# Grup önerisi

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Afif Demirkıran (AK Parti, Siirt)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim
- **Tarih:** 8 Şubat 2011
- **Gündem:** GRUP ÖNERİSİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/afif-demirkiran-23-2011-02-08-grup-onerisi

> Afif Demirkıran (AK Parti), 8 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ); konuşma 669 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AFİF DEMİRKIRAN (Siirt) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi grup önerisinin aleyhinde söz almış bulunuyorum.

Değerli arkadaşlar, önce, bir defa, resmi doğru oturtmamız gerekiyor. Petrol fiyatlarındaki artışın gerçek sebebi nedir? Hükûmetlerimiz döneminde petrol fiyatlarındaki artışta verginin payı nedir? Gerçekten, ÖTV ve KDV midir Türkiye’deki petrol ürünlerindeki fiyatların artışına sebebiyet veren veya uluslararası konjonktür müdür? Baktığımız zaman, 2002 yılında yani bizden önceki hükûmetler döneminde, DSP, MHP, Anavatan Partisi döneminde, ÖTV Kanunu ile akaryakıt fiyatları üzerine belli bir yük bindirilmiştir ve otomatik bir fiyat artışına tabi tutulmuştur bu petrol ürünleri. Ne zamana kadar? 2005 yılına kadar. 2003 yılında çıkarmış olduğumuz Petrol Piyasası Kanunu ile 2005 yılından itibaren bu otomatik fiyatlandırma kaldırılmış ve serbest piyasa koşullarına göre fiyatlar kendisini oluşturmaya başlamıştır. Tabii, ÖTV bir maktu vergidir, fiyat artışına bağlı olarak artan bir vergi değildir ve yüzdesine baktığımız zaman, işin başında yüzde 70’ler civarında olan bu vergi yükü bugün için yüzde 66’lar seviyesine düşmüştür. Demek ki hükûmetlerimiz döneminde, esasen, biz, petrol ürünlerindeki vergi yükünü düşürmüş bulunuyoruz. Biraz önce, Cumhuriyet Halk Partisinin değerli sözcüsü Avrupa’dan misaller verdi. Hollanda’daki vergi yükü Türkiye’den fazladır, Avrupa ortalamasının vergi yükü Türkiye’ye yakın bir seviyededir. En son 2009’da artış olmuştur ÖTV’de, 2010 yılında hiçbir şekilde artış olmamış, 2011 yılında da, Hükûmetimizin yapmış olduğu açıklama, Sayın Başbakanımızın, Maliye Bakanımızın yapmış olduğu açıklama doğrultusunda kesinlikle herhangi bir artış söz konusu olmayacaktır, ancak, buna rağmen, bakıyoruz ki piyasada fiyatlar artmaktadır.

Değerli arkadaşlar, 2000 yılından itibaren düzenli bir artış gösteren petrol fiyatlarının ta 150 dolar gibi bir seviyeyi bulduğu malumunuzdur 2008’lere geldiğimizde. 2008 yılındaki kriz sonrası azalan talep nedeniyle 40 dolarlara kadar düştü. Daha sonra, biliyorsunuz, OPEC’in müdahalesiyle üretimde kısıtlama meydana getirildi ve 70 dolarlara kadar çıktı ama bugün 100 doları bulmuş bulunuyor 2011 başı itibarıyla.

Şimdi, 2011 başı itibarıyla bu ham petroldeki artış -ki uluslararası piyasalardan oluşuyor ve bir miktar da daha sonra Mısır olaylarının etkisiyle ve Mısır olaylarındaki belirsizlik artı eksi yukarı doğru götürüp getiriyor- 100 doları geçti, daha sonra 100 dolarların altına, 93 dolarlara kadar düştü, dolayısıyla bu uluslararası konjonktürün düzgün bir hâle gelmesi hâlinde 2011 yılı içinde çok büyük bir artış beklenmemektedir. Zaten OPEC de bir üretim artışı yapacağını ifade etmiş bulunuyor.

Değerli arkadaşlar, spekülatörler de petrol fiyatlarının artışında çok önemli rol oynamaktadır, bunun da tabii dikkate alınması lazım. O zaman, şu şekilde olayı bağlamamız gerekiyor: Evet, uluslararası konjonktür, dünya piyasalarındaki fiyat artışı, dövizdeki artış nedeniyle Türkiye’de petrol ürünleri fiyatlarında belli bir artış söz konusudur ama bu, hiçbir şekilde ve kesinlikle vergi yükündeki artışla ilgili değildir. Gerek eğitimde gerek öğrenci burslarında gerek sosyal devlet olmanın gereği olarak halka yönelik değişik birçok, vereceğimiz, yapacağımız yardımlardaki kaynakları bu petrol ürünleri üzerindeki vergi yüküyle karşılamak gibi bir husus söz konusu değildir. 2011 bütçesinde de kesinlikle petrol fiyatlarındaki vergi yükünde herhangi bir artış söz konusu değildir. Onun için, bunu ben özellikle, öncelikle dikkatlerinize getirmek istedim.

Değerli arkadaşlar, petrol tabii ki olmazsa olmaz bir enerji yakıtı ve Türkiye, maalesef petrol zengini bir ülke değil. Tükettiğimiz petrolün sadece yüzde 90’ını yerli kaynaklardan üretiyoruz, doğal gazın da yüzde birkaçını ancak yerli kaynaklardan üretebiliyoruz. Yerli rezervimiz de tüketimimizin ancak bir buçuk yıllık bir kısmını karşılayabiliyor, senede 25-30 milyon tonluk bir tüketim dikkate alındığında. Dolayısıyla, biz, petrol ithal etmek durumundayız. Petrol ithal ettiğimiz müddetçe de, uluslararası konjonktürde fiyatların artış göstermesi hâlinde dövizdeki dalgalanmalara paralel olarak hâliyle petrol ürünlerinde de artışlar olacaktır, bu kaçınılmaz ama bu hiçbir şekilde Cumhuriyet Halk Partisinin önerisinde ifade edildiği gibi bir Hükûmet politikası değildir, Hükûmetin özellikle vergi yükünü artırmasıyla ilgili bir husus değildir, bilakis, biraz önce de ifade ettiğim gibi, bu vergi yükü 2000’lerin başında yüzde 70’ler civarındayken bugün yüzde 66’ya, 65’e kadar düşmüştür. Zaman içinde, ümit ediyoruz ki bu düşüşler serbest piyasa koşulları içinde daha da fazlalaşacaktır. Halkımızın emrinde olan, halkımızın hizmetinde olan ve bütün gelirleri -nereden gelirse gelsin, petroldeki vergilerden olsun başka türlü kaynaklardan, hangi kaynaktan gelirse gelsin- halkımızın hizmetine yol, su, elektrik, baraj, liman olarak veren, halkımızın acil ihtiyacını, fakir fukaranın ihtiyacını karşılayan Hükûmetimizin bundan sonra da bu politikalarını, bu hizmetlerini halkın yararına devam ettireceğini ifade ediyor ve hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Afif Demirkıran (AK Parti, Siirt). “Grup önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 8 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/afif-demirkiran-23-2011-02-08-grup-onerisi (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
