# 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı bütçeleri, gelir bütçesi ile 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı'nın maddeleri)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Akif Akkuş (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim
- **Tarih:** 13 Aralık 2007
- **Gündem:** 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜTÇELERİ, GELİR BÜTÇESİ İLE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI'NIN MADDELERİ)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/akif-akkus-23-2007-12-13-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-maliye-bakanligi-kam

> Akif Akkuş (MHP), 13 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜTÇELERİ, GELİR BÜTÇESİ İLE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI'NIN MADDELERİ)); konuşma 885 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA AKİF AKKUŞ (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlamadan önce yaklaşmakta olan Kurban Bayramı’nı ve yeni yılınızı kutluyorum.

2008 yılı bütçe tasarısıyla ilgili görüşülmekte olan 22’nci madde üzerinde, Milliyetçi Hareket Partisi adına görüşlerimi ortaya koyacağım. Bu vesileyle, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bütçe görüşmelerinin onuncu gününe gelmiş bulunuyoruz. Bu zaman zarfında, muhalefet milletvekilleri bütçede gördükleri, tespit ettikleri aksaklık ve eksiklikleri dile getirerek Hükûmeti eleştirmektedirler. Ancak, bu eleştirilere cevap vermesi gereken Hükûmet ve ilgili bakanlar olmasına rağmen, daha çok AKP milletvekilleri cevap vermektedir.

Değerli AKP milletvekilleri, Hükûmeti ve bakanları siz de eleştirmelisiniz -tabii yapıcı olmak şartıyla- çünkü bu tasarıları siz hazırlamadınız, bizim gibi siz de bütçe görüşmeleri sırasında vâkıf oluyorsunuz. Genellikle, söz alan iktidar milletvekilleri, bunun yanında “Her şeyi biz yaptık. Bizden önce yoktu. Siz yapmadınız.” polemiğine girmektedirler.

Değerli milletvekilleri, dünya gelişiyor, teknoloji değişiyor; bunlara, siz istemeseniz de vatandaş ayak uydurmak istemektedir. Dolayısıyla, iktidardaki Hükûmet de bu isteklere cevap vermek zorundadır, aksi düşünülemez. Devlet hayatında süreklilik esastır.

1973 yılında birinci Boğaziçi Köprüsü’nün açılışında bulunmuş ve bu ihtişamlı yapının üzerinde Türk olmanın, Türk vatandaşı olmanın gururunu yaşamıştım. 1986 yılında Oymapınar Barajı, 1997 yılında Atatürk Barajı’nı gördüğümde de aynı duyguları beslemiştim. Bu yapıların ortaya konmasında emeği olan, imzası olan herkese uzun ömürler dileyerek dua etmiştim. Bugün yapılan eserler için de aynı duyguları taşımaktayım ancak bugün, AKP özel sektörle kalkınmayı ana prensip olarak kabul etmiştir.

Bir de burada, aklıma gelmişken, biraz önce konuşan AKP’nin bir bayan milletvekili dedi ki: “Doçentler 2 bin dolar alıyor.” Ama, ben, buraya gelmezden önce profesör olarak çalışıyordum, maaşım 2.600 YTL idi. Bugünkü gazetelerde, sanıyorum, maaş artışlarıyla beraber 1’in 4’ündeki bir profesörün maaşının 2.800 YTL olacağı belirtiliyor yani bir doçentin maaşının 2 bin dolar olması söz konusu değil, bunu da buradan belirtmeyi bir görev addediyorum.

Değerli milletvekilleri, cumhuriyetin ilk yıllarından yakın zamanlara kadar özel sektör olarak belirtebileceğimiz kişi ve kuruluşlar, sermaye birikimi bakımından son derece cılızdı. Bu şartlarda her yatırımı devletin yapması gerekiyordu. Girmeyi çok arzu ettiğiniz Avrupa Birliği ülkeleri de bu aşamalardan geçmiştir. Ancak, bu ülkeler özelleştirme adı altında her şeylerini satmamışlardır, stratejik öneme sahip kurum ve kuruşlarına devlet hâlâ sıkı sıkıya bağlıdır.

Devletlerin hayatında yükselme dönemleri olduğu gibi, inkıraz dönemleri de olur. Türkiye, şükürler olsun ki inkıraz devirlerini geride bırakmıştır. Ancak, hazıra dağ dayanmaz diye bir atasözümüz vardır. Ülkenin bütün kaynakları hovardaca kullanılırsa bu inkıraz devirleri, Allah korusun, geri gelebilir.

AKP adına 12/12/2007 tarihinde, bir konuşmacı “Konuşma, ya kısa olmalı ya da kısa ihtiva etmeli.” demiştir. Doğru söylüyor. Bir otomobil yavaşça harekete geçer, birden bire 120 kilometre sürate ulaşmaz, sonra hızlanır. Bunun gibi, siz şanslıymışsınız, harekete geçmiş olan Türkiye’nin hızlanma zamanına rastladınız. Bu bakımdan, bunu iyi değerlendirin. Bu millet, gururlu ve kibirli insanları sevmez. Padişahlara bile cuma selamlığında “Gururlanma Padişahım, senden büyük Allah var.” demişlerdir. Bunları hatırlatmanın uygun olacağı kanaatindeyim.

Değerli milletvekilleri, kamu personeline ilişkin hükümler ve kadroların kullanımına ilişkin hususları içeren 22’nci madde üzerinde konuşacağım demiştim.

Burada bakıyoruz, bu maddede kamu idarelerinin atamalarına sınır getirileceği, idareler için ilave 23 bin adet atama izni verilebileceği öngörülmektedir. 23 bin yeni atama izni yanında, emekli olacak personel sayısının yüzde 50’sini geçmeyecek şekilde ayrıca atama izni verilmektedir. Böylelikle, 2008 yılında kamuya alınacak ve bu hükümlere tabi olmayacak hâkim, savcı, Tıpta Uzmanlık Tüzüğü uyarınca asistan kadroları, Türk Silahlı Kuvvetleri personel atamaları, emniyet hizmetleri sınıfında yapılacak atamalar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamında yapılacak atamalar, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu’na göre yapılacak atamalar ve Özelleştirme Uygulamaları Kanunu’na göre yapılacak atamalar ile yapılacak toplam atamanın 50 bini geçmesi beklenmektedir.

Geçici işçiler ödenekleri aşmayacak sayı ve süre ile sınırlandırılmış. Sözleşmeli personel çalışması ile ilgili olarak kanun, Bakanlar Kurulu kararı, yatırım programı ile kurulması ve genişletilmesi öngörülen birimler ile hizmetin gerektirdiği zorunlu hâller dışında 2007 yılı pozisyon sayısı ile sınırlandırılmıştır.

Değerli milletvekilleri, burada birçok defa dile getirildiği gibi, 4/C kapsamında çalışan vatandaşlarımız unutulmamalıdır. Devlet, çeşitli sebeplerle kurumlarından ayrılanların yerine yüzde 50’ye kadar açıktan veya nakil suretiyle atama yapmaya müsaade ediyor. Böylece, devlet kadrolarını küçültmeyi planlıyor. Fakat, devlet, işini geçici işçilerle veya sözleşmeli personelle yerine getirmeyi düşünüyor. 4/C ile görevlendirilenler on ay çalıştırılıp iki ay işten çıkartılıyor. Geçici işçiler ise on bir ay çalıştırılıp bir ay çıkartılıyor. Tekrar işe yeni alınıp işe yeni başlamış gibi gösteriliyor. Bu normal geçici işçiler ve 4/C statüsünde çalışanlar çok mağdur olmaktadırlar. Bunların birçoğunun sigorta primleri ödenmez veya yılın kısa bir dönemi ödenir. Bu işçiler, her an işten atılma korkusu ve stresi içerisinde köle gibi çalışmaktadırlar. Geçici görevle bazı kurumlardan gelen milletvekili danışmanlarının aldıkları ücret dengesizliği de mutlaka giderilmelidir diyorum.

Değerli milletvekilleri, devlet, kadrolarında çalışanları kısarken; özel sektör, yok pahasına eleman çalıştırarak vatandaşların yoksulluğunu giderek artırmaktadır. Vatandaşlarımızın büyük bir kısmı açlık sınırında yaşamaktadır. Ülke idare etmek sadece ihracat, ithalat ve özelleştirmeden ibaret değildir. Peygamber efendimiz “Fakirlik günaha yaklaştırır.” diyerek, fakirliğin insanı insani değerlerden ve erdemlerden uzaklaştırdığını belirtmiştir. Türk insanı erdemli, onurlu, gururlu, özgür ve zengin yaşamak arzusundadır. Bu arzu ve isteğini kimsenin engelleme hakkı yoktur. Unutmayalım: İnsanı yaşatırsak devlet yaşar, devlet yaşarsa insan yaşar.

Her yıl maaş artışlarına sıra geldiğinde, sanki suçlu memurlarmış gibi memurun çokluğundan, bütçede para yetersizliğinden dem vurularak maaş artışları cüzi miktarlara çekilmektedir. Yandaş kayırmacılığı nedeniyle iş bilmeyen, liyakatsiz, bilgisiz, tecrübesiz insanları göreve getirerek devlet hizmetleri aksarken, memurların toplumdaki itibarı da yok olmaktadır.

Şimdi, burada, örnek aldığımız ülkelerden Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde durum ne, bunlara da kısaca bakacak olursak: Amerika Birleşik Devletleri’nin nüfusu 275 milyon ve burada 20 milyon 600 binin üzerinde devlet memuru çalışmakta.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Akif Akkuş (MHP, Mersin). “2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı bütçeleri, gelir bütçesi ile 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı'nın maddeleri)”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 13 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/akif-akkus-23-2007-12-13-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-maliye-bakanligi-kam (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
