# Mersin ilindeki göç sorunu ve çözüm önerileri hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim
- **Tarih:** 7 Haziran 2006
- **Gündem:** MERSİN İLİNDEKİ GÖÇ SORUNU VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2006-06-07-mersin-ilindeki-goc-sorunu-ve-cozum-onerileri-hakkinda

> Abdülkadir Aksu (AK Parti), 7 Haziran 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MERSİN İLİNDEKİ GÖÇ SORUNU VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 1.362 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

İÇİŞLERİ BAKANI ABDÜLKADİR AKSU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Mersin Milletvekilimiz Sayın Dr. Hüseyin Güler arkadaşımızın "Mersin'de göç sorunu ve çözüm önerileri" konulu gündemdışı konuşması üzerine söz almış bulunuyorum; konuşmama başlamadan önce, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Özellikle, ülkemizde, 1980 ve 90'lı yıllarda, çeşitli nedenlerle yaşadıkları yerleri terk ederek kentsel merkezlere doğru bir göç hareketi olmuştur. Mersin de bu göçü önemli ölçüde alan illerimizin başında yer almaktadır. Kentlerimizin taşıma kapasitesinin düşüklüğünden dolayı, bu nüfus, gecekondu mahallelerinde, sağlıksız çevre şartlarında ve konutlarda, yeterli iş ve gelir imkânlarından yoksun olarak yaşamak durumunda kalmışlardır. Yaşanan bu göçün, isteksiz, ani ve hızlı gerçekleşmesi, göçün yaratabileceği sorunları daha da artırmıştır. Bu nüfus hareketliliğinin neden olduğu sorunları en şiddetli yaşayanlar, göç etmek zorunda kalan insanlar olmakla birlikte, göç hareketinin hedefi konumundaki kentler ve bu kentlerde yaşayan insanlar da, göç olaylarından olumsuz etkilenmiş ve her kesim için kentle ilgili yaşam sorunları artmıştır. Köyden kente göç edenlerin vasıfsız olan işgüçleri dolayısıyla, karşı karşıya oldukları en temel sorun işsizlik olmuştur. Çoğunlukla genç ve bu yönüyle işgücüne, ekonomik ve sosyal yaşama dinamik bir katkı sağlayabilecek bu nüfus, kentsel yaşamın gerektirdiği şartlara uyum sağlayamadıkları için, kentlerin sorunları daha da artmıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; ülkemizde az gelişmiş yörelerden gelişmiş yörelere doğru seyreden iç göçün, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri başta olmak üzere, İç Anadolu ve Karadenizden de Batı bölgelerine doğru olduğu görülmektedir. Ülkemizde yaşanan yoğun iç göçün nedenlerine bakıldığında, başlıca belirleyici faktörlerin kırsal kesimdeki hızlı nüfus artışı, kentlerin sosyal, kültürel ve ekonomik yönlerden çekiciliği, terörden kaynaklanan güvenlik sorunları, coğrafî şartlar ve tabiî afetler olduğu görülmektedir. Ülkemizin karşı karşıya kaldığı iç göç olgusunun, göç alan bölgelerde ve büyük kentlerde, geçen zaman içerisinde, ekonomik ve sosyokültürel, fizikî, asayiş ve kamu düzenine ilişkin önemli sorunlara yol açtığı da muhakkaktır. Göç edilen yerlere uyum sorunu, kültür çatışması ve ekonomik yetersizlikten kaynaklanan sosyal dışlanmışlık olgusu, hemşericiliği ve belli bir yöreye aidiyet duygusunu öne çıkarmaktadır. Varoşlarda yaşayanların sürekli bir iş ve sosyal güvenceye sahip olmaması, geçici ve niteliksiz işlerle geçimlerini sağlamak zorunda kalmaları, kayıtdışı ekonomi ve marjinal sektörlerin artmasına da neden olmaktadır. Göç eden ailelerin kentte karşılaştıkları sosyal ve ekonomik sorunlar aile yapısını da olumsuz etkileyerek, aileiçi şiddet, ihmal, istismar ve ailelerin parçalanmasına sebep olmakta ve beraberinde, çocukları sahipsiz ve korumasız duruma düşürmekte ve sokağa itmektedir.

İç göç, önemli bazı fizikî sorunlara da yol açmaktadır; şehirlerde hızlı ve dengesiz nüfus artışı önplana çıkmaktadır. 1950-2000 yılları arasında Türkiye nüfusu yaklaşık 3 kat artarken, İstanbul, Ankara ve Mersin İllerinin şehir nüfusları 10 kat artmıştır.

Elbette ki, iç göçün bir başka olumsuz sonucu da, asayiş ve kamu düzenine ilişkin problemlere yol açmasıdır. Gerek ekonomik ve sosyal nedenlerle gerekse güvenlik ve başka nedenlerle yaşanan göç olgusunun önüne geçebilmek, yaşanmış göç olaylarının neden olduğu sorunlarla baş edebilmek için yapılması gereken çok şeyler olduğu muhakkaktır. Ancak, bütün bunların yapılması bütçe imkânlarıyla ilgilidir ve yılların birikimiyle oluşan bu sorunların çözümü, uzun zaman alacak çalışmaları da gerektirmektedir.

Değerli arkadaşlarım, Hükümet olarak, biz, güvenlik politikalarını sosyal politikalarla dengeli bir şekilde yürütme gayreti içinde olduğumuzu müteaddit defalar belirttik. Gelir dağılımının iyileştirilmesi ve yoksullukla mücadele politikalarının başarılı olabilmesi için, Hükümetimiz kurulur kurulmaz, Acil Eylem Planı hazırlayarak, gelir dağılımı ve yoksullukla mücadele alanında önemli uygulamaları hayata geçirmiştir.

59 uncu Cumhuriyet Hükümeti olarak, bir taraftan, yatırım teşvikleri, vergi muafiyetleri gibi uygulamalarla göç veren bölgelerde yeni iş sahaları açmaya, tarım sektöründeki desteklemelerle, insanların topraklarından göç ederek başka yerlere gitmelerinin önüne geçmeye, diğer taraftan da, çeşitli nedenlerle göç etmek zorunda kalan vatandaşlarımızın içinde yaşadıkları güç yaşam şartlarını iyileştirmek ve onların kentsel hayat şartlarına uyum sağlayabilmeleri konularında da çeşitli çalışmalar yapmaktayız.

Genel ekonomik kalkınma programlarının yanında, çok önemli çalışma ve projeleri, Hükümetimiz, kararlılık ve titizlikle uygulamaktadır.

Bu kapsamda, Toplu Konut İdaresi Kanununda yapılan değişiklikle, TOKİ'ye, gecekondu alanlarının dönüşümüne yönelik projeleri destekleme ve kredilendirme yetkisi verilmiştir. Yine, mahallî idare reformu kapsamında çıkan kanunlarla, yerel yönetimlerimize, kentsel dönüşüm ve gelişim projeleri uygulama yetkisi verilmiştir. Yine, Türk Ceza Kanununda, imar kirliliğine neden olma fiili suç olarak tanımlanmış ve cezaî yaptırıma bağlanmıştır. Özel koruma ihtiyacı olan veya suça karışan çocuklarla ilgili olarak, çocuk adalet sisteminin esas ve usullerinin düzenlenmesi amacıyla Çocuk Koruma Kanunu çıkarılmıştır. Yine, ayrıca, başta güvenlik olmak üzere, çeşitli nedenlerle, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden göç eden, köylerinden ayrılan ailelerden gönüllü olarak geri dönmek isteyenlerin, kendi köyleri civarında veya arazisi müsait başka yerlerde iskân edilmeleri ve gerekli sosyal ve ekonomik altyapının tesisiyle, bu yerleşmelerde sürdürülebilir yaşam şartlarının sağlanması amacına yönelik olarak da, 1994 yılında uygulamaya konulan Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Projesi başlatılmıştır. 2000 yılından bugüne kadar, proje için, Köye Dönüş Projesi için, genel bütçe, il özel idareleri bütçeleri ve sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları aracılığıyla toplam 52 117 377 YTL, yani, 52 117 377 000 000 para harcanmıştır. Yine, 2005 yılı haziran ayında başlatılan KÖYDES Projesiyle de, bütün ülke genelinde, yolu olmayan, sağlıklı içmesuyu olmayan köy bırakılmaması kararlaştırılmış ve bu proje de, büyük bir başarıyla yürütülmektedir. Geçtiğimiz yıl 200 trilyonun üzerinde para harcandı. Bu yıl, 2006 yılı bütçesine de 2 katrilyon -Maliye Bakanlığı bütçesine- ödenek ayrıldı.

Yine, değerli arkadaşlarım, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunuyla, iş yapma fikri olup, küçük bir başlangıç sermayesine ihtiyacı olan yoksul vatandaşlarımıza, il özel idarelerince mikrokredi verilmesi imkânı getirilmiş, il özel idareleri, belediye ve sivil toplum kuruluşları işbirliğiyle, Diyarbakır, Van, Şanlıurfa ve Batman gibi illerde bunun uygulanmasına da başlanmıştır.

Ayrıca, yine, Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun uygulanmasına yönelik çalışmalarla, terörle mücadeleye ilişkin yürütülen faaliyetler kapsamında zarar gören vatandaşlarımızın da maddî zararları karşılanmaktadır. Bu kanun kapsamında, bugüne kadar, komisyonların almış olduğu kararlar çerçevesinde 49 600 000 YTL -49,6- trilyon maddî zarar ödemesinde bulunulmuştur, 20 trilyonun ödemesi de yapılmak üzeredir.

Yine, hepimizin bildiği Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesiyle, kuzey Ankara girişindeki gecekondu bölgesinin fiziksel durumunun ve çevre görüntüsünün geliştirilmesi ve çağdaş bir kent görünümü kazandırılması amaçlanmaktadır.

Yine Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yürütülen bu çalışmalar ve buna ilaveten dargelirli ve yoksul vatandaşlarımızın konut sahibi yapılabilmesi ve kentlerimizin çağdaş bir görünüme kavuşturulması da hedeflenmektedir ve TOKİ, gerçekten, bu konuda başarılı çalışmalar yapmaktadır. Ben de kendilerini tebrik ediyorum, kutluyorum.

Yine, Dünya Bankası desteğiyle yürütülen Sosyal Riski Azaltma Projesiyle, Türkiye nüfusunun en yoksul kesimine yönelik gelir ve istihdam sağlanması ile temel sağlık ve eğitim hizmetlerinin iyileştirilmesi çalışmaları da sürdürülmektedir.

Değerli arkadaşlarım, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıfları aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın ekonomik ve sosyal yönden güçlendirilmesi, eğitim ve sağlık hizmetlerinden daha etkili yararlanabilmesi maksadıyla, 2005 yılında, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak "Çeşitli Proje ve Sosyal Yardımlar" adı altında yaklaşık 2 milyar YTL -2 katrilyon Türk Lirası- tutarında bu vatandaşlarımıza hizmet sunulmuştur. 2006 yılında da aynı nitelikteki faaliyetlere devam edilmektedir. Bu kapsamda, sağlık yardımı, eğitim yardımı, kömür yardımı ve ücretsiz ders kitabı yardımı da devam etmektedir. Bu yıl, inşallah, lisede okuyan öğrencilerimize de ücretsiz kitap yardımını başlatacağız.

Öte yandan, yine, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü aracılığıyla da yaşamlarını en düşük düzeyde dahi sürdürmekte güçlük çeken kişi ve aileler, herhangi bir sosyal hizmet kuruluşu bünyesine dahil edilmeden kendi aile ortamında aynî, nakdî yardımlarla da desteklenmektedir.

Az gelişmiş yörelerin ekonomik yönden kalkınmasına, mahallî imkân ve potansiyelin değerlendirilerek yeni istihdam imkânları oluşturulmasına ve böylece işsizlik ve yoksulluğun azaltılmasına yönelik olmak üzere, bildiğiniz gibi, 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki Kanunuyla bölge illeri birinci derecede teşvik kapsamına alınmıştır.

Bu çalışmaların semeresini istihdam oluşturarak almaya başladık. Bu kapsamda, örneğin, sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki 9 ilimizde 110'u proje, 114'ü inşaat, 56'sı üretim aşamasında olmak üzere, toplam 280 sanayi tesisi çalışmaları devam etmektedir.

Yine, iç göçün yavaşlatılması için, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma döneminde, kamu yatırım tahsisleri içinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin payı devlet tarafından özel olarak desteklenerek, yüzde 11,5'ten yüzde 15,8'e yükseltilmiştir.

Bütün bu çalışmalara ek olarak, ülkemizde yaşanan iç göçün yol açtığı ekonomik, sosyal, kültürel ve fizikî sorunlar ile asayiş ve kamu düzenine ilişkin sorunların çözümü amacıyla, Bakanlığımın koordinatörlüğünde ilgili bakanlık ve kurumlarca da müşterek bir çalışma yürütülmektedir ve bu konu üzerinde hassasiyetle Hükümetimiz tarafından durulmaktadır.

Görüldüğü üzere, gelişmekte olan her ülkenin karşı karşıya olduğu iç göçün sebep olduğu sorunların çözümüne ve olumsuz etkilerinin azaltılmasına yönelik çalışmalarımız, Hükümet olarak kararlılıkla sürdürülmektedir ve değerli arkadaşıma da şunu ifade ediyorum: Biz, hem Mersin hem bütün illerimizle ilgileniyoruz, sahip çıkıyoruz, değerli arkadaşım endişelenmesin.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; merkezî idarelerimiz, valiliklerimiz, belediyelerimiz, yatırımcılarımız, sanayici ve işadamlarımız büyük bir özveri ve şevkle, bu konularda açılım yapmak üzere devamlı gayret göstermekteyiz.

Ben hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Abdülkadir Aksu (AK Parti, İstanbul). “Mersin ilindeki göç sorunu ve çözüm önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim tutanağı, 7 Haziran 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdulkadir-aksu-22-2006-06-07-mersin-ilindeki-goc-sorunu-ve-cozum-onerileri-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
