# Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Tan (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim
- **Tarih:** 23 Mart 2011
- **Gündem:** ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-tan-23-2011-03-23-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696

> Ahmet Tan (CHP), 23 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)); konuşma 581 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AHMET TAN (İstanbul) – Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; ilgili kanundaki değişiklik önergemiz konusunda, 28’inci madde üzerinde görüşlerimi açıklamak üzere saygı sunarak sözlerime başlıyorum.

Şimdi, efendim, üzerinde görüşme yaptığımız kanun tasarısı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun. Bu kadar temel bir kanun ki -aranızda avukatlar vardır, hukukçular vardır- Anayasa’yı zamanında hukuk fakültelerinde, devletin esas teşkilat hukuku yahut da Teşkilatı Esasiye Kanunu olarak okurduk yani devletin temel teşkilatlanma yasası. Devletin temel teşkilatlanma yasasının seçim kararı almış bir Parlamentoda -yine dün gece yarısını boylamıştık, bu gene gece yarısı olacak, hafta sonuna uzayacak- yani giderayak böyle bir değişikliği temel bir kanun, devletin temeliyle ilgili bir kanunda yapmanın mantığını anlamak kolay değil.

Bu kolay olmayan hadiseyi bugün -öğleden sonra odalarınıza uğramamışsınızdır meşguliyetten- dağıtılan bir kitapçıktan aldığım ilhamla ifade etmek istiyorum. Sayın İyimaya, Adalet Komisyonu Başkanımız, kendisi bir kelam erbabı olduğu kadar kalem erbabı da, bir kitap yazmış. Kitabın başlığı yahut da kitapçığın: “Siyaset Kurumunun Ortak Günahı.” Ortak günahımız yasama. Şimdi, kitap şöyle başlıyor: “Meclis, çağdaş siyasal düzenin açık bir şifresidir.” Şimdi, buradan alacağımız ilhamla bu açık şifrenin, dokuz yılın sonunda, Büyük Millet Meclisinin ne yazık ki Adalet ve Kalkınma Partisi Grubuna dönüştüğüdür. Aldığınız çoğunluk dolayısıyla Büyük Millet Meclisi iradesi bir grup toplantı salonuna dönüştü ancak yine de devam etmiyorsunuz. Biraz evvel, adını açıklamak istemediğim bir AKP’li arkadaşımız dedi ki: “Keşke İç Tüzük’te bir değişiklik yapsak da bizim sayın milletvekillerinin ayaklarına zarif birer kelepçe koysak, şu kanunları çıkarsak.” İç Tüzük’te herhangi bir değişiklik yapmaya gerek yok. Bu değişikliği yapmadan, Türkiye Büyük Millet Meclisinin en temel komisyonlarından birisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Hesapları İnceleme Komisyonu İç Tüzük’te var olduğu hâlde tebahhur etti, buharlaştı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimsiz kaldı. Çıkartılan bir kanuna tabi tutuldu ve iki maliye memurunun denetimine bırakıldı. Buradaki 300 küsur milyon liralık bütçenin sarfı tamamen denetimsiz. Yani eğer biz Anayasa Mahkemesinin kuruluşuyla ilgili bir kanun görüşüyorsak, bence bunu Türkiye Büyük Millet Meclisinin kuruluşu ve yasama usulleri hakkında bir kanunla takviye etmemiz gerekir.

Biz, geçenlerde Sayın Büyük Millet Meclisi Başkanımızla ve iki değerli AKP Grubu Başkan Vekiliyle Suudi Arabistan’a bir ziyaret yapmıştık. Bu ziyarette Suudi Arabistan Parlamentosunu gezdik. Bizim bu salon çok mütevazı kalır, tek yıldızlı bir otelin balo salonu kadar mütevazı kalır, bu görkemli olarak millete yansıyan salon. Müthiş, yedi yıldızlı bir salon. Sorduk, dediler ki: “Kral toplantıya çağırır Parlamentoyu ve yılda bir kere toplanır, bazen iki kere.”

Şimdi, Büyük Millet Meclisi de zamanımızın iradei şahanesi olan Sayın Başbakan, AKP Grup Başkanı tarafından çağrılıyor ve gündem ve çalışma esasları ona göre düzenleniyor ve biz de burada seçime giderayak “Kabul edenler… Etmeyenler…” Kanun çıkartıyoruz, fakat öyle ki yerinizde duramıyorsunuz haklı olarak, seçime giden bir Parlamentoda. Bizlerin içinde ön seçime gidecek arkadaşlarımız var, seçimi düşünen, seçimle ilgili kampanya yürüten arkadaşlarımız var, sizler de öyle ve çıkıyorsunuz. O yüzden, zincir vurmak yerine, rozet GPRS cihazı vardır, kimin nerede olduğunu takip eden, birer minik rozet alıp AKP Grubuna teslim etmek ve gidenleri hemen toplamak, yoksa bu kanunlar gece yarılarına kadar devam edecek.

Şimdi, son söz olarak, İyimaya’nın kitapçığını göreceksiniz, müthiş tespitler var. Diyor ki: “Hukuk üretme kapasitesinde zaaflar çıkmıştır, yasama zaafları.” Bu zaafın en belirgin örneği, torbalı bir hukuk düzeninin getirilmesidir. Torba yasalarla yasama organının siyasi iradesi ne yazık ki dumura uğratılmıştır, AKP Grubuna dönüşmüştür. Seçime giderayak böyle bir manzarayla gidiyorsak bunun cezasını halk herhâlde kesecektir sizlere.

Bir son konu da uzlaşma açığı sorunudur. Bir sürü sorun sarıyor. Uzlaşma açığı olmaması dolayısıyla biz burada önerge vererek üç yüz saniyelik konuşmalar yapıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AHMET TAN (Devamla) – Bu sözlerle saygılar sunuyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Tan (CHP, İstanbul). “Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-tan-23-2011-03-23-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
