# 2005 mali yılı bütçe kan.tas.(9 uncu tur görüşmelerinde) enerji ve tabii kay.bak.,petrol işl.gen.müd.,dsi gen.müd.,çevre ve orman bak.,orman gen.müd.,meteoroloji işl.gen.müd.

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Afif Demirkıran (AK Parti, Batman)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim
- **Tarih:** 24 Aralık 2004
- **Gündem:** 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS.(9 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİNDE) ENERJİ VE TABİİ KAY.BAK.,PETROL İŞL.GEN.MÜD.,DSİ GEN.MÜD.,ÇEVRE VE ORMAN BAK.,ORMAN GEN.MÜD.,METEOROLOJİ İŞL.GEN.MÜD.
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/afif-demirkiran-22-2004-12-24-2005-mali-yili-butce-kan-tas-9-uncu-tur-gorusmelerinde-enerji-ve-tab

> Afif Demirkıran (AK Parti), 24 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS.(9 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİNDE) ENERJİ VE TABİİ KAY.BAK.,PETROL İŞL.GEN.MÜD.,DSİ GEN.MÜD.,ÇEVRE VE ORMAN BAK.,ORMAN GEN.MÜD.,METEOROLOJİ İŞL.GEN.MÜD.); konuşma 954 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AFİF DEMİRKIRAN (Batman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2005 malî yılı Enerji Bakanlığı bütçesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabiî, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı dediğimiz zaman, hep, öncelikle enerji aklımıza geliyor, elektrik aklımıza geliyor, oradan başlıyoruz, ne diyeceksek; ondan sonra da tabiî kaynakları konuşmaya zaman kalmıyor. Onun için, Sayın Başkan, ben, tabiî kaynaklarla, yani madencilikle söze başlamak istiyorum.

Ülkemizde madencilik faaliyetleri, cumhuriyetin ilk yıllarında, sanayiin gelişimi doğrultusunda çok ehemmiyetle ele alınmıştır ve o yıllarda, toplam yatırım tutarında madenciliğin payı oldukça yüksektir, yüzde 40'lar seviyesindedir; gayri safî millî hâsıla içerisinde de, aynı şekilde, payı yüksektir. Daha sonraki yıllarda, zaman içinde, madenciliğin gayri safî millî hâsıla içindeki payı, yatırımların içindeki payı da düşmüş ve ne hazindir ki, son yıllarda yüzde 1'ler seviyesine kadar inmiştir.

Acaba memleketimizde, yurdumuzda, ülkemizde maden yok mudur, çok mu fakir bir maden ülkesiyiz; hayır; 40'ın üzerinde maden çeşidiyle ve birçok madenimizde de başa yarışan bir ülke konumundayız. Borun yüzde 70'i Türkiye'dedir, mermerin yüzde 40'ı Türkiye'dedir, perlitin, ponzanın yüzde 10'u, yüzde 20'si Türkiye'dedir. Birçok endüstriyel hammaddede Türkiye birinci, ikinci sıradadır. Metal madenlerine gelince; altın ve gümüşte iddialıyız, bakırda iddialıyız, kromda iddialıyız, antimuanda iddialıyız, hatta son zamanlarda nikelde dahi iddialı bir hale gelmiş bulunuyoruz. O zaman eksiklik nerede; madenciliğe yeteri kadar destek verilmemesi, madencilerin önünün tıkalı olması. İşte, hükümetimiz ve Parlamentomuz bu eksikliği görmüş ve geçtiğimiz haziran ayında, malumunuz, 5177 sayılı Maden Kanununda değişiklik yaparak madencinin önünü açmıştır. Yeterli midir; hayır; çünkü, madencilik... Madenciliği ben tünelin ucundaki bir ışığa benzetirim. Işığa doğru gidersiniz, gidersiniz, ulaşamazsınız, biraz daha gidersiniz, yine ulaşamazsınız; eğer ulaşırsanız bir şeyler kazanırsınız, yok eğer ulaşamazsınız, o zaman bütün yatırdığınız gider. Onun için, arama safhasında madenciliğin mutlaka desteklenmesi gerektiğine inanıyorum. Sayın Bakandan bunu hassaten istirham da ediyoruz, aranma safhasında madencilik -biraz sonra geleceğim petrol de aynı şekilde- mutlaka teşvik edilmelidir ki, yeraltı zenginliklerimizi ekonomimizin hizmetine verebilelim. Zaten politikaları da bunun üzerine bina etmemiş miyiz. Ne diyoruz madencilik politikalarımızda: Yeraltı kaynaklarının ekonominin emrine yüksek katmadeğerle kazandırılması, sanayiin ve enerji sektörünün hammadde ihtiyacının güvenilir ve ekonomik bir şekilde temini. Tabiî, bütün bunları yaparken, ihracat -ki, madencilik ihracatımız oldukça gelişmektedir- ama, hammadde ihracatı değil, uç ürün ihracatı yapmamız gerekir. Bu, özellikle mermer ve bor için geçerlidir. İşlenmiş ürün ihraç etmemiz lazım. Sanayiyle entegre bir şekilde uç ürün üretimine geçmemiz gerekir. Bütün bu madencilik faaliyetlerini yaparken, biraz önce Çevre ve Orman Bakanlığının bütçesi üzerinde arkadaşlarımız çevre hassasiyetini ifade ettiler, tabiî ki çevreye uyumlu bir faaliyet olması gerekiyor.

Biraz önce ifade ettim, Türkiye'deki bor dünyadakinin yüzde 70'i; ama, bor pazarına baktığımız zaman 1 200 000 000 dolar. Peki, biz bu pazardan ne kadar pay alıyoruz; sadece 200 000 000-250 000 000 dolar.

Değerli Bakanım, mutlaka uç ürüne doğru çalışma yapmamız gerekir ve işlenmiş ürün ihraç etmemiz gerekir. Tabiî ki bu amaçla Bor Enstitüsünü kurmuş bulunuyoruz. Ümit ederim ki, bir gün burada Bor Enstitüsünün faaliyetlerini ifade edebilme imkânı bulunabilir ve ne tür çalışmalar içinde olduğunu hep beraber görürüz; çünkü, çok büyük ümitlerle kurmuştuk Bor Enstitüsünü.

Trona yıllarca yeraltında bekledi; ama, çok şükür nihayet üretimine geçildi. Çünkü, trona (tabiî soda) rezervi Amerika'dan sonra en fazla Türkiye'dedir; üretimine geçildi, bunun açılışında Sayın Bakanla beraber bulunduk; bundan da büyük bir mutluluk duyuyorum.

Altın... Maalesef, altınımızı değerlendiremiyoruz. Bir tane altın tesisi vardır ki esasen, işletmeye açıldı; ancak, mevzuat nedeniyle, bir kapanıyor bir açılıyor, bir kapanıyor bir açılıyor... Onun önünün de mutlaka açılması lazım; çünkü, gerçekten, şu anda, her ne kadar, altının 500 ton gibi bulunmuş bir rezervi varsa da, 6 500 ton civarında bir altın rezervi olduğu iddiası var Türkiye'de; bunun parasal değeri de 80 milyar dolarların üzerindedir; oluşturacağı katmadeğer 300 milyar dolarları geçmektedir. Onun için, mutlaka, altın madenciliğimizin de önünün açılması gerekir.

Yeraltı kaynaklarımız dediğimiz zaman, tabiî, doğalgazdan da bahsetmek gerekir; ama, maalesef, doğalgaz açısından çok fakir bir ülkeyiz. Tüm doğalgaz rezervimiz -şu ana kadar tespit edilmiş olan- 8 milyar metreküp civarındadır. Peki, yıllık tüketimimiz ne kadardı 2003 yılında; 21 milyar metreküptü; demek ki, ihtiyacımızın üçte 1'i civarında bir doğalgazımız var. Ancak, çalışmalar devam etmektedir. Memnuniyetle müşahede ediyoruz ki, Türkiye Petrollerinin, Batı Karadenizde Akçakoca açıklarında, Madison Firmasıyla beraber yapmış olduğu keşiflerde doğalgaza rastlanmıştır; bununla ilgili çalışmalar devam ediyor; Türkiye Petrollerini kutluyorum.

Türkiye Petrollerinin petrol faaliyetleri. Petrol, Türkiye için, ciddî bir şekilde ele alınması gereken ve geçmişte ciddî bir şekilde üretim de yapılan bir yeraltı zenginliğimiz. Ancak, orada da, maalesef, rezerve baktığımızda, çok ciddî bir rezerv olmadığını müşahede ediyoruz; 42 000 000 ton. Yıllık tüketimimiz 30 000 000 ton, toplam rezervimiz 42 000 000 ton. Ancak, her tarafın aranmış olduğuna dair elimizde kesin bir veri yok; geçmişten bugüne kadar, Türkiye Petrollerinin ilk faaliyetinden bugüne kadar, yabancı firmalar da dahil olmak üzere, 1 100 küsur adet sondaj kuyusu açılmış. Bu, Türkiye gibi devasa bir ülke için yeterli değildir değerli arkadaşlarım. Ancak, hükümetimiz döneminde, 2005 yılında, 57 tane, 60 tane sondaj kuyusu öngörülmüştür. Bu, yıllar itibariyle, daha sonraki yıllarda artacaktır.

Ümit ediyoruz ve inanıyoruz ki, bu çalışmalar sonucunda, petrol rezervi artar; çünkü, şu anda, Türkiye'de üretilen petrol, yıllık tüketimimizin ancak yüzde 8'ini karşılamaktadır. Burada durmamız mümkün değildir.

Denizlerimizde, Doğu Karadenizde, BP'yle beraber Türkiye Petrollerinin yapmış olduğu sismik çalışmalar sonucunda, Değerli Genel Müdürün ifadesiyle, Hazar Denizindeki petrol yataklarına benzer bir petrol yatağının olabileceğine dair ciddî önveriler var Türkiye Petrollerinin ve BP'nin eline geçen. İnşallah, Türkiye, Norveç gibi, İngiltere gibi, Hazar Denizindeki petrol gibi, petrol zengini bir ülke haline gelir ve ekonomimize ciddî bir katkısı olur; çünkü -ithalatımızın çok önemli bir kısmıdır- yılda 6 milyar doların üzerinde petrol ürünü ithalatımız var.

Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; yeraltı zenginliklerimizi bu şekilde kısaca ifade ettikten sonra, enerji politikalarımıza ve elektriğe biraz değinmek istiyorum.

Enerji politikalarımızı... 6 Ekim ilerleme raporunda -Komisyon raporunda- Türkiye'yle ilgili, enerji bölümünde -biliyorsunuz, 31 adet chapter'dan biri de enerjidir- enerji politikaları, Avrupa Birliğinin enerji politikaları ifade edilirken, rekabet, çevrebilinci ve enerji arz güvenilirliği ifade edilmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Afif Demirkıran (AK Parti, Batman). “2005 mali yılı bütçe kan.tas.(9 uncu tur görüşmelerinde) enerji ve tabii kay.bak.,petrol işl.gen.müd.,dsi gen.müd.,çevre ve orman bak.,orman gen.müd.,meteoroloji işl.gen.müd”. TBMM Genel Kurulu, 39. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/afif-demirkiran-22-2004-12-24-2005-mali-yili-butce-kan-tas-9-uncu-tur-gorusmelerinde-enerji-ve-tab (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
