# 2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Orhan (MHP, Manisa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim
- **Tarih:** 20 Aralık 2008
- **Gündem:** 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-orhan-23-2008-12-20-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim

> Ahmet Orhan (MHP), 20 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 820 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA AHMET ORHAN (Manisa) – 2009 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2007 Yılı Merkezî Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı’nın Çevre ve Orman Bakanlığına bağlı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün bütçesi üzerine MHP Grubu adına görüşlerimi ifade etmek üzere söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlarım.

Son yıllarda küresel ısınmanın sebep olduğu kuraklık bu yıl da şiddetle devam etmekte olup, yer altı su seviyeleri düşmüş, sulama amaçlı baraj ve göletlerimize gelen su miktarları ve kaynak suları azalmıştır. Gerek baraj ve göletlerimizde depo edilen su miktarının gerekse akarsularımızın debilerinin her geçen gün azalmaya devam etmesi su ihtiyacımızı ve sulamalarımızı olumsuz yönde etkilemeye devam etmektedir. Bu gerçekler etrafında Hükûmetin, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün bütçesine konunun hayati önemine rağmen yeterli kaynak sağlayamaması ülkemizin ve Türk milletinin geleceğine nasıl ümitsiz ve vizyonsuz bir bakış açısının olduğunun çarpıcı gerçeğidir.

Su hayattır. Ona gereken önemi vermezseniz ve gerekli planlamaları yapmazsanız maalesef istemediğimiz müşkül ve olumsuz gerçeklerle ummadığımız bir anda karşı karşıya gelebiliriz. Bugün de yaşadıklarımız bu durumdan farklı değildir.

2001 yılında genel bütçeden yüzde 4,2 payı olan Devlet Su İşleri bütçesi günümüze kadar azalarak 2007 yılında yüzde 1,9 seviyelerine kadar gerilemiş ve dar bütçeyle suyun geleceğine dair nasıl bir planlama yapılacağı kafalarda soru işaretleri ve kaygıları da beraberinde getirmiştir.

Bu hazırlanan ve kurumun öneminin farkındalığından uzak bütçe, suya yatırım yapamıyoruz anlamına gelmektedir. Peki sularımızdan her yönde verimli bir şekilde istifade edebiliyor muyuz? Sularımızı koruyabiliyor muyuz?

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kütahya’nın Murat Dağı’ndan doğan Gediz Nehri, önemli bir tarım ili olan Manisa’mızdan geçerek İzmir ilimizde denize ulaşmaktadır. 400 kilometre uzunluğunda olan Gediz Nehri’nin organize sanayi bölgeleri ile ilçe ve belde yerleşim birimlerinin atıkları nedeniyle aşırı biçimde kirlendiği herkes tarafından malumdur. Bu konu defalarca şahsım ve kıymetli bölge milletvekili arkadaşlarımızca da yüce Meclisimizin huzurlarına getirilmiştir. Ancak bu kirliliğe karşı alınması gereken genel önlemler yerine getirilememiştir. Esasen, sorun, münferit önlemlerle giderilemeyecek kadar büyük boyutlara varmış ve Hükûmetin kapsamlı bir çalışmayla müdahalesini gerektirmektedir.

Gediz Nehri’nin kirliliğinin problem olduğunu söylemlerinde ifade eden Sayın Bakan Eroğlu “Artık laf değil, iş üretmek düşüncesindeyiz. Büyük hedefler koymalıyız, kesin eylem planı hazırlayacağız. Gediz’i yeniden kurtarmak boynumuzun borcu.” ifadeleriyle, günümüze bakıldığında ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne ayrılan yetersiz bütçeyle sorunun nasıl çözümleneceği de tüm Manisa ve İzmirliler tarafından kaygıyla merak edilen bir husus hâline gelmiştir.

Değerli milletvekilleri, Manisa ilimiz, toplam olarak 480 bin hektar ekilebilir tarım arazisine sahip bulunmakta ve sulanabilir alanın ancak yüzde 37’si güç şartlarda sulanabilmektedir. Gediz Ovası Türkiye'nin ilk sulanan ovalarından biri olması nedeniyle açık kanal sistemi yoğunluktadır. Bu eski ve ekonomik kayba, israfa sebebiyet veren sistem ile sulama yapıldığından kullanılabilir suyun yarıdan fazla bir bölümü buharlaşma yoluyla yok olmaktadır. Bu zor şartlarla geçimini sağlayan çiftçimizin parasının da devlet yatırımının da israf olması anlamına gelmektedir. Bu nedenledir ki yoğun sulamayı gerektiren tarım alanları öncelikli olmak üzere kapalı sisteme geçme zorunluluğu vardır.

Bölgede en önemli ürünler olan çekirdeksiz kuru üzüm, mısır başta olmak üzere çeşitli tarla ürünü, sebze ve meyve yetiştirilmekte olup bu yetişen ürünlerin gelişmesinde azami suya ihtiyaç duyulmaktadır. Türk çiftçisi, yer altı kaynaklarından sulaması yapılan bazı bölgelerimizde de elektrik parasını maalesef ödeyemez duruma gelmiş, icra ve hacizlerle boğuşmaktadır.

Değerli milletvekilleri, Devlet Su İşleri bütçesi vesilesiyle Manisa ilinin konuyla alakalı bazı sorunlarını da dile getirmek istiyorum. Yaşamakta olduğumuz kuraklığın en çarpıcı örneklerinden birisi de Manisa sınırları içerisindeki Marmara Gölü’nde yaşanmaktadır. Hemen yanı başında kurulu olan, Manisa’mızın en genç ilçesi olan Gölmarmara’ya adını veren ve sınırları Salihli’ye kadar uzanan 85 bin dönümlük göl yatağının bugün itibarıyla yalnız 20 bin dönümünde su kalmış bulunmaktadır. Söz konusu göl yatağındaki daralma öyle kalıcı hâle gelmiştir ki, hâlen 15 bin dönümünde dünün balıkçıları tarafından tarım yapılmaktadır. Buna benzer bir sorun da, bölge sulamasının önemli araçlarından birisini oluşturan Ahmetli Göleti de yaz aylarında tamamen kurumuştur. Gerek Gölmarmara gerekse Ahmetli Göleti’nin hayatiyetinin muhafazası için bölgedeki su kaynakları dikkatlice değerlendirilmelidir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir diğer önemli husus, enerji ihtiyacımızın karşılanması açısından sularımızın durumudur. Toplam 190 milyar metreküpün üzerinde olan yer üstü su potansiyelimizin 110 milyar metreküplük kısmı kullanılabilir durumda olup ancak yüzde 36’sı değerlendirilmektedir. Buradan da görülmektedir ki, hidrolik potansiyelimizin büyük kısmı kullanılamamaktadır. Neredeyse bağımsızlığımızı sınırlayan ithal enerji kaynaklarının yarattığı riskin ortadan kaldırılması veya hiç olmazsa azaltılması için en önemli kaynak sularımızdır ve mutlak surette sonuna kadar titizlikle değerlendirilme mecburiyeti vardır. Umarım Sayın Bakanın çok bel bağladığı özel sermayenin konuya ilgisi yaşanmakta olan ekonomik kriz sebebiyle azalmaz, öngördüğü yatırımlar devam eder. Aksi takdirde çok zaman kaybedilmiş olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; cumhuriyetimizin en önemli altyapı kurumlarından olan Devlet Su İşleri bütçesini ele alırken çalışanlarının durumunun da dikkatlice değerlendirilmesine ihtiyaç vardır. Zor şartlarda ve hayati projelerde yetersiz imkân ve şartlarda…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Orhan, sözlerinizi tamamlar mısınız.

AHMET ORHAN (Devamla) – …Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü teşkilatının personel bakımından desteklenmesi gerekmekte olup, yıllardan beri süregelen özlük hakları sorunlarının ivedilikle çözülmesi faydalı olacaktır.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü bütçesinin yukarıda belirtmiş olduğum hususların önemine binaen yeterli seviyede olmadığının altını çizerken, bu duygu ve düşüncelerimle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Orhan (MHP, Manisa). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-orhan-23-2008-12-20-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
