# 2015 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı ile 2013 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı nedeniyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 24. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Davutoğlu (AK Parti, Konya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim
- **Tarih:** 10 Aralık 2014
- **Gündem:** 2015 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2013 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI NEDENİYLE
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=35716
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-davutoglu-24-2014-12-10-2015-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2013-yili-merkezi

> Ahmet Davutoğlu (AK Parti), 10 Aralık 2014 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2015 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2013 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI NEDENİYLE); konuşma 689 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU (Konya) – Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, siyasi partilerimizin saygıdeğer genel başkanları, değerli milletvekillerimiz; sizleri ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

2015 yılı merkezî yönetim bütçemizin ülkemize, milletimize hayırlı olmasını Cenab-ı Allah’tan diliyorum.

Görüşmeler esnasında ve bugün öneri ve uyarılarıyla 2015 bütçemizin oluşumuna katkıda bulunan Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerine, Maliye Bakanımıza ve uzmanlarımıza, AK PARTİ ve muhalefet partilerimizin bütün milletvekillerine teşekkürü bir borç biliyorum.

Ayrıca, bugün Dünya İnsan Hakları Günü, bugün vesilesiyle dünyada insan haklarından mahrum olan bütün mazlumlara da buradan dayanışmamızı bir kez daha teyiden vurgulamak istiyorum. İnsanoğlunu korumak ve eşrefi mahlûkatın hak ettiği insanlık onurunu savunmak üzere dünyanın her tarafında vermekte olduğumuz mücadeleyi şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da devam ettireceğiz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Aslında, tarihin çok hızlı aktığı bir süreçten geçiyoruz. Bu hızlı tarihî akışı doğru yorumlamak ve her yıl bütçe görüşmelerini aslında tarih akışı içindeki yerine doğru oturtmak durumundayız. Bu çerçevede, Sayın Kılıçdaroğlu konuşmaya başlarken “Strateji yok, ufuk yok, vizyon yok.” dedi. Onun için stratejimiz nedir, ufkumuz nedir, vizyonumuz nedir bunu anlatmaya çalışacağım. Keşke kendisi bize bir strateji ve vizyon çizebilseydi, biz de istifade etseydik. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Onun yerine eksik rakamlarla ki kendisinin de sayısını unuttuğu sorularına tek tek cevap vereceğim, arkadaşlarım cevap verdi ben de vereceğim ama öylesine bir polemik içine, tartışma içine girmeden önce bütün Meclisimizi yüce milletimizin huzurunda soğukkanlı bir şekilde bir yüzyıl muhasebesi yapmaya davet ediyorum.

Sayın Bahçeli bir yüzyıl muhasebesi yaptı gidip gelerek ama çok karamsar bir tablo çizdi. Vizyondan çok çözülme ve imparatorluğun çözülme süreçlerine atıfta bulunarak karanlık bir tabloyla bizi baş başa bıraktı. Bense size aydınlık bir tablo çizmek istiyorum. İmparatorluğumuzun çözülmesiyle değil cumhuriyetimizin kurulmasıyla başlayan aydınlık bir tablo çizeceğim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Yüz yıl önce -bu bütçeler, hayat hiçbir zaman tarihte boşluk içinde gelişmiyor- dünya insanlık tarihinin iki küresel olayıyla karşı karşıya kaldık. Birisi, siyasi, askerî alandaydı. O vakte kadar savaşlar sınırlı alanlarda kalıyordu, belli ülkeleri ilgilendiriyordu. İlk defa Birinci Dünya Savaşı’yla savaşın etkisinde kalmamış hiçbir ülkenin olmadığı, hiçbir milletin olmadığı bir süreç 20’nci yüzyılda yaşandı. Yine, ilk defa küresel anlamda büyük bir kriz 1929’da yaşandı, bütün küresel ekonomiyi ilgilendiren.

Şimdi, biz 19’uncu yüzyıldan 20’nci yüzyıla geçerken bir büyük devlet geleneğine, birbiriyle kenetlenmiş bir millete sahiptik ve üç kıtada bu milletin her bir ferdi Trablusgarp’tan Balkanlar’a, Balkanlar’dan Yemen’e, Galiçya’ya, Sarıkamış’a kadar bir medeniyeti, kadim bir medeniyeti savunmak için omuz omuza vermişlerdi ve omuz omuza verirken sağındakine, solundakine “Hangi millettensin, hangi mezheptensin, hangi etnik gruptansın, hangi bölgedensin?” demeden omuz omuza vermişlerdi çünkü kadim bir medeniyeti savunma bilinciyle hareket ediyorlardı. Ne oldu? Devletimizi -ki her vesileyle vurguluyorum, Türkiye Cumhuriyeti devleti nevzuhur bir devlet değildir; Türkiye Cumhuriyeti devleti, Selçuklu, Osmanlı, cumhuriyet çizgisi içinde, daha da öncesine giden çok köklü bir medeniyetin son halkasıdır ve bu medeniyet değerlerini savunmak her bir siyasetçi için bir onur vesilesidir- ne oldu da biz bu kadim medeniyetin son devletini kaybettik? Üç vurguda bulunacağım:

Bir: Maalesef, bu aidiyet bilincini kıran yanlış uygulamalarla millet fertleri arasında ihtilaflar ortaya çıktı.

İki: Halâskâran-ı zabitan gibi devletin kurumsal işleyişinde kendi içinde vesayet odakları oluşturan iç yapılar doğdu.

Üç: Düyun-ı Umumiye’yle ekonomi başkalarının idaresine verildi.

Ve “Dördüncü de burada ekliymiş.” dedim, dördüncüyü de ekleyeyim: Komşu halklar ve dünya siyaseti üzerindeki etkisi gittikçe zayıflatıldı.

Şimdi gelin bir muhasebe yapalım: Yüz yıl sonrasına gidelim yani 2001’e. 19’uncu yüzyıldan 20’nci yüzyıla giderken bu dört gerekçeyle sarsılan devletimizin, 2001’de, AK PARTİ iktidarı öncesindeki durumuna bakalım. Aidiyet bilinci zayıflamıştı. Devlet-millet-aidiyet bağı neredeyse çökmüştü. Başörtülü kızlar kapıda bekliyordu, tahkir ediliyorlardı, aşağılanıyorlardı. Bir istiklal harbini Kahramanmaraş’ta başlatan o gerekçe tahkir ediliyordu. Kürt vatandaşlarımız -dillerini konuşmak için- hapishaneye gittiklerinde anneleriyle konuşurken ana dilini kullanamıyordu. Alevi vatandaşlarımızın haklarından ise bahsetmek bile mümkün değil, ilk defa bizim çalıştaylarla gündeme geldi. (CHP sıralarından gürültüler)

Dinleyin, bakın, Sayın Kılıçdaroğlu, sizin ikazınız üzerine ben grubuma bir mesaj gönderdim, bütün grup sonuna kadar dinledi, lütfen grubunuza sahip çıkın. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Daha gelmedi, çünkü söyleyecek çok sözümüz var, şimdiden hiddetlenirseniz olmaz, daha çok söyleyecek sözümüz var.

MUSA ÇAM (İzmir) – Siz de üslubunuza dikkat edin.

BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU (Devamla) – Biz dinledik, biz dinledik.

MUSA ÇAM (İzmir) – Siz de üslubunuza dikkat edin.

BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU (Devamla) – Biz dinledik, siz de dinleyin.

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Davutoğlu (AK Parti, Konya). “2015 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı ile 2013 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2014. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-davutoglu-24-2014-12-10-2015-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2013-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=35716

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
