# Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortaları kanun tasarısı (s.s.1139)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ağah Kafkas (AK Parti, Çorum)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim
- **Tarih:** 18 Nisan 2006
- **Gündem:** SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.1139)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/agah-kafkas-22-2006-04-18-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-1139

> Ağah Kafkas (AK Parti), 18 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTALARI KANUN TASARISI (S.S.1139)); konuşma 1.120 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AGÂH KAFKAS (Çorum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1139 sıra sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Tasarısının tümü üzerinde, kişisel görüşlerimi açıklamak için huzurunuzdayım; Yüce Heyetinizi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Esas itibariyle, bütünü üzerindeki müzakerelerin son konuşmacısı olarak şunu söylemeliyim ki, AK Parti Grubu adına konuşan değerli arkadaşlarım ve Sayın Bakanımız, yasanın bütünü üzerinde, maddeleri üzerinde, teknik ayrıntılarını verdiler. Değerli muhalefet milletvekillerimiz, muhalefet partilerimizin değerli sözcüleri de konuya ilişkin görüşlerini söylediler. Özet olarak bir toparlayacak olursak, şu anda, bu yasa, 22 nci Dönem Parlamentosunun çıkardığı en önemli yasa. Yetmişiki milyon insanımızın, bugününü, yarınını, yarından sonrasını tümüyle kuşatacak, tümüyle ilgilendiren bir yasa; hem emeklilik hem çalışma koşullarını, emekliliği hem sağlığını tümüyle ilgilendiren bir yasa, çalışanların, bundan sonraki -bakmakla yükümlü olduklarının da- yaşamını kolaylaştıracak bir yasa tasarısı. O nedenle de çok önemli ve bu öneminden dolayı, biraz önce Sayın Bakanımızın da ifade ettiği gibi, ben de, gerçekten, bu Parlamentonun Anamuhalefet Partisinin de katılımıyla bu müzakerelerin sürdürülmesini çok arzu ederdik. Niye arzu ederdik; bu yasa, üç yıldır, ortak aklı ortaya çıkarmak için bir çabanın sonucunda buraya geldi. Sosyal taraflarla enine boyuna konuşuldu; hem Çalışma, Sağlık, Aile Komisyonunun alt komisyonunda hem Plan ve Bütçe Komisyonunun alt komisyonunda 2 defa, hem üst komisyonlarda defalarca sosyal tarafların görüşleri alındı. Bu görüşleri alırken de Anamuhalefet Partimizin değerli milletvekilleriyle, alt komisyonlarda çok ciddî ve muhalefet partimizin milletvekilleriyle alt komisyonlarda ve üst komisyonlarda ciddî bir şekilde bu yasa müzakere edildi.

Anamuhalefet Partisinin bu yasaya ilişkin komisyonda söylediklerini toplarsanız -konuşturulmadı denilenlere- herhalde bir 5-10 cilt büyüklüğünde kitap olur; çünkü, geçen yasama döneminin sonunda, Parlamentoyu tıkamak anlamında, Plan ve Bütçe Komisyonunda, bütün Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerimiz, bu yasaya ilişkin görüşlerini bir bir anlattılar.

Sosyal tarafların olabildiğince görüşlerini aldık ve ilk defa cumhuriyet tarihinde bir yasa, tek bir maddeyle, Ekonomik ve Sosyal Konseyde, Sayın Başbakanın başkanlığında bütün sosyal tarafların bileşenleriyle enine boyuna masaya yatırıldı ve müzakere edildi. Yetmez, peşinden çalışma grupları oluşturuldu, bunlarla müzakere edildi. Yine yetmez, en son Emek Platformu bileşenleriyle, Sayın Bakanımızın başkanlığında, 2 alt komisyon başkanı, Zekai Bey ve ben, gittik, toplantılar yaptık. Örneğin, gene bu Emek Platformunun bileşenlerine baktığınız zaman, emek dünyasından gelen birisi olarak söylüyorum bunu, o mahalleyi iyi bilen birisi olarak söylüyorum, oradan gelmiş bir insan olarak söylüyorum, Emek Platformunun bileşenlerinden çok fazlasıyla yararlanılmıştır ve gerçekten de, o arkadaşlarımızın her birisi bu yasanın öneminin farkındadırlar ve büyük katkı vermişlerdir. Yasanın her bir maddesinde, her bir fıkrasında ortak aklın çıkmasında büyük katkı verilmiştir ve bunun sonucunda da, Türkiye, bu kadar çok önemli bir yasada, büyük oranda ortak aklı gerçekleştirmiştir.

Bugün, bakıyorsunuz, işte, vay efendim… Biraz önce Anamuhalefet Partimizin değerli sözcüsünün burada ifade ettiği gibi, bu yasada ortak akıl varsa, toplumsal mutabakat varsa, niye SSK'dan Meclise kadar zincir kuruluyor, niye Meclisin önünde eylemler yapılıyor?

Şimdi, tam da burada şunu söylemek gerekiyor ki, bu Emek Platformunun içerisinde, şu anda Meclisin kapısında olan kimi sivil toplum örgütlerimizin başkanları Emek Platformunda temsil edildiler. Oradaki mutabakatta ve oradaki büyük orandaki mutabakatın içerisinde de bu insanlar varlar. Orada, tümüyle mutabakata varılmıştır, 7-8 maddede de, zımnen, itirazlarımız olmaz böyle düzenlenirse diye. Emek Platformunda çoğunluğun görüşü böyle olduğu halde, bugün, tekrar, Emek Platformunun dışına çıkıp, konuşan arkadaşlarımıza, o zaman bakmak lazım. Yani, solu birleştirme iddiasında olan bir konfederasyonumuz, solu yeniden dizayn etme iddiasında olan bir konfederasyonumuz, solu birleştirmek adına harcadığı emek kadar, artık, bu ülkedeki bütün insanların yaşamını ilgilendiren sosyal güvenliğe de emek harcamalıydı diye düşünüyorum.

Siyaset yapacak insanlar, siyaseti nerede yapmaları gerekiyorsa orada yaparlar. Şu anda, bu ülkede her gün bir parti kuruluyor. Sayısını bilmiyorum, sanıyorum 50'nin üzerine çıktı. İsteyen gider, bir siyasî parti daha kurar, orada da -beğenmiyorsa mevcut siyasî partileri- siyaset yapar. Sivil toplum örgütleri, sendikalar siyasetten uzak dursun anlamında söylemiyorum; ama, sadece, tek, salt siyaset yapacaksak, o zaman siyaseti siyaset yapacak yerde yapmalıdırlar diye düşünüyorum.

O nedenle, burada, kapının önünde, bugün bu yapılan olay… Bugüne kadar, Türkiye'de, devletin temel niteliklerini, Anayasanın başlangıcındakini hep sayarız ve onu konuşuruz; demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti. Bu dört temel ilkede, hep demokrasiyi ve laikliği tartıştık, nereye kadar mesafe aldığımız da ayrıca tartışılır; ama, sosyal devleti doğru dürüst tartışmadık.

İlk defa, ilk defa AK Parti İktidarında, kimsesizlerin kimi olma iddiasındaki AK Parti İktidarında, sosyal devlet, ilk defa sosyal hayata geçiriliyor ve yasalarda sosyal devlet yerini buluyor. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Şimdi, bu hareketin birilerine kaşıntı yapıyor olmasını biz anlarız; ama, en azından, hakkın teslim edilmesi gerektiğine inanıyoruz, hakkın teslim edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Siz, eğer bu düzenlemeleri…

Şu yapılan düzenlemeler, bir devrim niteliğinde düzenlemelerdir. Eksikleri vardır, hataları olabilir; ama, bunları, ortak akılla olabildiğince minimize ettik. Bu yasa Meclise ilk geldiğinde 184 maddeydi; bugün, 104 madde, geçici maddelerle 122 madde. 110 maddede, sosyal tarafların görüşleri yasaya işlenmiştir, tam 110 maddede, ortak akıl sağlanmıştır; sağlanamayan yerlerde de denmiştir ki, Türkiye'nin gerçeği bu.

Şimdi, bugün siz çıkacaksınız, 68 yaşa çıktı diye hâlâ burada söyleyeceksiniz; sanki, yarın sabah, emeklilik yaşı 68'e çıkıyormuş gibi. Böyle bir şey yok, şu anda çalışanların böyle bir sorunu yok. Ta 2046'da 65'e çıkacağını, siz, bugünden çıkıyormuş gibi, 9 000 gün ödemeyi, yarın sabah çıkıyormuş gibi söylerseniz, bunlara kargalar güler, bunlara kargalar güler. Biz, oturup, bir ortak aklı bulmak adına, uzlaşma adına, zaman periyoduna yayarak… Bugün 65 yaş, Avrupa'da bütün ülkelerde, girmeye çalıştığımız Avrupa Birliğinde bütün ülkelerde 65 yaşken, işte, 2046'da 65'e geçeceğiz ve burada bir uzlaşma için bunlar yapıldığı halde, bunlar yok sayılıp, sanki, hiçbir şey yapılmamış gibi değerlendiriliyor olmasını anlamakta güçlük çekiyoruz.

İlk defa, sosyal devlet, buradaki yapılan düzenlemelerde devlet, ilk defa, sosyal güvenlik sistemine primli katkı sağlıyor. Kimsesizlerin kimsesi olma iddiası budur. Ana karnından 18 yaşına kadar, kimdir, kimin çocuğudur, annesi babası sosyal güvenlik sisteminin içinde midir, çalışıyor mudur bakılmaksızın, sadece Türk yurttaşı olmak kriteriyle genel sağlık sigortasının kapsamına almak, bir devrim değildir de nedir acaba, nedir acaba?! Siz, eğer bunu, bir muhafazakâr demokrat iktidarın yapıldığını hazmedemeyenler, gelip bizim önümüze düşüp, bu ülkenin daha demokratik, daha özgür, daha sosyal boyutta olmasına katkı vermeniz lazımken, ne zaman bir temel yasa tartışılıyor, Parlamentoyu terk ediyoruz.

Dün tuttuk… Genel sağlık sistemi tek elde toplandığında da birinci üst derecede Anamuhalefet Partimiz muhalefet yapmıştı. Bugün gidip hastanelere, sosyal sigortalar mensuplarının sağlık hizmetlerinden yararlanırken nasıl mutlu olduklarını görürlerse, herhalde, utanıyor olmaları lazım diye düşünüyorum ya da bir SSK hastanesinin önünde gidip de "biz buna karşı çıkmıştık" derlerse. Gerekçelerine: "Efendim, Sosyal Sigortalar Kurumu hastanelerinin bedeli ödenmemiş…" Kim almış, niye ödememiş?! 23 katrilyon lira ödeyen devlet, isteseydi, bunun 10 katrilyon lirasını hastanelerin bedelini ödüyorum ve satın alıyorum deseydi ne fark edecekti?! Sadece kâğıt üzerinde bir düzenleme yapılmış olmaktan öte bir şeye geçecek miydi; geçmeyeceğine göre, sunî sebeplerle, hiç esası olmayan nedenlerle karşı çıkıyor olmayı bu tarih affetmeyecektir. Biraz önce Sayın Bakanın söylediği gibi, bu, seçim yasası değil. Bu, bundan sonraki nesillerin yasasıysa, bu nesiller buradaki bağnazlığı, buradaki hak bilmemezliği affetmeyecektir diye düşünüyorum. Burada tarihe tanıklık ediyoruz. 22 nci Dönem milletvekilleri olarak ülkemizin bütün insanları…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ağah Kafkas (AK Parti, Çorum). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortaları kanun tasarısı (s.s.1139)”. TBMM Genel Kurulu, 89. Birleşim tutanağı, 18 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/agah-kafkas-22-2006-04-18-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortalari-kanun-tasarisi-s-s-1139 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
