# Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında (s.s.343)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Abdurrahman Arıcı (AK Parti, Antalya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim
- **Tarih:** 30 Nisan 2009
- **Gündem:** TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.343)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/abdurrahman-arici-23-2009-04-30-turkiye-futbol-federasyonu-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-s-s-343

> Abdurrahman Arıcı (AK Parti), 30 Nisan 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.343)); konuşma 2.352 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA ABDURRAHMAN ARICI (Antalya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 343 sıra sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı’nın tümü üzerinde AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Spor ve özellikle futbol faaliyetleri, günümüzde geniş kitleleri etkileyen, uluslar arası ilişkileri geliştirerek dünya barışına katkı sağlayan evrensel bir faaliyet alanıdır. Sporun tarihî gelişimi bir oyun olması yanında bir endüstri olduğu gerçeğini de beraberinde getirmiştir. Sanayileşme ve kentleşme süreci sporun bir meslek olarak seçilmesini gündeme getirmiş, bu gelişme sonucundan da sporun bilimsel yöntemlerle incelenmesi ve yazılı hukuk kurallarıyla düzenlenmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Spor mevzuatı genel hukuk ilkelerine uygun olarak bütün ülkelerin iç hukuklarına etki edecek biçimde uluslar arası niteliktedir. Uluslar arası spor örgütlerine üye olan ülkeler bu kuruluşların benimsediği ilkelere ve talimatlara uyacaklarını kabul etmişlerdir.

Ülkemizde profesyonel futbol faaliyetleri 3813 sayılı Kanun uyarınca kurulmuş Türkiye Futbol Federasyonu tarafından yürütülmektedir. Futbol yönetiminin tamamen özerk bir yapıya kavuşması ve kendi organları tarafından yönetilmesi benimsenmiştir. Bu doğrultuda da geçmişte birçok düzenlemeler yapılmıştır.

Görüşmekte olduğumuz tasarı, öncelikle her türlü spekülasyonlardan uzak bir şekilde bir mecburiyetten kaynaklanmaktadır. Ağırlıklı gerekçe olarak Avrupa ve dünya futbol organizasyonuna ülke futbolumuzun entegrasyonu amaçlanmaktadır. Bu bağlamda, Futbol Federasyonumuzun yönetimsel yapısında önemli radikal değişimler söz konusudur. Federasyonun yönetim yapısındaki demokratikleşme çok daha ileri boyuta taşınmakta, hukuki anlamda görev, yetki ve sorumluluklar farklılaşmakta ve denetim anlayışı ulusallıktan uluslar arası sisteme dönüştürülmektedir.

3813 sayılı Kanun’un günümüze kadarki uygulamalarından edinilen deneyimler de göstermiştir ki, gerek yeterince açıklık kazandırılmayan ve gerekse istismara açık hükümler ile futbolun yönetimsel sıkıntıları spor ve futbol kamuoyunda olduğu kadar toplumumuzda da ciddi kaygılara neden olmuştur. “Futbol Federasyonu” ifadesi ve kavramının gerçekte kulüplerin birliği anlamını taşıdığından toplumumuz habersizdir. Türkiye Futbol Federasyonu oluşumu, bu anlamda, Avrupa ve dünya örneklerinde olduğu gibi yönetimde kulüplerin ağırlığını taşıyan bir yapıdan oluşmaktadır. Çünkü futbol ekonomisine katma değer yaratan unsur, öncelikle kulüplerdir. Bugüne kadar yaşanan çeşitli olumsuzlukların temelinde öncelikle böylesi bir yapının kurulamamış olması yatmaktadır.

Biraz önce, arkadaşlarımızın konuşmalarında Türkiye’de çağdaş statların olmadığından bahsedildi. AK PARTİ hükûmetleri döneminde, Türkiye’de çok örnek verebileceğimiz statlar yapılmakta ve bazıları da devam etmektedir. Örneğin, Kayseri Stadı açılmıştır, Galatasarayın Seyrantepe’deki stadı devam etmektedir, Antalya stadı devam etmektedir. Bu örneklerin bundan sonraki süreçte de daha fazla artacağına inanmaktayım ben.

Yine amatörlere nakdî yardım bu dönemde kanuna konmuştur ve kanunla beraber amatörlerde futbolu geliştirmek amacıyla, amatör futbol, spor kulüp ve federasyonları ile bünyesinde futbol branşı bulunan Engelliler Spor Federasyonuna her türlü ayni ve nakdî yardımda bulunmak Türkiye Futbol Federasyonun görevleri arasındadır. Bundan sonra her türlü ayni ve nakdî yardımın yapılacağından emin olmalıyız.

Yine protokol tribünleri Gençlik Spor Genel Müdürlüğü uhdesinde bırakılmıştır. Çünkü bundan önceki dönemlerde de hiçbir zaman kulüplerde muhatap bulamamakta ve muhatabı olmadığı sürece de buralardaki kargaşa sürmekteydi. İllerde gençlik spor il müdürlüklerine, ilçelerde ilçe gençlik spor müdürlüklerine verilmekte, millî maçlarda da Türkiye Futbol Federasyonunun uhdesine bırakılmaktadır.

Yine, Federasyon başkanlarının tespitinde, son dönemde rahmetli Hasan Doğan’ın Federasyon Başkanı olmasında tamamen Kulüpler Birliği, 2A lig kulüpleri, İkinci ve Üçüncü Lig kulüplerinin temsilcileri bir araya gelerek Hasan Doğan üzerinde uzlaşmış ve ortak bir deklarasyonla Federasyon Başkanlığına aday yapılmıştır.

Yine, kulüplerimizin altyapılarına gerekli destek… Türkiye Futbol Federasyonu olarak tesis yapımında yüzde 35’lere varan oranda destek yapılmakta. Bu da kanuna konmuş vaziyettedir.

Üçüncü Lig kulübü olmayan illerimizde de geçen hafta bunlar arasında müsabakalar yapılmış ve bu müsabakalar sonucunda ancak Üçüncü Lig’i hak eden kulüpler, yani kendi gruplarında şampiyon olan kulüpler Üçüncü Lig’e çıkmaya hak kazanmışlardır. Bundan sonra bir aşama daha var: Yine yirmi ilde, Üçüncü Lig kulüpleri olmayan iller arasında, yine gruplar arasında müsabakalar yapılacak ve buna göre de Üçüncü Lig’e çıkarılacaktır.

Tasarıyla Türkiye Futbol Federasyonu teşkilat yapısı ile futbolun işleyişinin, Uluslar arası Futbol Federasyonu Birliği (FIFA)’nin öngördüğü kurallara uygun olarak yeniden yapılandırılması öngörülmektedir. Her türlü futbol faaliyetlerini millî ve milletlerarası kurallara göre yürütmek, teşkilatlandırmak, geliştirmek ve Türkiye'yi futbol konusunda yurt içinde ve yurt dışında temsil etmek üzere özel hukuk tüzel kişiliğini haiz özerk Türkiye Futbol Federasyonunun teşkilat, görev ve yetkilerine ait esas ve usullerin yeniden düzenlenmesi öngörülerek, 17/6/1992 tarihli ve 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonunun Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda daha önce kabul edilen Kanun’la, Türkiye Futbol Federasyonunun özerkleşmesi konusunda çok ileri adımlar atılmış, spordan sorumlu Devlet Bakanlığının Federasyon üzerindeki gözetim ve denetim yetkisi ortadan kaldırılmıştır. Dolayısıyla, artık idari bir vesayet yetkisinden söz edilmemektedir. Ancak, futbol yönetiminin tamamen özerk olması gerekmektedir. İki yüz yedi üyesi bulunan FIFA’da ülkeler futbol yönetimini kendi ana statüleriyle yönetmektedirler. Futbolu kanunla yöneten ender ülkelerden birisi de Türkiye’dir.

Tasarıyla, futbol yönetimi, futbolla ilgili işleyişler ve kurallar, Türkiye Futbol Federasyonu tarafından çıkarılacak statüye bırakılmaktadır. Türkiye Futbol Federasyonu, FIFA ve UEFA’ya bağlıdır. Tüm dünyada olduğu gibi Türk futbolunun da uluslar arası kurallarla yönetilmesi gerekmektedir.

Burada, bir kanunda bulunması zorunlu olan hususlar dışında hiçbir şey tasarıya dahil edilmemiştir. Gerekli olan unsurlar dışında futbol yönetimine ilişkin bütün esaslar artık Türkiye Futbol Federasyonu statüsüyle belirlenecektir.

Türkiye Futbol Federasyonunun yönettiği bütçe önemli bir meblağa ulaşmıştır. Bu tasarının yasalaşmasıyla, denetim yetkisi Türkiye Futbol Federasyonu Genel Kuruluna geçecektir. Futbol aktörlerinin hak ve hukuklarını en iyi şekilde koruyarak, denetimini gayet iyi yapacaklarına inancımız tamdır. Yasama organı, bu tasarıyla, Türkiye Futbol Federasyonu Genel Kuruluna bir nevi yasama yetkisi devretmektedir. Bu anlamda, Türkiye Futbol Federasyonu Genel Kurulu âdeta futbolun parlamentosu konumuna gelecektir. Amacımız, özerkliği güçlendirmek, sorunları futbol ailesi içinde çözebilecek bir mekanizma oluşturmaktır, Türkiye Futbol Federasyonu prestij ve etkinliğini artırmaktır.

Futbol Federasyonumuz, özel tüzel kişiliğe sahip özerk bir kuruluştur. Bu, aslında, bizim idari hayatımızda teşkilatlarımız içerisinde tipik bir örgütlenmedir. Futbol Federasyonu bir taraftan kamu hizmeti görmektedir, diğer taraftan da kamu kaynaklarını kısmen de olsa kullanmaktadır. Dolayısıyla, bu iki önemli vasıf onun kamusal bir ağırlığını bize göstermektedir. Ancak, Yasa, futbol yönetiminden sorumlu bu kuruluşumuzun bir özerk kuruluş olduğunu ifade etmiştir. Bilindiği üzere, özerklik statüsü daha çok kamu kurumlarına verilen bir statüdür. Yani hiçbir özel tüzel kişiliğe bizim yasamız, bizim Parlamentomuz özerklik statüsü vermemiştir ama futbolun özelliğinden dolayı futbol organizasyonuna, futbol yönetimine özerklik statüsü verilmiş bulunmaktadır.

Şimdi bunun yanında bir de Federasyonumuzun uluslar arası bağlantılar açısından durumu söz konusudur. Bilindiği gibi dünyada futbolu yöneten iki önemli kuruluş vardır: FIFA ve UEFA. Dünya Futbol Birliği ve Avrupa Futbol Birliği olarak tanımlayabileceğimiz iki önemli organizasyon vardır. Bizim Futbol Federasyonumuz da bu iki önemli organizasyonla ilişkilidir ancak ne yazıktır ki hem kanunda hem de ana statüde bugüne kadar FIFA’ya ve UEFA’ya üye olduğu yazılı değildir. Amaç maddesine bakarsanız, kuruluş maddesine bakarsanız sadece Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına tabi olduğu, ulusal ve uluslar arası düzeyde futbolun organizasyonunu yönetmekle görevli olduğu ifade edilmektedir. Futbolun yönetimine ilişkin hukuki kurallar tam olarak yerine getirilememiştir. Bu konuda bir eksiklik, bir norm eksikliğiyle karşı karşıyayız.

FIFA 2005 yılında bir çalışma başlattı. Şöyle ki: Ulusal federasyonlar ana statülerini FIFA’nın statüsüne uyumlaştırsınlar. Çünkü her ülkede değişik kurallar uygulanıyor. Böyle bir çalışma başlatıldı ve bu çalışma bizim Federasyonumuza da iletildi. Daha önceki genel kurullarda yaşanan sıkıntılar da FIFA’ya intikal ettiği için bir uyuşmazlık ortaya çıktı. Dolayısıyla bu standart statünün düzenlenmesi çerçevesinde geçmişte yaşanan bu ihtilafların da giderilmesi konusunda bir çalışma başlatıldı.

Futbol Federasyonumuz 2 Kasım 2007 tarihinde spordan sorumlu Devlet Bakanlığına bir yazı göndererek “Kanunda yapılacak değişiklikleri Genel Kurulumuza sunduk ve Genel Kurulumuz bunu onayladı. Şimdi size bunu gönderiyoruz. Bunun yasama prosedürünü tamamlamanızı istiyoruz.” dedi. Yani bir ihtiyaçtan kaynaklanan bu tasarı spordan sorumlu Devlet Bakanlığımız tarafından hazırlanarak Bakanlar Kuruluna sunulmuş ve Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilmiştir.

Şimdi, özü itibarıyla Futbol Federasyonu Genel Kurulunda kabul edilen maddelerin büyük bölümü bu tasarıya dâhil edilmiştir, bir iki madde hariç tasarı içerisinde yer almıştır. Mesela ne var? Orada “icra kurulu kurulması” diye bir hüküm var. İcra kurulu dediğimiz şudur: Çok olağanüstü durumlarda, Yönetim Kurulunun toplanmasının çok zor olduğu durumda 3 veya 5 kişilik bir acil kurul karar alıyor ve bu karar ilk Yönetim Kurulu toplantısında onaya sunuluyor. Ama artık dünyada ve ülkemizde iletişim son derece hızlı olduğu için, Futbol Federasyonunun Genel Kurulunun toplanması bu kadar uzun süreye mal olmayacağı için böyle bir icra kurulu şimdilik öngörülmedi veyahut da böyle bir şeye gerek olmadığı kanaatine varıldı. Yalnız, Yönetim Kurulu, yine, yasaya gerek olmaksızın böyle bir kurul da kurabileceği yetkisi kendisine verilmiştir.

Bunun dışında, Türk Futbol Federasyonunun UEFA ve FIFA’ya üyelik konusu: FIFA’nın ve UEFA’nın uluslar arası evrensel kurallarının bizim Federasyonumuz tarafından da takip edileceğine ilişkin önemli maddeler bu tasarıya dâhil edilmiştir. Onun dışında, iki tane yeni organ teşekkül ettirilmiştir: Birincisi uyuşmazlık çözüm kurulu, diğeri de disiplin kurulları.

Değerli milletvekilleri, futbol organizasyonunu, futbol yönetimini parlamenter sisteme de bir anlamda benzetebiliriz. Yani, yasama, yürütme ve yargı fonksiyonlarını birlikte bünyesinde barındırmaktadır. Yasama organını Genel Kurul teşkil ediyor, yürütmesi Yönetim Kurulu ve yargısı da spor mahkemeleri dediğimiz mahkemeleri, yani Tahkim Kurulu, Disiplin Kurulu ve yasayla birlikte getirdiğimiz uyuşmazlık çözüm kurulu da futbol yönetiminin yargısal boyutunu oluşturmaktadır.

Bu yasayla birlikte, FIFA’nın da öngördüğü üzere, bir uyuşmazlık çözüm kurulu öngörülmektedir. Bu uyuşmazlık çözüm kurulu âdeta istinaf mahkemesi gibi, yani temyizden önce bir alt kademe gibi. Burada, kulüpler ile kulüpler arasında, kulüpler ile futbolcular arasında, yani futbol ailesinin kendi içindeki ihtilaflara ilk derecede bakacak ve kararları itiraza açık bir spor mahkemesi kurulmaktadır. Ayrıca, disiplin kurulu da bu yasayla birlikte kuruluyor. FIFA’nın da çok isabetli bir şekilde temas ettiği gibi, Futbol Federasyonunun Yönetim Kurulunun bir yargı organı gibi karar vermesi fonksiyonuna son veriliyor.

Onun dışında, genel kurula ilişkin bazı hükümlerde değişiklikler yapılmıştır, hem Federasyonun Genel Kurulunda yapılan değişiklikler hem de olmasını öngördüğümüz bazı değişiklikler de burada yer almıştır.

Genel Kurulun olağanüstü toplanma sayısı Futbol Federasyonumuzun Genel Kurulunda kabul edilen metinde, bu, üçte 2 olarak çok yüksek bir nisapla öngörülmüştür. Takdir edersiniz ki olağanüstü genel kurulu toplamak için üçte 2’lik bir nisabın aranması çok zorlayıcı bir unsurdur. Yani, FIFA’nın da zaten böyle bir nisap öngörmesi söz konusu değildir, bu yüzden yüzde 40’a düşürülmüştür. Yani yüzde 40 oyla genel kurul delegesi olağanüstü genel kurulun toplanmasını istiyorsa yüzde 40 üyenin oyu yeterli olacaktır.

Bir de genel kurulun delege yapısına ilişkin Türkiye'nin gerçeklerine uygun bir düzenleme yapılmıştır. Bilindiği üzere futbola katma değeri sağlayan kulüplerdir. Yani bu işin zahmetini, eziyetini çeken kulüplerdir. Dolayısıyla kulüplerin Federasyon Genel Kurulunda daha çok temsil edilmesi işin hakkaniyetine uygun bir iştir. Şimdi taban birlikleri dediğimiz bazı birlikler var, bazı dernekler var. Bunların bir kısmı geçmiş yasalarda genel kurul delegesi olarak kanunla alınmış. Bugün Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğümüze, spordan sorumlu Devlet Bakanlığımıza o kadar çok dernek ve vakıf müracaat etmiştir ki “Ben de futbolla ilgileniyorum, beni de mutlaka Futbol Federasyonu Genel Kurulunun delegesi yapın.” diye. Yani bu sonu gelecek bir hadise değil. Onun için, burada kulüplere ağırlık veren, kulüp delegelerinin temsiline ağırlık veren bir genel kurul yapılandırılması söz konusudur. Burada Süper Lig takımlarına, Birinci Lig takımlarına, İkinci Lig ve Üçüncü Lig takımlarına daha geniş bir temsil hakkı tanınmıştır. Dolayısıyla futbol kulüplerin işidir. Bir söz sahipliği söz konusuysa kulüplerin burada daha çok söz sahibi olması da gerekir diye düşünmekteyiz.

Sayın milletvekilleri, spordan sorumlu Devlet Bakanlığının denetim ve gözetim yetkisi kaldırılmıştır ve bu konuda Bakanlığa tanınmış yetkilerden de vazgeçilmiştir. Yani vazgeçeceksek, Parlamentomuz geneli itibarıyla yasama yetkisinden bir vazgeçme söz konusu olacaktır.

Bir geçici madde vardır ki, geçici maddede deniliyor ki: “Otuz gün içerisinde bu Federasyonumuzun Genel Kurulu toplansın hem de bu kanunun öngördüğü statü değişiklikleri ana statüsüne eklensin ki kural yoksunluğu ortadan giderilsin hem de seçim konusu gündeme getirilsin.” Çünkü bundan evvelki Genel Kurul’un şu andaki mevcut yönetime vermediği yetkileri, bu kanunla, biz, yeni yönetime vermekteyiz.

Tahkim Kurulu eskiden Genel Kuruldan seçiliyordu. Şimdiki düzenlemeyle, Tahkim Kurulunu, yani sporun önemli bir mahkemesini atama yetkisi Federasyon Başkanına ve yönetime bırakılmaktadır. Onun dışında Uyuşmazlık Çözüm Kurulu gibi çok önemli bir spor mahkemesinin atanması, üyelerinin atanması, başkanının atanması Futbol Federasyonu Başkanına veya yönetimine verilmektedir. Bunlar çok önemli değişikliklerdir.

Türkiye’deki her türlü futbol faaliyetini yürütmek, düzenlemek ve denetlemek önemli getirilen değişikliklerden bir tanesidir.

Yine, futbolun gelişmesini, yurt sathına yayılmasını sağlamak, FIFA ve UEFA’nın yetkili organları tarafından konulan kuralların gereği gibi uygulanmasını sağlamak, ulusal talimatları hazırlamak ve Türkiye’yi futbolla ilgili konularda yurt dışında temsil etmek.

Yine, yurt içi ve yurt dışı futbol faaliyetleri için plan, program, benzeri her türlü düzenlemeyi ve anlaşmayı yapmak ve başarılı sonuçlar sağlanması için gerekli tedbirleri almak.

Her düzeyde müsabakalar düzenlemek ve millî takımlar ile kulüp takımlarının uluslar arası müsabakalara katılması ve mücadele edebilmesi için gerekli tedbirleri almak.

Fair play kurallarına uygun olarak bağlılık, dürüstlük ve sportmenlik prensiplerini gözetmek.

Üyelerinin, kulüplerin ve futbolcuların, hakemlerin, yöneticilerin, teknik direktör ve antrenörlerin, sağlık personeli, futbolcu temsilcileri ve müsabaka organizatörleri ile diğer tüm ilgililerin Uluslar arası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) ve Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) ve Türkiye Futbol Federasyonu tarafından konulan statü, talimat ve düzenlemeler ile bunların yetkili kurulları tarafından verilen kararlara uymalarını sağlamak.

Yine, getirilen yeni bir eklemeyle, şiddet, şike, teşvik primi, ırkçılık, doping ve her türlü ayrımcılıkla mücadele etmek. Daha önceki kanunda şike ve teşvik primi yoktu, bunlar da kanuna ilave edilmiştir.

Yine, bünyesinde futbol branşı bulunan engelliler spor federasyonlarına her türlü ayni ve nakdî yardımda bulunmak. Bunu çok önemsiyoruz.

Yine, biraz önce sözlerime başlarken bahsettiğim gibi, futbolu geliştirmek amacıyla bünyesinde futbol branşı bulunan amatör futbol, spor kulüp ve federasyonlarına her türlü ayni ve nakdî yardımda bulunmak. Çünkü futbolun tabanını amatörler teşkil etmektedir. Amatörler bizim göz bebeğimizdir. O yüzden, amatörlere gerekli nakdî ve ayni yardımda bulunmak Türkiye Futbol Federasyonun en büyük görevlerinden birisidir.

Türkiye Futbol Federasyonunun yapması gereken görevler olarak bunlar belirlenmiştir kanunda.

Tasarının yasalaşması hâlinde Türkiye Futbol Federasyonu teşkilat, görev ve yetkileri, teşkilatın çalışma usul ve esasları, oluşturulacak diğer kurul ve birimler, merkez, yurt içi ve yurt dışı teşkilat birimlerinin görevleri ile bu kanunun uygulanmasına dair diğer hususlar Federasyonun üyesi bulunduğu Uluslar arası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) ve Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) kurallarına uygun olarak genel kurulun yapacağı ve Resmî Gazetede yayımlayarak yürürlüğe girecek ana statü ile yönetim kurulunun yapacağı statü ve talimatlarla belirlenecektir.

Geçen hafta, bildiğiniz gibi, Antalya’da dört gün süreyle, parlamenter spor kulübümüzün futbol takımı, Avrupa’dan davet ettiğimiz Polonya, Macaristan, İtalya, Kazakistan, Romanya’yla bir turnuvada buluştu. Futbol tüm ülkelerin ortak paydası ve TRT 3 de -sağ olsun- yayınladı, Avrupa ülkelerinde de yayınladı. Bunların geri dönüşümü bize çok iyiydi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Arıcı, konuşmanızı tamamlayınız.

ABDURRAHMAN ARICI (Devamla) – Teşekkür ederim.

Orada gelen 100’ün üzerinde parlamenterle ikili ilişkilerde de bulunduk. Avrupa Birliği yolunda bize zaten destek oluyorlardı. Bu futbol dolayısıyla, futbol ilişkileriyle, sahadaki ilişkilerle de bu desteğin süreceğini kendileri dile getirdiler.

Nasıl haziran ayında Avrupa’daki Avrupa Şampiyonası’nda tüm ortak paydalar futbolla birleşmişse futbol, spor bu konuda önemli adımlar atmaktadır.

Yasanın hayırlı olmasını diliyor, yüce heyeti de saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Abdurrahman Arıcı (AK Parti, Antalya). “Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında (s.s.343)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 30 Nisan 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/abdurrahman-arici-23-2009-04-30-turkiye-futbol-federasyonu-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-s-s-343 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
