# Futbolda şike,rüşvet,vb.meydana gelen istenmeyen olayların araştırılması amacıyla meclis araşt.açılmasına ilişkin önergeler(10/63,113,138,179,228)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Abdullah Torun (AK Parti, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim
- **Tarih:** 23 Kasım 2004
- **Gündem:** FUTBOLDA ŞİKE,RÜŞVET,VB.MEYDANA GELEN İSTENMEYEN OLAYLARIN ARAŞTIRILMASI AMACIYLA MECLİS ARAŞT.AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGELER(10/63,113,138,179,228)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/abdullah-torun-22-2004-11-23-futbolda-sike-rusvet-vb-meydana-gelen-istenmeyen-olaylarin-arastirilma

> Abdullah Torun (AK Parti), 23 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: FUTBOLDA ŞİKE,RÜŞVET,VB.MEYDANA GELEN İSTENMEYEN OLAYLARIN ARAŞTIRILMASI AMACIYLA MECLİS ARAŞT.AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGELER(10/63,113,138,179,228)); konuşma 1.168 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ABDULLAH TORUN (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; spor müsabakalarında meydana geldiği iddia edilen şike ve şiddet olaylarının önlenmesi için verilen araştırma önergesiyle ilgili olarak, önerge sahipleri adına söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Büyük Millet Meclisinin değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum.

Şike ve şiddet olaylarının önlenmesi için vermiş olduğumuz araştırma önergesinin ne kadar önemli olduğu, pazar günü oynanan Beşiktaş-Çaykur Rizespor maçında çıkan müessif olaylarla bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Spor müsabakalarında şiddet ve düzensizliğin önlenmesi için çıkardığımız yasalara rağmen, maalesef, statlarımızda olaylar eksik olmamaktadır. Statlarımıza, her türlü silah, kesici veya delici alet, sis bombası, ses bombası veya maytap gibi patlayıcı, parlayıcı, yanıcı, yakıcı maddeler ile taş, metal gibi fırlatılabilecek her türlü maddelerin ve çevreyi kirletebilecek konfeti ve benzeri cisimlerin girmesi ve satılması yasak olmasına rağmen, statlarımıza sokulmaktadır.

Beşiktaş-Çaykur Rizespor maçında, tribünde çıkan olay sonucu gencecik bir vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Bu olayı esefle kınıyor, merhuma Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diliyorum.

Bizler, kanunları, spor faaliyetlerinin daha güvenli ve sağlıklı bir ortamda yapılması ve izlenmesi için çıkardık; fakat, görüyoruz ki, bazı görevliler sorumluluklarını yerine getirmediği için, vatandaşlarımız hayatlarını kaybedebiliyorlar. Bu kesici aletler içeriye nasıl sokuluyor?! Maç başlarken sahaya atılan konfetiler, yakılan maytaplar nasıl içeriye giriyor?! Saha içinde spora yakışmayan davranışlarda bulunan sporculara kulüp yöneticileri tarafından niçin sahip çıkılıyor?! Bu şekilde davranan sporculara göz yumuldukça, seyirciler tahrik edilmekte, tribünler ve spor karşılaşmaları kaosa sürüklenmektedir. Bunların mutlaka araştırılması gerekmektedir. Suçlular kimlerse, bulunup cezalandırılmalıdır.

Spor centilmenliktir. Sporun temel amacı, insanın beden ve ruh sağlığını geliştirmek, toplumda dayanışma ve kardeşlik duygularını yaymaktır. Spor ile şiddet, asla yan yana gelemez; fakat, görüyoruz ki, bazı fanatik ve organize gruplar sayesinde, spora yakışmayan, sporla bağdaşmayan olaylar yan yana gelebilmektedir. Ne yapıp edip, bu fanatik ve organize gruplarla mücadele etmek gerekmektedir. Spor kulüpleri, tribün terörünün durdurulması ve şike olaylarının aydınlatılması için kamu görevlilerine gerekli yardımda bulunmalıdırlar. Fanatik grupların bazı kulüp yöneticileri tarafından ücretsiz bilet verilerek beslendiğinden medyada bahsedilmektedir. Bu gruplar da, maçla ilgisi olmayan slogan ve şarkılarla, hakemlere ve istemedikleri yöneticilere hakaretlerle ve yaptıkları taşkınlıklarla kendilerini kanıtlamaya çalışmaktadırlar.

Futbol müsabakalarında alınan önlemlere rağmen, maç başladıktan sonra, sahaya binlerce konfeti atılmakta, maytaplar yakılmaktadır. Acaba, bu cisimler, maç başlamadan önce, bazı kulüp yöneticileri veya görevlilerince mi statlara sokulmaktadır? Bunların önüne geçmek için, kulüp yöneticilerinin fanatik gruplara göz yummaması gerekmektedir; ancak, bu tür olayların önlenebilmesi için, spor kulüplerinin, medyanın ve kamu görevlilerinin birlikte çalışması da, ortaya çıkan bir zorunluluktur.

Tüm bu olanlara rağmen, seyircilere ceza verilmekte, statlar kapatılmakta, sporculara ceza verilmekte, hakemlere ceza verilmekte; fakat, kulüp yöneticileri hakkında hiçbir müeyyide uygulanmamaktadır.

Spor müsabakalarında şiddet ve düzensizliğin önlenmesi için 22 nci Dönem Parlamentosu olarak nisan ayında çıkarmış olduğumuz 5194 sayılı Kanunun işlerliğinin sağlanması için, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Uygulama Etkinliği Projesini yürürlüğe koymuştur. Bu proje kapsamında, birinci, ikinci futbol liglerinde ve birinci voleybol liginde proje uygulayıcıları tarafından muhtelif müsabakalara gidilerek, kanunun uygulanışı yerinde izlenmiş, görülen aksaklıklar ve noksanlıklar gözlem raporlarıyla tespit edilmiştir.

Şimdi, kısaca, bu raporun sonuç bölümünden size bahsetmek istiyorum. Bu raporlara göre:

1- Genel olarak UEFA kriterlerine uygun futbol statlarında kanunda ve yönetmelikte belirtilen fizikî şartların yerine getirildiği; ancak, diğer statlar ile kapalı spor salonlarında söz konusu şartların sağlanamadığı görülmüştür.

2- Federasyon temsilcisi ve müsabaka güvenlik amirinin bulunduğu, taraftar temsilcisinin ise mülkî amirlerce atamasının yapılmadığı tespit edilmiştir.

3- Özel güvenlik güçlerinin genellikle kurulmadığı, kurulanların da yetersiz olduğu; genel güvenlik güçlerinin ise hizmet yönünden eksiklikleri bulunduğu gözlemlenmiştir.

4- Ayrıca, kulüp yönetimlerinin kendi taraftarlarına karşı tavizkâr bir tutum sergilediği müşahede edilmiştir.

5149 sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun uygulanması sonucunda, 81 ilden sadece 7 ilde ve 15 müsabakada suç işlenmiştir. Bu da gösteriyor ki, kanunun yürürlüğe girmesiyle mevzuatlarda önemli bir boşluk doldurulmuştur; ama, ne yazık ki, çıkan olaylar, gerek uygulamada gerekse de kanunî müeyyideler açısından eksikliğin olduğu gerçeğini ortaya çıkarmıştır. Çıkardığımız kanunun etkinliği artırıldıkça, varsa yaptırımlar açısından eksiklikler tamamlandığı takdirde, şiddet ve düzensizliğin önüne geçileceğine inanıyorum.

Değerli milletvekilleri, sporumuzda diğer bir gündem maddesi de şikedir. Son yıllardaki gelişmelerle spor, hem endüstriyel bir sektör hem de şov haline dönüşmüştür. Dünyada, sporla ilgili olarak yaklaşık 3 trilyon doların dolaştığı tahmin edilmektedir; bunun da yaklaşık 250 milyar dolarının futbolla ilgili olduğu tespit edilmiştir. Dünyada artık her maç için bahis oynanabiliyor. Legal veya illegal olan bu bahis örgütlerinin maçlar üzerinde etkili olabileceğini düşünüyorum. Ulusal gazeteler, zaman zaman futbolcuların da maçlar üzerinde bahis oynadıklarını yazmaktadır. Maalesef, bu tür olaylar ligimizi şaibe altında bırakmaktadır.

Son zamanlarda, ulusal medyamızda, bazı şahısların geçmiş sezonlarda maç sonuçlarını etkileyecek girişimlerde bulunduğu izlenimini uyandıran telefon konuşmaları ortaya çıkmıştır. Eski hakem Ali Aydın'ın yapmış olduğu açıklamalar da futbolda şike olayını kuvvetlendirmektedir. Futbol Federasyonu Başkanı Sayın Levent Bıçakçı, kendisiyle yapılan bir röportajda "Türkiye'de şike olmadığını söyleyemem" demiştir. Yine Sayın Başkan, katıldığı bir televizyon programında tarihî itiraflarda bulunarak, Malatyasporun zamanında şikeyle küme düşürüldüğünü söylemiştir.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, sizlere sorarım, futbolu yöneten kişilerin yapmış olduğu bu açıklamalar sonucunda, ligimizde şike olmadığını kim söyleyebilir? Peki, şike olaylarını önlemek için ne yapmamız gerekiyor? Bildiğiniz gibi, şikenin de rüşvet gibi, belgesi yoktur. Kırk yıl önce, yani 1963-1964 sezonunda, Karşıyaka Sporun yapmış olduğu bir müsabakada şike yapıldığı duyumunu alan o zamanki Futbol Federasyonu, iki ay süren bir araştırma sonucunda, Karşıyaka Sporun şike yaptığını delile göre değil, kanaate dayanarak tespit etmiş ve Karşıyaka Sporu küme düşürmüştü. Bunun içindir ki, kanaate göre karar verilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği kanaatindeyim.

Beşiktaş eski teknik direktörü Mircea Lucescu, NTV'de Okay Karacan'a vermiş olduğu bir demeçte "Romanya Millî Takımı eski güzel günlerine dönemez; çünkü, orada illegal işler oluyor, futbolcuyu çökerttiler. Siz de dikkat edin, Türkiye'yi de bozmasınlar" demişti. Maalesef, bizim ligimiz de, çıkan haberlerle güvenini yitirmeye başlamıştır. Futbol ligimizdeki şaibe bulutlarının dağıtılması ve futbolumuzun geleceğinin kurtarılması için çalışmalar yapmak zorundayız; çünkü, bu olaylar Türk sporunu ciddî anlamda tehdit etmektedir, en büyük organ olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin de bunlara seyirci kalmayacağı aşikârdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ABDULLAH TORUN (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Torun.

ABDULLAH TORUN (Devamla) - Değerli milletvekili arkadaşlarım, önemli olan diğer bir konu da, takımlar arasındaki müthiş standart farkıdır. Bazı kulüplerimiz çok zengin, bazı kulüplerimiz de çok fakirdir. Aynı ligde mücadele ederek şampiyon olmaya veya küme düşmemeye çalışıyorlar. Şampiyonluk mücadelesi veren takımlar, genellikle -dört büyükler dediğimiz, 3 İstanbul takımı, artı, Trabzonspor- dört büyükler dediğimiz kulüpler yayın haklarının yüzde 50'sini, 14 kulübümüz de diğer yüzde 50'sini alıyorlar. Bu paylaşımın adil olmadığı kanaatindeyim.

Bakınız, İngiltere birinci liginde oynayan tüm takımların, hem şampiyon olma hem de küme düşme ihtimalî mevcuttur; ama, bizim Türkiye liglerinde, yıllardır, 4 takım haricinde şampiyon olabilecek bir takımın çıkmasına uygun zemin, uygun fırsat hazırlanmamıştır. İşte, bu paylaşımın adil olmadığı, bu haksız rekabetin ortadan kaldırılarak, düzgün hale getirilmesi kanaatindeyim.

Yine, aynı şekilde, ikinci ve üçüncü ligdeki kulüplerimize çok az bir ödenek verilerek başkalarına muhtaç ediliyorlar; daha sonra da, Türk futbolunun kalkınması isteniyor. Bu nasıl olacak çok merak ediyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, ne var ki, sporumuzda ve özellikle futbolumuzda ortaya atılan şike iddiaları, konuyla ilgili yazılı ve görsel basında yapılan yayınlar, hem Türk sporu ve sporcularını hem de kamuoyunu rahatsız etmekte, ülkemizin ve Türk sporunun, hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki itibarını zedelemektedir. Spor camiasında yaşandığı söylenen iddiaların incelenmesi, kaynağına inilmesi, varsa malî ve diğer boyutlarının ortaya çıkarılması gerekmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Abdullah Torun (AK Parti, Adana). “Futbolda şike,rüşvet,vb.meydana gelen istenmeyen olayların araştırılması amacıyla meclis araşt.açılmasına ilişkin önergeler(10/63,113,138,179,228)”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 23 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdullah-torun-22-2004-11-23-futbolda-sike-rusvet-vb-meydana-gelen-istenmeyen-olaylarin-arastirilma (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
