# Organik tarım kanunu tas. (ss. 653 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Kambur (AK Parti, Tekirdağ)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim
- **Tarih:** 30 Kasım 2004
- **Gündem:** ORGANİK TARIM KANUNU TAS. (SS. 653 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-kambur-22-2004-11-30-organik-tarim-kanunu-tas-ss-653

> Ahmet Kambur (AK Parti), 30 Kasım 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORGANİK TARIM KANUNU TAS. (SS. 653 )); konuşma 670 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA AHMET KAMBUR (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Organik Tarım Kanunu Tasarısının 7 nci maddesiyle ilgili olarak Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bilgi çağını idrak ettiğimiz bu dönemde yeryüzünde yaklaşık 6 milyar insan yaşamakta. Maslow'un deyimiyle, fiziksel ihtiyaçların çevreyi kirletmeden karşılanması, dolayısıyla sürdürülebilir kalkınmanın gerçekleştirilmesi için organik tarımın önemi gün geçtikçe artmaktadır.

Peki, organik tarım nedir?.. Organik tarımın tam tarifi oldukça güçtür. Öncelikle, organik tarımla ilgili olarak söylenilen pek çok şey tam olarak gerçeğe uygun değildir. İkincisi, organik tarımı, sadece bir tarım teknolojisi olarak ele almak da doğru değildir; çünkü, organik tarım bir metot olmaktan ziyade, bir felsefe, düşünce veya inanç tarzı olarak ele alınmalıdır.

Genelde, organik tarım deyince, kimyasal madde kullanılmadan yapılan tarım anlaşılmaktadır. Bu, konuya çok basit bir açıklama getirmekle beraber, gerçeğe de uygun değildir. Şöyle ki: Doğada mevcut, ölü veya canlı tüm materyal kimyasal bir bileşim içermektedir. Bu açıdan, organik tarımda da kimyasal madde kullanılmaktadır. Bununla beraber, organik tarımda, suda kolay çözülebilen ve sentetik olarak imal edilen ve doğrudan doğruya rutin olarak uygulanan kimyasal maddelerin kullanılmasından kaçınılmaktadır. Kimyasal maddeler, doğada bulunduğu şekliyle ve doğanın dengesini bozmayacak ölçüde kullanılmaktadır.

Diğer bir yanılgı da, kimyasal maddelerin yerini doğal maddelerin almasının, organik tarımın tanımında yeterli görülmesidir. Kimyasal gübrenin yerini çiftlik gübresinin alması olaya çözüm getirmez. Önemli olan, gerekli olduğu yerde, zamanda ve yeterli miktarda gübre kullanmaktır. Fazla kullanılan çiftlik gübresi, aynı şekilde toprakta olumsuz etki bırakacak ve çevrenin kirlenmesi daha az olmayacaktır.

Buna göre en uygun tanımlama, insanın doğanın üzerinde ve doğaya hükmeder tarzda çalışması değil, aksine, doğayla beraber ve doğayla uyum içinde çalışması olmaktadır.

Yine, diğer bir anlayış tarzı da, bugünkü organik tarımın, 1939'dan önceki, yani, dedelerimiz zamanındaki çok değişik üretim tarzlarının bir arada bulunduğu ve daha çok doğanın verdiğiyle yetinen üretim tarzı olduğu düşüncesidir. O zamanki üretim tarzında, bugünkü organik tarımın prensiplerinden birçoğu -ürün rotasyonu, birleşik üretim metotları, elle ot mücadelesi gibi- mevcut olmakla beraber, bugünkü organik tarımın, elli yıl içerisinde tarımda yapılan araştırmaları ve meydana getirilen değişiklikleri tamamen inkâr etmesi ve bir tarafa bırakması düşünülemez.

Bugünkü organik tarım, modern tarımın tüm olanaklarından faydalanmakla beraber, tarımda üretimin kalitesini yükseltecek metotları geliştirerek toprağın yapısını güçlendirme, doğanın dengesini bozmayacak elementleri kullanma ve uygun rotasyon gibi unsurlardan yararlanan bir tarım anlayışıdır. Diğer bir deyişle, organik tarım, modası geçmiş veya eskiden kalma bir sistemin yeniden canlandırılması değil, yeni, modern ve etkin bir sistemin geliştirilmesidir.

Bir diğer önemli unsur da, organik tarımın toprağı canlı bir unsur olarak ele alması ve bu noktadan hareketle toprakta faydalı mikroorganizmaların canlandırılması, dolayısıyla, toprağın canlı ve dinamik bir seviyede tutulması prensibidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sanayileşmiş ülkelere nazaran ülkemizin sanayileşmesi geç başladığı için, çevre kirliliği yönünden, sanayileşmiş ülkelere oranla daha şanslı durumdayız diyebiliriz. Tarımsal üretim faaliyetlerinde kullanılan sentetik gübre ve hormonların aşırı kullanımı, çevreye zararlı oldukları gibi, insan sağlığı için de tehdit oluşturduklarından, uluslararası alanda organik ürünlere talep, 1980'li yıllardan itibaren artmıştır. Bu talep doğrultusunda, ülkemizde de, 1985-1986 yıllarında organik tarım faaliyetleri sistemsiz bir şekilde başlamış, bugüne kadar da Avrupa Birliği Konseyinin bu konuda çıkarmış olduğu tüzüğe paralel olarak yapılan idarî düzenlemeler muvacehesinde yürütülmüştür.

Halihazırda, özellikle gelişmiş ülkelerde, organik tarımsal gıdaya olan talep, toplam gıdanın yüzde 25'ine baliğdir. Bugün, bu talebin ancak yüzde 5-10'luk kısmı karşılanmakta olup, arzda yetersizlikler yaşanmaktadır.

Uluslararası alanda yaşanan bu arz eksikliğinin ülkemiz tarımı tarafından değerlendirilebilmesi ve organik tarım faaliyetlerinin uluslararası standartlara uygun olarak yürütülmesi için Konsey tüzüğüne paralel olarak hazırlanan tasarının 7 nci maddesiyle, organik tarım faaliyetlerinin esas ve usullerinin ülkemiz tarımsal faaliyetlerinden sorumlu olan Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca tespit edileceği, hammaddesi tarımsal kaynaklı olan organik ürünlerden elde edilen nihaî ürünlerin imalat veya sanayi ürünü olması halinde bu ürünlerin üretilmesi ve tüketiciye ulaşıncaya kadar olan aşamalarla ilgili usul ve esasların belirlenmesinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığının görüşünün alınacağı, organik tarım faaliyetlerinin esas ve usulleri Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından belirleneceği için, bu ürünlerin satışında veya pazarlanmasında Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlemesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmektedir.

Maddeyle getirilen bu düzenlemelerin olumlu olduğunu ifade ediyor, Yüce Heyetinizi saygıyla, tekrar, selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Kambur (AK Parti, Tekirdağ). “Organik tarım kanunu tas. (ss. 653 )”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 30 Kasım 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-kambur-22-2004-11-30-organik-tarim-kanunu-tas-ss-653 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
