# Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Duran Bulut (MHP, Balıkesir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim
- **Tarih:** 17 Ocak 2008
- **Gündem:** TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-duran-bulut-23-2008-01-17-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap

> Ahmet Duran Bulut (MHP), 17 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 792 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA AHMET DURAN BULUT (Balıkesir) – Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerine partim adına, grubum adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Yapılan değişiklikler kapsamında 5224 sayılı Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunla ilgili bölümde, Türk filmciliğinin, sinemacılığının sorunlar yumağı hâline dönen problemlerini sizlere kısaca ifade etmek istiyorum.

Telif haklarında büyük boşluklar bulunmaktadır. Senaristlerin ellerindeki senaryolar birilerince alınmakta, bazı konular çıkartılıp değiştirilmekte, “esinlenme” adı altında yeniden servise konmaktadır. Bu bir suçtur, ama cezalarda bunun karşılığı yeterince yer almamaktadır. Devlet ve yerel kaynaklarla filmlerin desteklenmesinde kaynakların doğru kullanıldığını düşünemiyoruz. Bu anlamda, Türk kültürünü, Türk milletinin örf, âdet, gelenek, görenek, yaşantı biçimlerini değerlendirmeksizin, bu değerlerimizi tartışmaya bile açan konulara, zaman içerisinde bu kaynakların harcandığını, maalesef, gördük. Kültür Bakanlığımız, bu sektörde dev projelere, yani bir Dede Korkut Destanı’na, bir Ergenekon Destanı’na, bir Manas Destanı’na, dünya çapında böyle olacak, gerekirse tanıtımın yanında ülkeye para da kazandıracak, kendi kültürümüzü dünyaya tanıtacak projelere destek olmalıdır. Biz, büyük başbuğlarımız Cengiz Hanları, Atillaları yabancıların çevirdiği filmlerden görmekte, öğrenmekteyiz, seyretmekteyiz.

Sinemacıların çalışma, çalıştırılma ortamları konusundaki düzenlemeler çok yetersizdir. Firmalar, iş gücünü neredeyse köle gibi çalıştırıyorlar, hiçbir sosyal güvenlik imkânı sunmuyorlar. Gelecek kaygısı olmadan çalışmak, neredeyse, sektörde imkânsız. Türk filmciliğinin desteklenmesi için 6183 amme alacakları konusunda teminat mektubu kapsamında kültür eserlerinin de teminat mektubu olarak kabul edilmesi sektör mensuplarınca istenmektedir. Telif haklarında 1995 öncesi-1995 sonrası yapımcı ayrımı kaldırılmalıdır. Sinema salonlarından alınıp Maliye Bakanlığında biriktirilen rüsum bedelleri Maliye Bakanlığından Kültür ve Turizm Bakanlığına devredilmelidir. Kültür Bakanlığının sinema filmlerini destekleme ödeneklerinin yetersizliği yine görülmektedir. Bu bakımdan, nitelikli filmleri kazanmak adına Bakanlığın ciddi desteği şarttır.

Değerli milletvekilleri, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Yasa’da belirtilen konu şu: “… kamu güvenliğinin tamamlayıcı mahiyetteki özel güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesine ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.” Tanımdan da anlaşılacağı üzere özel güvenlik şirketleri kamu hizmetlerini tamamlayıcı niteliktedir.

Türkiye'de özel güvenlik hadisesinde, gerek güvenliği sağlamakla ilgili şirketler gerekse bu şirketlere eleman yetiştiren okullar noktasında büyük sorunlar vardır.

Değerli milletvekilleri, sayı itibarıyla, beş yüzün üzerinde açılan okul ve sekiz yüzün üzerinde de güvenlik şirketi bulunmaktadır. Bu okulların çeşitli sorunları var. Diyelim şunlardan bir tanesi: Polis Akademisi Döner Sermayesine, Saymanlığına yatırılması gereken özel güvenlik sınav harçlarının tahsilatı konusunda, zamanın darlığı sebebiyle öğrenciler sınav hakkını kaybetmektedirler, bunun uzatılması gerekir. Diğer taraftan, sürücü kurslarında beş sınav hakkı olduğu halde, özel güvenlik okullarında dört sınav hakkı vardır. Bu da onunla eşit seviyeye ulaşmalı, beş sınav hakkı olmalıdır.

Sürücü kurslarında yüzde 8 KDV alınırken, özel güvenlik okullarında alınan yüzde 18’lik KDV yüzde 8’e indirilmeli, yüzde 10’luk pay hizmet satan şirketlerden alınmalıdır.

Diğer taraftan, Millî Eğitim Bakanlığı sürücü kurslarının denetimini yapmaktadır. Aynı şekilde güvenlik okullarının denetimi de Millî Eğitim Bakanlığına verilmelidir. Ancak güvenlik şirketlerinin denetimi İçişleri Bakanlığı tarafından yapılabilir.

Değerli milletvekilleri, gelelim konunun en önemli bölümüne: Dikkatlerinizi çekiyorum, bir ülkenin güvenliği, o ülkenin millî kurumlarınca sağlanır. AKP Hükûmeti, en stratejik kurumlarımızı “özelleştirme” adı altında yabancılaştırdı, yani PETKİM, TÜPRAŞ, Telekom, limanlar. Daha sonra bu kurumların güvenliği özel güvenlik kurumlarına, şirketlerine verildi. Sicili temiz asker ve polis emeklileri özel güvenlik şirketleri kurdular.

Değerli milletvekilleri, özel güvenlik şirketini kurmanın maliyeti 14 bin liradır. Ankara’da AKP’nin eski İl Başkan Yardımcısı Hasan Gazi Özer Bey’in sahibi olduğu DAK Güvenlik, Telekom’un, TOBB’un ve AKP Genel Merkezinin güvenliğini sağlamaktadır. Bu kurumu, 14 bin liraya kurmuş olduğu bu kurumu “Securitas” isimli İspanyol şirketine 2,7 milyon dolara satmıştır. Kişi başına kârı çok az olduğu hâlde, bu sektörü İspanyolların, Hollandalıların, yani yabancıların Türkiye’de bu sektöre göz dikip böylesine iştahlı bir şekilde satın almalarının sebepleri ne olabilir acaba? Lütfen düşününüz bunu.

Değerli milletvekilleri, diğer taraftan MET Grup İstanbul Ticaret Odasının güvenliğini almış durumda. Securitas isimli şirket hem Türk Telekom’un, TOBB’un güvenliğini sağlayan DAK’ı alıyor, ondan sonra da İTO ihalesini alan MET Grubu satın alıyor. Topluyor bu şirketleri. Yani, Türkiye’de iktidardan da belki güç alarak veyahut da kendi güçleriyle, imkânlarıyla, pazarlık gücüyle almış oldukları bu ihaleleri alan büyük şirketleri Securitas topluyor efendim. Esenler Otogarı’nı, Metro City gibi merkezlerin güvenliğini sağlayan Kare Güvenliği de Securitas satın aldı. Grup 4 isimli bir yabancı şirket yine Pentagon elektroniğin güvenliğini sağlıyor. Türk vatandaşı Joseph Ventura’nın Müdürü olduğu bu yabancı şirket İstanbul’daki tüm silahlı para nakil işlemlerini yapıyor. Yahudilerin sahip olduğu Pronet ilk kurulduğu günden beri Türkiye’de yaşayan Yahudi vatandaşlarımızın güvenliğini sağlıyor. Bir denizci emekli albayın kurduğu Etkin adlı güvenlik şirketi, ISS adlı bir şirkete satılmak üzere. Bu Securitas’ın MET Grubu ile Etkin Grup, Denizcilik Müsteşarlığı tarafından uluslararası liman alanları ve tekne güvenliği belgesi aldılar. Niye aldılar bu belgeyi? Yabancılara satılacak olan limanların yarın bunlar güvenliğini sağlayacaklar.

Değerli milletvekilleri, havaalanlarının güvenliğini Tepe Güvenlik şirketi yapıyor. Yabancılar bununla da pazarlık hâlindeler, orayı almaya çalışıyorlar. Yabancılar Türkiye’de bütün liman, havaalanı, banka, şirket, baraj, garaj, santral, fabrika ne varsa buraları satın alıp, buraların güvenliklerini sağlayan şirketleri satın alıyorlar. Bu kurumlarda çalışan personel sekiz saat görev yapıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Duran Bulut (MHP, Balıkesir). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 17 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-duran-bulut-23-2008-01-17-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
