# Nükleer güç santrallerinin kurulması ve işletilmesi ile enerji satışına ilişkin kanun (s.s.:1360)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Afif Demirkıran (AK Parti, Batman)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim
- **Tarih:** 8 Mayıs 2007
- **Gündem:** NÜKLEER GÜÇ SANTRALLERİNİN KURULMASI VE İŞLETİLMESİ İLE ENERJİ SATIŞINA İLİŞKİN KANUN (S.S.:1360)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c156/b103/tbmm221561030439.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/afif-demirkiran-22-2007-05-08-nukleer-guc-santrallerinin-kurulmasi-ve-isletilmesi-ile-enerji-satisin-3

> Afif Demirkıran (AK Parti), 8 Mayıs 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: NÜKLEER GÜÇ SANTRALLERİNİN KURULMASI VE İŞLETİLMESİ İLE ENERJİ SATIŞINA İLİŞKİN KANUN (S.S.:1360)); konuşma 579 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AFİF DEMİRKIRAN (Batman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum.

Biraz önce arkadaşlarımız da ifade ettiler. Gerçekten çok önemli bir kanunu burada görüşüyoruz ve gerçekten nükleer enerji tek çözüm değil, ama en son çözüm de olarak alınmaması lazım. Çözümlerden biridir. Yenilenebilir enerjiyi de zamanlı olarak, olabildiğince süratli bir şekilde değerlendirmemiz lazım. Enerji verimliliğini de teşvik etmeye başladık, kanunu çıkardık. Süratli bir şekilde takip ile en verimli şekilde enerjinin kullanımını da sağlamamız lazım. Hatlarımızda, gerek iletimde gerek dağıtımdaki hatlarımızdaki kayıp ve kaçakların asgariye indirilmesi için çok büyük çabalar sarf edilmektedir. Yüzde 2 Herden yüzde 17-18'lere kadar düşürülmüştür. Ama, bunun daha da düşürülmesi için gerekli takibin ve rehabilitasyonların yapılması lazım. Mevcut termik santrallerimizin daha verimli çalışması, daha iyi üretim yapabilmeleri için rehabilitasyonlarının, başlanmış olan rehabilitasyonlarının süratle devam etmesi lazım. Ama, bütün bunları üste koyduğumuz zaman Türkiye gibi büyük bir ülkede, 2020 yılında ancak bugünkü dünyanın gelişmiş ülkelerinin tükettiği elektriğin yüzde 60-70'ini karşılayabilecek şekilde planlanmış olan bir ülkede, maalesef - daha önce de ifade ettim- mevcut kaynaklarımız yeterli kalmamaktadır. Onun için nükleer diyoruz.

Tabii, nükleerde bir risk faktöründen bahsedilmektedir. Ancak, değerli arkadaşlar, herkes çok iyi bilmektedir ki, nükleer, risk itibarıyla en risksiz enerji yakıtıdır. 9 bin reaktör yılı nükleer santral denenmiştir ve bugüne kadar oluşan kazalar -arkadaşlarımız ifade ettiler, Çernobil'de biraz daha değişik, derinlemesine bir inceleme yapmak lazım- Amerika'da Three Mile Island bir kaza olmuştur, Çernobil'de bir kaza olmuştur.

Ve Türkiye'deki atıkları dikkate aldığımızda, 2015 yılında nükleer santralimizin devreye girmiş olduğunu varsayalım, on beş yıl ıslak ortamda soğutmaya bırakmak gerekiyor, 2030 yılma varıyoruz. Bilahare otuz ile yetmiş yıl arasında, geçici depolarda, beton, sağlam geçici depolarda muhafaza ediliyor. Dolayısıyla, 2100 yılından, bugün itibarıyla 2100 yılından önce atıklarımızı ne yapacağız diye -tamam, planımızı yapacağız ama- çok fazla tereddüde de düşmeye gerek yok. Kaldı ki, bu atıklarımızı hemen alıp işlemeye hazır çeşitli ülkeler vardır. Fransa, biliyorsunuz, taa Japonya'dan atıklar alıp işlemektedir. Bizim atıklarımızı, bugün atığımız olsa dahi, gerek Rusya gerek Fransa bunları alıp işlemeye hazırlıklı hâldedir. Onun için diyoruz ki, nükleer enerjiye bir an önce geçelim.

Bakın, değerli arkadaşlar, ilginç birkaç tane rakam vereceğim ben size, nükleer enerjinin kazanmalarıyla ilgili olarak. Nükleer santraller karbondioksit emisyonuna neden olmaz. Bilakis, dünyada kurulu bulunan nükleer santraller, yılda 2,3 milyar ton -dikkatinizi çekmek istiyorum, 2 milyar 300 milyon ton- karbondioksit emisyonuna engel olmaktadır, mevcut 441 adet 383 bin megavatlık nükleer santrallerin mâni olduğu karbondioksit emisyonu. Kükürtdioksit emisyonuna da neden olmaz. Aksine, dünyada kurulu bulunan nükleer santraller, yılda 42 milyon ton kükürtdioksit emisyonuna engel olmaktadır. NOx, azot gazlarının da emisyonuna neden olmaz. Aksine, dünyada kurulu bulunan nükleer santraller, yılda 9 milyon ton NOx emisyonuna engel olur. İlaveten, atık kül üretimi yoktur nükleer santrallerde, ancak, dünyada bulunan nükleer santraller, yılda 210 milyon ton kül üretimine engel olmaktadır, 210 milyon ton kül üretimine engel olmaktadır.

ALİ KEMAL KUMKUMOGLU (İstanbul) - Mukayeseyi neyle yapıyorsun?

AFİF DEMİRKIRAN (Devamla) - Dolayısıyla, zengin, en temiz yakıt, en temiz üretim kaynağı olarak, ben şahsen bunu değerlendiriyorum. Arkadaşlarımın da bu şekilde değerlendirmesini arzu ediyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Demirkıran, konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun.

AFİF DEMİRKIRAN (Devamla) - Tamamlıyorum bir cümleyle Sayın Başkan.

Değerli arkadaşlar, bugün için, mevcut, faaliyette bulunan nükleer santraller eğer olmamış olsaydı, aynı miktar elektrik üretebilmek için mevcut sera gazı salınımının yüzde 17 fazlası bir sera gazı salınımı söz konusu olacaktı. Yani, bugün dünyada yüzde 17'dir elektrik üretiminde nükleerin payı. Bu olmamış olsaydı, bu kadar fazla sera gazı salınımı olacaktı. İyi ki nükleer santraller var, iyi ki bu kadar çok sera gazına mâni oluyor.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Afif Demirkıran (AK Parti, Batman). “Nükleer güç santrallerinin kurulması ve işletilmesi ile enerji satışına ilişkin kanun (s.s.:1360)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 8 Mayıs 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/afif-demirkiran-22-2007-05-08-nukleer-guc-santrallerinin-kurulmasi-ve-isletilmesi-ile-enerji-satisin-3 (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c156/b103/tbmm221561030439.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
