# Türk parasının kıymetini koruma hakkında kanunda değişiklik yap.dair.(ss.253)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Yeni (AK Parti, Samsun)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim
- **Tarih:** 29 Temmuz 2003
- **Gündem:** TÜRK PARASININ KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAP.DAİR.(SS.253)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-yeni-22-2003-07-29-turk-parasinin-kiymetini-koruma-hakkinda-kanunda-degisiklik-yap-dair

> Ahmet Yeni (AK Parti), 29 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK PARASININ KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAP.DAİR.(SS.253)); konuşma 1.268 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA AHMET YENİ (Samsun) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Türk Parasının Kıymetini Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği üzere, kambiyo rejiminin serbestleştirilmesine yönelik sürdürülen çalışmalar sonucunda 20 Şubat 1930 tarihinde Yüce Meclisimizde kabul edilerek 25 Şubat 1930 tarihi itibariyle yürürlüğe giren ve halen uygulanmakta olan 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun, ilk kabul tarihinden bugüne değin, muhtelif zamanlarda, o günün şartlarına uygun olarak revize edilmiştir. Kanunun bazı maddelerinin günün koşulları ile gelişen ihtiyaçlar çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi çalışmalarının ilgili komisyonda tamamlanmasının ardından Meclisimize sevk edilen, adı geçen kanunda değişiklik yapılmasına dair yasa tasarısının hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Değerli milletvekilleri, kanun tasarısının içerdiği değişikliklere bakacak olursak, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin (a) bendinin birinci paragrafında öngörülen asgarî 5 000 000 liradan azamî 50 000 000 liraya kadar olan ağır para cezası, günün koşullarına uyumlu hale getirilerek asgarî 2 milyar liradan azamî 25 milyar liraya yükseltilmektedir.

Kanunun 3 üncü maddesinin (b) bendinde yer alan hükümler üç gruba ayrılarak, suç için öngörülen cezalar hakkaniyet ilkesine uygun hale getirilmiştir. Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihracından doğan alacaklarını, alınan kararlardaki hükümlere göre yurda getirmeyenlere uygulanan, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetin rayiç bedeli kadar olan ağır para cezası, söz konusu kıymetin yüzde 5'i oranına çekilmiştir.

İhracat ve transit ticaret işlemlerinden doğan alacaklarını yurda getirmemeleri nedeniyle haklarında dava açılan, ancak, yargı kararının kesinleşmesinden önce alacaklarını yurda getirmek suretiyle yükümlülüklerini yerine getirenlere, mezkur kanunun 3 üncü maddesinin (a) bendinin birinci paragrafında düzenlenen usule ilişkin maktu para cezasının uygulanması öngörülmüştür. Döviz veya Türk parası kaçırmak kastıyla muvazaalı işlemlerde bulunanlara uygulanan, kaçırdıkları kıymetin rayiç bedeli kadar olan ağır para cezası, aynen muhafaza edilmiştir.

Değerli milletvekilleri, kanun taslağına eklenen geçici 1 inci maddenin birinci fıkrasıyla, haklarında kambiyo takibi başlatılan, ancak, yargıya intikal ettirilmemiş bulunanlara, yükümlülüklerini yerine getirmelerini teminen yüzelli günlük süre tanınarak verilen süre içinde yükümlü oldukları kıymeti yurda getirmeleri koşuluyla yürütülen idarî takiplerin ortadan kalkacağı ve yurda getirilen bedelin alışında cari kur uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Geçici 1 inci maddenin ikinci fıkrasıyla, kambiyo takibatı sonucunda haklarında kanunî işlem başlatılan, ancak, kesinleşmiş yargı kararı bulunmayanlara, yükümlülüklerini yerine getirmelerini teminen, bu kanunun yayımı tarihinden itibaren altmış gün içinde ilgili kambiyo müdürlüğüne başvurmaları, bu süre dahil, en çok yüzelli günlük süre tanınarak, verilen süre içinde yükümlü oldukları kıymeti yurda getirmeleri koşuluyla, bu kıymetin yüzde 2'sine tekabül eden tutarın ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası alış kurları üzerinden Türk Lirası karşılığını ilgili vergi dairesine ödemeleri halinde, açılmış davalar ile idarî işlemlerin ortadan kalkacağı hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, mevzuatta öngörülen süreler dışında yurda getirilen kıymetlerin alış işlemlerinde cari kur uygulanması öngörülmek suretiyle, firmaların yükümlülüklerini yerine getirmeleri teşvik edilmiştir.

Geçici 1 inci maddenin üçüncü fıkrasıyla, maddenin ikinci fıkrasında tanınan yüzelli günlük süre içerisinde yurda getirilmesi gereken kıymete ilişkin yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve aynı zamanda bu kıymetin yüzde 2'sine tekabül eden tutarı ödemeyen firmaların da bu düzenlemeden yararlandırılması için, kambiyo takibine konu kıymetin yüzde 4'üne tekabül eden tutarın, kanunun yayımı tarihinden itibaren en çok yüzseksen gün içinde ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası alış kurları üzerinden Türk Lirası karşılığını ilgili vergi dairesine ödemeleri halinde, bu konuda açılmış davalar ile idarî işlemlerin ortadan kalkması öngörülmüştür.

Kanun taslağına eklenen geçici 2 nci maddeyle, haklarında kesinleşmiş yargı kararı bulunan firmalara doksan günlük süre verilerek, bu süre içinde mahkeme kararıyla hükmolunan ve henüz tahsil edilmemiş bulunan para cezalarına esas teşkil eden, yurda getirilmesi gereken kıymetin ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası alış kurları üzerinden yüzde 5'inin ilgili vergi dairesine ödenmesi halinde, kesinleşmiş mahkeme kararının infaz edilmemesi ve başlamış bulunan icraî takipler ile tüm idarî işlemlerin ortadan kaldırılması sağlanmıştır.

Kanun taslağına eklenen geçici 3 üncü maddeyle, süresi içinde zorunlu döviz ve efektif devir ve satış yükümlülüklerini yerine getirmeyen yetkili müesseseler ve kıymetli maden aracı kuruluşlarına, yüzelli gün içinde devirle yükümlü oldukları kıymetin yüzde 1'inin, ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası alış kurları üzerinden Türk Lirası karşılığını ilgili vergi dairesine ödedikleri takdirde, bu konuda haklarına açılmış davalar ile başlatılan idarî işlemlerin ortadan kaldırılması imkânı getirilmiştir.

Firmaların yurda getirmekle yükümlü olduğu kıymetin suç tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası alış kuruna göre hesaplanan rayiç bedeli firmalara büyük boyutlu malî külfet yüklediği gibi, suç tarihinden itibaren işlemeye başlayan ihbar, ihtar ve yargılama sürecinin uzunluğu göz önüne alındığında, suç tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen uzun süre için 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca uygulanan gecikme faizi, hükmolunan para cezasını katlayarak, ödenemez hale getirmektedir. Bu nedenle, çoğu zaman hükmolunan cezanın infazı mümkün olmamakta, hatta, bu yüzden firmaların iflası, infisahı veya tasfiyesi de gündeme gelmektedir.

Değerli milletvekilleri, 1.6.1994 tarihli ve 3992 sayılı İhracat Bedeli Dövizlerini Süresinde Yurda Getirmeyenlere 1567 Sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun Gereğince Uygulanacak Cezaların Affına Dair Kanunla, açık ihracat hesaplarının kapatılmasını teminen firmalara belirli bir süre verilerek, kambiyo takibinin kaldırılması sağlanmıştır.

1994 yılından bu yana, kambiyo mevzuatından kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle, kambiyo müdürlükleri nezdinde haklarında takibat başlatılan firmalar ile mahkemeye intikal eden işlemlerin sayıca büyük boyutlara ulaşması dikkate alınarak, 1567 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin (b) bendinde hüküm altına alınan para cezaları yüzde 5'e çekilmek suretiyle, mahkemeler nezdinde görülmekte olan sözkonusu dava dosyalarının ve kambiyo müdürlüklerince takipte olan işlemlerin tasfiyesi amaçlanmıştır.

İhracatımıza finansman desteği vererek hizmet eden finansal kirama şirketleri, factoring şirketleri, bankalar ile özel finans kurumları, kendilerinin üretmediği ve kendilerine ait olmayan malları, ilgili dışticaret ve malî mevzuat çerçevesinde ihraç ederek, kanun karşısında ihracatçı statüsüne girmektedirler. Uygulamada ihracatı kolaylaştırmak için, finansal sistemin işleyişinden kaynaklanan bu durum nedeniyle, üçüncü kişi durumundaki malî kuruluş ihracatçılarının, müşterinin bulunması, ihracat bağlantısının yapılması ve özellikle ihraç bedeli dövizin yurda getirilmesiyle en küçük bir müdahale ya da irtibatları olmamaktadır. İhracatla ilgili her türlü işlem, bu kuruluşların verdiği vekaletnameyle, asıl ihracatçı olan imalatçı veya tedarikçiler tarafından gerçekleştirilmektedir.

Finansal sistemin işleyişinden kaynaklanan bu durumdaki malî kuruluş ihracatçılara, hem vergi sorumluluğu hem de kambiyo sorumluluğu yüklenmiştir; ancak, bu iki sorumluluğun bir arada bulunmuş olması, ihracat bedeli döviz yurda getirilmediği zaman, bu malî kuruluşlar bakımından, karşılığı olmayan adaletsiz bir yük teşkil etmektedir. Bu nedenle, işlemler kendilerine ait olmadığı halde, 25.2.2003 tarih ve 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunundan yararlanarak vergi sorumluluğunu yerine getiren bu malî kuruluş ihracatçıların kambiyo sorumluluklarının, yasal konumları ile sorumluluklarına uygun ve adil şekilde hafifletilmesi gerekmektedir.

Değerli milletvekilleri, yasa tasarısıyla sunulan ilgili madde değişiklikleriyle birtakım cezaların günümüz şartlarında ayarlanması sonucu, caydırıcılık nispeti attırılarak, bu cezaya konu fiil ve işlemlerin tekrarının önlenmesi amaçlanmıştır. Bazı hükümlerin sağlıklı ve anlaşılır tasnifleri yapılarak, suçlar için öngörülen cezalarda hakkaniyet ilkesine uygunluk sağlanmıştır. Öte yandan, muvazaalı işlemlere karşı tutarlılık ve kararlılık vurgulanmasına karşın, muvazaalı işlemlerin sonucunda döviz kaçıranlara herhangi bir kolaylık sağlanmamıştır. Geçici maddeyle de çeşitli durumlara yönelik net, anlaşılabilir ve uygulanabilir çözüm ve hükümler getirilerek, hem yargının iş yükünün azaltılması hem de muhatapların yasalara uyma zorunluluğu, ilave süre tanınarak sağlanmaktadır. Cari kur uygulaması ve cezaların tahsil edilebilir oranlarda olmasıyla da, ilave gelir elde edilmesi amaçlanmaktadır.

Dikkatinizi, özellikle, bu yasa tasarısıyla sağlanmak istenen bir başka hususa çekmek istiyorum. O da, ihracatçımıza yasa tasarısıyla getirmeye çalıştığımız dolaylı destek imkânıyla, ihracat yapabilme kapasitemizin ve gücümüzün artırılmasıdır. Böylelikle, mal ve hizmet dolaşımının daha da yaygınlaştığı dünyamızda, ihracatçımızın, dünya şartlarında rekabet gücünü artırabileceğiz. Bu da, bu yasa tasarısının getirdiği bir başka kolaylık olarak gözükmektedir.

Bu yasa tasarısıyla, ihracatçımıza finansal destek veren finans kuruluşlarının yasal konumları ile sorumlulukları hafifletilerek,daha etkin bir şekilde ihracatçımızın yanında yer almaları sağlanmıştır. Unutmamalıyız ki, dışticaret işlemlerinde kronik anlamda devamlı açık veren bir Türkiye tablosuyla karşı karşıyayız. Bunun da negatif etkilerinden, ancak ve ancak, ihracat noktasında gereken hamleleri yapmak suretiyle kurtulabilecek ve ülkemiz, dünyada hak ettiği yere ulaşabilecektir.

Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, bir kez daha, kanun tasarısının hayırlara vesile olmasını diliyor; Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Yeni (AK Parti, Samsun). “Türk parasının kıymetini koruma hakkında kanunda değişiklik yap.dair.(ss.253)”. TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim tutanağı, 29 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-yeni-22-2003-07-29-turk-parasinin-kiymetini-koruma-hakkinda-kanunda-degisiklik-yap-dair (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
