# Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi s.s.833) (bankalar kanunu, tmsf ve rtük kanunu)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Abdullatif Şener (AK Parti, Sivas)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim
- **Tarih:** 15 Mart 2005
- **Gündem:** BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ S.S.833) (BANKALAR KANUNU, TMSF VE RTÜK KANUNU)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/abdullatif-sener-22-2005-03-15-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-s-s-833-ba-2

> Abdullatif Şener (AK Parti), 15 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ S.S.833) (BANKALAR KANUNU, TMSF VE RTÜK KANUNU)); konuşma 1.159 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Sivas) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; önce, bu madde üzerinde görüşlerini beyan eden, teklifin tamamı üzerinde görüşlerini ifade eden milletvekillerine teşekkürlerimi sunuyorum.

Kanun tasarı ve teklifleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonlarında ve Genel Kurulda görüşülürken farklı düşüncelerin, farklı bakış tarzlarının özgürce ifade edilmesi, doğruların anlaşılması açısından da gereklidir. Zaten Meclis platformu farklı düşüncelerin rahatlıkla ifade edileceği bir zemindir ve bu zemin de, farklı düşüncelere göre, milletvekillerimizin de özgürce kararlarını verecekleri bir ortamdır. Bu bakımdan, aykırı düşüncelerin ifade edilmiş olmasını da bir zenginlik olarak görüyorum.

Ancak, hepimiz şunu biliyoruz ki, dünya bundan yirmi yıl önceki, elli yıl önceki dünya değildir. Bugün, dünyanın içinde bulunduğu durumda, artık, her şeyin yerküre üzerinde çok hızlı dolaştığını görüyoruz. İnsanlar, mallar, sermaye yerinde durmuyor ve yerküre üzerinde sınır tanımaksızın hareket ediyor.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Geçen sene dolaşmıyor muydu Sayın Bakan?!

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bugün, pek çok insan açısından, Ankara'dan İstanbul'a gitmekle, Ankara'dan New York'a, Londra'ya gitmek arasında büyük bir güçlük farkı yoktur.

Mallar daha korkunç bir şekilde dolaşıyor yerküreyi. Bakıyorsunuz, Afrika'da bir ülkede gezerken, süpermarketlerinde Türkiye'de üretilen malları görüyorsunuz veya Türkiye'de, bakkallarda, dünyanın bir başka köşesinde üretilmiş malların pazarlandığına şahit oluyorsunuz ve de daha kaliteli, daha ucuz malı üretmediğiniz takdirde, ürettiğiniz malları kendi mahallenizde bile satabilmeniz mümkün değildir.

Sermayenin sürati daha korkunç. Sermaye, 15 saniye içerisinde yerküre üzerinde 5 tur atıyor ve 15 saniye içinde geliyor, en kârlı gördüğü piyasaya yerleşiyor. Bu kadar olayların hızlı cereyan ettiği, döndüğü, sınırların anlamını ve mahiyetini değiştirmeye yöneldiği bir dünyada, teknolojinin hızı ve televizyon ekranlarında gördüğümüz görüntülerin çeşnisi, rengi, hepsinden daha hızlı değişiyor.

Bugün, zaten, Türkiye'de, köylere varıncaya kadar, hatta, dağ başındaki mezralara varıncaya kadar dünyanın dört bir yanında yayın yapılan, hazırlanan yayınları dinliyoruz, izliyoruz, seyrediyoruz. Yani, dışarıdan gelen yayınlara karşı Türkiye koruma zırhı altında değil ki. Böyle bir olay dünyanın hiçbir yerinde zaten yok. Uluslararası yayın yapan, yaptığı yayınlar dünyanın her tarafına ulaşan medya kuruluşları, İngilizce değil de Türkçe yayın yapıp yine Türkiye'ye girerler.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Reklam alamazlar, Sayın Bakan.

ALİ KEMAL KUMKUMLOĞLU (İstanbul) - Doğru bilgi verin, meseleleri çarpıtmayın!

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bunun ötesinde, şimdi, ulusal menfaatlarımızı, ulusal çıkarlarımızı korumada yabancı bir medya kuruluşu girdiği zaman güçlük mü olur, zorluk mu olur diye tartışıyoruz. Ulusal menfaatların ne olduğu konusunda, tezkere olayında, hatırlıyorsunuz, siz, sürekli kürsüye geldiniz, Amerika Birleşik Devletleriyle tam işbirliğinin ulusal çıkarlara uygun olmadığını da söylediniz devamlı. Peki, yabancı medya kuruluşu yoktu Türkiye'de, Türkiye'deki mevcut medya kuruluşlarının yaptığı yayınları bir hatırlıyor musunuz o günlerde?! Şimdi, bir yabancı sermaye kuruluşu Türkiye'de yayın yapacak dediğiniz zaman, hemen aklınıza millî menfaatlarımızın ötesinde bir yayın politikasının Türkiye'yi işgal edeceği gibi bir algılamaya düşmenin bir anlamı yok; böyle bir realite yok.

ATİLLA KART (Konya) - Bu kaçınılmaz Sayın Bakan, bu kaçınılmaz!

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Gerçekçi zeminde olaylara baktığımızda, bunu böyle yorumlamak mümkün değil. Neden; çünkü, bir kere, medya yayınları, yani radyo ve televizyon yayınları, bağımsız bir üst kurul tarafından denetleniyor ve bu denetim, RTÜK Kanununda sayılan nitelikler ve sınırlamalar içerisinde yapılıyor; millî menfaatların korunması, millî menfaatlara aykırı yayın yapan kuruluşların kapatılacağı, ekran karartılacağıyla ilgili de hükümler var, düzenlemeler var. Millî menfaatlarımıza aykırı, bir yayın kuruluşu gelecek, yayın yapacak, RTÜK orada seyredecek; yapamaz! (AK Parti sıralarından alkışlar)

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Tahkim var, tahkim!

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Tahkim dediğiniz şey, burada yapılan yayının niteliğine mi giriyor?! Burada yapılan yayının niteliğiyle ilgili tahkim olmaz; tahkim bir başka şey.

ATİLLA KART (Konya) - Yanlış bilgi veriyorsunuz, Sayın Bakan.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Burada yapılan yayında, ulusal menfaatlara, millî menfaatlara aykırı bir şey çıktığı zaman, RTÜK gereğini yapar ve cezasını verir, yayın da yapamaz.

ATİLLA KART (Konya) - Yanlış... Yanlış...

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - RTÜK üyelerini bile onlar seçecek o zaman.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Dolayısıyla, millî menfaatları koruma hassasiyeti varsa, bu millî menfaatları koruma hassasiyetinin hiçbir zaman sermaye yapısıyla ilişkisi kurulamaz.

Ben, şimdi, hatırlıyorum, öğrencilik yıllarımda... Yani, Siyasal Bilgiler Fakültesinde öğrencilik yaptım. O dönemde öğrenci yapısı da belliydi. Temel bir slogan vardı, bizim solcu arkadaşlarımızın temel bir sloganıydı bu; belki sosyal demokratların sloganı değildi, onun için, sizi tenzih ediyorum; ama, bir sol söylemdi ve istisnasız her toplantıda, her forumda dinlerdik "sermayenin milliyeti olmaz" derlerdi. Şimdi, kavramlar değişmiş. Nasıl buna benzer kavramlar değiştiyse, radyo televizyon yayınlarının niteliği de değişmiş. Değişen dünyayı görmek lazım.

Bunun ötesinde, şimdi, Avrupa Birliğinde yapılan uygulamalar... Affedersiniz... Bir sayın milletvekilimiz "Avrupa Birliğinde böyle bir şey yok" dedi. Bir kere, Avrupa Birliği ülkelerinin tamamında, 25 Avrupa Birliği ülkesinin tamamında, kendi içlerinde yabancı sermaye diye bir şey yok. Fransızlar, gider, Belçika'daki bütün yayın kuruluşlarını kapatabilirler...

AHMET ERSİN (İzmir) - Belçika ile Türkiye bir mi?!

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - ... veya Almanlar, gider, İtalya'daki bütün yayın kuruluşlarına girebilirler. Kendi içlerinde bir yabancı sermaye sınırı yok. Avrupa Birliği dışındaki ülkelerle ilgiliyse uygulama farklı. Bazı Avrupa Birliği ülkeleri, Avrupa Birliği ülkeleri dışındaki yabancı sermayenin payı yüzde şu kadarı geçemez diyor, bir kısmı da hiçbir sınır kabul etmiyoruz, tamamıyla dünyanın her tarafından yabancı sermaye gelebilir diyor. Örneğin, Belçika, ister Avrupa Birliği üyesi ülke olsun isterse olmasın, yabancı sermaye sonuna kadar serbesttir diyor, Çek Cumhuriyeti, sonuna kadar yabancı sermaye serbesttir diyor, Almanya, sonuna kadar yabancı sermaye serbesttir, gelsin, radyo televizyon kuruluşlarına girsin diyor. İtalya, belli sınırlar getiriyor.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Yunanistan?..

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Yunanistan'ı mı örnek alacaksın?! (AK Parti sıralarından alkışlar)

AHMET ERSİN (İzmir) - Belçika'yı alıyorsun ama...

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Yunanistan'ı niye örnek alacaksınız?!

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Lüksemburg, yabancı sermaye sonuna kadar serbesttir, ister Avrupa Birliği üyesi ülkelerden gelsin, ister yabancılardan diyor.

AHMET ERSİN (İzmir) - Lüksemburg ile Türkiye bir mi?..

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Portekiz... Aynı şeyi söylüyor Portekiz, gelsin, Amerika, Kanada, Çin, Avustralya, nere gelirse gelsin, serbest diyor. Slovakya aynı şeyi söylüyor, Slovenya aynı şeyi söylüyor değerli arkadaşlar. Dolayısıyla, aman, buna benzer bir düzenleme, kanun, Türkiye'den başka bir yerde hiç yok, sadece bu Türkiye'ye özgüdür, aman bunu değiştirdiğimiz zaman, dünyanın yapmadığını biz yaparız gibi bir algılama, değerlendirme tamamıyla yanlıştır ve de millî hassasiyetleri koruyacak olan, bir üst kuruldur, RTÜK'tür.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Yunanistan'da nasıl, Sayın Bakan?

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bir kere, şunu bilmek lazım: Yabancı sermaye, aslında, ürkektir ve gittiği ülkenin kurallarını uygulama konusunda da çok titizdir ve hassastır; çünkü, hiçbir yabancı sermaye, bir ülkeye geldiği zaman, oradaki kuralları ihlal etmeye yönelik bir davranışın içine girmez.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Şili'de falan öyle yapıyorlar değil mi?!

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bunu her yerde görüyorsunuz.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) - Şili'de darbe yaparak yabancı sermaye hâkim oluyor!

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Bunu her yerde görüyorsunuz. Türkiye'ye giren diğer yabancı sermaye gruplarında, belge, defter düzeninde, işlerin işleyişinde, mevcut mevzuata uyuşta hassasiyet görüyor musunuz görmüyor musunuz?

---

**Kaynak gösterme:** Abdullatif Şener (AK Parti, Sivas). “Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi s.s.833) (bankalar kanunu, tmsf ve rtük kanunu)”. TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim tutanağı, 15 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdullatif-sener-22-2005-03-15-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-s-s-833-ba-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
