# Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Tan (İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim
- **Tarih:** 21 Temmuz 2010
- **Gündem:** TERÖRLE MÜCADELE KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:526)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-tan-23-2010-07-21-terorle-mucadele-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai

> Ahmet Tan, 21 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖRLE MÜCADELE KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:526)); konuşma 563 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AHMET TAN (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; önergem üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Görüştüğümüz bu tasarı çocuklardan çok, büyüklerin işine yaramakta. Bu konudaki rakamları dün geç saatlerde Mersin Milletvekili arkadaşım Ali Rıza Öztürk belirtmişti ama rakamlar Adalet Bakanlığının taze rakamları, üç gün evvelki rakamlar. Şu anda, toplam 2.460 çocuk var, adli suçlu sayısı, bunlar içinde 168’i… Ama 11 çocuk hükümlü durumda. Tabii 11 değil 1 çocuk bile olsa dikkate değer, o yüzden taş atan çocuklar konusuna el atmış durumdayız, iyi de yaptık. Ancak, bir de taş atmadığı hâlde, atma imkânı olmadığı hâlde, anneleri mahkûm olduğu için bebek yaşında hâlen hapishanelerimizde yatan bebeklerimiz var. Çocuk diyemiyorum çünkü yarıdan fazlası sıfırla iki yaş arasında. 444 anne var şu anda hapishanelerde, yüzde 10’unu teşkil ediyor bütün mahkûm kadınların. Bunların üçte 2’si… 479 bebek var ve bebek yaşlarında anneleri kader mahkûmu diye bunlar daha da ağır bir kader mahkûmiyetini çekmekteler. Bunlara da ilgi göstermemiz herhâlde gerekiyor. Bu vesileyle bundan söz etmek isteyeceğim.

Kâzım Karabekir Paşa aynı zamanda milletvekiliydi, “Çocuk Davamız” diye bir eseri vardır, biliriz hepimiz -Bilemezsek artık, google dolayısıyla her tarafa ulaşma imkânımız var, tarihe de.- “Bakılmayan çocuklar millî bir tehlikedir. Her yıl -büyüyünce- ordu saflarına ve halkın arasına karışacaklar ve milletin kıymetini ve milletin değerini daha aşağı çekeceklerdir. Çocukların bu vatana nasıl sahip çıkacaklarını kesin olarak bugünden düşünmemiz gerekiyor.” diyor. Bu düşünceyle bu işe yaklaşmamız lazım.

Şimdi, tabii ki taş atan çocuklar konusu birtakım yönleriyle ele alınırken burada işte laf atmalar oluyor, sataşmalar oluyor ama ne yazık ki bu kürsü, muhalefet çıktığı zaman eleştiriye açık olması gereken bir kürsü. En ufak bir eleştiride hemen “Sataşma var.” diye söz isteniyor.

Bu Meclis ne yazık ki denetim yapamıyor, çünkü yasama görevine yoğunlaşmış durumdayız. Denetim yapamıyor Danışma Kurulu önerileri hep erteliyor. Soru önergelerimiz hiçbir zaman cevaplanmıyor. Araştırma önergelerimiz aynı şekilde. Gensoru, zaten zinhar mekruh hâle geldi, hatta çok ağır günah hâline geldi. O bakımdan, bu bebek konusunun üzerinde durmamız lazım. Bu bebeklerin kan gruplarıyla ilgili, DNA’larıyla ilgili hiçbir tespitim yok. O yüzden hiçbir ön yargı olmadan bu bebeklere sahip çıkılması gerekiyor. Bebeklerin -hapishane koşullarında- sıfırla iki yaş arası, belki işte üç-dört yaş arası bütün karakterinin, bütün kaderinin ortaya çıktığı bir yaş grubu. O yüzden bu vesileyle bu konuyu da dikkate getirmemiz ve bu konuda da bir yasa çabası harcamamız gerekiyor. Şimdi, bunun için, tabii Anayasa’mızın 41’inci maddesi var, çocukların korunmasını ve bu konudaki gerekli tedbiri almayı üstümüze vazife kılıyor ve ne yazık ki referanduma giden maddeler arasında bunlar yok, onların olması gerekmiyor. Herhâlde çocuk konusu, dün, Sayın Başbakanın da gözlerini yaşartarak otuz yıl öncesiyle ilgili bir ıztırabı ortaya koydu. Bu çocuklarla ilgili annelerinin ıztıraplarını burada söz konusu edecek bir belge olsa bunu belki benim de ağlayarak ifade etmem gerekirdi ama hiç ağlamaya, sızlamaya gerek olmadan bu çocuklar ilgiyi, özeni hak ediyorlar. O bakımdan, bundan sonraki bir gece yarısı çalışmasında, uzun mesaide bu bebek mahkûmların da bir düzenlemeyi hak ettiklerini bu vesileyle ifade etmek istiyorum.

Elbette ki Karabekir Paşa’dan bahsedince onun son derece önemli, zamanın ruhuna uygun bir cümlesiyle bitirerek, sizleri saygıyla selamlayarak sözlerimi noktalamak istiyorum. Kâzım Karabekir Paşa diyor ki: “Bakılmayan çocuklar, millet enerjisinin, bakılmayan topraklar gibi vatan enerjisinin kaybedilmesi demektir.” Son sözü şöyle hatıratında, iki ciltlik hatıratı vardır biliyorsunuz: “Hayatımda bana zevk veren birçok başarım olmuştur ama en zevklisi, binlerce bakılmayan, bakımsız çocuğun hayat ve geleceğini kurtarmak olmuştur.” Biz de bu hissiyatı, tarihten gelen o hissiyatı, bir Meclis üyesinin…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Tan (İstanbul). “Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)”. TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim tutanağı, 21 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-tan-23-2010-07-21-terorle-mucadele-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
