# Hayvan sağlığı ve zabıtası kan.değ.yap.dair.(ss.289)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Adem Tatlı (AK Parti, Giresun)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim
- **Tarih:** 22 Ocak 2004
- **Gündem:** HAYVAN SAĞLIĞI VE ZABITASI KAN.DEĞ.YAP.DAİR.(SS.289)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/adem-tatli-22-2004-01-22-hayvan-sagligi-ve-zabitasi-kan-deg-yap-dair-ss-289

> Adem Tatlı (AK Parti), 22 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAYVAN SAĞLIĞI VE ZABITASI KAN.DEĞ.YAP.DAİR.(SS.289)); konuşma 979 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA ADEM TATLI (Giresun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 289 sıra sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

(x) 289 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde, nüfusun önemli bir kesimi hayvancılıkla uğraşmaktadır. Son yıllarda, hayvansal üretimde ekonomik ve politik gelişmelerden kaynaklanan olumsuzluklar, maliyetlerin aşırı artması, ülkemizin hayvan varlığını ve hayvansal gıda üretimini büyük ölçüde azaltmıştır. Bu gelişmeye bağlı olarak da, her geçen gün, ülkemizde, hayvansal protein açığı artmaktadır.

Hayvancılıkla uğraşan nüfusun büyük bir kısmı kırsal kesimde yaşamaktadır. Bu sebeple, hayvancılıkta takip edilen dengesiz politikalar köyden kente göçü artırmış, ithalatı teşvik etmiştir. Bu durum, yerli üretimin piyasadaki rekabet gücünü azaltırken, ülkemizde birçok ekonomik ve sosyal olaylara da neden olmuştur.

Dünyada hayvan varlığı bakımından üst sıralarda yer alan ülkemiz, bu düzeyde üretim yapamamaktadır. Bunun nedeni, verimsiz ırklar, hayvancılıkla ilgili teknik ve kültürel altyapının yetersizliği, pazarlama sorunları, kalitesiz üretim, ihracatın yapılanamaması, yem ve ilaç maliyetlerinin artmasıdır.

Hayvancılıkta en önemli girdi yemdir. Yem maliyetini artıran sebepler, doğrudan hayvansal üretimi etkilemektedir. Gelişmiş ülkelerde bu konuda önemli sübvansiyonlar uygulanarak, üretim dengelenmektedir.

Değerli milletvekilleri, başka bir geliri olmayan üreticiler, zaman zaman bilerek veya bilmeyerek maliyetlerini düşürmek ve daha fazla gelir sağlamak için, sağlıksız ve toplum sağlığını tehdit etme pahasına üretimi artırıcı kimyasal ve biyolojik maddelere başvurmakta, ayrıca, yeterli denetimin yapılamaması, bu yöndeki kullanımı pekiştirmektedir. Dolayısıyla, piyasada haksız rekabet artmakta, dürüst üreticiler yeterli geliri sağlayamadığı için hayvancılığı bırakmakta; bundan da ülke ekonomisi ve toplum sağlığı zarar görmektedir.

Yeterli gelir elde edemeyen üretici ve sanayici bu alana yatırım yapmaktan kaçınmaktadır. Bu nedenle, ülkemizde, her geçen gün, hayvansal protein açığı artmaktadır. Hayvansal protein, genç neslin sağlıklı yetişmesinde yeri doldurulamaz bir öneme sahiptir. Hayvansal proteinin, özellikle et, süt ve süt ürünlerinin çocukların ve gençlerin büyümelerinde, gelişmelerinde hayatî öneme sahip olduğu düşünülürse, konunun önemi daha iyi anlaşılacaktır.

Bununla birlikte, hayvansal proteinin önemi, gelişmiş ve gelişmemiş ülkelerin tüketim oranlarına bakıldığında çok daha açık bir şekilde görülecektir. Hayvansal gıda tüketimimiz, gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında çok düşüktür. Bu sıralamada, gelişmemiş üçüncü dünya ülkelerine daha yakınız. Örneğin, yıllık et tüketimimiz -balık, kırmızı ve beyaz et dahil- kişi başına 15 kilogram, süt tüketimimiz ise 150 litre civarındadır. Halbuki, bu oranlar gelişmiş Batı ülkelerinde 3-4 kat daha fazladır.

Değerli arkadaşlar, hayvansal üretimin en önemli problemlerinden biri de kalite ve çiftlikten sofraya kadar gıda güvenliğinin sağlanması sorunudur. Bu sorun, insan, hayvan ve çevre sağlığını, ihracatımızı, turizmi yakından ilgilendirmektedir. Kalitesiz üretim, insan sağlığını olumsuz etkilemekte ve her yıl, insanlarda bilinen ve bilinmeyen birçok hastalıklara neden olmaktadır. Bu durum, ilaç ve sağlık hizmetlerine gereksiz harcamalar yapılarak kaynak israfına yol açmaktadır. Bu konuda çekilen sıkıntıların da bir ölçüsü bulunmamaktadır.

Hayvan sağlığı ve hayvansal ürünlerdeki kaliteyi etkileyen hususların belki de en önemlisi, hayvansal gıdalardaki kalıntı maddeleridir. Bu maddeler, çeşitli hormonlar, antibiyotikler, antiparaziter ilaçlar, gelişmeyi artırıcı biyolojik ve kimyasal maddelerdir. Bunlar, bazen hayvanlarda bir zorunluluktan dolayı kullanılırlar. Ancak belli bir süre bekletildikten sonra bu hayvanların etleri ve sütleri tüketilebilir, sağlık açısından da bir soruna sebep olmaz. Eğer, bu hayvanların etleri ve sütleri belli bir süre bekletilmeden tüketime verilirse, insan sağlığını tehdit eder.

Hayvanlarda bilinçsiz ilaç kullanımı, verim düşüklüklerine, ilaçlardan yararlanamamaya, alerjik reaksiyonlara, gebelik problemlerine, yemden yararlanmanın azalması gibi problemlerin doğmasına yol açar. Bu hayvanlardan elde edilen gıdalar, insanlarda, kanser dahil birçok hastalığa sebep olduğu gibi, çocuklarda gelişme bozukluklarına, birçok ilacın etkisinin azalmasına, alerjik reaksiyonlara, hamilelerde düşüklere, anormal çocuk doğumlarına yol açabilir.

Aynı zamanda, gıdalardaki kalıntı problemi, hayvansal ürün ihracatını engellemekte, gelişmiş ülkeler arasındaki ülke itibarımızı zedelemektedir. Gelişmiş Avrupa Birliği ülkeleri, hayvansal gıdalardaki kalıntı problemini çok önemsemekte ve her türlü ithalat durumunda kendi ülke vatandaşlarının sağlığını garanti altına almaktadır. Bu kalıntı sorununun halledilmesi, ülkemizde, insan ve hayvan sağlığı bakımından önemli bir gelişme olarak kabul edilmelidir. Ülkemiz açısından geç kalınmış olunsa da, bu tasarıyla birlikte, bundan sonrası için önemli bir kanunî değişiklik gerçekleştirilmiş olacaktır.

Turizm açısından, insanlar, gidecekleri ülkenin gıda hijyeni ve gıda güvenliğini önemsemektedirler. Turistler, gıdalarla ilgili herhangi bir problem yaşamak istememekte, sonucun neye mal olacağını düşünmektedir. Aksi takdirde, tatil, dinlenme, eğlenme ve kültür faaliyeti olma yerine, önemli sıkıntılara neden olabilir. Turizmden önemli bir gelir elde eden ülkemiz açısından bu sorun gözardı edilemez.

Değerli milletvekilleri, günümüzde, gıda güvenliğinin sağlanması tüm dünya ülkelerinin gündeminde olan bir konudur. Bu bakımdan, gerek insan ve çevre sağlığı gerekse ülkemizin dış itibarı ve hayvansal gıda ticareti açısından, canlı hayvan, et, süt, bal ve yumurta gibi hayvansal ürünlerde yapılacak kalıntı kontrolleri önem taşımaktadır. Bu konudaki çalışmalar "Ülkesel Kalıntı Kontrol Planı" adı altında, Avrupa Birliği mevzuatı da temel alınarak devam ettirilmektedir; ancak, üretim zincirinin her aşamasında yapılması gereken kontroller ile ihlaller durumunda alınacak önlemler açısından yeterli kanunî dayanak bulunmamaktadır. Yine, bu konuda yeterli kanunî dayanak bulunmadığı, Ekim 2001'de ülkemize gelerek canlı hayvan ve hayvansal ürünlerde kalıntı kontrolü konusundaki çalışmaları denetleyen Avrupa Gıda ve Veterinerlik Ofisi uzmanlarınca hazırlanan raporda da vurgulanmıştır. Bu kontrollerin yapılabilmesi için, gerekli sayıda uzman personelin yetiştirilmesi, araç gereç temini, bu konuyla ilgili bölge laboratuvarlarının kurulması ve mevcut teknolojik altyapının ihtiyaçlara uygun hale getirilmesi bir an önce sağlanmalıdır.

Denetimlerin etkili ve devamlı olması, satış noktalarından üretim noktalarına doğru bir gidiş, bu alanda bir otokontrolü de devreye sokacaktır. Satış noktalarından geriye doğru denetim, piyasada istikrar sağlayacak, haksız rekabeti önleyecek, rasgele ilaç kullanımını azaltacak, kötü niyetli uygulamaları durduracaktır. Üretici ve satıcı, piyasaya sürdüğü ürünün sağlık kurallarına uygun üretildiğini garanti etmek zorunda kalacaktır.

Kalitesiz mal üreten üretici, malını satamayacağı ve bir de cezayla karşılaşacağı için, daha dikkatli ve sorumluluğunun idrakinde, piyasaya mal üretecektir. Bu durum, hem birçok sağlık sorunlarını çözecek hem de kısa sürede ürün kalitesini artıracaktır. Ülkemizin dışticareti bu gelişmeden olumlu etkilenecek ve hayvansal gıda tüketiminde üçüncü dünya ülkesi görünümünden kurtulacağız. İhraç edilen hayvansal ürünlerimizin de kalıntıdan dolayı geri dönmesi engellenmiş olacaktır.

Değerli arkadaşlar, tarımsal üretimimizin temel dinamiklerinden olan hayvancılığımızın daha üst standartlara ulaşmasını sağlayacağına, insan ve çevre sağlığı açısından gelecek nesillerimizin sağlıklı gelişimini güvence altına alacağına inandığımız bu tasarının önemli bir düzenleme olduğu kanaatindeyiz.

Bu kanaatlerle, tasarının hayırlı olmasını temenni ediyor, bir kez daha, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Adem Tatlı (AK Parti, Giresun). “Hayvan sağlığı ve zabıtası kan.değ.yap.dair.(ss.289)”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 22 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/adem-tatli-22-2004-01-22-hayvan-sagligi-ve-zabitasi-kan-deg-yap-dair-ss-289 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
