# Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Aydın (AK Parti, Adıyaman)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim
- **Tarih:** 8 Ocak 2008
- **Gündem:** TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-aydin-23-2008-01-08-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap

> Ahmet Aydın (AK Parti), 8 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 758 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AHMET AYDIN (Adıyaman) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 56 sıra sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın tümü üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, görüşülmekte olan tasarıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra idari yaptırım kararı gerektiren fiiller ve suçlar açısından uygulama birliğinin sağlanması, ceza hükmü içeren kanunların uygulanmasından kaynaklanan tereddütlerin giderilmesi, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Kabahatler Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle ceza hükmü içeren diğer kanunlarda yer alan hükümlerin bu kanunlarla uyumlu hâle getirilmesi ve ayrıca, bazı suçların unsurlarında 5237 sayılı Kanun’a uyum sağlanması amaçlanmıştır.

Söz konusu tasarı alelacele gelmiş değil. Bu tasarı bir önceki dönemde, yani 22’nci Yasama Döneminde de Adalet Komisyonunda çokça görüşülmüş ve tartışılmıştır ve daha ayrıntılı bir çalışma ve tartışma ortamı için de alt komisyon kurulmuş ve yaptığımız çalışma neticesinde, alt komisyonda da yirmiden fazla toplantı yapıldığı belirlenmiştir. Alt komisyon toplantı raporunu komisyona sunduktan sonra, komisyon birçok kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla 10’un üzerinde toplantı yapmış, rapor ve metni hazırlamıştır, ancak yasama dönemi sona erdiğinden hükümsüz kalmıştır. Bu vesileyle de herhâlde İç Tüzük’ün 77’nci maddesi bu anlamda haklı olarak uygulanmış ve yeniden, yeni dönemde de gündeme gelmiş, şu anda da hep birlikte görüşüyoruz.

Görüldüğü üzere, tasarıya ilişkin 22’nci Yasama Döneminde uzun süre tartışmalar olmuş, komisyon görüşmelerinde gerekli olan hususlarda konunun uzmanlarına başvurulmuş ve onların görüşlerine de yer verilmiştir. Kamuoyunda da artık bu tasarı kanun olarak beklenmektedir.

Tasarının kanunlaşmaması veya geç kanunlaşması sebebiyle oldukça yüklü sayıda dava dosyasının Yargıtayda beklemekte olduğunu değerli konuşmacı arkadaşlarımız da ifade etti ve bu dava dosyalarının zaman aşımına uğrama ihtimali çok yükseliyor. Bu manada da, aynı zamanda, temel ceza kanunu prensiplerine aykırılık teşkil eden 170’ten fazla kanun bulunmakta ve bunların mümkün olan en kısa zamanda temel ceza kanunlarıyla uyumlu hâle getirilmesi gerekmektedir.

Sayın Başkan, değerli üyeler; ceza mevzuatının, çağın gereklerine ve yeniden oluşan insanlığın ortak değerlerini vurgulayan, insan haklarını ve toplumsal güveni korumayı hedefleyen bir suç ve ceza siyasetine dayandırılması gerekmektedir. Suç siyaseti, toplum düzeninin korunması için hukuka aykırı fiillerin hangilerinin suç olarak tanımlanması gerektiğinin belirlenmesinde izlenen yolu göstermektedir.

Bilindiği üzere, ceza adalet sistemimizi oluşturan “Temel ceza kanunları” olarak adlandırılan Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Kabahatler Kanunu, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisince kabul edilmiş ve 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girmişti. İşte söz konusu bu tasarı ile de Türk Ceza Kanunu ile özel suç tanımlarına yer veren diğer kanunların arasındaki ilişki yeniden belirlenmiştir. Böylece tasarı ile asli ve ferî ceza ayrımı yerine, yaptırımlar “cezalar” ve “güvenlik tedbirleri” olmak üzere iki ana tasnife tabi tutulmuştur. Suç karşılığı uygulanacak yaptırımlar, hapis ve adli para cezası olarak belirlenmiştir. Ayrıca özel hukuk tüzel kişileri hakkında ceza yaptırımının yerine, güvenlik tedbirlerine hükmedilecektir. Suçlar arasındaki cürüm ve kabahat ayırımı da bu tasarıyla terk edilmektedir.

Yine, hapis cezasına mahkûm edilen kişi, kural olarak, hapis cezasının sonuna kadar toplumda belli hakların kullanımından yoksun bırakılmaktadır. Tasarı ile aynı zamanda, suç ile yaptırımlarla ilgili olarak, Türk Ceza Kanunu’nda belirlenen genel ilkelerin özel kanunlarda tanımlanan suçlar açısından da uygulanmasının temin edilmesi amaçlanmaktadır.

Suç ve ceza siyaseti ilkelerine uygun olarak ceza hükmü içeren kanunlarda tasarıyla yapılan değişikliklerde bazı temel ilkeler de esas alınmıştır. Gelişen sosyal, siyasal ve ekonomik şartlar karşısında suç politikalarında bir değişim zorunlu hâle gelmiş ve ayrıca adliyelerin iş yükünü de hafifletmek ve benzeri nedenlerle, bazı fiillerin yaptırımı idari yaptırım olarak değiştirilmiştir. Bazıları da kabahat nevinden olan yaptırım çeşidinden çıkartılarak suç karşılığı olan bir ceza yaptırımına dönüştürülmüştür. Suç karşılığı uygulanacak yaptırımlarda cezaların alt ve üst hadleri arasındaki fark açık tutularak hâkime takdir yetkisini kullanma imkânı tanınmıştır.

Tasarıda idari yaptırım kararlarını verecek merciler de açıkça gösterilmiştir. Böylece, uygulamada doğabilecek tereddütler giderilmiş olacaktır.

İdari yaptırım kararlarının tebliği, kanun yoluyla takip ve tahsile ilişkin düzenlemeler Kabahatler Kanunu hükümleri dikkate alınarak ilgili kanun hükümlerinden çıkarılmış, tabii, bu arada bazı istisnalar da hariç tutulmuştur.

İlgili kanunlarda yer alan hafif hapis ve hafif para cezaları, yine, kural olarak idari para cezasına dönüştürülmüştür. Ağır para cezaları ise adli para cezasına dönüştürülmüştür.

Ceza hükmü içeren kanunlarda bir mahkûmiyet hükmünün sonucu olarak belirtilen hak yoksunlukları bakımından da yasak hakların geri verilmesine yönelik olarak yeni hükümlere yer verilmiştir.

Sayın Başkan, değerli üyeler; daha önceki dönemde de çokça tartışılan bu tasarının bir an önce yasalaşması gerekmektedir. Zira, Yargıtayda -az önce de ifade ettiğimiz üzere- yüklü, binlerce, on binlerce ve hatta yüz binlerce diye ifade edilen sayıda çok ciddi manada dosya bu kanunu beklemektedir. Bu nedenle, daha modern, çağdaş ve gelişen hukuk kurallarına göre ceza normlarının geliştirilmesi için tasarının kanunlaşacağına olan inancımla, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Aydın (AK Parti, Adıyaman). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 8 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-aydin-23-2008-01-08-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
