# 2006 merkezi bütçe kan.tas.(adalet bak.,ceza ve infaz kur.ile tutukevleri iş yurtları kur.,türkiye adalet akademisi başk.,yargıtay başk.) 9 uncu tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Ersin (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim
- **Tarih:** 19 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(ADALET BAK.,CEZA VE İNFAZ KUR.İLE TUTUKEVLERİ İŞ YURTLARI KUR.,TÜRKİYE ADALET AKADEMİSİ BAŞK.,YARGITAY BAŞK.) 9 UNCU TUR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-ersin-22-2005-12-19-2006-merkezi-butce-kan-tas-adalet-bak-ceza-ve-infaz-kur-ile-tutukevl

> Ahmet Ersin (CHP), 19 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(ADALET BAK.,CEZA VE İNFAZ KUR.İLE TUTUKEVLERİ İŞ YURTLARI KUR.,TÜRKİYE ADALET AKADEMİSİ BAŞK.,YARGITAY BAŞK.) 9 UNCU TUR); konuşma 967 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA AHMET ERSİN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlarken, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Bir ülkede, kuşkusuz, en son eleştirilecek kurum Adalet Bakanlığı ve onun gözetimindeki yargı olmalıdır; çünkü, bir toplumda en saygın, en güvenilir kurumlardan biridir yargı ve öyle olması da gerekir. Yargının her türlü etkiden, yönlendirmelerden ve hele siyasî müdahalelerden uzak olması, kararlarının güvenilir olması esastır.

Değerli milletvekilleri, halk arasında yaygın olan "et kokarsa tuzlarsın; peki, tuz kokarsa ne yapacaksın" özdeyişi, aslında, bir çaresizliğin ifadesidir. Toplumda hak ve adalet dağıtan bir kurum, eğer, haksızlığın ve adaletsizliğin nedeni oluyorsa, daha doğrusu, toplumda hak ve adalet dağıtan kurum, eğer, haksızlığa ve adaletsizliğe analık yapıyorsa, ne yapmak lazım? İnsanların hak arayacağı, adalet talep edeceği tek merci olan yargı güven erozyonuna uğramışsa, insanlar hakkını yargıda değil mafyada arıyorsa, hatta "avukat değil, hâkim tut" anlayışı kamuoyunda ciddî biçimde yer etmeye başlamışsa ve benimseniyorsa, o zaman, ne yapmak lazım?

Değerli milletvekilleri, ne yazık ki, son birkaç yıldan beri, yargı kurumu, yapılan müdahalelerle, dahası siyasî müdahalelerle ve yargının siyasallaştırıldığı iddiaların yaygınlaşması ve bu iddiaları haklı çıkaran icraatlar, davranışlar ve kararlar nedeniyle, maalesef, büyük bir kan kaybına uğramıştır. Yargıda, hem de en üst düzey yargı kurumunda yaşanan aracılık ve rüşvet skandalları, ne yazık ki, yargıyı tartışılır konuma getirmiştir, güven erozyonuna uğratmıştır.

Hiç tartışılmaması gereken yargı, birbirleriyle çelişen kararları, mahkemelerde bir türlü sonuçlanmayan, yıllarca süren davaları, bazen ideolojik olduğu, siyasî erkin etkisinde kaldığı izlenimi veren hazırlık soruşturmaları ve hatta kararları ve icraatlarıyla, maalesef, tartışılıyor.

Önemli ve maddî değeri çok yüksek olan bazı davalarda, yargıçların, beklentilerin ve olması gerekenin aksine karar verip, sonra da, hemen emeklilik talebinde bulunmaları nasıl izah edilebilir? Yani, değerli milletvekilleri, tuz kokmaya mı başladı?

Bu arada, aklıma gelmiş Sayın Bakana sorayım: Uzunca bir süre "Neşter 1, Neşter 2" şeklindeki manşetlerle kamuoyuna yansıyan Yargıtaydaki o soruşturma, Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulunun bazı üyelerinin de adı geçtiği o soruşturma ne oldu allahaşkına?

Biz Sayın Bakana soruyoruz; ama, Sayın Bakan arkadaşlarıyla sohbet ediyor. Lütfen, bu sohbetinizi başka zaman yapın Sayın Bakan, şimdi, sizin bütçenizi konuşuyoruz burada.

ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK (Ankara) - Bu da sizin için, size bilgi veriyor.

AHMET ERSİN (Devamla) - Öyle mi?

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Sayın Bakana bilgi veriyor.

MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Tokat) - Bilgi veriyor, Sayın Milletvekili.

AHMET ERSİN (Devamla) - Yahu, siz karışmayın; ben size bir şey söylemedim. Hayret yani!..

MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Tokat) - Niye karışmayalım?..

AHMET ERSİN (Devamla) - Hayır, size bir şey mi söyledim ben? Niçin siz müdahale ediyorsunuz? Bakanla şakalaşıyorum ben karşılıklı.

MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Tokat) - Ama milletvekili değil o, bürokrat. Sayın Bakan sizin için çalışıyor.

AHMET ERSİN (Devamla) - Teşekkür ederim bilginize, sağ olun.

Yargıtayda yaşanan bir aracılık ve rüşvet iddialarını içeren ve kamuoyuna da "Neşter 1, Neşter 2" şeklinde manşetlerle duyurulan o soruşturmanın sonucunda ne oldu? Aynı soruşturmaya uğrayan bir başka kişi, sıradan bir kişi olsaydı, sonuç ne olurdu? Sayın Bakanım, bu konuda bilginizi çok rica ediyorum sizden.

Değerli arkadaşlarım, yargının ve yargının ilk ayağı olan savcılıkların verdiği birbiriyle çelişen kararlara ilişkin olarak, kendi seçim çevrem olan İzmir'den bir örnek vereceğim. İzmir'de, geçtiğimiz günlerde -geçtiğimiz günlerde dediysem de, bir ay kadar önce- bir sanık, gece yarısı 04.15'te Alsancak'ta geziyorken, polis tarafından gözaltına alındı. Yanında taşıdığı çantada bir kaleşnikof tüfek, mermiler bulundu. Sonra, mahkeme kararıyla, bu şahsın evinde yapılan aramada, tabanca, mermiler, 5 kilogram esrar, 450-500 civarında ecstasy hap tespit edildi, bulundu ve 30'dan fazla da sabıkası olan bu şahıs, savcılıktan ifadesi alındıktan sonra salıverildi ve bu olay basına yansıdıktan sonra tekrar bir yakalama kararı çıkarıldı ve bir aydan fazla bir süreden beri de, maalesef, yakalanamıyor; Sayın İzmir Milletvekilimiz bu konuyu mutlaka iyi biliyordur.

Şimdi, bir böylesi var, bir de Van'daki savcının zorlama yöntemlerle çete icat etmeye çalışıp koskoca rektörü tutuklaması var. İşte, çelişkiyi göstermek bakımından söylüyorum.

Değerli milletvekilleri, şu son günlerde yine yargıdaki, yargıyı yıpratan bir başka konu; zamanaşımı nedeniyle davaların düşmüş olması. Şimdi, dava açılmış, yürüyor, ama her nedense, zamanaşımı nedeniyle bu dava düşürülüyor.

Şimdi, bununla ilgili en çarpıcı örnek, işte, Adnan Hoca denilen şahsın yargılandığı dava; nedir o; Bilim Araştırma Vakfı davası. O dava beş yıl görüldükten sonra, beş yıl mahkeme, mahkeme gezdikten sonra sonuçta zamanaşımına uğrama nedeniyle düştü; ama, bu Bilim Araştırma Vakfı bir mektup göndermiş, bana geldi, bilmiyorum sizlere geldi mi; onlar da bu davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesinden şikâyetçiler. "Biz kendimizin aklanmamızı istiyorduk, yargılanıp sonuçta beraat etmemizi istiyorduk, ama, savcıların ve yargıçların beceriksizliği yüzünden biz bu hakkımızı kaybettik, zamanaşımı nedeniyle bu dava düştü ve biz hakkımızı, beraat etme, aklanma hakkımızı kaybettik" diyorlar. Şu üç sayfalık bir yazı.

Şimdi Sayın Bakana soralım. Bu zamanaşımı nedeniyle düşürülen bu davayla ilgili bir çalışma başlattınız mı, bir soruşturma başlattınız mı? Acaba neden bu kadar, beş yıl mahkeme mahkeme geziyor ve sonuçta bu dava zamanaşımı nedeniyle düşürülüyor, üstelik de, kamuoyunun çok da ilgisini çeken bir dava, neden zamanaşımı nedeniyle düşürülüyor? Herhalde, Sayın Bakan bu konuda bir açıklama yapar, biz de tatmin oluruz, aydınlanmış oluruz.

Bir diğer konu, değerli milletvekilleri; Sayın Bakanımdan bir itiraz bekliyordum, Sayın Başbakan, Anayasa Mahkemesinin, Danıştayın ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu türbanla ilgili verdiği karara itiraz ederken, bu karara tepkisini gösterirken, bu tür konularda ulemanın yetkili olduğunu, hak ve yetki sahibinin ulema olduğunu söylemişti.

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Öyle söylemedi!.. Öyle söylemedi!.. Yanlış söylüyorsun!

AHMET ERSİN (Devamla) - Bekledik ki, Sayın Bakan, Türkiye laik bir cumhuriyettir, Türkiye'de yasalar var, yargı var, bu ulema da neyin nesidir diye itiraz etmesini bekliyorduk; ama, böyle bir itirazını görmedik, duymadık.

MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Tokat) - Siz, burada hesap soruyorsunuz Sayın Vekilim.

AHMET ERSİN (Devamla) - Hesap soracağız tabiî biz burada; muhalefetim ben.

MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Tokat) - Siz uyduruyorsunuz, ondan sonra da sanki hesap soruyorsunuz.

MAHFUZ GÜLER (Bingöl) - Öyle söylemedi, Sayın Başbakan öyle bir şey söylemedi!

MEHMET ERGÜN DAĞCIOĞLU (Tokat) - Öyle bir şey yok!

V. HAŞİM ORAL (Denizli) - Sen devam et, devam et…

AHMET ERSİN (Devamla) - İzin verirseniz ben sözümü tamamlayayım, siz, sonra gerekiyorsa cevap verirsiniz.

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Ersin (CHP, İzmir). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(adalet bak.,ceza ve infaz kur.ile tutukevleri iş yurtları kur.,türkiye adalet akademisi başk.,yargıtay başk.) 9 uncu tur”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-ersin-22-2005-12-19-2006-merkezi-butce-kan-tas-adalet-bak-ceza-ve-infaz-kur-ile-tutukevl (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
