# Öneriler

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 28. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Tuncay Özkan (Yeni Parti, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim
- **Tarih:** 14 Ekim 2026
- **Gündem:** ÖNERİLER
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=148887
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-tuncay-ozkan-2026-10-14-oneriler

> Ahmet Tuncay Özkan (Yeni Parti), 14 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖNERİLER); konuşma 783 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

YENİ PARTİ GRUBU ADINA AHMET TUNCAY ÖZKAN (İzmir) - Değerli arkadaşlar, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Akbaşoğlu telefon konuşmasını bitirince ona bir soruyla başlamak istiyorum.

MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Başkan, salonda uğultu var.

AHMET TUNCAY ÖZKAN (Devamla) - Çözeriz uğultuyu, sıkıntıları da çözeriz, yeter ki karşılıklı diyalog olsun, anlayış olsun, birlikte konuşabilme fırsatımız olsun. Başka bir ülkeden ya da uzayın herhangi bir yerinden ışınlanmadık; bu memleketin çocuğuyuz, adımız Ahmet Tuncay Özkan. Hepimiz biriz, beraberiz ama birlikte halletmemiz gereken çok önemli konular var.

Sayın Akbaşoğlu bitirince bir şeyle başlayacağım.

MURAT EMİR (Ankara) - Bitmez Sayın Özkan, siz devam edin.

AHMET TUNCAY ÖZKAN (Devamla) - Tamam, tamam.

Sayın Komisyon Başkanım, iki sene sonra, evde oturuyorsunuz, sabah cep telefonunuza bir mesaj geldi, çok sevdiğiniz, yayınından çok memnun olduğunuz bir televizyon kanalının, kuruluşuna da katkı sunduğunuz bir televizyon kanalının kapatıldığını, bir derginin, bir gazetenin polis tarafından basıldığını ve artık burada herhangi bir yayına izin verilmediğini, kayyum atandığını ve herhangi bir yayına izin verilmediğini gördünüz, duydunuz, ne hissederseniz şu anda aynı duygularla size sesleniyorum...

CÜNEYT YÜKSEL (İstanbul) - Yani rüşvet, ihaleye fesat...

AHMET TUNCAY ÖZKAN (Devamla) - Efendim, siz bu işi çok iyi bilen bir insansınız. Lekelenmeme hakkı; benim altı yıl boyunca... 10 bin sayfalık iddianamenin 1'inci sayfasında adım vardı, beraat ettim efendim, altı yıl da yattım. Şimdi, siz bu işleri çok iyi bilen bir insansınız. Şimdi, size diyorum ki: Lekelenmeme hakkı. Arkadaşların lekelenmeme hakkı yok mu? Onlar bizim mahalleye yayın yaptıkları için kötü insanlar mı? Ben burada, aranızda çok eski arkadaşlar tanıyorum, dergi çıkarırlardı; oturur, tartışırdık, konuşurduk, birbirimize katkı sunardık. Tartışmadan bir fikrin güncellemesi olmaz, mümkün değil. Yargılamak; ben size yargılamayın demiyorum, ben size diyorum ki: İdam cezası yok, televizyonu niye idam ettiniz? Kararttınız, bitti. Şimdi, orada o kadar çalışan var, onlar ne yapacak diyorum. Onların lekelenmeme hakkı, beraat etme hakkı, adil yargılanma hakkı... Sizi empati yapmaya çağırıyorum. Ne demek o? Ya, benim sevdiğim televizyon kanalına ya da dergiye, gazeteye bu olursa ne hissederim? Elbette ki yargılaması yapılacak. Sizin söylediğiniz, o buyurduğunuz iddianamedeki hususlar belki yanlış çıkacak. Beraat etme hakları yok mu, lekelenmeme hakları yok mu, onların kendilerini müdafaa hakkı yok mu? İlk günden idam cezasını verdik, ekranı siyaha düşürdük, kapandı, gitti. Orada çalışanlara yazık değil mi? Bize yazık değil mi onları izleyenler olarak? Ceza katlanarak geliyor. O zaman, sizden ricam empati yapmanızdır. Kanal D'yi yönetiyorum, telefonum çaldı -100'üncü doğum günü cumartesi günü, Allah gani gani rahmet eylesin- Sayın Necmettin Erbakan. "Buyurun Hocam." dedim. "Bir sitem için arıyorum." dedi. "Hayırdır Hocam." dedim. "Sen bizim Millî Gazete'yi okumuyor musun?" dedi. "Okuyorum Hocam." dedim. "Peki, okuduğun Millî Gazete'nin sabah kuşağında yayınlanmasına niye izin vermiyorsun?" dedi. "Hocam, haberim yok." dedim. "Ya, sen Millî Gazete'yi dikkate almayacak kadar küçük mü görüyorsun?" dedi. "Estağfurullah." dedim. Dedim ki: "Hocam, bana bir arkadaş belirleyin, gece son baskıyı aldıracağım, sabah hemen koyacağım." O günden beri Millî Gazete Kanal D'nin yayınında var. Çok da utandım. Şimdi, karşılıklı bazı şeyleri konuşmak varken, konuşarak düzeltmek varken bunları yok etmek neden? Bir televizyon kanalını, ekonomisiyle, izleyicisiyle hep beraber yok etmenin anlamı ne? Size bir çıkış yolu önermeye geldim. Tamam, sorun bu, çıkış yolu şudur: Halk TV'yi çalışanların kayyımlığına bırakın. Madem kayyım merakınız var, madem kayyım olsun istiyorsunuz, karartmak, kapatmak yerine çalışanlarına bırakın, onlar kooperatifle, imeceyle bu iş hallederler. Bizim mutlaka ve mutlaka buna bir çözüm bulmamız lazım. Efendim, Halk TV sorunun altından nasıl kalkacağız? Bir sorun mu? Evet, büyük sorun. Bunu ancak çalışanların yönetimine, çalışanların kooperatifine, imecesine bırakırsanız sorun hallolmuş olur. Halk TV'de kimse yargılanmasın, Halk TV aman hukuktan uzak... Öyle bir şey yok efendim ama yayını sürsün, yayını ortadan kaldırdınız.

CÜNEYT YÜKSEL (İstanbul) - Suçtan kaynaklanan mal varlıklarını ne yapacağız?

AHMET TUNCAY ÖZKAN (Devamla) - Hepsine el konulur efendim. Çalışanlara bırakmak demek, onları kontrol etmek demek yayının devam etmesi, oradaki ilişkilerin devam etmesi ama yargılamanın ve soruşturmanın devam etmesi demektir efendim, ben çözüm öneriyorum yani.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Özkan.

AHMET TUNCAY ÖZKAN (Devamla) - Tamamlıyorum efendim.

Sizler efendim, karşıt düşüncelere imkân vermezseniz, onları yok ederseniz Türkiye bir çöl olur, düşünce çölü olur. Bakın, bu çöl sizi de yutar. Bu işin iki sene sonrası var, bu işin on sene sonrası var, yirmi sene sonrası var. Gelin, bu Halk TV'yi çalışanlara kayyım olarak verin, Halk TV'yi kurtaralım.

Bir de size bir şey söylemek istiyorum: Bir siyasi değerlendirme yazısı yazdım tuncayozkan.com'da, orada şöyle diyorum: "Günümüz siyasetinde belki de hiçbir hareket AK PARTİ çeyrek asırlık serüvenindeki kadar berrak ve dramatik bir biçimde somutlanmamıştır." O nedir? Yok etmek istediği canavara benzeme. Tek bir basın, sadece sizi dinleyecek bir... Öyle bir şey yok, yapamazsınız, bu imkânsız. Bunun Türkiye'yi yok edeceğini görün ve sizden ricam...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AHMET TUNCAY ÖZKAN (Devamla) - ...elinizi uzatın, birlikte halledelim bu işi.

Saygıyla selamlıyorum Genel kurulu. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Tuncay Özkan (Yeni Parti, İzmir). “Öneriler”. TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim tutanağı, 14 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-tuncay-ozkan-2026-10-14-oneriler (erişim: 14 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=148887

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
