# İş kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı; trabzon mv.cevdet erdöl ve 2 mv. ile şanlıurfa mv.ramazan başak'ın çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifleri (s.s.:224)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Kenan Tanrıkulu (MHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim
- **Tarih:** 15 Mayıs 2008
- **Gündem:** İŞ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI; TRABZON MV.CEVDET ERDÖL VE 2 MV. İLE ŞANLIURFA MV.RAMAZAN BAŞAK'IN ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:224)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-kenan-tanrikulu-23-2008-05-15-is-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-tasar

> Ahmet Kenan Tanrıkulu (MHP), 15 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI; TRABZON MV.CEVDET ERDÖL VE 2 MV. İLE ŞANLIURFA MV.RAMAZAN BAŞAK'IN ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:224)); konuşma 1.024 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA AHMET KENAN TANRIKULU (İzmir) – Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 224 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın ikinci bölümü üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Genel Kurulumuzu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekillerimiz, tabii ki bugün görüşmekte olduğumuz tasarı gerçekten hem ülke ekonomisi için hem işçi-işveren ilişkileri açısından çok önemli bir yasa. Bu, inkâr edilmeyecek bir konu. Ancak ülkemiz öyle bir süreçten geçiyor ki bakın bugün Ziraat Odaları Birliği Başkanı Türkiye'deki kuraklık tehlikesini anlatıyor. Türkiye'nin birçok diğer sivil toplum kuruluş, örgütlerinin başkanları Türkiye ekonomisinin geçirdiği hem ekonomik hem sosyal süreci anlatıyor. Bu durum karşısında, mutlaka, bu yüce çatının, Türkiye'nin bu önemli problemlerini -başta kuraklık olmak üzere- görüşmesi de gerekirdi diye düşünüyoruz.

Değerli milletvekilleri, konumuza gelirsek: Türkiye'de geçen yılki resmî işsiz sayısı 2 milyon 333 bine ulaşmış. İş aramaya hazır fakat çalışmayan 1 milyon 805 bin kişiyi de buna eklediğimiz zaman, gerçek işsiz sayısı 4 milyon 138 bine ulaşmış. Şimdi, yavaşlayan büyüme, durağanlaşan bir sanayi sektörü, mutlaka işsizliğin daha da artacağının çok önemli bir göstergesi.

Değerli milletvekilleri, bugün için hiçbir ekonomik ve sosyal tarafın veya çalışma hayatının unsurlarının tam ve eksiksiz ve yeterli görüşleri alınmadan sosyal ve ekonomik değişiklikler içeren ve de amacına önümüzdeki günlerde tam olarak ulaşamayacak bir tasarıyı görüşüyoruz.

Tasarının genel gerekçesine baktığımız zaman, çok kısa olarak “yatırımları ve istihdamı teşvik” olarak ifade edilen bu değişiklikler, Türk kamuoyunda da “istihdam paketi” olarak algılanmaktadır. Aslında, ekonomiden sorumlu bakanlar, geçtiğimiz günler içerisinde önemli bir konuyu açıkladılar, orta vadeli mali çerçeveyi kamuoyumuza sundular. Bunun hazırlanma amacı olarak da istihdam paketi yani bu görüştüğümüz tasarı, mahalli idareler reformu ve GAP yatırımlarına hız kazandırılması gibi politika adımlarının dikkate alınmakta olduğu belirtiliyor bu çerçevenin içerisinde. Bu yatırımlara hız kazandırmak için de faiz dışı fazladaki indirimin kullanılacağı ifade edilirken, bugün görüştüğümüz bu tasarıda ve diğer yatırımlarda, yıllar itibarıyla ne kadar katkı sunulacağı tam olarak ifade edilmiyor.

Değerli milletvekilleri, bunun yerine ne yapılıyor? 57’nci Hükûmet içerisinde hazırlanan ve yasalaşan İşsizlik Sigortası Fonu ve bu fonun getirileri farklı alanlarda kullanılmak amacıyla tasarı hazırlanmış. İktidarın, sigorta primlerinde 5 puan indirim vaadinin üzerinden de henüz yedi-sekiz ay geçti. Biliyorsunuz, Hükûmet ve Hükûmet içerisindeki değişik görevdeki sayın bakanlar, bu 5 puan indirim vaadini ağustos ayından bu yana sürekli söylemekteler. Bununla beraber, 2007 yılı Aralık ayında Yüksek Planlama Kurulu’nun 2007/71 sayılı kararıyla, Hükûmetimiz tarafından imzalanarak, Avrupa Birliğine verilen katılım öncesi ekonomik programa baktığımız zaman konunun uygulama yılının 2009 yılı başı olduğunu görüyoruz ve bu kabul edilmiş bir metin ve belgedir. Bu çelişkili vaat verildikten hemen sonra önümüze gelen bu tasarıda ise işçilerimizin ve işverenlerimizin yıllarca alın teriyle biriktirdikleri fonlar, işsizlik sigortasındaki bu birikim, söz konusu bu fonun indirim kaynağı olarak sağlanmakta. O zaman şu soru hemen akla geliyor değerli milletvekilleri: Bu hâliyle işçimizin geleceğinin garantisi olan bu fonun delinerek amacı dışında kullanılması Hükûmet tarafından sağlanmış olan doğru bir teşvik aracı mıdır?

Daha geçtiğimiz günler içerisinde Sosyal Güvenlik Yasası’nda prim esaslı kazançlar arttırılıp bugün görüşmekte olduğumuz tasarıyla da 5 puan indirim getirilmesi aslında, işverenimize de yeterli bir destek sayılmaz. Bugün İşsizlik Fonu’nda biriken 33 milyar YTL’nin amacı işsiz kalan çalışanlarımıza belirli bir dönem için katkı sağlamaktır. İktidarın işverenlerimize vermiş olduğu, planlaması yapılmamış, üzerinde çalışılmamış bu söz, işçimizin ve işverenimizin bu birikimiyle amacı dışında kullanılmak istenmektedir.

Değerli milletvekilleri, tabii meydanlarda verilen bu vaatlerin önceden herhangi bir planlamasının yapılmadığının açık bir göstergesi olan bu düzenlemede verilen bu söze başka kaynak ve proje üretilemediğinin de bir delili olarak bu tasarıyı karşımızda buluyoruz. İktidar daha önce bu fonu kullanmak istemiş ama IMF tarafından engellenmiştir. Ne zaman ki IMF’yle -yani 9 Mayıs 2008 tarihi itibarıyla- stand-by düzenlemesi bitirilmiş, hemen bu tasarı önce Komisyona ve daha sonra da Genel Kurulumuza indirilmiş gözükmektedir.

Tabii, bu fondan yapılacak harcamalar bütçe harcaması gibi etki yapacaktır ekonomik olarak baktığımız zaman. Harcamaların artması sebebiyle zaten yüksek artış trendine giren enflasyon ve faiz oranları kısa sürede birbirine ivme etkisi yapacak ve makroekonomik göstergelerin daha da bozulmasına yol açacaktır. İşsizlik Fonu’ndan yapılan bu harcamalar aynı zamanda bütçe harcaması kadar denetime de tabi olmadığı için çok rahat ve istenilen alanlara yapılacaktır. Tasarının taslak çalışmalarında, çok ilginçtir, bürokratların bile karşı çıktığı bu fonun böyle kullanılmasına tabii ki bizlerin, muhalefetin de olumlu katkı yapmasını beklemek herhâlde safdillik olur.

Evet, bugün işverenlerimizin üzerinde ciddi bir yük vardır. OECD verilerine göre de bakarsanız istihdam üzerinde en yüksek yük Türkiye’dedir. Ama bu fonlardan yapılacak olan 5 puanlık sigorta prim desteği, var olan bu yüke esas ve temel çare olmayacaktır, mesele buradadır. Eğer iş hayatımıza, istihdam sektörüne ciddi katkılar yapmak istiyorsak yapılması gerekenlerin başında, makroekonomik politikaları kullanarak öncelikle daha kapsamlı vergi indirimleri yapmak ve daha sonra, sektörlerin kullandığı, başta enerji olmak üzere, bütün girdi maliyetlerini azaltıcı tedbirler getirmemiz gerekmektedir. Eğer ülkenizin rekabet gücünü artırmak istiyorsanız başta kur politikanız olmak üzere diğer kaliteye yönelik tedbirlerinizi bir an önce almanız gerekmektedir.

2002 yılından bugüne kadar baktığınız zaman, reel efektif döviz kuru yüzde 50 değerlenmiştir sayın milletvekilleri. Bu kapsamda, İş Yasası’nda iş güvenliğinin neyi getirip neyi götürdüğü tartışılmalı, asgari ücret uygulamasının artıları, eksileri masaya yatırılmalı, daha da ileri adım olarak, asgari ücretin gelir vergisinden de muaf tutulması temin edilmelidir.

Sayın milletvekilleri, kısaca, istihdam paketi, iş piyasamızın esnekliğinin ve rekabet gücünün artırılması olarak algılanmalıdır. Maliyetlerdeki birkaç kalemdeki düşüş, iş piyasasını esnek yapmaktan çok uzaktır. Bunun dışındaki düşünce ve çalışmalar ise ülkemizin, ileride ciddi bir emniyet kemeri görebilecek olan sistemini bozmak olacaktır ve sonunda da ciddi bir trafik kazasına yol açar.

Değerli milletvekilleri, geçtiğimiz günler içerisinde, Devlet Planlama Teşkilatının koordinasyonunda, işverenlerin SSK primlerinden 5 puan indirilmesi başta olmak üzere, iş gücü piyasası düzenlemeleri de dikkate alınarak uluslararası bir çalışma yapılmıştır. Bütün ekonomik birimlerin katkısıyla hazırlanan bu çalışma, Avrupa Birliğine sunulan katılım öncesi ekonomik program 2008-2010 dönemine yönelik iş gücü piyasasının gelişim tahminlerini de gözler önüne sermiştir. İşte, bu programa göre, bugün görüşmekte olduğumuz tasarıyla, istihdamda öngörülen artışın yakalanamayacağı da maalesef gözler önüne serilmiştir. Aynı dönemde, işsiz sayısı da bütün bu düzenlemelere rağmen azalmayıp aksine artacaktır. 2007’de 2 milyon 333 binde kalan işsiz sayısı 2008 yılında 2 milyon 524 bine, 2009’da 2 milyon 582 bine, 2010’da ise 2 milyon 625 bine çıkacaktır. Bu da bu tasarının en önemli makroekonomik problem olan işsizliği azaltamayacağı vurgusunu bir kez daha yapmaktadır.

Değerli milletvekilleri, iktidarın süregelmekte olan sosyal çalışma alanında çalışanlarımıza bakış açısına bir örnek vererek devam etmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Kenan Tanrıkulu (MHP, İzmir). “İş kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı; trabzon mv.cevdet erdöl ve 2 mv. ile şanlıurfa mv.ramazan başak'ın çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifleri (s.s.:224)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 15 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-kenan-tanrikulu-23-2008-05-15-is-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-kanun-tasar (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
