# 2006 merkezi bütçe kan.tas.(hazine müst.,ab gen.sekr.,basın-yayın ve enf.gen.müd.,sos.yard.ve day.gen.müd.,türk işb.ve kalk.ida.bşk.,türkiye istatistik kur.bşk.) 6 ncı tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Afif Demirkıran (AK Parti, Batman)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim
- **Tarih:** 17 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(HAZİNE MÜST.,AB GEN.SEKR.,BASIN-YAYIN VE ENF.GEN.MÜD.,SOS.YARD.VE DAY.GEN.MÜD.,TÜRK İŞB.VE KALK.İDA.BŞK.,TÜRKİYE İSTATİSTİK KUR.BŞK.) 6 NCI TUR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/afif-demirkiran-22-2005-12-17-2006-merkezi-butce-kan-tas-hazine-must-ab-gen-sekr-basin-yayin-ve-e

> Afif Demirkıran (AK Parti), 17 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(HAZİNE MÜST.,AB GEN.SEKR.,BASIN-YAYIN VE ENF.GEN.MÜD.,SOS.YARD.VE DAY.GEN.MÜD.,TÜRK İŞB.VE KALK.İDA.BŞK.,TÜRKİYE İSTATİSTİK KUR.BŞK.) 6 NCI TUR); konuşma 881 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AFİF DEMİRKIRAN (Batman) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 2006 yılı bütçesi altıncı turu üzerinde, lehinde, şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum.

AK Parti İktidarı üçüncü yılını geride bıraktı. Bu yılların muhasebesini yaptığımızda, siyasî istikrarın temin edilmiş olduğunu, ekonomide güçlü bir performans sergilendiğini ve "çözülemez" diye bakılan kronikleşmiş birçok sorunun çözüldüğünü görüyoruz. Büyümede, enflasyonda, faizde, dışticaret hacminde, özelleştirme gelirlerinde, doğrudan küresel yatırımlarda ve benzeri birçok göstergede cumhuriyet tarihimizin ilkleri başarılmıştır. Ekonomide elde edilen bu başarılar, hükümetimizin cesur, kararlı ve disiplinli politikaları sayesinde olmuştur. Tabiî ki, siyasî reformlar da ekonomik başarıların kökleşmesi ve devamlı kılınması için gerçekleşme sağlamıştır. Şimdi, halkımız geleceğe daha bir ümitle ve güvenle bakmaktadır. Türkiye, artık, fırsatlar ülkesidir. Çok değil, birkaç sene öncesine kadar krizler ülkesi diye anımsanan Türkiye, artık, bir fırsatlar ülkesi haline gelmiştir.

2002 yılına kadar -ki, üç yıllık dönem içinde, planın üç yıllık döneminde- büyüme yüzde 31'ün üstüne çıkmıştır ve geçmişte, hiçbir zaman inmeyecek diye bakılan enflasyon, 1969 yılından beri ilk kez tek haneli düzeye, yüzde 7,6'ya düşmüştür. Hatırlıyorum, geçmişte, yabancı yatırımcılar Türkiye'ye geldikleri zaman, enflasyon muhasebesi ne zaman çıkacak diye devamlı bir talep içinde bulunuyorlardı. Evet, biz, iktidarımızın ilk yıllarında enflasyon muhasebesi kanununu çıkardık; ancak, buna da, çok şükür, gerek kalmadı; çünkü, enflasyon tek haneli rakamlara düştü. Böylece, bütçe açıkları konusunda Maastricht Kriteri yakalanmış oldu. Tabiî, borcun sürdürülebilirliği endişesi de ortadan kalkmış bulunuyor ülkemizde. Borç yükünün gayri safî millî hâsılaya oranı iktidara geldiğimizde yüzde 93 civarında iken, şu anda yüzde 60'lara hızla inmekte ve ikinci bir Maastricht Kriteri yakalanmış olacaktır. Faiz de yüzde 70'lerden yüzde 14 seviyelerine düşmüş bulunuyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kırkiki yıllık rüyamız nihayet gerçekleşmiş olup, 3 Ekimde Avrupa Birliğiyle müzakere süreci, katılım müzakereleri süreci başlamıştır. Taramalar yıl sonuna kadar 6 fasılda, toplam 35 fasıldan 6 fasılda yıl sonuna kadar gerek tanıtım gerek ayrıntılı taramalar yapılacaktır. Taramaları tamamlanmış olan birkaç fasılda, komisyon, raporunu hazırlamaya başlamış bulunuyor ve ümit ediyoruz ki, beklentimiz odur ki, mart ayından itibaren müzakerelere, bu taramaları tamamlanmış olan fasılların müzakerelerine başlanacaktır.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, makroekonomide kaydedilen bu gelişmeler ve Avrupa Birliğiyle ilgili bu genel değerlendirmeden sonra, esasen, bugün üzerinde durmak istediğim konu, doğrudan küresel yatırımlarla ilgili gerek dünyada gerek ülkemizdeki gelişmelerdir. Malumunuz olduğu gibi "doğrudan yabancı yatırım" veya "yabancı sermaye" diye tanımladığımız bu olguyla ilgili "yabancı" kelimesinin biraz itici vasfı olduğu için "küresel" -Sayın Başbakanımız da, biliyorsunuz, özellikle Fırsatlar Ülkesi Türkiye Konferansından sonra bunu kullanmaya başladı- "doğrudan küresel yatırım" veya "sermaye" kelimelerini kullanacağım konuşmamın içinde.

Bilindiği gibi, ülkelerin ekonomik kalkınmasında ve sanayileşmesinde küresel sermaye yatırımlarının önemli bir yeri vardır. Özellikle Türkiye gibi kalkınması henüz tamamlanmamış; fakat, büyük bir ivmeyle kalkınma hamleleri yürüten ülkelerde fakat kaynağı yetersiz olan ülkelerde yabancı sermaye veya bir başka ifadeyle küresel sermaye, ihtiyaçtan çok bir zorunluluk haline gelmiştir.

Değerli milletvekilleri, küresel sermaye, bir ülkeye sadece sermaye olarak gelmemekte, teknoloji ve know how transferi, yönetim ve pazarlama becerileri, verimlilik ve kalite standardı, yeni pazarlara ulaşma, daha uygun şartlarda hammadde temin imkânları da sağlamaktadır.

Uluslararası sermayeye baktığımız zaman, küresel sermayeye baktığımız zaman, 1980'lerin başında sadece 50 milyar dolar civarında olan sermaye, 1990'larda 300 milyar civarına ve 2000 yılında ise büyük bir yükselişle 1,4 trilyon dolar seviyesine çıkmıştır; ancak, ondan sonra, büyük ekonomilerdeki durgunluk ve bunun 11 Eylülle daha derinleşmesi, şirket birleşmelerinin ve özelleştirmenin yavaşlaması sonucunda, bu 1,4 trilyon dolara çıkmış olan sermaye, daha sonra bir düşüş trendine girmiş ve 2003 yılında 550 milyar dolara kadar inmiştir; ancak, ondan sonra, tekrar, bir yükseliş trendi başlamış bulunuyor; 2004 yılında 650 milyar dolara yükselmiş bulunmaktadır ve önümüzdeki yıllarda da bunun artacağı tahmin edilmektedir.

Peki, Türkiye, bütün bu gelişmelerden arzu edildiği kadar yabancı sermaye alabiliyor mu, ihtiyacı olan yabancı sermayeyi alabiliyor mu, ihtiyacı olan yabancı sermayeyi alabiliyor mu? Baktığımız zaman, 1954 yılında Yabancı Sermaye Kanunu çıkmış; fakat, 1980 yılına kadar sadece toplam 240 milyar dolar yabancı sermaye veya küresel sermaye Türkiye'ye gelmiş. Ondan sonra, trendi yükselerek devam ediyor; ama, hiçbir zaman 1 milyar doları aşmamış; fakat, AK Parti İktidarıyla, gerek ekonomideki gelişmeler gerek siyasî istikrar gerekse yatırımcının önündeki engellerin bertaraf edilmesi, kaldırılması, yatırımcının önünün açılması sonucunda bugün 2005 yılı on aylık dönemde 4 milyar doları aşmış bulunuyor; 2003 yılında 1,7 milyar dolar; 2004 yılında 2,8 milyar dolar ve 2005 yılı on aylık dönemde 4 milyar dolar.

Tabiî, Türkiye'nin çok daha fazla, çok daha büyük bir kapasitesi var. Türkiye'nin coğrafî konumu, zengin ülkeler ile ihtiyacı yüksek olan Orta Asya ve Ortadoğu ülkeleri arasındaki coğrafî konumu, Ortadoğu ve Orta Asya ülkeleriyle olan kültürel, tarihî bağlarımız nedeniyle Türkiye üzerinden buralara çok malzeme pazarlanabilme imkânı vardır ve dolayısıyla, Türkiye çok daha fazla yabancı sermaye veya küresel sermaye alabilme potansiyelindedir. Ancak, bu potansiyelin harekete geçirilmesi için geçmişte, maalesef, ciddî bir çaba sarf edilmemiştir, gerek bürokratik engeller gerekse... Her ne kadar 1954 yılındaki kanun esasen liberal bir içerikte olsa dahi, yeni şartlara adapte olması, uluslararası standartlara getirilebilmesi için 2003 yılı haziranında malumunuz olduğu gibi, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununu hükümetimiz çıkardı ve uluslararası yatırımcılara dünyanın herhangi bir yerindeki imkânların aynını bu kanunla veriyoruz; ne yapıyoruz; millî muamele, kamulaştırmaya karşı korunma, taşınmaz edinimi, uluslararası tahkim hakkı gibi çeşitli haklar veriyoruz. Ayrıca, daha önce 50 000 dolarlık bir sermaye getirmek gerekiyordu ve ön izin almak gerekiyordu, şimdi, ona ihtiyaç yok ve sadece bilgilendirme gerekiyor, Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü bilgilendiriliyor.

Tabiî, daha fazla yabancı sermaye çekebilmek için ülkemize bir yatırım promosyon ofisinin veya ajansının -ki, dünyanın hemen hemen her yerinde var- kurulması lazım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Afif Demirkıran (AK Parti, Batman). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(hazine müst.,ab gen.sekr.,basın-yayın ve enf.gen.müd.,sos.yard.ve day.gen.müd.,türk işb.ve kalk.ida.bşk.,türkiye istatistik kur.bşk.) 6 ncı tur”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/afif-demirkiran-22-2005-12-17-2006-merkezi-butce-kan-tas-hazine-must-ab-gen-sekr-basin-yayin-ve-e (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
