# Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Öksüzkaya (AK Parti, Kayseri)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim
- **Tarih:** 10 Ocak 2008
- **Gündem:** TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-oksuzkaya-23-2008-01-10-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap

> Ahmet Öksüzkaya (AK Parti), 10 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 570 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AHMET ÖKSÜZKAYA (Kayseri) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

56 sıra sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın on birinci bölümüyle ilgili olarak söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerimin başında, Gazeteciler Cemiyetinin kuruluşu ve 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün 47’nci yıl dönümü münasebetiyle, değerli basın mensuplarının bu gününü tebrik ediyorum. İfa ettikleri bu önemli görevde tüm basın mensuplarına, basın camiasına kolaylıklar ve başarılar diliyorum.

Sürekli değişen ve gelişen dünya şartları karşısında insanlığın saadeti için konulan kanunlar da çağın gereklerine ve yeniden oluşan millî ve insanlığın ortak değerlerine uyumlu, insan haklarına ve toplumsal güveni korumayı hedefleyen bir gelişme sürecinde olmalıdır.

Ceza kanunlarının uygulanmasında kişiler arasında ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, siyasal görüş veya fikir yahut düşünceleri, felsefi inanç, millî veya sosyal köken, doğum, ekonomik ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılamaz ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınamaz.

Bu zaviyeden bakıldığında, ceza kanunları bir toplumun genel düzeni, huzur ve asayişinin sağlanması ve korunması açısından oldukça önem arz etmektedir.

Ceza Kanunu’nun amacı, kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak ve suç işlenmesini önlemektir.

Türk Ceza Kanunu’nun belirtilen amaçlar, suçta ve cezada kanunilik ilkesi, adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi, kanunun bağlayıcılığı, uygulaması, yaptırım gücü ve caydırıcılık özelliği ve de toplum içinde sağlayacağı huzur ve güven ortamı bu kanunun vazgeçilmez başlıca unsurları olmuştur.

Bu sebeple, Türk Ceza Kanunu’nda suç tanımları ve cezalar Anayasa’mızda güvence altına alınan hukuk devleti, adalet, eşitlik ve insan hakları ilkelerine uygun olarak belirlenmiştir.

Bu bağlamda, kanun önünde suçu sabit olana kadar her vatandaşımız eşit muamele görmeli ve yargılanmamalıdır. Vazedilen cezalar, kişinin işlediği suçtan dolayı pişmanlık duymasını, yeniden topluma kazandırılmasını ve toplumda işlenen suçun asgari düzeye indirilmesini hedeflemelidir. Bu bakımdan, benimsenen yaptırım sisteminde belli bir suçu işlemekten dolayı cezaya mahkûmiyetin sonucu olarak cezasını çekmiş olan kişinin ömür boyu devam edecek olan bir hak mahrumiyeti de söz konusu olmamalıdır.

Anayasa’da belirtildiği gibi, hangi fiillerin suç oluşturduğunun kanunda açık bir şekilde belirlenmesi şarttır. Bundan dolayı, ancak bir kanuni tanımda belirlenen açık fiiller ceza yaptırımını gerekli kılabilir. Bu bakımdan, konulan kanunlarda adaletin sağlanması, uygulamada görülebilecek sakıncaların önüne geçilebilmesi, hukuk uygulamasında birliğin ve hukuk güvenliğinin temini, suç sayılacak fiillerin açıkça tanımlanmasıyla mümkün olacaktır.

Yeni tasarıyla, çeşitli kanunlarda yer verilen belli bir suçtan mahkûmiyete bağlı hak mahrumiyetlerini gerektiren hükümlerin önüne geçilerek yeni bir rejim getirilmiştir. Ceza hükmü içeren kanunlarda, bir mahkûmiyet hükmünün sonucu olarak belirtilen hak mahrumiyetleri bakımından yasak hakların geri verilmesine yönelik olarak yeni hükümlere yer verilmiştir. Ceza hükmü içeren kanunlarda yer alan yaptırımlarda, üst sınır gösterilmeyen hapis cezaları bakımından üst sınır gösterilmek suretiyle 5235 sayılı Kanun hükümleriyle uyum sağlanmıştır. Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Kabahatler Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle, ceza hükmü içeren kanunlarda yer alan hükümlerin bu kanunlarla uyumlu hâle getirilmesi, ayrıca bazı suçların unsurlarında 5237 sayılı Kanun’a uyum sağlanması amaçlanmıştır.

Değerli milletvekilleri, görüldüğü gibi temel ceza kanunlarına uyum amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Türk milletinin hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini ve toplum barışını korumak adına değişik şartlara göre düzenlemeleri ihtiva etmektedir. Hiç şüphesiz ki huzurlu ve güvenli bir toplum, yerinde ve zamanında gerçekleşen adaletle olabilir. Bunu sağlamak da başta kanun yapıcı olarak bu yüce Meclisimizin görevidir. Bu konuda atılan adımlar, yapılan düzenlemeler, her konuda seviye kateden ve gelişen halkımız için son derece önemlidir.

Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken, yapılan değişikliklerin milletimizin huzuru ve güvenliği adına hayırlar getirmesini temenni ediyor, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Öksüzkaya (AK Parti, Kayseri). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 10 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-oksuzkaya-23-2008-01-10-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
