# Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 26. Dönem)
- **Konuşmacı:** Ahmet Yıldırım (Halkların Demokratik Partisi, Muş)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim
- **Tarih:** 20 Ocak 2016
- **Gündem:** Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=43649
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-yildirim-26-2016-01-20-gelir-vergisi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-k

> Ahmet Yıldırım (Halkların Demokratik Partisi), 20 Ocak 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle); konuşma 779 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

HDP GRUBU ADINA AHMET YILDIRIM (Muş) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yaklaşık bir aydır Plan ve Bütçe Komisyonundan Genel Kurula yasalaştırılmak üzere havale edilen torba yasaların tamamında, özellikle söz konusu torba yasa maddeleri gündeminin dışına çıkmamaya büyük özen gösterdim ve ilgili maddelerle ilgili partimizin bakış açısını yansıtmak için çaba sarf ettim ancak bugün, özellikle Meclisin de gerilmesine neden olan bir hususla ilgili bilgi aktarımında bulunarak gündemle ilgili konuşmaya devam edeceğim.

Cizre’de 1’i milletvekilimiz, 1’i ilçe eş belediye başkanımız olmak üzere 10’a yakın seçilmişle birlikte, 1 yaralının hastaneye naklî için intikal ettikleri adreste güvenlik güçlerince kurşun yağmurlarına tutulan heyetimize dönük bir saldırının, iktidar partisi sözcüleri ve hatipleri ısrarla gerçek olmadığını, böyle bir şeyin olmadığını ifade ediyor. Bunun gerçek olmadığını özellikle söyleyen arkadaşlara bir bilgi aktarmak istiyorum, on beş dakika önce aldığımız bilgi: Cizre Belediyesi Meclis Üyesi Abdulhamit Koçal vefat etti ve yalan olduğunu söyleyen arkadaşlara gözünüz aydın diyorum. Başbakan Yardımcısı, çıkıp Hükûmet adına bu konuyla ilgili bilgi verilmesi hususundaki taleplere dair yaptığı konuşmada -not aldım, kayıtlarda görülebilir- iki kelimeyi ısrarla ve itinayla konuştu: “Biz bu işten netice alıncaya kadar bu temizlik devam edecek ve buraları kurtaracağız.” Şimdi, sormak istiyoruz: Neyin ve kimin temizliği?

HÜSEYİN KOCABIYIK (İzmir) – Teröristlerin.

AHMET YILDIRIM (Devamla) – Nerenin kurtarılması? İyi, o zaman ben de size söyleyeyim: Siz, neyin temizliği ve nerenin kurtarılması hususuna dair bu cevapları vermeye devam edin. Bir yer, bir siyasi iktidar tarafından hâlâ temizlenecek ve kurtarılacak olarak görülüyorsa -üzülerek ifade edeyim- demek ki orası, hâlâ bu siyasi iktidarın olmamıştır. Bir kişiye, bir ülkeye, bir devlete ait olan yer temizlenmez ve kurtarılmaz…

HÜSEYİN KOCABIYIK (İzmir) – O, sizin görüşünüz.

AHMET YILDIRIM (Devamla) – …orası ortak vatandır ve bütün 81 il gibi, diğer ilçeler gibi, 78 milyon insanımızın bir bölümünün yaşadığı yerdir. Hiçbir yer temizlik ve kurtarılma saikiyle ele alınamaz. Bu saikle ele alınıyorsa demek ki orası, hâlâ yurt olarak görülmemiştir, orası siyasi iktidar tarafından ortak vatan olarak görülmemektedir. Bir kişi kendi yurdunu, kendi vatanını temizlemez veya kurtarmaz. Bunu özellikle vurgulayayım ben.

Bir diğer husus, Cizre’de, eğer dediğiniz gibi, güvenlik güçlerinin hiçbir sivili öldürmediği gerçekse, eğer dediğiniz gibi, onlar örgüt mensupları tarafından öldürülmüşse, o zaman Cizre’de sokağa çıkma yasağı ilan edilmeden birkaç gün önce neden bütün öğretmenlerin cep telefonlarına SMS’ler atılarak hizmet içi eğitim kursu için ilçeden ayrılmaları istendi?

HÜSEYİN KOCABIYIK (İzmir) – Sizin şerrinizden korumak için.

AHMET YILDIRIM (Devamla) – Orada öldürülmemesi gereken, bir tek eğitim emekçileri miydi, öğretmenler miydi? O zaman, orada onların dışında herkes silahların hedefi olabilir miydi iktidar için? Bu amaçla mı sadece öğretmenlere SMS atıldı? Ve yine ifade etmek isterim ki bakın, o öğretmenler hizmet içi eğitim kursuna alındıysa kaç aylığına alındılar? Bunlar nerede hizmet içi eğitim kurslarında bulunuyorlar şu anda? Cizre’de iki aydan beri sokağa çıkma yasağı var, iki aydır hizmet içi eğitim kurslarına alınması için oradan ayrılmaları söylenen öğretmenler iki aydır nerede hizmet içi eğitim kursu görüyor ve daha ne kadar bu hizmet içi eğitim kursları devam edecek?

Belirtelim arkadaşlar, değerli milletvekilleri, dünyada işin içine kanın karıştığı, ölümlerin olduğu hiçbir sorun yoktur ki en nihayetinde diyalogla, müzakereyle çözülmesin ve ister kişisel sorunlar olsun ister ailesel sorunlar olsun isterseniz bir ülkenin büyük bölümünü ilgilendiren sorunlar olsun, genç kanlarıyla sorun kangren hâline getirilmişse dünyadaki bütün deneyimler göstermektedir ki bunların hepsi masada çözülür.

Bakın, tarafların rızası olmadan bu gibi toplumsal meselelerin çözüldüğünü gösterebileceğiniz bir dünya örneği, deneyimi yoktur. Bunu az önce grup başkan vekilimiz, ülke isimlerini de sayarak ifade etti ama kalkıp -deyim yerindeyse- atın önüne arabayı bağlayarak çarpık bir şekilde sorunu çözmeyi ele almak, sorunu büyütmeye hizmet eder, yoksa çözmeye hizmet etmez. Buradan hareketle, kavga eden iki ilkokul çocuğunun barışmasını isteyen bir öğretmen, böyle bir olayda bile iki çocuğun rızasını almadan bu işi kapatmaya çalışırsa, öğretmen, sırtını döndüğü anda çocuklar kavga etmeye başlar. Bu işin tarafları vardır. Bu, bir yıl da sürse, beş yıl da sürse -ki temennimiz, şu an itibarıyla öncelikle silahların susması, akan kanın durması, gençlerin ölümünün nihayetlenmesidir- ne kadar sürerse sürsün gelip dayanacağı yer diyalogdur, müzakeredir ve çözüm adresi de şu Meclis çatısıdır. Bugün şahin savaş politikalarının peşine takılarak diyalog önerilerimizi bağırarak çağırarak, sadece, tırnak içinde, “terör” kavramının arkasına sığınarak burada reddeden arkadaşlar -göreceksiniz arkadaşlar, hepimiz şahit olacağız- gelip en kısa süre içerisinde çözüm sürecinin behemehâl başlaması gerektiğini, derinleştirilmesi gerektiğini ve bu yolla bu Kürt meselesinin nihayetlendirilmesini savunacaklar bu kürsüde.

HÜSEYİN KOCABIYIK (İzmir) – Ne biliyorsun?

AHMET YILDIRIM (Devamla) – Nereden biliyorum? Yakın geçmiş tarihten biliyorum. Şu kürsüden şu iktidar partisinin milletvekillerinden çıkıp çözüm süreci uğruna beylik lafların yapıldığı seslerin yankısı daha geçmedi ve er geç geleceği nokta burasıdır.

HÜSEYİN KOCABIYIK (İzmir) – KCK hangi açıklamayı yaptı, soruyorum.

AHMET YILDIRIM (Devamla) – Arzu ederseniz son bir buçuk dakikamı gelip burada kullanabilirsiniz. Böyle bir İç Tüzük usulü yok ama emin olun verebilirim size.

---

**Kaynak gösterme:** Ahmet Yıldırım (Halkların Demokratik Partisi, Muş). “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 20 Ocak 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-yildirim-26-2016-01-20-gelir-vergisi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-k (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=43649

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
