# 19 mayıs atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramı nedeniyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Yeni (AK Parti, Samsun)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim
- **Tarih:** 20 Mayıs 2003
- **Gündem:** 19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI NEDENİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-yeni-22-2003-05-20-19-mayis-ataturk-u-anma-genclik-ve-spor-bayrami-nedeniyle

> Ahmet Yeni (AK Parti), 20 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI NEDENİYLE); konuşma 1.076 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AHMET YENİ (Samsun) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle gündemdışı söz almış bulunmaktayım; sözlerime başlamadan önce, şahsım ve 19 Mayıs ismiyle bütünleşen Samsun Şehri adına,. hepinizi en içten duygularımla selamlıyorum.

Malumunuz olduğu üzere, bir kutlu günün 84 üncü yıldönümünü, dün, büyük bir coşku, sevinç ve gururla hep birlikte kutladık. Dün, ulusal kurtuluş mücadelemizin Komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, milletimizi esaretten kurtarmak gayesiyle, paramparça edilmiş ulusal direniş ruhunu yeniden teşkilatlandırıp vücut kazandırarak hürriyetine kavuşturma gayesiyle Samsun'a çıkışının yıldönümüydü. 19 Mayıs arifesinde Sayın Başbakanımızın ve Bakanlar Kurulu sayın üyelerinin katılımlarıyla, Samsunumuzda bir ilk gerçekleştirilmiş, Samsun halkı, böylesi anlamlı bir günü, yüksek katılımlarıyla daha da anlamlı kılan devlet büyüklerimizle bütünleşmiş, büyük bir coşku ve kıvançla, 19 Mayıs Bayramını kutlamışlardır. Bu nedenle, iştiraklerinden dolayı, Sayın Başbakanımıza ve Bakanlar Kurulunun sayın üyelerine, Samsun halkı ve Samsun milletvekilleri adına şükranlarımı sunuyorum.

Birebir ölçülerinde, orijinallerine sadık kalınarak yapılan Bandırma Vapurunun ve Atatürk ile o gün Samsun'a ayak basan 18 silah arkadaşının balmumundan heykellerinin sergilendiği Atatürk Müzesindeki bölümün açılışında çok duygusal anlar yaşadık. İnsanlar, âdeta, tarihe yolculuk yaparak, 19 Mayıs 1919'a geri dönmüş, Samsun halkının Ata'sıyla buluştuğu o günü tekrar yaşamıştır. O manzarayı hepinizin yaşamasını, gerçekten, çok arzu ederdim.

Yediyüz yıl boyunca, üç kıtada sahip olduğu topraklardan, Mondros Mütarekesiyle çekilmek zorunda kalan Osmanlı Devletinin, yine, bu mütareke şartlarına göre, orduları dağıtılmış, silahları elinden alınmıştı. Genç nüfus çeşitli cephelerde şehit düşmüştü. Geride, yaralı ve yorgun bir ulus kalmıştı. Tabiîdir ki, imparatorluğun ekonomisi çökmüş, merkezî otorite ve devlet idaresi, yine, aynı mütarekeyle teslim alınmıştı. Tarih sahnesine çıktığı günden beri, hep, devlet kurarak ve özgürlüğü her şeyin üzerinde tutarak yaşamış olan Yüce Türk Milleti, çaresizlik içinde kıvranıyor ve içine düştüğü bu durumdan kurtulmanın yollarını arıyordu. Böylesi bir durumda, milletinin aradığı lider ortaya çıkarak, tarihin kendisine yüklediği misyonu üstlenmiş, 19 Mayıs sabahında, Samsun'a ayak basarak, esaretten kurtuluşa giden yolu açmıştır. 19 Mayıs 1919, umutlarını yitirmiş, ufku kararmış ve karamsarlığa gömülmüş bir ülkeyi yeniden aydınlığa çıkaran ve tam bağımsızlık bilincini yerleştiren bir destanın başlangıç tarihidir. 19 Mayıs, tükenmiş ve tüm hayat damarları kesilmiş bir ulusun yeniden doğduğu tarihtir. 19 Mayıs, savaşlardan yeni çıkmış, yorgun, umutsuz, çileli bir ulusu yeniden diriltmek, ayağa kaldırmak üzere, Atatürk'ün, Samsun'dan Anadolu'ya ilk adımı attığı gündür; o gün, toprakları fütursuzca işgal edilmiş bir Yüce Milletin tarih sahnesinde ebediyen var oluşunu tüm dünya milletlerine ilan ettiği gündür.

Her 19 Mayısı ülkemizde büyük bir coşkuyla kutlarız; çünkü, 19 Mayıs, halkımızın, Atatürk'ün önderliğinde, işgalci güçlere karşı Ulusal Kurtuluş Savaşı ateşini yaktığı gündür.

Her 19 Mayısı ülkemizde büyük bir coşkuyla kutlarız; çünkü, 19 Mayıs "özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir" diyen Atatürk'ün, tarihi boyunca özgür ve bağımsız yaşamış halkımızın gücüne dayanarak, dünyanın öteki mazlum milletlerine kurtuluş yolunu gösterdiği gündür.

Her 19 Mayısı ülkemizde büyük bir coşkuyla kutlarız; çünkü, 19 Mayıs, ulusun, kendi kaderini gerekirse kendisinin belirleyeceğini tüm insanlığa ilan ettiği tamime giden yolun başlangıcıdır.

Mustafa Kemal'in, Samsun'a çıkışı ilk defa 1924 yılında kutlanmış, daha sonraki söylemlerinde, cumhuriyetin, Türk gençliğine emanet ve armağan edildiği de dikkate alınarak, 1938'den itibaren Gençlik ve Spor Bayramı olarak, millî bir gün kapsamında tüm yurt sathında kutlanmaya başlanmıştır; 1981'de de, adı, Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı olarak değiştirilmiştir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; konuşmamın bu bölümünde, 19 Mayıs 1919'un Samsun açısından önemini vurgulamak istiyorum. 19 Mayıs, Ulu Önder'in doğum tarihi olarak ve Ulusal Kurtuluş Savaşının başlangıç tarihi olarak Samsun için ayrı bir önem taşımaktadır. Bakınız, Atatürk, Samsun'a çıktığında karşılaştığı manzarayı nasıl resmediyor: "Ben Samsun'u ve Samsunluları gördüğüm zaman, memleket ve millete ait tasavvurlarımın, kararlarımın, herhalde kabili istihsal olduğuna, bir defa daha kuvvetle kani oldum. Samsunluların hal ve vaziyetlerinde gördüğüm ve gözlerinde okuduğum vatanperverlik, fedakârlık lemaları, ümit ve tasavvurlarımı müspet kanaate ulaştırmaya kâfi gelmişti. "

Evet, o gün, 19 Mayıs 1919 idi; Türkiye Cumhuriyetinin tarihindeki dönüm noktalarından biri olarak kabul edilen o günde, Ulusal Kurtuluş Savaşının meşalesini Samsun'da yakan o Büyük Liderin azmi sayesinde, umutlar yeniden yeşermiş, özgürlüğü için şahadeti esaretin üzerinde tutan necip milletimizin, canları ve kanları pahasına yaptıkları mücadeleyle de, cumhuriyete giden yol hızla katedilmiştir.

Samsun, bağımsız ve modern Türkiye Cumhuriyetinin kurulmasında, fikrî ve fizikî ilk adımın atıldığı, Anadolu'nun ve Türk'ün, içindeki birlik, bütünlük, bağımsızlık ve sonsuz mücadele karar ve bilincinin, zihinlerde, güçlü, umutlu ve somut bir şekilde yer aldığı şehirdir.

Atatürk, millet egemenliğine dayalı, kayıtsız şartsız bağımsız bir Türk devleti kurmak görüşü ve kararındaydı ve bu kararını da, 19 Mayıs günü Samsun'a ayak bastığında uygulamaya koymuştu.

Samsun'un millî mücadeledeki önemi, Atatürk'ün, Büyük Nutkunu, Samsun'a çıkışıyla başlatmasından da anlaşılmaktadır. Atatürk, o yılları şöyle anlatır: " Ben, 1919 senesi mayısı içinde Samsun'a çıktığım gün, elimde maddî hiçbir kuvvet yoktu; yalnız, Büyük Türk Milletinin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevî bir kuvvet vardı. İşte, ben, bu ulusal kuvvete, bütün milletime güvenerek işe başladım. "

Mustafa Kemal, 19 Mayıs 1919 günü Samsun'a ayak bastığında, hayatî öneme sahip işler başarmaya ve yapmaya geldiğini çok iyi bilmekteydi; çünkü, yapması gerekenleri düşünmüş, tasarlamış, kimlerden ne ölçüde istifade edeceğinin planlarını yapmıştı.

19 Mayıs sonrasında gelişen olayların hiçbiri rastlantı değildir. Millî mücadeledeki hiçbir eylem, gelişigüzel ortaya çıkmamıştır. Millî mücadele, bizatihi, engin görüşlü bir komutanın, bir siyaset adamının, bir Türkiye sevdalısının derin tefekkürleri sonucunda adım adım yazılmış bir kurtuluş ve yeniden diriliş destanıdır.

19 Mayıs, 23 Nisan, 30 Ağustos ve 29 Ekim, aynı zincirin halkalarıdır. Bu halkaların temeli 19 Mayıstır ve bu tarih, aynı zamanda, devrimci ve yenilikçi bir atılımın da başlangıcıdır. Evet, 19 Mayıs 1919, Türk toplumu için, cumhuriyete, millî egemenliğe ve nihayetinde de demokrasiye uzanan yolun şanlı bir başlangıcıdır.

19 Mayıs 1919 sabahı Samsun'a ayak basan Mustafa Kemal, burada yaktığı özgürlük ve yeniden diriliş ateşiyle ulusu şaha kaldırmış ve düşmanı yurttan kovmak suretiyle de yeni cumhuriyeti kurmuştur.

O günkü zorlukları aşan ulvî mücadele ruhu, bugün ülkemizin içinde bulunduğu zorlukların da bertaraf edilmesinde, gerek iktidar gerek muhalefet gerekse halkın farklı kesimlerini temsil eden sivil toplum örgütleriyle el ele vererek, güzel Türkiyemizi muasır medeniyetler seviyesine ulaştırmada en önemli vasıtamız olacaktır. Atatürk'ün de vazettiği gibi, muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.

Bugünkü geri kalmışlığımıza, ne Atatürk ne de Türk Halkı razıdır. Bu, cihana asırlarca hükmetmiş, yüzlerce yıl boyunca diğer devletlere model olmuş bir toplumun kaderi olamaz. Geri kalmışlık zincirini mutlaka kırmak zorundayız. Geleceğimizin teminatı gençlerimiz, bizden iş ve aş bekliyor. Halkımız, bizden refah bekliyor, adalet bekliyor, kalkınma bekliyor; hep beraber daha çok, daha çok, daha çok çalışmak zorundayız.

Türkiye Cumhuriyetimizin Yüce Meclisinin çatısı altında, bizlere bu cennet vatanı, canları ve kanları pahasına emanet eden şehitlerimizi rahmet ve gazilerimizi minnetle anıyor; 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramının, bir kez daha Yüce Milletimize kutlu ve mutlu olmasını temenni ediyorum.

Hepinize saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Yeni (AK Parti, Samsun). “19 mayıs atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramı nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 20 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-yeni-22-2003-05-20-19-mayis-ataturk-u-anma-genclik-ve-spor-bayrami-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
