# Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile afganistan islam cumhuriyeti hükümeti arasında tarım alanında teknik, bilimsel ve ekonomik işbirliği protokolünün onaylanması hakkında (s.s.7)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Orhan (MHP, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim
- **Tarih:** 9 Ekim 2007
- **Gündem:** TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE AFGANİSTAN İSLAM CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA TARIM ALANINDA TEKNİK, BİLİMSEL VE EKONOMİK İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜNÜN ONAYLANMASI HAKKINDA (S.S.7)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c002/b005/tbmm230020050397.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-orhan-23-2007-10-09-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-afganistan-islam-cumhuriyeti-hukumeti

> Ahmet Orhan (MHP), 9 Ekim 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE AFGANİSTAN İSLAM CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA TARIM ALANINDA TEKNİK, BİLİMSEL VE EKONOMİK İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜNÜN ONAYLANMASI HAKKINDA (S.S.7)); konuşma 1.198 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA AHMET ORHAN (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Afganistan İslam Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Tarım Alanında Teknik, Bilimsel ve Ekonomik İşbirliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'yla ilgili olarak Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Şahsım ve Grubum adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime ülkemizin yaşadığı acı olayla başlamak istiyorum. 7 Ekim Pazar günü aldığımız acı haberle Türk milletinin yüreğine kor ateş düşmüştür. Büyük bir teessür ve üzüntü ile öğrendik ki, 1 'i astsubay, 12'si er ve erbaş olmak üzere 13 askerimiz, Şırnak'ın Gabar Dağı bölgesinde pusuya düşürülmek suretiyle şehit edilmişlerdir. Şehitlerimize Allah'tan rahmet niyaz ederken, başta aileleri olmak üzere aziz milletimize başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Ne yazık ki, teröristler iyice cesaretlenmişlerdir. Terör, önce geçtiğimiz günlerde Beytüşşebap Beşağaç'ta 12 sivil vatandaşımızı, şimdi de 13 askerimizi kahpe pusularda şehit etmek suretiyle, tüm unsurlarıyla Türk milletine ve kurumlarına meydan okumaktadır. Askersivil ayırmadan kan döken terör ortadayken devletlerin daha önemli meselesi olamaz. Hangi amaca hizmet ettiği çok iyi bilinen kanlı hain cinayetlerin son bulması için terörün kaynağına yönelmenin zamanıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir hususu daha dikkatlerinize sunmak isterim. Maalesef, ülkemizde zaman zaman acı can kayıplarının yaşandığı günlerde bile bazı TV kanallarında Türk milletini rencide edecek görüntüler yer almaktadır. Milletimize, tek millet olmanın başlıca temel unsurlarından olan "tasada, kederde, acıda bir olmak" ilkesine yakışmayan yayınlar izlettirilmekte. Ateş düştüğü yeri yakar, doğrudur, ama ateşin düştüğü yer yalnızca şehitlerimizin annelerinin yüreği değildir, tüm Türk milletinin yüreğidir. Yüreğimiz yanarken, vur patlasın çal oynasın görüntülerine ekranlarda yer verilmemelidir. Milletimizin arasındaki bağları zayıflatacak yayınlardan medya kurumları, sorumluluklarının bilincine vararak, itinayla kaçınmalıdır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünyada, tüm sektörlerde olduğu gibi tarımda da önemli gelişmeler ve dönüşümler artan hızla yaşanmaya devam etmektedir. Bu gelişmeler sonucunda verim artmakla birlikte tarımsal ürün bedellerinde genellikle düşüşler yaşanmaktadır. Özellikle bilimsel gelişmeler tohumculukta yüksek verimli türlerin ortaya çıkmasına imkân verirken alternatif metotları da geliştirmektedir. Söz konusu gelişmelere ayak uydurmak ve gereklerini yerine getirmek ülkemiz için de büyük önem arz etmektedir.

Tüm bu gelişmelerin Türkiye'nin ve insanlığın lehine çevrilebilmesi için ülkeler arası iş birliğine ihtiyaç vardır. Son yıllarda etkisini gösteren küresel ısınma ve bunun sonucu olarak yağış azlığı, giderek, içinde bulunduğumuz 2007 yılında ise kuraklık olgusu, tüm insanlığı tehdit etmektedir. Bu tehdidin ortadan kaldırılması için tüm tarım alanları ve su kaynaklan dikkatle değerlendirilmelidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk tarımında ve tarımsal ürün ihracatımızda üzüm, fındık, incir ve kayısı gibi yaş ve kuru meyveler büyük yer tutmakta ve yüz binlerce çiftçi aileyi doğrudan ilgilendirmektedir. Değerli heyetimizin bildiği gibi, 59'uncu Cumhuriyet Hükümeti, yayınlamış olduğu Kuraklık Kararnamesi ile bazı tarım ürünlerine, şartlara bağlı olarak desteklemeler getirmiştir. Maalesef, bu kararnameye çok az sayıda tarım ürünü dâhil edilmiştir. Hâlbuki, tüm tarım ürünlerinde kuraklık sebebiyle rekolte kayıpları yaşanmaktadır. Ege Bölgemizdeki çiftçilerimizin önemli bir geçim kaynağı olan yaş ve kuru üzüm yüzde 40'lara varan rekolte kayıpları ile bu listenin başlarında yer almaktadır. Yurdumuzda binlerce aileyi ilgilendiren yaş ve kuru üzümde rekolte düşüklüğü nedeniyle, kayda değer fiyat artışları olmasına rağmen, çiftçilerimiz ciddi manada sıkıntı yaşamaktadır. Bu sıkıntıların kısmen hafifletilmesi için Kuraklık Kararnamesi'ne yaş ve kuru üzümün dâhil edilmesi veya geçici bir süre bağcıların zirai borçlarının ertelenmesi, onların bir nebze ferahlaması için faydalı olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Afganistan, resmî adıyla Afganistan İslam Cumhuriyeti, batı ve doğu arasındaki yolların geçme noktasında zengin kültürüyle dikkat çekmektedir. Halkın tamamı Müslüman olan bu ülkede, maalesef okuma yazma oranı çok düşük seviyelerdedir.

Türkiye-Afganistan arasındaki ilişkiler tarihî günlerde kurulmuştur. Afganistan, 1920 yılında Ankara'da kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve hükümetini ilk tanıyan ülkedir. Yeni Türkiye, ilk ittifak anlaşmasını Afganistan'la yapmıştır. Yurdumuz, Afganistan'ın bağımsızlığını tanıyan ikinci ülke olmuştur.

İlk Türk-Afgan ittifakı 1 Mart 1921 'de Afgan heyeti ile Türk elçilik heyeti arasında Moskova'da imzalanmıştır. Bu anlaşmaya göre Türkiye, Afganistan'ın bağımsızlığını tanıyordu. Yine bu anlaşmaya göre, o büyük savaşa rağmen Türkiye, kültürel yardım çerçevesinde Afganistan'a öğretmen ve subaylar gönderecekti. Böylece, iki kardeş millet arasında mevcut manevi birlik ve resmî bir anlaşma şekline dönüşmüş oluyordu.

Atatürk, Emanullah Han ve onun şahsında Afgan milletine ilgi ve dostluk göstermiştir. 1 Mart 1921'de imzalanan Türk-Afgan Anlaşması sonrası 10 Haziran 1921 Cuma günü, Ankara'da Afganistan Elçiliğinin açılış töreninde, elçilik gönderine bayrağı bizzat Atatürk çekmek suretiyle Afganistan'a verdiği önemi ortaya koymuştur.

Tarih boyunca dostane ve sıcak ilişkileri bulunan Afganistan ve Türkiye, birbirlerinin kötü günlerinde daha çok yakınlaşmışlardır. Türkler kurtuluş savaşı verirken Afganistan, siyasi, diplomatik ve ekonomik yardımlarda bulunmuştur. Hatta çok sayıda Afganistanlı gencin yurdumuzun savunmasında atalarımızın safında yer aldığı ve şehit düştüğü bilinmektedir. Çanakkale Şehitler Anıtı'nda bulunan Mehmet-Afganistan Şehitlik Anıtı çok anlamlı olup iki milletin kardeşliğini ön plana çıkarmaktadır.

Tarım Bakanlığımız ile Afganistan İslam Cumhuriyeti Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Arasında Tarım Alanında Teknik, Bilimsel ve Ekonomik İşbirliği Protokolü, 6 Aralık 2004 tarihinde Antalya'da imzalanmıştır. Bu Protokol'le, tarım alanında çeşitli uygulamalar gündeme getirilmektedir.

Bölgede son yıllarda yaşanan sıkıntılar, iki ülke arasında yaşanan ilişkilerin gelişmesini engelleyememiştir. Bu ve benzeri anlaşmalarla iki ülke arasındaki dostluk ilişkilerin gelişmesini engelleyememiştir. Bu ve benzeri anlaşmalar iki ülke arasındaki dostluk ilişkilerinin daha da gelişmesine bir vesile olacaktır.

2006 yılı itibarıyla Afganistan-Türkiye dış ticaret değerlerine baktığımızda, ithalat yaklaşık 9 milyon Amerikan doları, ihracat 8 milyon Amerikan doları olmak üzere 17 milyon dolar seviyesinde, genel ticaret ise, ithalat 9,5 milyon dolar, ihracat 91 milyon dolar olmak üzere toplam 100 milyon dolar seviyesindedir. Görüldüğü üzere, toplam ithalat, ihracat çok düşük miktarlarda olmakla birlikte toplam ticaret dengesinde açık farkla lehimize bir durum söz konusu iken tarımsal ürün itha- latımız ihracatımızdan az da olsa yüksek seviyededir. Bu nedenle, iki ülke arasında tarım alanında gerçekleştirilecek iş birliğiyle, hem toplam ticaret hacminin dost iki ülkeye yakışan şekilde arttırılması hem de ithalat-ihracat dengesinin sağlanması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Afganistan İslam Cumhuriyeti Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, iki ülke arasında olumlu yönde gelişen ilişkileri dikkate alarak, iki ülke arasındaki iş birliğini güçlendirmek ve genişletmek amacıyla ve tarım, gıda, sanayi, hayvancılık ve köy işleri alanlarında iş birliğinin geliştirilmesi için anlaşmış olmalarının, mevcut ticaret hacminin arzu edilen seviyeye taşınmasına katkı sağlayacağı tarafımızdan değerlendirilmektedir.

Bu anlaşmadan oluşan 5 maddelik kanun tasarısının, iki ülke tarihinin, az önce kısaca izah etmeye çalıştığım ölçüde, daha gelişmiş ve teferruatlı olarak ele alıp kanun yapmanın iki kardeş ülkenin geçmişine daha çok yakışacağına inandığımı belirtmek isterim. İki ülke arasındaki ortak değerler ve müşterek geçmişimiz, geçtiğimiz yıllarda Afgan halkının huzuru ve modern demokrasinin yerleşip kökleşmesi ve barışın temini için yeni çalışmaları ortaya çıkarmıştır.

İnsanlığın ortak değerleri ve uluslararası terörizmin önlenmesi amacıyla oluşturulan uluslararası askerî güçte ilk andan itibaren görev alan Türk askeri kardeş Afgan halkının yanında olmuş ve bölgede cansiparane görev yapmıştır. Kardeş ülke Afganistan'ın huzur, esenliği ve kalkınması için Afganistan'da görev alan başta kahraman Mehmetçiğimiz, askerlerimiz olmak üzere tüm yurttaşlarımızı buradan saygıyla selamlıyorum. Bu vesileyle, Türkiye'nin, uluslararası terörizmle mücadele konusunda üzerine düşen görevi büyük bir duyarlılıkla yaparken, kendisine yönelik terör faaliyetlerinin önlenmesinde özgür dünyadan anlayış ve ortak çalışma kararlılığını bugün bile göremediğini dikkatlerinize sunmak isterim. Bu kadar önemli ve sınanmış bir dostluğun söz konusu olduğu Türkiye Cumhuriyeti ile Afganistan İslam Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerin her alanda zenginleştirilmesi tarihî bir görev olarak görülmelidir. Şüphesiz bugüne kadar iki ülke arasında ciddi mesafeler alınmıştır, ancak bu ilişkilere yeni bir ivme katılması karşılıklı fayda zemininde tarihî dostluğumuzu daha da pekiştirecektir.

Tarım alanında olduğu gibi, dostluğumuzu kuvvetlendirecek diğer alanlarda da düzenlemelerin süratle yapılmasını temenni ediyor, bu kanun tasarısına olumlu oy vereceğimizi ifade ederken, yüce heyetinize en derin saygılarımı sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Orhan (MHP, Manisa). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile afganistan islam cumhuriyeti hükümeti arasında tarım alanında teknik, bilimsel ve ekonomik işbirliği protokolünün onaylanması hakkında (s.s.7)”. TBMM Genel Kurulu, 5. Birleşim tutanağı, 9 Ekim 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-orhan-23-2007-10-09-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-afganistan-islam-cumhuriyeti-hukumeti (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c002/b005/tbmm230020050397.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
