# Ceza ve tedbirlerin infazı hk.(s.s.710

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Ersin (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim
- **Tarih:** 13 Aralık 2004
- **Gündem:** CEZA VE TEDBİRLERİN İNFAZI HK.(S.S.710
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-ersin-22-2004-12-13-ceza-ve-tedbirlerin-infazi-hk-s-s-710

> Ahmet Ersin (CHP), 13 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA VE TEDBİRLERİN İNFAZI HK.(S.S.710); konuşma 873 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA AHMET ERSİN (İzmir) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Tasarıyla ilgili görüşlerimizi sunmadan önce, Sayın Adalet Bakanını da çok yakından ilgilendiren, İzmir'in önemli iki sorununu sizlerle paylaşmak istiyorum ve Sayın Bakanın da, bu sorunlarla ilgili ne düşündüğünü, doğrusu bilmek istiyorum.

Sayın milletvekilleri, İzmir'in Buca Cezaevi, yaklaşık yirmi yıldan beri bir sorun olarak ortada duruyor. Cezaevinin taşınması sorunu, artık bir kangren haline geldi ve yirmi yıldan beri görev yapan Adalet Bakanlarının hemen hemen tamamı, daha görevlerinin ilk günlerinde, Buca Cezaevinin taşınacağını söylediler; ama, taşıyorum, taşıyacağım derken, Adalet Bakanlarımızın hiçbirisinin siyasî ömrü Buca Cezaevini bulunduğu yerden taşımaya yetmedi. Umarım, Sayın Bakanımızın siyasî ömrü uzun olur ve bu sorunu da çok kısa zamanda çözer; çünkü, Buca Cezaevi, şehrin ortasında bir yer, daha önce kent dışındaydı; ama, İzmir'in aldığı yoğun göç nedeniyle, kentin büyümesi, genişlemesi nedeniyle, şu an İzmir'in tam göbeğinde olan bir cezaevi; dolayısıyla, sık sık isyanların çıkması, başka problemlerin olması nedeniyle, kenti rahatsız eden bir sorun olarak ortada duruyor. Şimdi, Sayın Bakana sormak istiyorum, umarım cevabını da alırız. Sayın Bakanım, Buca Cezaevi ne zaman taşınacak? Bunun bir an önce çözümlenmesi lazım; çünkü, İzmir'i gerçekten çok rahatsız ediyor Sayın Bakanım. Sizden önceki bakanlarımız, hep bu sözü verdiler, sizden de bu sözü duyduk. Dolayısıyla, bir an önce, İzmir'i bu ıstıraptan kurtarmanızı bekliyoruz.

İzmir'in bir diğer sorunu adliye sarayı. Bunun inşaatı, yapımı uzun yıllar boyunca devam etti ve bugün, İzmir, güzel, modern bir adliye sarayına kavuştu; ama, eksikleri var. Sayın Bakanım, 2 tane iş mahkemesine, 3 tane çocuk mahkemesine, 3 tane asliye ceza mahkemesine ihtiyacımız var. Mevcut mahkemeler yükü kaldıramıyor, iş yoğunluğu çok fazla. Yargıçlar, savcılar evlerine dosya götürüyorlar ve bu durum, tabiî ki, adaletin işlemesini ve kısa zamanda sonuçlandırılmasını da engelleyen bir sorun olarak ortada duruyor. Keza, İzmir adliyemizin hizmetli ve mübaşir ihtiyacı var. Bu sorunları çözmezsek, yapılan muhteşem adliye sarayı bir işe yaramaz Sayın Bakanım. Personel sorununun çözülmesi lazım, ilave mahkemelerin kurulması lazım.

Yine, adliye sarayının ön tarafında bir arsa var Sayın Bakanım. Önümüzdeki süreçte, Avrupa Birliğiyle yapılacak olan müzakerelerde de ortaya çıkacak, savcıların ayrı bir binada olması sorunu önümüze gelecek. Dolayısıyla, İzmir Adliye Sarayının önündeki arsaya, savcılar sarayı yapılması gerekiyor; arsası var, sadece, yapımına başlanması için bir iradeyi bekliyor. Keza, yine, yargıçlarımızın, savcılarımızın lojman sorunları var, bunların da çözülmesini bekliyoruz.

Bir diğer konuya değinmek istiyorum sayın milletvekilleri. Halen yürürlükte olan yasaya göre, ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurulları var. Bu kurullar, 2001 yılında çıkarılan, 4681 sayılı Yasayla gündeme geldi; 12 maddelik bir yasa bu. Bu yasanın 2 nci maddesinde "bulunduğu yargı çevresinde ceza infaz kurumu veya tutukevi olan her adlî yargı adalet komisyonunca bir izleme kurulu kurulur" diye kesin bir hüküm var. Bu kurul, 5 üyeden oluşuyor ve dört yıl görev yapıyor. Bu kurulun üyeleri, adlî yargı adalet komisyonu tarafından resen oybirliğiyle belirleniyor ve bu kurullar, görev alanları içerisindeki cezaevlerini en az iki ayda bir ziyaret etmek, oradaki tutuklularla, hükümlülerle, diğer personelle görüşmek ve o cezaevinin sorunlarını tespit ederek, bu sorunları da üç ayda bir Adalet Bakanlığına iletmek zorunda. Şimdi Sayın Bakana soruyorum: Acaba, bu cezaevi izleme kurullarının raporları size geliyor mu? Geliyorsa, bu raporlar hakkında bugüne kadar ne tür işlemler yaptınız?

Sayın milletvekilleri, ben aynı zamanda İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesiyim; dolayısıyla, bu ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarıyla zaman zaman görüşmelerim oluyor ya da cezaevi ziyaretlerine gittiğimiz zaman bu kurullarla görüşüyoruz. Bu kurullar tam bir resmî daire hüviyetinde; yani, sivil toplum kuruluşlarından üye yok, başka kurullardan üye yok, adlî yargı adalet komisyonu, yapılan müracaatlar arasından, yasanın aradığı koşullar da uygunsa, resen seçim yapıyor. Sayın Bakanım, ben, şuna kesinlikle inanıyorum ki, bu kurullar çalışmıyor. Bu kurulların çalışmadığı şuradan belli; inanıyorum ki, size hiç rapor da gelmiyor Sayın Bakanım. Aslında, yasa gereği, yaptıkları çalışmalarla ilgili tespitlerini üç ayda bir Adalet Bakanlığına bildirmeleri lazım; ama, bu zincir işlemiyor ve bu kurullar görev yapmıyorlar. İki ayda bir cezaevine gitmesi gereken, oradaki sorunları tespit etmesi gereken bu kurullar, maalesef, bu görevlerini yapmıyorlar, ya da yapmış görünmek için, ben yaptım, oldu mantığı içerisinde gidip, cezaevi müdürünün odasında çaylarını içip dönüyorlar.

Sayın Bakanım, bir defa, bu kurulları sivilleştirmek lazım; yani, gerçekten, resmî daire hüviyetinden çıkarmak lazım. Buraya, o ildeki basın kuruluşlarından temsilci almak lazım, adlî tıptan temsilci almak lazım; mevcut yasaya göre, adlî yargı adalet komisyonu, bunlardan sadece görüş alıyor; ama, çoğu zaman da onların önerilerine kulak asmıyor. Dolayısıyla, bir yasa değişikliği şart.

Bu yasa, zamanında, 2001 yılında çıkarılmış; ama, kâğıt üzerinde kalmış. Yani, Avrupa Birliğinin ısrarıyla çıkarılan bir yasa; ama, kâğıt üzerinde kalmış ve uygulaması yok, uygulanmıyor. Dolayısıyla, bunun sıkı bir biçimde takip edilmesi lazım; yani, sadece göz boyamak için yasa çıkarmış olmak olacak iş değil. Uygulama önemli; işte, bu yasanın uygulaması yok. Dolayısıyla -tekrar söylüyorum- bu kurulları sivilleştirmek şart, resmî daire hüviyetinden çıkarmak şart ki, o zaman, yasadan beklenen sonuçlar alınabilsin.

Sayın Bakanım, size üç konudaki şikâyetlerimi arz ettim. Buca Cezaevi konusu önemli; Buca Cezaevinin taşınması konusu önemli. İzmirlileri büyük bir dertten kurtarmış olacaksınız. Daha önceki bakanların yaptığı gibi taşıyorum, taşıyacağım derken, zaman geçirecekseniz; lütfen, bunu yapmayın, sizden önceki Adalet Bakanlarından farklı olduğunuzu bu konuda göstermeniz lazım, verdiğiniz sözde durmanız gerekiyor. Keza, yeni yapılan adliye sarayımızın eksikliklerinin giderilmesi (personel, mahkeme ve yargıç eksiklikleri) gerekiyor. Sanıyorum, Sayın Bakanım, şimdi, İzmir'in bu ciddî ve önemli sorunları hakkında İzmirlileri tatmin edecek, onları mutlu edecek cevaplar verir, karşılık verir, sözler söyler.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Ersin (CHP, İzmir). “Ceza ve tedbirlerin infazı hk.(s.s.710”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 13 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-ersin-22-2004-12-13-ceza-ve-tedbirlerin-infazi-hk-s-s-710 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
