# Kayısı ve kayısı üreticilerinin sorunları hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Münir Erkal (AK Parti, Malatya)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim
- **Tarih:** 24 Nisan 2003
- **Gündem:** KAYISI VE KAYISI ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-munir-erkal-22-2003-04-24-kayisi-ve-kayisi-ureticilerinin-sorunlari-hakkinda

> Ahmet Münir Erkal (AK Parti), 24 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAYISI VE KAYISI ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 814 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AHMET MÜNİR ERKAL (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bölgelerarası dengesizlik, doğu kalkınması ve buradaki sıkıntılar Türkiye'nin önemli ve acı bir gerçeğidir. Bu problemin giderilmesi ve burada yeni bir kalkınma modelinin ortaya konulması, bu bölgedeki kaynakların ve potansiyellerin ortaya çıkarılıp, değerlendirilip, devlet tarafından her türlü desteğin verilmesiyle mümkündür. Böylece, Doğu Anadolu'nun her alanda ayağa kalkması mümkün olacaktır. Taşıma suyla değirmenin dönmeyeceği ortadadır; bundan dolayı, bölgedeki kaynaklar ve potansiyeller harekete geçirilirken, milletle bütünleşilmesine, milletin sahiplenilmesine azamî dikkat gösterilmelidir. Bu davranış dışındaki teşebbüslerin menfî neticeleri ortadadır. Önemli olan, bu ülkedeki dinamikleri, kaynakları ve potansiyelleri doğru tespit etmek, bölgeyle bütünleşen sürdürülebilir bir büyüme ve gelişme anlayışını hayata geçirmektir. Neticede, bu kaynaklara sürdürülebilir bir yapı kazandırılmalı, devlet aradan çekilerek millete mal edilmelidir; yani, devlet, ilk ivme ve hareketi verecek, bilgi ve teknoloji transferi yapacak, yönlendirecek, gerekirse şartları özel destek verecek, sonra aradan çekilecektir; ama, bu çekilme, sistem ayakta durabilir ve sürdürülebilir bir çizgiye geldikten sonra olacaktır.

İşte, bu bağlamda, doğunun kapısı olan, aynı zamanda, batının doğusu ve doğunun batısı olan Malatya'nın çok özel bir yeri vardır; çünkü, Malatya, dört ana kimlik üzerine oturmaktadır. Yüksek teknoloji hedefleyen sanayileşmesiyle, Özal Tıp Merkeziyle bölgenin bir sağlık merkezi, bir kenti olma konumuyla, bir eğitim ve kültür şehri olma hedefiyle, tarımda da kayısı merkezli bir tarım politikası ortaya koymasıyla önemli bir çekim merkezidir. Geleceğe yirmibeş yıllık hedef raporlarla hazırlanan Malatya'da, kayısı, çok önemli bir tarım girdisidir; çünkü, Dünya Gıda ve Tarım Teşkilatı verilerine göre, dünya kayısı üretiminin yüzde 85'ini Türkiye, bunun da yüzde 95'ini Malatya üretmektedir. Malatya'da, en azından, 50 000-60 000 ailenin geçiminde kayısının çok önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu, yaklaşık 250 000 nüfusa tekabül etmektedir. Kayısı, bu işle uğraşan ailelere yılda 2 500 dolar gelir sağlamaktadır; öyleki, son ekonomik krizin aşılmasında Malatya halkı için kayısı fevkalade önemli bir rol oynamıştır.

Kayısı, ülkemize her yıl yaklaşık 150 000 000 dolar döviz girdisi sağlamaktadır. İç ve dış pazarda oluşturduğu katma değer 200 000 000 dolar civarındadır. Yapılan tespitlere göre, nihaî tüketiciye ulaşma noktasındaki yaklaşık pazar payı 1 000 000 000 dolar civarındadır.

Kayısı, bir ihraç ürünüdür; tarımsal ihracatta ülkemize kazandırdığı döviz geliri itibariyle, kuru ve kurutulmuş meyveler, fındık ve kuru üzümden sonra üçüncü sırada yer almakta ve ülkemiz ekonomisi açısından büyük önem taşımaktadır.

Kayısıda bulunan yüksek potasyum, kan basıncının düzenlenmesinde, yüksek tansiyon kontrolünde önemli görülmekte, bazı tip kanserler için de koruyucu olarak nitelendirilmektedir. Kayısının bunun dışında çok çeşitli ürün çeşitlemesi vardır.

Kayısı, Malatya İlimizin içinde bulunduğu bölge ekonomisinin can damarı konumundadır. Üreticisiyle, tüketicisiyle, işçisiyle, tüccarıyla ve dolaylı olarak esnafıyla yaklaşık 500 000 insanı ilgilendiren böylesi önemli bir konuda uluslararası standartlarda tanıtım, pazarlama ve dışsatım yöntemlerinin bir an önce uygulamaya geçirilmesi ve ülkemiz ekonomisine azamî katkının bir an önce verilmesi gerekmektedir.

Değerli milletvekilleri, Malatya İlimizdeki en alt gelir grubundan en üst gelir grubuna kadar kayısı herkesin üretimine ve pazarlamasına katıldığı değerli bir üründür. Bu anlamda, ekonomik dengesizlikleri gidermede ve sosyal ve ekonomik barışın sağlanmasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu hususta, 18 Şubat 2003 tarihinde bir rapor hazırlanarak, tarafımdan hükümetimize sunulmuştur. Bu raporda, hükümetimizin değerli destek ve katkılarıyla, hedefimiz, dünya pazarındaki bu büyüklükten azamî pay almaktır. Değerli bakanlarımızın bu husustaki yakın ilgisine teşekkür ediyoruz; ama, şurası bir gerçektir ki, kayısının olması gereken noktaya gelmesi bir anda olabilecek bir uygulama değildir; bu, bir süreç işidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Erkal.

AHMET MÜNİR ERKAL (Devamla) - Değerli bakanlarımızla sürekli bir diyalog ortamı oluşturarak, 200 000 000 dolarlık potansiyelimizi 400 000 000 dolarlara, 600 000 000 dolarlara çıkarmayı arzu ediyoruz. Yapılacak bilgi ve teknoloji desteği, doğru yönlendirme, ar-ge faaliyetlerine hız kazandırılması, ayağa kalkma aşamasına özel destek verilmesi, kayısı birliğinin doğru yapılandırılması ve güçlenmesi, küreselleşen dünyanın parametrelerine uyum gösterilmesi, yerel güçlerin sistemin içine dahil edilmesi bu açıdan fevkalade önemlidir.

Değerli bakanlarımızın, milletvekillerimizin, yerel kuruluşların, kayısının tüm aşamalarındaki sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek yapılacak bir kayısı zirvesinin veya şûrasının çok önemli ve gerçekçi kararlar alabileceğine inanıyoruz.

Değerli milletvekilleri, kayısının ve diğer ekonomik istikrarların sağlanmasında ülkemizde en önemli şey, her alanda bir iç dengenin oluşmasıdır. Bu iç denge, özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisinden başlamalı ve kademeler halinde ülkenin tüm sathına yayılmalıdır. Dün, 23 Nisanda oluşan veya oluşturulmak istenilen sıkıntı, maalesef, Türkiye'de bu iç dengelerin henüz oturmadığının bir göstergesidir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi şunu çok iyi bilmelidir: İktidarıyla muhalefetiyle hepimiz, bir kriz ortamında siyaset yapıyoruz. Bu anlamda, kriz ortamında siyaset yapmanın en önemli yolu, krizi yönetmektir. Krizi yönetmenin en önemli unsuru da, çabuk ve hızlı karar almaktır. Bunun için, ülkenin tüm katmanlarında bir iç dengenin oluşması zarureti vardır.

Sizler, birtakım insanların tavırlarına ve uygulamalarına tavır koyabilir veya doğru bulmayabilirsiniz; ama, bunun kuruma mal edilmesi yanlıştır. Türkiye'de kurumlara küserek siyaset yapılmaz, Türkiye'de millete küserek siyaset yapılmaz. Onun için, Türkiye'de kayısımızın da, ekonomimizin de, sosyal alandaki her türlü gelişmenin de istikrarlı bir ortama oturması, bu dediğimiz iç dengenin oluşmasıyla mümkündür.

Ulusal Egemenlik Bayramının böyle bir iç dengenin oluşmasında bir başlangıç teşkil etmesini temenni ediyorum ve dün yaşanan sıkıntıların bir daha gelmemesi temennisiyle saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Münir Erkal (AK Parti, Malatya). “Kayısı ve kayısı üreticilerinin sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 24 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-munir-erkal-22-2003-04-24-kayisi-ve-kayisi-ureticilerinin-sorunlari-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
