# Çalışanların tasarruflarını teşvik hesabının tasfiyesi ve bu hesaptan yapılacak ödemelere dair

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ağah Kafkas (AK Parti, Çorum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim
- **Tarih:** 24 Nisan 2003
- **Gündem:** ÇALIŞANLARIN TASARRUFLARINI TEŞVİK HESABININ TASFİYESİ VE BU HESAPTAN YAPILACAK ÖDEMELERE DAİR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/agah-kafkas-22-2003-04-24-calisanlarin-tasarruflarini-tesvik-hesabinin-tasfiyesi-ve-bu-hesaptan

> Ağah Kafkas (AK Parti), 24 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞANLARIN TASARRUFLARINI TEŞVİK HESABININ TASFİYESİ VE BU HESAPTAN YAPILACAK ÖDEMELERE DAİR); konuşma 898 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA AGAH KAFKAS (Çorum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün, burada, çok önemli bir yasa tasarısını, birlikte yasalaştırıyoruz ve hep beraber, umarım ki, bu yasa tasarısının müzakeresinde yakaladığımız üslubu, bundan sonraki çalışmalarda da, birlikte sürdürme imkânımız olur; çünkü, burada çok değerli arkadaşlarımız, her iki parti adına yapılan konuşmalarda ortak tespitlerde bulundular.

Bir tanesi, bu yasa, çıkışıyla, doğru bir yasa değildi, uygulanışıyla doğru bir yasa değildi, hakkaniyet ölçülerine uyan bir yasa değildi; başından, insan haklarına, mülkiyet hakkına aykırı; insanların insan haklarına aykırı. Benim, paramı istediğim gibi harcama özgürlüğüm ve hakkım olması gereken bir yerde, devlet olarak çıkıp, sizin paranızı ben şu şekilde tasarruf etmenizi sağlayacağım dayatmasıyla karşı karşıya gelinmiş ve onbeş yıllık serüvenine baktığımız zaman, bugüne gelinen noktanın hiçbir döneminde bu yasanın uygulamasına ilişkin, devlet olma onuruna ve devlet olma hassasiyetine uygun da davranılamamış. Bu, bütün konuşmacıların, hemen hemen, sanıyorum ortak tespiti; yani, başından itibaren ilkesel olarak doğru olmayan bir yöntemle paralarını aldık devlet olarak; aldığımız paraları diğer tasarrufların değerlendirildiği yöntemlerin hiçbirisini, hiçbir şekilde uygulamadan devam ettirdik. Peşinden öyle bir yere geldik ki, zaman zaman burada, bu kürsüde, hükümet edenlerin "ne yapalım, böyle bir para var, kesilmiş; ama ortada para yok" açıklamalarını dinledik. Yetmez; "bu parayı istiyor olmak akılla bağdaşacak bir iş değildir" diye, bundan önceki hükümetin ekonomiden sorumlu bakanı bu kürsüden dile getirdi; yani "vay efendim, bu kadar büyük bir paranın ödenmesini, bu ekonomik koşullarda talep etmek çok doğru değil" dedi.

Ben, değerli arkadaşlarımızın "daha iyi nemalandırılabilirdi, defaten ödenebilirdi" gibi taleplerini içtenlikli buluyorum ve insan olarak katılıyorum da; ama öyle bir fotoğraf var ki Türkiye'de, bizden önceki hükümetin üçbuçuk yılda bu ülkenin borçlarını tam ikiye katladığını hep beraber biliyoruz, borçlarımız ikiye katlandı, toplumun bütün kesimleri yarı yarıya fakirleşti; işçisiyle, işvereniyle, memuruyla, dar ve sabit gelirlisiyle, bütün toplum kesimleri fakirleşti.

Doğrudur, düz bir mantıkla baktığımız zaman, faize ödenen para var, buraya da ödenmesi lazım. Faize ödenen parayı, kim isteyerek ödüyor ki?! Türkiye, maalesef, öylesine bir darboğazın içine sokulmuş ki, bir faiz sarmalının içine sokulmuş ki, bu ülkede çarklar, ancak, dış ve içborç döndürmesiyle dönüyor ve bu parayı da, yasayla, talimatla temin edemezsiniz; piyasanın koşulları kendi mekanizması içerisinde bunu sağlıyor.

Ben, AK Parti hükümetinin, süreç içerisinde, ekonominin makro dengelerini sağlıklı bir baza oturtacağına ve ülkeyi, bu faiz sarmalından kurtararak, düzlüğe çıkaracağına inanıyorum. Bu ülke adına da bunu yapma mecburiyetimiz var. Yoksa, bu ülkenin bütün kaynaklarını faize ödeyerek, rantiyecilere ödeyerek bir yere gidiyor olma şansımız yok. Onun için de, kaçağın köçeğin önlenmesi, devletin sağlıklı ve rantabl işletilmesi konusundaki çalışmalar süratle devam etmektedir.

Şimdi, bu zorunlu tasarrufun bugüne kadarki uygulaması doğru değildi; bundan sonraki uygulamasının bu şekilde olmasını içimize sindirmek zorundayız. Ölümü gösterip hastalığa razı edilmemiştir... Keşke, bugüne kadar, bütün sorunların çözümünde, sosyal tarafların, bir şekliyle, mutabakatı alınsaydı. Benim, ölüm gösterilip hastalığa razı edilmek ya da artık mecbur kaldılar da bunu kabul ettiler mantığını, bütün sosyal taraflar, içinde bulunmaktan da onur duyduğum ve bugüne kadar beraber çalıştığım değerli arkadaşlarım adına kabul etmem mümkün değil.

Bu, Türkiye'nin bütün sosyal tarafları, 3 işçi konfederasyonumuzun değerli genel başkanı, 4 -kamu çalışanlarını temsilen- memur sendikaları konfederasyonumuzun değerli başkanı ve Bakanlığın, Sayın Bakanımızın, uzun bir çalışmayla, Türkiye'nin bütün ekonomik fotoğrafını önlerine koyarak, enine boyuna tartışmalarının sonucunda geldikleri bir yerdir. Tabiî ki imkânlar uygun olsaydı, tabiî ki imkânlar daha geniş olsaydı da bu tasfiye defaten yapılabilseydi ya da süreci çok daha kısaltabilme imkânına sahip olabilseydik.

Demek ki, Türkiye'nin içinde bulunduğu şartları, içinde bulunulan ortamı, ekonomik koşulları gören kişilerce -bu koşullar içerisinde- bugüne kadar -değerli sendikacı arkadaşımın da söylediği gibi- çeşitli defalar bunun tasfiyesi gündeme alınmıştır; ama, bugüne kadar, hiçbir tasfiye programı, AK Parti iktidarının sosyal tarafların önüne sunduğu kadar reel ve AK Parti iktidarının çalışanların önüne koyduğu kadar gerçekçi ve içtenlikli olmamıştır. Bize, hep, birtakım değerli kâğıtlar verme veya başka yöntemlerle bu paraların ödenmesi önerildi ya da "nasıl ödeyelim" diye hep konuşuldu; ama, bu işin çözümü için, içtenlikli bir yaklaşım içerisinde sosyal taraflara el uzatılmadı.

Burada, sosyal taraflar, AK Parti iktidarının tasfiye konusundaki içtenliğini görmüşlerdir ve bu görme sonucunda da, sosyal tarafların tamamıyla bir mutabakata varılmıştır. Diliyorum ki, bundan sonraki bütün çalışmalarımızda da sosyal tarafların mutabakatıyla yürüyelim; çünkü, demokrasilerin güçlenmesinin yolu, demokrasilerdeki baskı grupları olarak gördüğümüz sivil toplum örgütlerinin fonksiyonlarını yerine getirmesiyle doğru orantılıdır, sivil toplum örgütlerinin güçlenmesiyle doğru orantılıdır. O nedenle, kimi kesimler "efendim, Türkiye'deki sendikalar işçilerin kaçta kaçını temsil ediyor, işverenlerin kaçta kaçını temsil ediyor" gibi küçümseyen bir tavırla bakamazlar. Bugün, ekonominin önemli kurumu olan bu sosyal tarafları önemsemek durumundayız, onların güçlenmesine katkı sağlamak durumundayız ve bunlarla birlikte bir uzlaşı içerisinde sorunların çözümüne gayret göstermek durumundayız; burada da bu gerçekleştirilmiştir.

Yine, arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum; muhalefet ve iktidar adına konuşan hemen hemen bütün milletvekilleri, bu olayın önemli bir olay olduğunun, tasfiyenin doğru bir olay olduğunun altını bir şekliyle çizmişlerdir. "Bu bir işe yaramaz" üslubunu kullanmamız çok şık olmayabilir; çünkü, ortada bir sıkıntı vardı; bu sıkıntı, bir şekilde ortadan kaldırılmıştır. Umuyorum ve diliyorum ki, bundan sonra, devlet adına hükümet eden hiç kimse kendi başına böyle bir yasa taslağı getiremez de, yapamaz da.

Bakın, İşkur'da, İşsizlik Sigortası Fonu yönetimine sosyal tarafları kattık ve o fon, Türkiye'deki en iyi nemayı alan fon şeklinde yönetilmektedir. Demek ki, bundan sonraki süreçlerde, sadece sorunların çözümünde görüşlerini almak yerine, sosyal tarafların da taşın altına ellerini koyarak, birlikte hareket etmek, sorunlara birlikte çözüm bulmak ve onları sorunların içerisine katmak geleneğini de Türkiye olarak kurumsallaştırabilirsek, sanıyorum, demokrasimizin kurumsallaşmasına, işlerimizin de daha reel yürümesine katkı sağlayacaktır diye düşünüyorum.

Bu sorunun çözülmesinde emeği geçen herkesi içtenlikle kutluyor; Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ağah Kafkas (AK Parti, Çorum). “Çalışanların tasarruflarını teşvik hesabının tasfiyesi ve bu hesaptan yapılacak ödemelere dair”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 24 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/agah-kafkas-22-2003-04-24-calisanlarin-tasarruflarini-tesvik-hesabinin-tasfiyesi-ve-bu-hesaptan (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
