# Karayolları trafik kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı (s.s 1137)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Küçük (CHP, Çanakkale)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim
- **Tarih:** 2 Mayıs 2006
- **Gündem:** KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TASARISI (S.S 1137)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-kucuk-22-2006-05-02-karayollari-trafik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanun-tasa

> Ahmet Küçük (CHP), 2 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARAYOLLARI TRAFİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TASARISI (S.S 1137)); konuşma 855 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AHMET KÜÇÜK (Çanakkale) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Gelibolu Yarımadası Tarihî Millî Parkı Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında (2/606) esas sayılı Kanun Teklifinin, 37 nci maddeden, Meclis gündemine indirilmesiyle ilgili, teklifimiz üzerine söz almış bulunuyorum; bu vesileyle Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, öncelikle ben, bugün, gündemdışı konuşmaların önemli bir konusunu oluşturan, ülkemizin dört bir tarafında, tarım afeti sonucu, iki yıl önceki gibi gene çok büyük zayiatlara uğrayan, zor durumda kalan tarım üreticilerimize, şahsım ve Grubum adına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Değerli arkadaşlarım, bunu, şunun için söylüyorum: Bu teklif, esas olarak bir bölgeyi, Türkiye'nin gözbebeği olan bir bölgeyi ve bu bölgede yaşayan, aslında dünyanın en şanslı insanları olması gereken; ama, en şanssız insanları durumunda kalan, Türkiye'nin sıkıntılarını yaşarken, 4533 sayılı Yasanın getirdiği kısıtları, sıkıntıları da yaşayan, çok zor şartlar altında yaşamlarını sürdüren, geçimlerini sürdüren, hayatlarını devam ettirmeye çalışan insanların sorunlarını bir nebze olsun çözmeye yönelik bir yaklaşımdır. Dolayısıyla, ben, bu yaklaşıma, İktidar Grubunun olumsuz yaklaşacağı, bu teklifi reddedeceği kanaatinde değilim. Umuyorum, biraz sonra, bu teklifin gündeme alınmasıyla ilgili teklife İktidar Partisi milletvekilleri de olumlu yaklaşacaktır. Sonuçta, bu, Türkiye'nin bütçesi için çok önemli rakamları içermeyen, esas olarak doğru olan; hepimizin, lafa geldiğinde, siyasetini, lafını çok yaptığımız, Çanakkale Savaşlarıyla, Çanakkale şehitleriyle ilgili çok konuştuğumuz, bölgede yaşayan 10 000 insanın yaşamını birazcık kolaylaştıracak ve orada yaşamı biraz olumlulaştıracak, standardı yükseltecek bir yaklaşıma bir arayış nedeniyle bu teklif verilmiştir.

Değerli arkadaşlarım, hepimizin bildiği gibi, Çanakkale savaşlarının, kara savaşlarının meydana geldiği 30 000 hektarlık bu alanda yaklaşık 10 000 insanımız yaşıyor. İsmail Arkadaşım da ifade etti, hızla nüfus kaybediyor o bölge. Halbuki, hepimiz istiyoruz, burada yapılan planlama da ortaya koyuyor ki, öneriyor ki, burası, orada yaşayan insanlarla var olmalı. Orada yaşayan insanları mutlu ederek, orada bırakarak, orada onların yaşamını idame ettirmelerini sağlayarak, biz, bölgeyi, millî parkı ihya edebiliriz.

1973 yılında, Millî Park Kanunu, daha doğrusu millî park ilan edildi bölge; 2000 yılında kanun çıkarıldı; 2002 yılında uzun devreli gelişme planı uygulamaya konuldu; 90 ıncı yıl etkinlikleri dolayısıyla, hızla, Hükümet, bölgede birtakım yatırımlar yaparak, ele güne karşı rezil olmayalım anlayışı içerisinde alelacele…

Aslında, çok tartışılabilir yanları olan; ama, biz, sırf bölgede ve orada yatan şehitlerin rahatsız olmaması adına birtakım tartışmaları burada ve Çanakkale'de gündeme getirmedik. Alelacele işler yapıldı; önce İhale Kanunu değiştirilmeye çalışıldı, ardından Millî Park Kanununda değişiklik yapılarak alelacele işler yapılmaya çalışıldı. Bir şeyler oldu -olanlar için her şeye rağmen teşekkür ediyoruz- yollar çöktü, bazen pirinç levhalar koparıldı, koptu, neyse… Birsürü yanlışlıklar oldu, tartışmalar oldu. Bunların üzerinde ben de durmak istemiyorum; ama, değerli arkadaşlarım, bütün bu tartışmaların ve yaşananların içinden o bölgede yaşayan 10 000 insanın mutluluğu çıkmadı. O, 10 000 insanı mutlu etmenin arayışı içindeyiz.

Bakın, millî park içerisinde halen orman vasfını kaybetmiş, orman arazisi olmayan, tarım amaçlı kullanılabilecek olan araziler vardır. Mesela, Alçıtepe Köyünde, 13 000 dönüm, Muharrem Baykan Çiftliği diye bilinen ve 10 000 dönümü, köylünün büyük mücadelesiyle, hukukî mücadelesiyle hazineye tescil ettirilen tarım amaçlı kullanılan bir arazi var. Bu arazinin, Alçıtepe köylüleri, kendilerine, kullanım amaçlı tahsisini istemektedir. Bu yöredeki insanlar, orada, o köyde yaşayan gençlere veya orada kurulacak bir kooperatife veyahut da muhtarlığa bunun tahsisiyle, o bölgede, insanların burada tarım yaparak yaşam kalitelerini yükseltecek bir anlayışla buranın kullanılmasını istemekte…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Küçük, konuşmanızı tamamlayınız.

AHMET KÜÇÜK (Devamla) - …ama, maalesef, bugünkü yasal düzenlemeler içinde buna çare bulunmamakta ve burası ihaleye çıkmaktadır. İhaleye çıkmakta ve bölge dışından hep bildiğimiz büyük bir çiftçi, gelip, burayı, ihaleyi bir şekilde almakta ve işlemekte ve bölge insanı da kıskançlıkla burayı izlemektedir.

Değerli arkadaşlarım, Alçıtepe köylülerinin verdiği hukuksal mücadeleyle burası kazanılmış, hazineye tescil ettirilmiştir. Şimdi, orayı Alçıtepe Köyüne kullandırmak çok mu lükstür, çok mu zordur?! İşte yaptığımız bu düzenleme, bu olanağı getiriyor.

Değerli arkadaşlarım, gene benzeri yerler var, zeytin ekilebilecek yerler var. Yöre, ekolojik açıdan zeytin ekimine çok elverişli bir bölgedir ve zeytin tarımı yaptırılabilecek, zeytin tarımına tahsis edilebilecek araziler var, orman vasfını bozmayacak birtakım ağaçlandırmaların yapılabileceği, köylünün yararlanabileceği yerler var. Bunların yapılması lazım.

Özel hesap… İsmail arkadaşım bahsetti, özel hesaptan o yörede yaşayan insanlara bugüne kadar ne aktardık? Özel hesabın kapsamını genişletmek, gelirlerini artırmak lazım. O yörede Anafartalar ismi, Conkbayırı, işte, Abide, Gelibolu ismi; bunların hepsi değerlendirilir, ticarî bir metaa dönüştürülüp, o yörede yaşayan insanların yaşamını güzelleştirecek, yaşamının kalitesini artıracak gelire döndürülebilir. Bunu getiriyoruz, bunları getiriyoruz.

O yöredeki insanları mutlu edemezsek, inanın, o şehitleri, orada yaşayan şehitleri huzurlu edemeyiz. O şehitler hepimizin. Elbette onlar, bizim bugünlerde ve gelecekte bu ülkede mutlulukla huzur içinde yaşayan bir nesil sunmak için canlarını verdiler; ama, inanıyorum ki onları en çok mutlu edecek, o bölgede yaşayan insanları mutlu etmektir. Sıkıntı vardır. O bölgede yaşayan insanlar, hem Türkiye'nin bilumum sıkıntılarını yaşıyorlar hem de o bölgede o kanunun kısıtları içerisinde büyük sıkıntı içerisinde yaşıyorlar değerli arkadaşlarım. Çok görmeyelim.

Bu kanunun gündeme alınmasını kabul edelim, ondan sonra da görüşülerek kanunlaşmasını sağlayalım. Gündeme almak yetmez. Onu, gündeme alınan kanunlar raflarında tozlandırmaya da hakkımız yoktur. Zor bir iş değildir, kolaydır, çaresi vardır. Ayrıca, bu, geliştirilebilir, diğer milletvekili arkadaşlarımızın görüşleriyle de zenginleştirilebilir. İlle de bizim verdiğimiz şekilde çıkması dayatması içerisinde değiliz.

Ben, bu vesileyle Yüce Meclisi saygıyla selamlıyor, gereken katkıyı İktidar Partisi milletvekillerimizin de yapacağı inancıyla, yöre halkını, yörede bu kanunun çıkmasını dört gözle bekleyen halkımızı ve Yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Küçük (CHP, Çanakkale). “Karayolları trafik kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı (s.s 1137)”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 2 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-kucuk-22-2006-05-02-karayollari-trafik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-iliskin-kanun-tasa (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
