# Nükleer güç santrallerinin kurulması ve işletilmesi ile enerji satışına ilişkin kanun (s.s.:1360)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Rıza Acar (AK Parti, Aydın)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim
- **Tarih:** 8 Mayıs 2007
- **Gündem:** NÜKLEER GÜÇ SANTRALLERİNİN KURULMASI VE İŞLETİLMESİ İLE ENERJİ SATIŞINA İLİŞKİN KANUN (S.S.:1360)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c156/b103/tbmm221561030461.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-riza-acar-22-2007-05-08-nukleer-guc-santrallerinin-kurulmasi-ve-isletilmesi-ile-enerji-satisin

> Ahmet Rıza Acar (AK Parti), 8 Mayıs 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: NÜKLEER GÜÇ SANTRALLERİNİN KURULMASI VE İŞLETİLMESİ İLE ENERJİ SATIŞINA İLİŞKİN KANUN (S.S.:1360)); konuşma 884 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AHMET RIZA ACAR (Aydın) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; nükleer güç santrallerinin kurulması ve işletilmesiyle ilgili 1360 sıra sayılı Kanun Tasarısı üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Buraya çıkıp gerçekten, istediğiniz şekilde, istediğiniz düşünceleri, istediğiniz fikirleri, istediğiniz yorumları yapabilirsiniz. Neden? Kürsü masuniyeti var, şu var, bu var. Vatandaşı da istediğiniz gibi yönlendirme gayreti içerisine girebilirsiniz. Ama, şunu unutmayalım ki, nükleer santrallerin, nükleer teknolojinin bu ülkeye girmesi, bu ülke tarafından uygulanır hâle gelmesi, bu ülkenin bir sınıf atlaması demektir diye düşünüyorum. 2000 yılında Attilâ İlhan da böyle söylüyordu. 2000 yılında Attilâ İlhan da -ki, üstüne basarak söylüyorum- böyle söylüyordu.

Ayrıca, Sinop, bugün, bu kanun tasarısının orta göbeğine oturdu. Sinop'takiler de, bu konunun uzmanları da aynı şekilde söylüyor. Mesela, Sinop'ta yayın yapan gazetelerden Haber 57'nin imtiyaz sahibi Osman Aksu, Sinop'ta kurulmasından yana tavır aldıklarını, gazete yayına çıktıktan sonra çok olumlu tepkiler ve tebrikler aldıklarını ifade ediyor.

Yine nükleer reaksiyonlarla ilgili uzman, Karadeniz Teknik Üniversitesi Rize Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Profesör Doktor Nazmi Turan Okumuşoğlu, Sinop'un çeşitli kriterler açısından uygun olduğunu, nükleer santral kurulacak bölgelerde 43 kriter bulunduğunu, bu kriterlere en yakınının Sinop olduğunu ifade ediyor.

Yine, öğretmene sormuşlar, aynı şekilde cevap almış.

Ayrıca, bir de şunu söylüyor Sayın Profesör: "Sinop dünya haritasında marka olacak." diyor.

Şimdi, bu iş bu şekildeyse, bugün nükleer teknolojiye geçmenin önemli unsurlarından bir tanesi de günümüzde petrolde ve de fosil kaynaklarda sıkıntılar var, gerek stratejik sıkıntılar gerek politik sıkıntılar gerekse de diğer sıkıntılar. Dolayısıyla, bizim, mutlaka bu yenilenebilir enerji kaynaklarının yanına nükleer teknolojiyi yerleştirmek mecburiyetimiz var -1954 yılında kurulan TAEK 2007'ye geldiğimiz zaman- bu ülkede, çeşitli hükümetler çeşitli bakanlar geldi ve böyle bir irade koyamadılar.

Bugün, bu kanun tasarısı buraya geldiyse, Hükümetimiz bu konuda bir irade beyan etmiştir. Bu iradesini Türkiye Büyük Millet Meclisine göndermiş, Komisyon da incelemiş, o da olumlu görmüştür ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde bugün -Genel Kurula gelerek- tartışıyoruz. Buradan da olumlu netice çıkacağına ve bu kanunun ülkemize hayır getireceğine inanan birisi olarak söylüyorum.

Bir arkadaşımız çıktı dedi ki, bu kanunla alakalı olarak: "Sizin yatırım ve fınans modeliniz yok." dedi. Maddede var zaten bu, bir. İkincisi, Türkiye, serbest pazar ekonomisi içerisinde, bu işleri, artık, tekrar özelleştireceğim ve özelleştirmeyle ilgili kanunlar çıkaracağım, ihaleler açacağım, diye uğraşmayacak, özel sektör gelecek yapacak. Kim yapacak? Yerli sermaye. Kim yapacak? Yer- li-yabancı ortaklığı yapacak. Kim yapacak? Yabancı sermaye yapacak ve elektrik enerjisi üretiminin haricinde bu teknolojinin ülkeye girmesiyle, on yıl sonra, yirmi yıl sonra farklı şeyler olacak ve bu reaktör Sinop'a yapıldığı zaman, belki orada da, yan ürünler ve yine yan dallarda da yeni yeni sahalar açılacak diye düşünüyorum. Mesela geleceğin enerji üretim kaynağının füzyon reaktörlerinin olacağını söylüyor ilim adamları. Bunun için, öncelikle, nükleer reaktörleri kurmanız gerekmektedir. Hatta, hidrojen teknolojisini elde edebilmek için, onu üretebilmek için de nükleer reaktörlere ihtiyacınız var.

Sürdürülebilir bir kalkınmamız vardır. Bu, yerli yerine oturmuştur. Sürdürülebilir kalkınma demek, gelecek kuşaklara sağlıklı bir bünye bırakmak demektir. Bu bünyenin üzerinde, bizim çocuklarımızın, bizim gençlerimizin çok ama çok yapacakları işler olduğunu -çünkü, zekâlarının da dünya milletler camiasındaki insanlardan daha fazla olduğunu- düşünen birisi olarak ifade etmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Acar, konuşmanızı tamamlayınız.

Buyurun.

AHMET RIZA ACAR (Devamla) - Değerli arkadaşlar, burada, yine, bu kirlilikle alakalı olarak, ilim adamları şunu söylüyorlar: Eğer, Türkiye'deki, bugün, neredeyse 40 bin megavatlık bu elektrik enerjisi üreten santrallerimizin hepsi nükleer teknoloji olsa, en az yirmi yıl bir problemimiz yok. Bugün kurduğumuz, kurmaya başlayacağımız nükleer santrallerle ilgili de Türkiye'nin elli yıl içerisinde yine bir problemi yok.

İkincisi: Otuz kırk yıl içerisinde ürettiğiniz nükleer atık iki olimpik stadyumu, hatta yüzme havuzunu dolduracak şekilde olacak. Biliyorsunuz ki, herkes biliyor ki, o atıkların da nerelerde kullanıldığını ve o atıklardan ne gibi stratejik ürünler geliştirildiğini burada ifade etmemize gerek yok. Ayrıca, biraz önce sayın arkadaşım da bahsetti, Hacettepe Üniversitesinin, neredeyse 100 bine yakın insan arasında yaptığı araştırmayı da dinlemiştik.

Şimdi, ben, burada, bu ülkenin yetiştirdiği değerlerden birisi olan Atilla İlhan'ın 3/1/2000 tarihindeki Cumhuriyet gazetesinde yazdığı bir makaleden kısa bir pasaj okumak istiyorum: "Sibernetik, biyonik ve bazıları gibi bilgisayar teknolojisi, uzay teknolojisi, nükleer teknoloji, çağdaş medeniyet seviyesinin tayin edeceği parametrelerinden birisidir. Dakika başı çağdaş medeniyet seviyesini dilinden düşürmeyen alafranga ilericilerimizin ona direnmesi ya da karşı çıkması acaba kimlerin ekmeğine yağ sürmüş oluyor? O tekeli elinde bulundurmak isteyen güçlerin değil mi? Çünkü, o tekeli elinde bulundurmak, hem süper güç olarak kalmanın gereklerinden başlıcasıdır hem de elde etmeye heves edenleri, dışarıdan olduğu kadar içeriden engellemek, öteden beri kullanmaktan hoşlandıkları bir yöntemdir."

Yine, bir başka...

BAŞKAN-Sayın Acar...

AHMET RIZA ACAR (Devamla) - Bitiriyorum efendim.

BAŞKAN - Makaleleri geçelim; süreniz doldu.

AHMET RIZA ACAR (Devamla) - Hayır, hayır, bitiriyorum efendim.

BAŞKAN - İki dakikayı aştı, lütfen konuşmanızı tamamlayınız efendim, istirham ediyorum.

AHMET RIZA ACAR (Devamla) - 2000 yılında söylüyor bunları Atilla İlhan.

"Aşağıdaki tabloda Uzak Doğu ülkelerinin kurulu nükleer gücü ile bunun dünyadaki toplam nükleer güce oranı yüzde cinsinden gösterilmiştir." diyor. "Japonya işletmede 39.641 megavat, inşaat hâlinde 5.337 megavat, planlanan 16.195 megavat. Güney Kore işletmede 7.618 megavat, inşaat hâlinde 8.100 megavat..."

BAŞKAN - Sayın Acar, istirham ediyorum.

AHMET RIZA ACAR (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Bugün, Sosyal Güvenlik Kanunu'muz var, Üniversiteler Kanunu'muz var.

AHMET RIZA ACAR (Devamla) - "...planlanan 6.700 megavat..." Tayvan gibi ülkeleri sayarak, Türkiye'nin mutlaka nükleer enerjiye, nükleer teknolojiye geçmesi gerektiğini ifade ediyor.

Ben, bu duygu ve düşünceler içerisinde Sayın Başkana teşekkür ediyor, sizlere de saygılarımı arz ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Rıza Acar (AK Parti, Aydın). “Nükleer güç santrallerinin kurulması ve işletilmesi ile enerji satışına ilişkin kanun (s.s.:1360)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 8 Mayıs 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-riza-acar-22-2007-05-08-nukleer-guc-santrallerinin-kurulmasi-ve-isletilmesi-ile-enerji-satisin (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c156/b103/tbmm221561030461.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
