doğru.

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla) - Şöyle el insaf diyorum: Gece gündüz, bu aziz milletimize canı pahasına hizmet veren, onun can, mal, ırz ve namusunu koruyan güvenlik güçlerimize, bu kara tablo, bu çizilen tablo güvenlik güçlerimize, yani, polisimize, jandarmamıza, Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarımıza da bir haksızlıktır.

Şimdi, suçlarda artış denildi, Emniyet Genel Müdürlüğü sözcüsünün beyanına göre. Doğrudur, o benim Bakanlığımın, benim teşkilatımın sözcüsü; ama, değerli arkadaşlarım, biz, 2005 yılı içerisinde yeni bir suç projesi uygulamaya koyduk, 2005 Ocaktan itibaren. Bütün suçlar, illerde, ilçelerde, polis teşkilatı olan bütün yerlerdeki suçlar muhakkak kayda geçecek ve merkeze bildirilecek dedik. Örneğin, eskiden, bu tarihten önce, bu projeden önce, yangın, deprem, sel baskını, çok basit kavgalar, ağız münakaşaları, bunlar yazılmıyordu, ceraim olarak verilmiyordu, suç numarası verilmiyordu ve Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirilmiyordu. Karı-koca kavgası veya iki arkadaş kavgası, işte savcılığa gidiliyordu, savcı karakola gönderiyordu, ifadesini alın deniyordu, ifade alınıyordu. Bunlar ayrı bir dosyaya, ceraim numarası verilmeden konuluyordu. Şimdi, karakola intikal eden her olaya ceraim numarası vereceksiniz ve Emniyet Genel Müdürlüğüne de bildireceksiniz dedik.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, yine, burada konuşulurken denildi ki… Basında da bu yanlış anlaşıldı. 2005-2004 mukayesesi yapıldığı zaman, şahsa karşı işlenen, mala karşı işlenen suçlarda, doğrudur, bazı artışlar oldu; ancak, hemen ifade edeyim ki, yakalamalarda da, hem şahsa karşı işlenen suçlarda hem mala karşı işlenen suçlarda, 2004 ile 2005'i yakalama bakımından kıyaslarsanız, yakalama bakımından da artışlar olmuştur.

SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya) - Grafik var burada.

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlarım, biz, gerçekten, bütün suç unsurları ve bütün suç işleyen, suça temayüllü olan bütün örgütlerle ciddî bir mücadele vermekteyiz. Bakın, her gün basından da takip ediyorsunuz. Bir suç örgütü elemanları, ya bir ilde veya birkaç ilde birden organize suç şebekelerine yapılan operasyonlar, yakalanan ve adalete teslim edilen sanıklar.

Şimdi, ben, bakın, yine, bütün insaf sahiplerine soruyorum; bugün Türkiye'de böyle çete reisi bilinenlerin hepsi şu anda yargıya teslim edilmiş, bütün elamanlarıyla beraber içerideler; ama, buna rağmen, biz, bu mücadeleyi bırakmış değiliz, ya polisimiz ya jandarmamız veya ikisi birlikte, her gün Türkiye'nin birçok ilinde projeli operasyonlar, savcılarımızın nezaretinde, bilgisinde yapılmakta ve suç örgütlerine karşı amansız bir mücadele verilmektedir.

Ben sadece şunu söyleyeyim: Bakın, 2006 yılı bir aylık süre içerisinde -bir aylık süre içerisinde- 18 organize suç örgütüne karşı yapılan operasyonda -18 örgüte yönelik operasyonda- 223 kişi yakalanıp yargıya teslim edilmiştir. Yine, bir aylık süre içerisinde, silah kaçakçılarına karşı 12 operasyonda 83 kişi yakalayarak yargıya teslim etmiştir. Biz, organize suç örgütleriyle mücadelemize kesintisiz, aralıksız devam ediyoruz ve devam ettiriyoruz, üzerlerinde ciddiyetle, bunların, duruyoruz.

Bakın, kaçakçılığın her türüyle ciddî bir mücadele yapılmaktadır. Akaryakıt kaçakçılığı, uyuşturucu kaçakçılığı, insan ticareti, sigara, içki kaçakçılığıyla ilgili mücadelelerimiz de amansız bir şekilde devam ediyor. Uluslararası kuruluşlar, Türk güvenlik güçlerinin bilhassa uyuşturucu maddeyle, uyuşturucu madde kaçakçılığıyla, yapmış olduğu mücadelelerden sitayişle bahsetmektedirler. Birleşmiş Milletler Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonunda, Avrupa Birliği Parlamenterler Komisyonunda bu konu gündeme geliyor ve bizim güvenlik güçlerimizin uyuşturucuyla mücadele ve insan ticaretiyle mücadeledeki etkin mücadelesi sonunda, bu konudaki rotaların da değiştiğini… Artık, Türkiye içinden değil, ülkemizin kuzeyinden, Karadeniz'in kuzeyinden veya Akdeniz'in güneyinden artık geçmeye başladı uyuşturucu tacirleri ile insan kaçakçılığı yapanlar. Onun için, biz, bunlarla, gerçekten, bu mücadelemize ciddî bir şekilde devam edeceğiz.

MUHARREM KILIÇ (Malatya) - Sayın Bakan, uyuşturucu doğru da, sigara kaçakçılığı çok…

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla) - Trabzon İlimizde son zamanlarda gerçekten bizleri üzen birtakım olaylar meydana geldi; ama, bakın, şunu da ifade ediyorum ki; son iki olay -daha evvelki olayları saymıyorum; ben yakında Trabzon'a gideceğim, orada da konuşacağız arkadaşlarla- İki millî futbolcumuzun arabalarına, eşlerinin arabasına, işyerlerine yönelik silahlı saldırı… Tabiî, bunlar, sadece Trabzonspor değil, millî futbolcularımız, ülkeye mal olmuş kişiler; ama, bakın, Trabzon Emniyet Müdürlüğümüzün çalışması, Emniyet Genel Müdürlüğümüzün takviyesiyle, çok kısa süre içerisinde zanlılar tespit edildi; birisi yakalandı, diğeri, faili bellidir ve aranmaktadır; umut ediyorum ki, en kısa sürede yakalanacaktır.

İkinci üzücü olay hepimizi üzmüştür ve biz, hem iktidar olarak hem parti olarak, bu konudaki görüşümüzü de ifade ettik, kesin bir şekilde lanetle kınadık. Bir din adamına karşı, bir mabette yapılan saldırıyı asla tasvip etmemiz mümkün değil, nefretle kınıyoruz. Burada da, yine, emniyet müdürlüğümüzün, Emniyet Teşkilatımızın yoğun, özverili bir çalışması sonunda, 30 saat gibi kısa bir süre içerisinde sanık, zanlı, tabancasıyla birlikte yakalanarak, adalet tevdi edilmiştir ve dünden beri de cumhuriyet savcısı tarafından sorgulanması devam etmektedir; ama, mesele bununla kalmıyor.

Biz, Trabzon'a önem veriyoruz; çünkü, Trabzon gerçekten Karadeniz Bölgemizin önemli bir ili. Bakın, Hükümet olduğumuz günden beri sürekli Trabzon'daki polis sayımızı artırmışız. Yani, sürekli polis sayısını arttırdığımız ender illerimizden. İstanbul'a ağırlık veriyoruz, İzmir'e, Ankara'ya; ama, Trabzon İlimizde de sürekli artırmışız.

İki, Trabzon İlimizde de, biraz evvel söylediğim gibi, organize suç örgütlerine yönelik, gerek polisimiz gerek jandarmamız ve bazı zamanlarda da ikisinin birlikte, organize suç örgütlerine yönelik yapmış oldukları projeli operasyonlar, aynen, şimdi Trabzon İlimizde de uygulanmaktadır. Ancak, biraz zaman içerisinde bunlar…

Şimdi, bakın, yine demin burada konuşuldu, Yatağan'daki kül olayı. Biz bunun üzerine gidip çıkardık. Yani, kimsenin o külden haberi yoktu. Jandarmamızın savcıyla özel bir projesiyle üzerine gidildi ve çıkarıldı. Kaçak solvent; 7 ilde birden, Emniyet Genel Müdürlüğü Organize Suçlar Şubemiz, yine cumhuriyet savcılarımızla birlikte, 7 ili kapsayan bir sahte akaryakıt, akaryakıt kaçakçılığı olayını bulup çıkardık. Biraz evvel rakam verdim; yani, bir ay içerisinde 18 tane suç örgütünün üzerine gidilip aydınlatılmıştır. Onun için biz, Trabzon üzerinde de özellikle, öncelikle duruyoruz ve asayişle ilgili olarak emniyet müdürlerimizin hepsiyle birlikte toplantı yaptık; iki gruba ayırarak toplantı yaptık. Ayrıca ben, çeşitli illerimizde, il merkezlerinde, o bölgedeki vali, emniyet müdürü, jandarma alay komutanlarıyla, o bölgedeki illerimizin emniyet, asayiş, terör, güvenlik olaylarını görüşüyorum. İşte, yakında tekrar -bunlara bir kış dolayısıyla belki kısa bir ara verdik, gidememiştik- bu toplantılarımızı, hem bölgelerde devam ettireceğim -valilerimiz, emniyet müdürlerimiz, jandarma komutanlarımızla- hem de Ankara'ya bunları davet etmek suretiyle, Ankara'da bu toplantılarımızı yapıp, bu olaylarla ilgili alınması gereken tedbirleri, uygulanması gerekenleri birlikte ortaya koyup, uygulamalarımızı daha da artıracağız.

Ayrıca, yine, burada, bu kürsüde yine söylemiştim; bilhassa kapkaç, hırsızlık gibi olaylar ve bu olaylara karışan çocuk suçlularla ilgili, hükümetimizin de üzerinde çok önemle durduğu bir konu, bilhassa madde bağımlısı çocuklarımız. Bununla ilgili olarak da, Sayın Başbakanımızın emriyle, talimatıyla, direktifiyle, Devlet Bakanımızın başkanlığında, koordinesinde, 5 bakandan oluşan bir ekip oluşturduk. Devlet Bakanımız Sayın Nimet Çubukçu Hanımefendinin koordinatörlüğünde, Sağlık Bakanı, Millî Eğitim Bakanı, Adalet Bakanı ve benden oluşan bir komite; işin hem güvenlik hem güvenlik dışında kalan birsürü boyutları vardır; yani, madde bağımlısı olsun, diğer suç işleyen veya sokakta yaşamak zorunda kalan çocuklarımıza yönelik sosyal tedbirler, ekonomik tedbirler, eğitim, kültür gibi bu meseleleri de görüşmek, bunlar için de çözüm önerileri tespit edip uygulamak için de böyle bir komitemiz vardır ve bu komite de çalışmalarına devam ediyor; kısa vadeli, orta vadeli, uzun vadeli tedbirler oluşturuldu, bunlar uygulamaya konuldu. Bu şekildeki çalışmalarımız devam ediyor.

Ben, polislerin durumuyla ilgili Sayın Kesimoğlu sormuştu, söyledim. Yani, hazırlığımız, hem bizim hem Maliye Bakanlığından çıktı, şu anda Başbakanlıkta, inşallah, en kısa zamanda huzurlarınıza getireceğiz.

SABRİ VARAN (Gümüşhane) - Polislere bir müjde ver Bakanım.

MEHMET S. KESİMOĞLU (Kırklareli) - Gasp olaylarında yüzde 70 oranında azalma oldu mu hakikaten?

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla) - Sizlerin yardım ve desteğiyle…

MEHMET S. KESİMOĞLU (Kırklareli) - Sayın Bakan, Sayın Terzibaşıoğlu'nun söylediği, gasp olaylarında yüzde 70 oranında azalma var mı?

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla) - Ben, rakam telaffuz etmeyi sevmem; ama, cep telefonlarının… Getirdiği bu teklif hepimizin oylarıyla yasalaştı, ikinci el telefonlarla ilgili o teklifin yasalaşmasından sonra, tabiî, cep telefonlarına yönelik gasp olaylarında azalma var, ciddî bir azalma var.

MEHMET S. KESİMOĞLU (Kırklareli) - Genelde…

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (Devamla) - Evet, ben, hepinize destekleriniz için teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “Emniyet genel müdürlüğüne ait araç, gereç, mal ve malzemenin satış, hibe, hek ve hurda durum ve işlemleri hakkında kanun (s.s.848)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 8 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2006-02-08-emniyet-genel-mudurlugune-ait-arac-gerec-mal-ve-malzemenin-satis-hi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
