# Güneydoğu anadolu projesi bölge kalkınma idaresi teşkilatının kuruluş ve görevleri hk. (s.s. 677)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Abdullatif Şener (AK Parti, Sivas)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim
- **Tarih:** 4 Kasım 2004
- **Gündem:** GÜNEYDOĞU ANADOLU PROJESİ BÖLGE KALKINMA İDARESİ TEŞKİLATININ KURULUŞ VE GÖREVLERİ HK. (S.S. 677)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/abdullatif-sener-22-2004-11-04-guneydogu-anadolu-projesi-bolge-kalkinma-idaresi-teskilatinin-kurulus

> Abdullatif Şener (AK Parti), 4 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜNEYDOĞU ANADOLU PROJESİ BÖLGE KALKINMA İDARESİ TEŞKİLATININ KURULUŞ VE GÖREVLERİ HK. (S.S. 677)); konuşma 1.449 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Sivas) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.

Bugün, burada, Şanlıurfa Milletvekili Sayın Müfit Yetkin ve 13 milletvekilinin; ayrıca, Sayın Doğan ve arkadaşlarının vermiş olduğu kanun teklifleri üzerinde görüşmelerde bulunuyoruz. Bu kanun teklifleri özü itibariyle aynı niteliktedir; yani, GAP İdaresinin görev süresinin uzatılmasına ilişkindir.

Bildiğiniz gibi, GAP Kalkınma İdaresi 1989 yılında bir kanun hükmünde kararnameyle kurulmuş ve faaliyet süresi onbeş yıl olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla, bu kanun hükmünde kararnameye göre, iki gün sonra, yani 6 Kasım 2004 tarihi itibariyle görev süresi sona erecektir; ancak, bir bölge kalkınma idaresi olarak GAP'ın varlığını devam ettirmesinin ve faaliyetlerine devam etmesinin hem bölge açısından hem de ülkemiz açısından faydalı olacağı kanaatindeyiz, gerekli olduğu kanaatindeyiz; onun için, böyle bir kanun teklifiyle sürenin uzatılmasının faydalı olacağını düşünmekteyiz.

GAP Bölge Kalkınma İdaresi olarak düşündüğümüzde; nedir, ne anlama gelir sorusu temel bir sorudur. Bu idare, Türkiye'deki tek bölgesel kalkınma idaresidir. Şu anda 81 ilimiz vardır; bu illerimizden sadece Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki illerimizi; yani 9 ilimizi kapsayan bir bölgede Bölge Kalkınma İdaresi olarak kurulmuştur. Bu niteliği itibariyle, gerçekten bölge kalkınması açısından çok önemli işlevlere sahip ve uluslararası bir marka niteliği kazanmış bir kuruluşumuzdur. Dünyanın değişik bölgelerinden, Asya'dan, Afrika'dan, hatta Avrupa'dan, Amerika'dan, pek çok ülkeden, Türkiye'ye, bölgesel kalkınma çalışmalarını izlemek için, ne yapıldığını öğrenmek için; hatta, Türkiye'den destek almak için yabancılar, GAP bölgesinde Kalkınma İdaresinin sürdürdüğü çalışmaları öğrenme çabasındadırlar ve işbirliği yapma çabası içerisindedirler. Ancak, bu noktada, şunu da hemen açıkça ifade etmek lazım; tüm ülkeler, uluslararası bir büyük rekabet içerisindedirler. Bu rekabette başarılı olamayan, ülke potansiyelini harekete geçiremeyen, ülkedeki tüm potansiyeli maksimum düzeyde harekete geçiremeyen ülkeler, gelecekte ivme kaybedeceklerdir ve uluslararası rekabetten kopacaklardır. Onun için, ülkenin tamamında mevcut olan kalkınma potansiyellerinin harekete geçirilmesi lazımdır.

Evet, GAP bölgesinde önemli potansiyeller mevcuttur, bu potansiyellerin harekete geçirilmesi lazımdır, GAP İdaresi Başkanlığı, bu potansiyelleri harekete geçirmek için çaba harcamaktadır; ancak, geri kalan 72 ilimizde, bu illerin oluşturduğu bölgelerde de, harekete geçirilecek başka ekonomik potansiyeller vardır. Bunları dikkate almak suretiyle, daha önceden sürdürülen çalışmalar son safhaya gelmiştir ve kalkınma ajanslarıyla ilgili bir kanun tasarısı, yakınlarda Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulacaktır.

Bu kanun tasarısında, 26 ayrı kalkınma bölgesi oluşturulmaktadır. Bu bölgesel kalkınma idareleri tarafından, Türkiye'nin toplam kalkınma için gerekli olan bütün potansiyeli harekete geçirilmek suretiyle, ülkemizin maksimum düzeyde fayda elde etmesi için gerekli mekanizma kurulmaktadır; yani, sadece bir bölgemizin değil, Türkiye'nin tamamındaki mahallî potansiyelin harekete geçirileceği bir yapılanmaya gidilmektedir. Ancak, böyle bir yapılanma, yeni bir teşkilat öngörmektedir. Bu yeni teşkilat, sadece kamusal nitelikli ve kamu kuruluşu niteliğinde oluşturulmamaktadır; valilerin, belediye başkanlarının, ticaret ve sanayi odalarının, sivil kuruluşların içerisinde bulunacağı, merkezden de Devlet Planlama Teşkilatının koordinasyonunu sağlayacağı bir yapıda teşkilatlandırılacaktır.

Bu yeni yapılanma ortaya çıkmadan önce var olan GAP Kalkınma İdaresinin görev süresinin sona ermekte oluşu, birini diğerine tercih etmeyi gerekli kılmamıştır; yani, arkadaşlarımızın anlatmaya çalıştığı gibi, burada, GAP Kalkınma İdaresinin görev süresinin üç yıl uzatılacak olması, bu idarenin görevine ileride son verileceği anlamını taşamamaktadır. Aksine, bir başka mantıkla, özel sektör mantığını da işin içerisine sokmak suretiyle oluşturulan kalkınma ajanslarıyla, 1989'dan beri faaliyette bulunan GAP İdaresini, bölgesel potansiyeli ortaya çıkarma konusunda rekabete sokmak ve hangi mekanizmayla daha faydalı sonuçların elde edilebileceğini, bu üç yıllık dönemde test etmek gereklidir diye düşünüyoruz. Bu bakımdan, GAP bölgesinde, şu ana kadar sürdürülen faaliyetlerin, bu yeni teşkilatlanma biçimiyle birlikte bir başka evreye devredilebileceği gibi bir yaklaşımı sergileyen arkadaşlarımızın değerlendirmelerinin doğru olmadığını, özellikle vurgulamak istiyorum.

Şu ana kadar yapılan çalışmalara baktığımızda da, 1989 yılında, GAP bölgesinde bir kalkınma idaresi niçin kurulmuştur sorusunu sorduğumuzda; bu bölgede, millî gelirin düşük oluşundan kaynaklanan sorunlar vardı, onun için kurulmuştur diyemiyoruz veya bu bölgede kişi başına millî gelir düşüktü, onun için, GAP Başkanlığı oluşturulmuştur diyemiyoruz; çünkü, kişi başına millî gelir düzeyi daha düşük olan illerimiz var. Örneğin Muş, bu bölgede değildir veya Bitlis veya Ağrı gibi illerimiz, hatta, Hakkâri gibi illerimiz GAP bölgesinde olmadığı halde, bu idarenin kapsamı içinde olmadığı halde, kişi başına millî gelir itibariyle bu bölgeden daha düşük gelir düzeyine sahiptirler.

O halde, neden bu bölgede Türkiye'nin tek kalkınma idaresi kurulmuştur; bu konuda -bazı görüşlerine katılmıyorum; ama- sayın milletvekilinin ifade ettiği gibi, su kaynaklarının ve bölgesel potansiyelin önemi büyüktür bu kararın alınmasında. Su potansiyeli dediğimizde; su, stratejik bir olaydır, Türkiye su zengini bir ülke değildir; ama, Türkiye'deki mevcut su rezervlerinin üçte 1'e yakın bir bölümü bölgededir. Bu potansiyelin en güzel şekilde değerlendirilmesi, ülkeye en faydalı şekilde kazandırılması maksadıyla bu proje hayata geçirilmiştir ve 89 yılında bu idare kurulmuştur; ancak, karıştırılan bir nokta vardır: GAP Kalkınma İdaresiyle bu bölgedeki yatırımların doğrudan ilişkisi yoktur. Yani, GAP İdaresi varsa bu bölgede yatırımlar olacak, GAP İdaresi yoksa bu bölgede yatırımlar olmayacak diye bir yaklaşım sergilendiği takdirde, yanlış bir şey söylenmiş olur. Neden; çünkü, sulamayla ilgili yatırımlar vardır bölgede, enerji yatırımları vardır bölgede; ama, enerji yatırımlarını da, sulama yatırımlarını da yapan, GAP Kalkınma İdaresi değildir. Ya kimdir, neresidir; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne ait yatırımlardır bunlar veya bölgede karayollarıyla ilgili yatırımlar vardır, hiçbirinin bu idareyle ilgisi yoktur, bu yatırımlar, Karayolları Genel Müdürlüğünün yatırımlarıdır; sağlık yatırımları, Sağlık Bakanlığının yatırımlarıdır; eğitim yatırımları, Millî Eğitim Bakanlığının yatırımlarıdır ve tüm bakanlıkların ve kuruluşların, bölgede kendilerine ait yatırımları vardır. Bu yatırımları ilgili bakanlar takip eder, ilgili bakanlıklar takip eder. Devlet Planlama Teşkilatı yatırım programlarını yaparken de ilgili bakanlıklarla görüşür. Dolayısıyla, GAP İdaresine bağlı bir yatırım mantığını ortaya koymak veya böyle bir yaklaşımla konuyu açıklamaya çalışmak tamamıyla yanlış bir değerlendirmedir.

Ancak, şunu da belirteyim: GAP İdaresinin temel görevlerinden biri koordinasyondur. Maalesef, koordinasyonu sağlayacak olan kurul, biz göreve gelinceye kadar, yıllardır hiç toplanmamıştır. Toplanıp da, GAP bölgesindeki yatırımlar hakkında hangi kararları alalım, hangi yatırımları öncelikleyelim diye bir tartışma, müzakere, görüşme yapılmamıştır. Yıllardır ara verilen bu toplantılara ben başladım. Hatta, 2005 yatırım programı hazırlanmadan önce, bütçe Meclise sevk edilmeden önce, ilgili yatırımcı kuruluşlarla birlikte GAP Koordinasyon Kurulunu topladık, bölgedeki yatırımları gözden geçirdik ve maksimum düzeyde buradaki su kaynaklarının ve diğer kaynakların harekete geçirilmesi için de gerekli kararları aldık.

Nitekim, bunun sonucudur ki -sayın milletvekilimiz, ne yaptınız GAP'ta diye sordular- 2004 yılında DSİ'nin 1,7 katrilyon liralık yatırımının 226 trilyon lirası, yani yüzde 13'ü GAP bölgesi yatırımlarıyken, 2005 yılında, bu rakam, 2004 yılına göre yüzde 100'ün üzerinde artırılmıştır. 2004 yılında bölgedeki DSİ yatırımları 226 trilyon lirayken, 2005 yılında, yani önümüzdeki yıl uygulanacak yatırım miktarı 456 trilyon Türk Lirasıdır. Bu, şimdiye kadar görülen en önemli artışlardan biridir. Toplam DSİ yatırımları içerisinde GAP bölgesindeki yatırımlar yüzde 18 düzeyindedir. Özellikle, Ilısu Barajı ve bölgedeki sulama ihtiyacı olan bölgelerin sulanması için de gerekli ödenekler konulmuştur.

Diğer taraftan "bölgede hiç, bir metrekarelik alanı suladınız mı" dediler. 2004 yılında 5 500 hektar yaylak sulamaya açılmıştır; 2 500 hektar da Yukarı Harran sulaması yapılmıştır. Bu sulamalar 2005 yılında da devam edecek. Yaylak sulaması 18 322 hektara ulaştırılacak; diğeri ise, 8 699 hektara ulaştırılacaktır.

Toplam GAP yatırımlarının Türkiye genelindeki yatırımlar içerisindeki payına baktığımızda gördüğümüz tablo da şudur: 2001 yılında toplam yatırımlar içerisinde GAP yatırımlarının payı yüzde 4,9'dur, 2002'de 5,9'dur, 2003'te 5,8; 2004'te de 6,7'dir; yani, 2004 yılında toplam yatırımlar içerisindeki payı itibariyle belirgin bir artış görülmektedir.

Dolayısıyla, GAP bölgesine ilgi gösterilip gösterilmediğinin burada sorgulanmasının yanlış olduğu kanaatindeyim. Eğer, bir sayın milletvekili GAP bölgesine ilgi gösterilmediği gibi bir izlenimle konuşma yaparsa, bölge için faydalı bir konuşma yapmış olmaz. Onun için, sayın milletvekilinin de, milletvekillerinin de daha fazla yatırımı, daha fazla desteği alabilmek maksadıyla "bir şey yapılmadı" yerine, yapılanlara teşekkür edip, ama eksikler varsa, somut projeler göstermek suretiyle, şu alanlarda ilave desteklere ihtiyaç duyulmaktadır diye bir açılım sağlayacak üslubu benimsemesi faydalı olur diye düşünüyorum.

GAP İdaresi, bizim başından beri fonksiyonel olarak çalıştırmaya gayret sarf ettiğimiz bir idaredir. Bu idarenin etkin olarak çalışabilmesi, bölge potansiyelini maksimum düzeyde harekete geçirebilmesi maksadıyla ne yapılması gerekiyorsa bunları yapma çabası içerisinde olduk; Bundan sonra da aynı düşünceyle, aynı mantıkla GAP İdaresi var olacaktır; ama, belirttiğim gibi, bölge kalkınma ajansları çerçevesi içerisinde başka kalkınma idareleri oluşturulmaktadır. Bu yeni kalkınma idareleri özel sektör mantığının da devreye girdiği bir yapıyı yansıtacaktır. Burada da tecrübeli bir GAP İdaresi vardır. Önümüzdeki üç yıl içerisinde, bu iki farklı yapının, bölgesel potansiyeli nasıl harekete geçirdiğiyle ilgili bir rekabet ortamını birlikte izleyeceğiz ve bundan sonra, en faydalı, en gerekli yapılanma neyse ona karar vereceğiz. Bu bakımdan da, bu geçiş sürecinde üç yıllık süre uzatımının gerekli olduğunu düşündük.

Bu konuda kanun teklifi veren arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz ve ben, bu teklifin yasalaşmasıyla önemli bir iş yaptığımız düşüncesinde olacağım. Neden; çünkü, Mecliste görüşülen metinler genellikle kanun tasarıları niteliğindedir. Zaman zaman, kürsüye gelen milletvekillerince, neden hep kanunlar hükümetten geliyor, yasama yetkisi Meclise aittir, milletvekillerimiz de kanun teklifi vermeliler, zaten vermektedirler; ama, milletvekillerimizin vermiş oldukları kanun teklifleri yasalaşma şansını yakalayamıyor ve yasalaşma sürecini tamamlayamıyor diye şikâyet edilirdi; ama, belki çok ender görülen olaylardan biridir; bu sefer, GAP bölgemizdeki milletvekillerimizin hazırlamış olduğu ve vermiş olduğu bir kanun teklifini görüşüyoruz ve GAP İdaresinin görev süresi milletvekillerimizin vermiş olduğu bu teklifle uzamış olacaktır. Ben, kendilerini tebrik ediyorum ve yasama faaliyetlerine etkinlik kazandırdıklarını da ifade ederek, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Abdullatif Şener (AK Parti, Sivas). “Güneydoğu anadolu projesi bölge kalkınma idaresi teşkilatının kuruluş ve görevleri hk. (s.s. 677)”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdullatif-sener-22-2004-11-04-guneydogu-anadolu-projesi-bolge-kalkinma-idaresi-teskilatinin-kurulus (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
