# 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(ENERJİ VE TABAİİ, ENERJİ PİYASASI, ULUSAL BOR ARAŞTIRMA, ELEKTRİK İŞLERİ ETÜT İDARESİ, MADEN TETKİK VE ARAMA , PETROL İŞLERİ, DEVLET SU İŞLERİ, BAYINDIRLIK VE İSKAN, KARAYOLLARI GENEL, TAPU VE KADASTRO GENEL ) xI. TUR

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Küçük (CHP, Çanakkale)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim
- **Tarih:** 20 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(ENERJİ VE TABAİİ, ENERJİ PİYASASI, ULUSAL BOR ARAŞTIRMA, ELEKTRİK İŞLERİ ETÜT İDARESİ, MADEN TETKİK VE ARAMA , PETROL İŞLERİ, DEVLET SU İŞLERİ, BAYINDIRLIK VE İSKAN, KARAYOLLARI GENEL, TAPU VE KADASTRO GENEL ) xI. TUR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-kucuk-22-2005-12-20-2006-merkezi-butce-kan-tas-enerji-ve-tabaii-enerji-piyasasi-ulusal

> Ahmet Küçük (CHP), 20 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(ENERJİ VE TABAİİ, ENERJİ PİYASASI, ULUSAL BOR ARAŞTIRMA, ELEKTRİK İŞLERİ ETÜT İDARESİ, MADEN TETKİK VE ARAMA , PETROL İŞLERİ, DEVLET SU İŞLERİ, BAYINDIRLIK VE İSKAN, KARAYOLLARI GENEL, TAPU VE KADASTRO GENEL ) xI. TUR); konuşma 1.421 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA AHMET KÜÇÜK (Çanakkale) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarım; bütçe görüşmelerinin onbirinci turunda Bayındırlık ve İskân Bakanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğü bütçeleri üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi ve ekranları başında 2006 bütçesinden bir şey bekleyen, işçileri, memurları, köylüleri, emeklileri, dul ve yetimleri, tüm Türkiye Halkını, illerine yatırım bekleyen insanları sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, öncelikle, esas konuya geçmeden önce, Çanakkale'nin DSİ yatırımlarıyla ilgili birkaç küçük problemini dile getirmek istiyorum. Değerli arkadaşlarım, Enerji Bakanımızın da burada olması ve esas olarak, Çanakkale'nin, DSİ yatırımlarının azlığı açısından dikkate değer bir il durumunda bulunması, bu konuda birkaç söz söylememi gerektiriyor.

Değerli arkadaşlarım, her sene Plan Bütçe Komisyonuna gidiyor ve bu konudaki Çanakkale'nin mağduriyetini dile getiriyorum. Bakın, ben, Çanakkale Milletvekiliyim ve Çanakkale, Türkiye'nin DSİ yatırımları açısından en mağdur ilidir. Sulanabilir arazilerin sulanması açısından Türkiye ortalaması yüzde 55'tir, Çanakkale'de ise bu oran yüzde 25'tir. Çoğunun tahmininin aksine, Çanakkale, bu konuda en mağdur ilimizdir. Bu konuyu, her sene, Plan Bütçe Komisyonunda dile getiriyor ve Çanakkale'deki yatırımlara olabildiğince en yüksek bütçeyi almak, en büyük ödeneği almak için mücadele ediyoruz; ama, maalesef, bu konuda gereğinin yapıldığını söyleyemiyoruz değerli arkadaşlarım. Bu sene yine gittik; bu konuda, dilimizin döndüğünce Çanakkale'nin mağduriyetini dile getirdik ve Çanakkale'de DSİ yatırımlarıyla ilgili olarak, başta Taşoluk Barajı, Ayvacık, Ege-Tuzla Barajı, Umurbey Barajı, Bayramdere Barajı ve Çokal Barajı gibi çok önemli barajların ödenekleriyle ilgili taleplerde bulunduk ve Çanakkale DSİ Şube Müdürlüğünün 122 trilyonluk ödenek talebine rağmen, Çanakkale'de, bu büyük su yatırımlarına ve küçük su yatırımlarına verilen ödenek sadece 20 trilyon. Bunun haksızlık olduğunu, doğru olmadığını ve Çanakkale'nin sulanabilir arazilerinin en geniş şekilde sulanması için, en kısa zamanda Türkiye ortalamasına ulaşması için, 37 trilyonluk bir eködenek talebiyle önergemizi verdik; ama, maalesef, AKP milletvekillerinin, AKP Plan ve Bütçe Komisyonu üyelerinin oylarıyla reddedildi. Ben, bu konuyu tekrar dikkatinize sunuyor, saygılar sunuyorum.

Değerli arkadaşlarım, Bayındırlık Bakanlığında iyi işler yapacaksanız, düzgün işler yapacaksanız, bunu, önce, Bayındırlık Bakanlığının teknik personeliyle gerçekleştireceksiniz; yani, bir Bakanlık, önce, işleri iyi yapabilmek için, işi yapan insanları mutlu etmek zorundadır; Bayındırlık Bakanlığı personelinin, yaşayabilir, mutlu, yaşam kalitelerini yüksek tutmak zorundadır. Öyle mi peki?! Değerli arkadaşlarım, bugün, Bayındırlık Bakanlığında, DSİ Genel Müdürlüğünde, teknik elemanların maaşları, maalesef, 800 000 000 ile 1 milyar arasında; bu, gerçekten, çok komik bir ücret ve inanın, bu ücret, diğer kamu kurumlarına bakınca da çok düşük; yani, ben, diğer kamu kurumlarındaki teknik personelin ücretlerinin çok yüksek olduğunu söylemek istemiyorum; ama, Türkiye'nin en büyük yatırımlarının şantiyelerinde çalışan, Türkiye'nin en büyük yatırımlarının hakedişlerinin altına imza koyan bu arkadaşlarımızın bu ücretleri alması… Örneğin, diğer kamu kurumlarında, eködeme, dönersermaye ya da görev tazminatı şeklinde, arkadaşlarımızın 1 400'den 2,5 milyara varan ücretlerle tatmin edilmesi, bu arkadaşlarımızın moralini bozuyor, onların performansını düşürüyor. Süratle, Bayındırlık Bakanlığı, bu personelin özlük haklarını iyileştirmeyi ve onları mutlu etmeyi başarmalıdır. Bunu başaramazsa, bu temel altyapı hizmetlerini başarmasının ve sağlıklı bir şekilde halletmesinin mümkünü yoktur.

Değerli arkadaşlarım, Afet İşleri Genel Müdürlüğüne birkaç kelimeyle değinmek istiyorum. Ülkemiz deprem ülkesi. Ülkemizin büyük bir çoğunluğu birinci derece deprem kuşağında ve ülkemiz, 1999 yılı başta olmak üzere, önemli depremler geçirdi; hâlâ, bu konuda hafızalarımız taze, çektiğimiz acıları unutmadık, çoğu yaraları daha saramadık. Zaman zaman, ufak ufak yokluyor deprem, aklımıza geliyor, ne yapıyoruz, ne yaptık diye bakıyoruz; ama, hiçbir ciddî işi halletmedik, halledemedik.

Değerli arkadaşlarım, bakın, bu konuda, geçen yıl soru önergesi vermişim, 2004 yılı 14 Ekiminde gelen cevapta, kamu binaları açısından incelenen bina sayısının 782 olduğu, birkaç ilimizde, Van, Muş, Hatay, Şırnak, Antalya, Uşak, Ardahan, Çanakkale, Bitlis İllerinde 782 binanın incelendiği görülmüş, 64 tanesinin kullanılabilir olduğu, 707'sinde güçlendirilmeye ihtiyaç olduğu ve 11 tanesinin de yıkılması gerektiği ortaya çıkmış.

Değerli arkadaşlarım, örneğin Çanakkale'de 38 kamu binası incelenmiş, 3'ünün kullanılabilir olduğu, 35'inin de güçlendirilmesi gerektiği ortaya çıkmış. Hemen aradım, bilgi aldım, ne oldu acaba Çanakkale'de, kaçında bu güçlendirmeyle ilgili çalışma başladı… Değerli arkadaşlarım, sadece 2 tane bölge yatılı ilköğretim okulunda güçlendirme ihalesi yapılmış, diğerlerinde hiçbir şey yok.

Değerli arkadaşlarım, biz depremle beraber yaşamak zorundayız; ama, insanları, göz göre göre Allah'a emanet ederek bu işi sürdüremeyiz. Bu işi Allah'a bırakacaksak, Allah'a havale edeceksek, o zaman, bu bakanlıkların, bu ödeneklerin, bu bütçelerin, bu Parlamentonun, bizim işimiz ne değerli arkadaşlarım?! Gereğini yapmak, çareyi bulmak zorundayız. Onun için iktidar oluyoruz, onun için görev istiyoruz, onun için gereğini yapmak ve en kısa zamanda bu sorunları çözmek ve insanları güvenli bir ortamda yaşatmak ve mutlu etmek zorundayız.

Değerli arkadaşlarım, konut sektörü bir canlanma içinde, inşaat sektöründe büyüme yüzde 19. Özellikle depremden sonra, uzun süre inşaatların yapılmamış olması, sektörde uzun süre bir durgunluk meydana getirdi. Yüksek faizlerin de olduğu bir ortamda konuta yatırım yapmak esas olarak çok cazip de olmadığından, çok ölü bir dönem geçirdik. Şimdi bir canlanma süreci yaşıyoruz; ama, bizim Çanakkale'de bir laf var; selden kütük kapıyor bazıları, değerli arkadaşlarım, selden kütük kapıyor. Kim?.. Bu bayındırlık sektörünün, inşaat sektörünün, konut sektörünün temel girdileri ne; demir, çimento, en başta da çimento. Çimentoda tatsızlıklar yaşıyoruz. Çimento fabrikaları bölgesel tekeller oluşturmuş durumda. Bakın değerli arkadaşlarım, çimento fabrikaları, özellikle Ege Bölgesinde oluşturdukları tekelle hiç kimseyi kazımıyorlar, kimseyi dinlemiyorlar. Bu konuda araştırma önergesi verdik. AKP Grubunun dikkatine sunuyorum: İzmir, Ege Bölgesi, çimento hammaddelerinin en bol bulunduğu, maliyetlerin en düşük olduğu yer. Çimentonun dünyada esas olarak maliyetinin 38-40 dolar olduğunu bilmiyor muyuz; 35-37 dolarlardan ihraç edildiğini herkes biliyor; ama, bu çimentoyu insanlara 80 dolardan, 100 dolardan satmak doğru mudur?! İnsaflı mıdır?!

Bunlar, aynı zamanda beton santraları konusunda da tekelleşmişler bölgede. Değerli arkadaşlarım, bakın, dikkatinize sunuyorum: C 20 betonu; Çanakkale'de 78 000 000-80 000 000 TL/metreküp, İzmir'de 74 000 000-75 000 000 TL/metreküp, Ankara'da 56 000 000-58 000 000 TL/metreküp. Bakın, Ankara'da çimentonun maliyeti en pahalıdır. Neden; çimentoyu yapabilecek hammaddenin en zor bulunduğu yer Ankara'dır; ama, Ankara en ucuz. Neden; tekelleşme Ankara'ya sıçramamış, Ankara'da rekabet var, onun için. Bağırıyoruz, çağırıyoruz, gerekeni söylüyoruz, kimsenin söz dinlediği falan yok değerli arkadaşlarım.

Rekabet Kurumunun yazdığı cezaları, bunların hiçbirisi daha ödememiş, hiçbir şekilde kontrol edilebilir değil, tam bir sömürü mekanizması. Bu konuyu da dikkatinize sunuyor ve bunun çaresini de yine bizim, Bayındırlık ve İskân Bakanlığının bulması gerektiğini düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, ulaştırma, bir ülkenin en temel meselesidir. Ulaştırma, insanların yaşam kalitesini artıran, sanayinin rekabet gücünü artıran, üretimini artıran en temel iş. Ulaştırma problemlerini çözemeyen hiçbir ülkenin, uluslararası piyasada rekabet edebiliyor olması mümkün değil. Temel bir altyapı hizmeti ulaştırma ve temel olarak, hepimiz biliyoruz ki, bu, karada demiryolları ve karayollarıyla, denizyollarıyla ve havayoluyla yapılıyor.

Dün burada Ulaştırma Bakanlığı bütçesi görüşüldü, Sayın Bakan dedi ki: "Biz 40 kişilik bir kurulla çok ciddî bir ulaştırma master planı hazırladık ve bu işleri çözüyoruz. Türkiye'de yanlış işler yapılmıştır, bundan sonra doğru işler olacak." Değerli arkadaşlarım, bu konuda ben, ulaştırma sorunlarıyla ilgili bir araştırma önergesi vermişim; üç yıldır bekliyoruz gündeme alınmasını, alınmıyor. Halbuki, bu konuda bir millî politika oluştursak, hep beraber çalışsak ve millî bir ulaştırma politikası hazırlasak ve bütün iktidarlar buna sahip çıksa, biz, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede, denizyollarının taşımacılıktaki oranını komik rakamlardan alıp, yüzde 40'lara, 50'lere taşısak…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Küçük, konuşmanızı tamamlayın.

AHMET KÜÇÜK (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, demiryollarını işin içine katabilsek, demiryollarının oranını artırabilsek, karayollarında doğru tercihlerde bulunsak, Türkiye'nin rekabet edebilirliğini yükseltsek; ama, maalesef, bunların hiçbiri yapılmıyor.

Bakın, belli Hükümetler vardır ve daha çok belli projelerle anılırlar. Bu hükümet, değerli arkadaşlarım, duble yolla anılacak. Bu unutulmasın. Nasıl, geçtiğimiz Mesut Yılmaz Hükümeti Karadeniz sahil yoluyla anılmış ve onunla gelmiş, onunla gitmişse ve burada yol yapayım derken yolsuzluk yapmış, bugün Yüce Divanda yargılanıyorsa ve öyle anılıyorsa, Karadeniz sahil yolunu bitireceğim diye -Karadeniz illerinde teker teker- 2005'te bitireceğim diye söz veren Sayın Başbakan, bu yolu, bıraktık 2005'i, 2006'da bitiremezse, bu yolla gider, Karadeniz'den gider değerli arkadaşlarım.

15 000 kilometre duble yol yapacağım diye geldi.

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) - Yapıyor!

AHMET KÜÇÜK (Devamla) - Bir Bayındırlık Bakanımız, 15 000 kilometre duble yapacağım dedi ve şöyle bir iddia ortaya koydu -saygı duyuyorum, bu konudaki takdirimi ifade ettim- iddiası olmayanlar büyük işler yapamazlar. 2 000 kilometre 2003'te, her sene 3 000 kilometre yapacağım, 15 000 kilometreyi bitireceğim dedi.

Değerli arkadaşlarım, üç yıl bitti. 8 000 kilometre yol yapılması gerekiyordu. Her taraf perişan, yarım yamalak yol dolu değerli arkadaşlarım.

ENVER YILMAZ (Ordu) - Karadeniz'e gel!

AHMET KÜÇÜK (Devamla) - Yol yaparken, kaş yaparken göz çıkarır gibi, kazaya sebebiyet veriyoruz, kazalara sebep oluyoruz.

MUZAFFER BAŞTOPÇU (Kocaeli) - Kazalar azaldı, azaldı.

AHMET KÜÇÜK (Devamla) - Bakın, kendi ilim Çanakkale... Eskiden Çanakkale deyince ne derlerdi…

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) - "Çanakkale geçilmez."

AHMET KÜÇÜK (Devamla) - "Çanakkale geçilmez" öyle değil mi? Şimdi, Çanakkale gidilmez diyorlar. Sayın Bakanım Çanakkale'yi çok iyi biliyor. Çanakkale'nin toprağından ekmek yemiş bir arkadaşımız. Çanakkale'nin hakkını istiyoruz. 275 kilometre duble yol yapımı başladı Çanakkale'de, 275 kilometre.

Bakın, 15 000 kilometrenin 5 000 kilometresi bitmiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Küçük (CHP, Çanakkale). “2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(ENERJİ VE TABAİİ, ENERJİ PİYASASI, ULUSAL BOR ARAŞTIRMA, ELEKTRİK İŞLERİ ETÜT İDARESİ, MADEN TETKİK VE ARAMA , PETROL İŞLERİ, DEVLET SU İŞLERİ, BAYINDIRLIK VE İSKAN, KARAYOLLARI GENEL, TAPU VE KADASTRO GENEL ) xI. TUR”. TBMM Genel Kurulu, 37. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-kucuk-22-2005-12-20-2006-merkezi-butce-kan-tas-enerji-ve-tabaii-enerji-piyasasi-ulusal (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
