# Tarımsal üretici birlikleri kanunu tasarısı ile tarım, orman ve köyişleri komisyonu (s.s.617)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Ertürk (AK Parti, Aydın)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim
- **Tarih:** 29 Haziran 2004
- **Gündem:** TARIMSAL ÜRETİCİ BİRLİKLERİ KANUNU TASARISI İLE TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU (S.S.617)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-erturk-22-2004-06-29-tarimsal-uretici-birlikleri-kanunu-tasarisi-ile-tarim-orman-ve-koyisl

> Ahmet Ertürk (AK Parti), 29 Haziran 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIMSAL ÜRETİCİ BİRLİKLERİ KANUNU TASARISI İLE TARIM, ORMAN VE KÖYİŞLERİ KOMİSYONU (S.S.617)); konuşma 529 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AHMET ERTÜRK (Aydın) - Sayın Başkanım, Meclisimizin değerli üyeleri; görüşmekte olduğumuz 617 sıra sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu Tasarısının 14 üncü maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunmaktayım.

Değerli arkadaşlarım, görüşmekte olduğumuz bu yasa tasarısıyla, bir tarım ülkesi olan ve nüfusun yüzde 40'ının geçimini tarımdan sağladığı ülkemizde üreticilerimize, çok değerli çiftçilerimize bir fırsat, yeni bir açılım getirilmek istenilmektedir. Birbirinden farksız, birbirinden kopuk, çeşitli illerimizde, ilçelerimizde, üretim birimlerimizde yaşayan insanlarımız var. Örneğin, pamuk üreticilerimiz, Güneydoğu Anadolu Bölgemizde var, Ege Bölgemizde var, Akdeniz Bölgemizde var. Örneğin, zeytin müstahsillerimiz; Marmara Bölgemizde var, Ege Bölgemizde, Anadolumuzun güney illerinde bu ürünle geçimini sağlayan insanlarımız var. Keza, patates üreticilerimiz, süt üreticilerimiz gibi, çok çeşitli ürünlerle geçimini sağlayan çiftçilerimiz, birbirinden kopuk üretim yapmakta, gerek girdilerinde gerekse ürünlerinin fiyatlarında birbirinden habersiz bir tavır sergilemektedirler.

Her ne kadar, çiftçilerimizin, ziraat odaları gibi örgütleri var ise de tedariklerini temin etmek veya ürünlerinin hak ettiği fiyattan satılmasını sağlamak için kurulmuş gerek tarımsal kalkınma kooperatifleri gerekse tarım satış kooperatifleri var ise de... Örneğin, Ege Bölgesinde üretim yapan zeytin üreticilerinin birliği, örgütü olan Tariş Zeytinyağı Birliği ile Marmara Bölgesinde aynı işi yapan insanlarımızın, üreticilerimizin örgütü olan Marmara Birlik, pek çok konuda birbirinden habersiz iş yapmak durumundadır. İşte, bu üretici birlikleri arasında, Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunu Tasarısıyla, bu uyum ve tesanüt sağlanmaya çalışılmaktadır.

Bursa İlimizin Karacabey İlçesinde soğan üreten insanlarımızla, yine, örneğin, Aydın İlimizde soğan üretimi yapmak isteyen insanlarımız, eğer, önümüzdeki sene soğan çok iyi fiyat eder veya önümüzdeki sene domates çok iyi fiyat eder veya patatesten çok iyi para kazanabiliriz düşüncesiyle, birbirlerinden habersiz, aynı ürünü ektikleri takdirde, ülke ihtiyacı 100 kilogram ise, belki 150-200 kilogramlık bir üretimle karşı karşıya kalıp, ürünleri hak ettiği fiyatı bulmayabilir. İşte, onun için, ürünlerin, ihtiyaç duyulduğu nispette üretiminin sağlanması ve üretim planlamasının yapılabilmesi için bir çatı örgüte ihtiyaç duyulmaktadır.

Kooperatifler, üreticilerinin, ortaklarının ihtiyaç duydukları girdi, (tohum, gübre, nakit) ihtiyaçlarını, ilaç gibi kimyevî taleplerini karşılamak için, -belki, tedariklerini karşılıyorlar- ürünlerinin hak ettikleri fiyatı bulması için çalışmalar yapıyorlar; ama, üretim planlaması konusunda bir düşünceleri yoktur. İşte, bu üretim planlamasını, bu yasa tasarısının 14 üncü maddesinde hayat bulan merkez birlikleri yapmak durumundadır. Tabiî, burada, sadece yaş sebze, meyve üreticilerinin birlikleri değil, bütün üreticilerin birlikleri kurulmalıdır.

Komisyonumuzda bu konular tartışılırken, her ilde, hatta, her ilçede üretim yapan, aynı ürün konusunda faaliyet gösteren üreticilerin birlik kurması imkânı ortaya getirilmiştir. İlçelerden illere, hatta bölge birliklerine ve nihayet, merkez birliği marifetiyle de ülkemizin ihtiyaç duyduğu ürünlerin üretilmesi yönünde bir yönlendirme fırsatı yaratılmaktadır. Bu doğru bir düşüncedir; mutlaka, ülkemizin ihtiyaç duyduğu ürünler ve hatta, ihtiyacımızdan fazlası, ihraç fırsatı olan ürünlere yönlendirme yapılmalıdır. Mesela, benim ilim Aydın'da, şu anda, 60 000 tona yakın bir incir üretimi söz konusudur; halbuki, ülke tüketimimiz 5 000 tondur, 55 000 ton ürünü ihraç etmek durumundayız ve bu 55 000 ton ürünü ihraç etme fırsatı için, gerek kooperatifler gerek tüccarlarımız, tacirlerimiz fırsat yaratma durumundayken, bir taraftan da, hâlâ, incir fidanları dikilmektedir. İşte, üzümde arz fazlası vardır, fındıkta arz fazlası vardır. Eğer bu üretim kontrol edilmezse, yarın, incirde ve hatta pek çok üründe arz fazlası olabilecektir; ama, mısırda, pamukta üretim ihtiyacımız vardır. İşte, çiftçilerimiz, bu üretici birlikleri ve hükümetimizin -tabiî, hükümetimizin de, muhakkak, gerekli tarımsal destekleri vermesi gerekmektedir- destekleri marifetiyle, ihtiyaç duyulan ürünleri üretmeye doğru yönlendirilmelidir diyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Ertürk (AK Parti, Aydın). “Tarımsal üretici birlikleri kanunu tasarısı ile tarım, orman ve köyişleri komisyonu (s.s.617)”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 29 Haziran 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-erturk-22-2004-06-29-tarimsal-uretici-birlikleri-kanunu-tasarisi-ile-tarim-orman-ve-koyisl (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
