# YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLâTI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S. SAYISI: 97)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Akif Akkuş (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim
- **Tarih:** 29 Ocak 2008
- **Gündem:** YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLâTI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S. SAYISI: 97)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c013/b055/tbmm230130550205.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/akif-akkus-23-2008-01-29-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dai

> Akif Akkuş (MHP), 29 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLâTI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S. SAYISI: 97)); konuşma 932 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA AKİF AKKUŞ (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu üzerinde MHP Grubu adına söz almış bulunuyorum. Değerli milletvekilleri, şimdi, biraz önce arkadaşlarımız buradan konuştular, güzel şeyler söylediler ve üniversitelerin önemi, özellikle de yabancı dilin önemi üzerinde durdu bir arkadaşımız. Tabii, üniversiteler milletimizi hayata hazırlamanın en önemli basamaklarından birisidir. Ayrıca, bilim, toplumların ilerlemesinde yegâne değer olarak değerlendirilmektedir. Türkiye'nin, bölgesinde lider, dünyada sayılı bir devlet olmasında ilim en değerli varlık olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun mutlaka yakalanması ve daha ileri hedeflere taşınması gerekiyor.

Bu arada, yurt dışına yüksek lisans ve doktora öğrencileri gönderiliyor. Deniyor ki, bu bin tane olacaktı, ancak sayıları bine ulaşmadı. Biraz önce konuşmacının birisi, sayın konuşmacı bunu belirtti.

Tabii, yurt dışına doktora öğrencisi gönderilmesi son derece önemli. Üniversite sayısı hızla artıyor, buralarda öğretim üyesi bulmamız bir hayli zor deniliyor. Ancak, tabii, burada, Selçuk Üniversitesinin bir bilgisi geldi elime, Sosyal Bilimler Enstitüsünde 4.500 tane kayıtlı doktora ve yüksek lisans öğrencisi var, Fen Bilimleri Enstitüsünde ise 2.500 tane doktora ve yüksek lisans öğrencisi var. Yani, ülkemizde, bu iş, tabiri caizse harıl harıl çalışıyor ve bunlara devletimiz bir hayli ödenek ayırıyor.

Dolayısıyla, yurt dışına doktora ve yüksek lisansa öğrenci gönderilmesi yerinde bir karar olmakla beraber, illa da gönderilmesi gerektiği kanaatinde değilim, yani kendi ülkemizde de bunlara başarılı bir şekilde doktora ve yüksek lisans yahut yüksek lisans ve doktora yaptırtabiliriz. Ancak, tabii, bu enstitülerimize, doktora ve yüksek lisans yaptıran enstitülerimize ödeneklerin ayrılması gerekir.

Yurt dışına göndereceklerimiz de, yüksek lisans ve doktora öğrencisi açısından, Türkiye'de henüz yeterli olgunluğa erişmemiş dallar için olmalı, yoksa her dal için olmamalı. Bakıyoruz, tarih için yurt dışına doktora öğrencisi gönderebiliyoruz. Mutlaka gönderilebilir, 1,2,3 tane, ama bunların sayısının çok fazla olmaması gerekir kanaatindeyim.

Şimdi, yine, bu vakıf üniversitelerinde, biraz sonra belirteceğim vakıf üniversitelerinde hazırlık sınıfları var denildi. Gerçekten, bu üniversiteler öğrencilerin bir yıl orada hazırlık dersleri alması için, yabancı dil dersleri alması için birer hazırlık sınıfı açıyorlar. Ama, bakıyoruz, daha sonra burayı bitiren çocuklar dil bakımından pek de yeterli değil. Yani, bir yıl orada yabancı dil dersi almış, bir yılını bu iş için hazırlamış çocuklarımızın yabancı dil bilgisinden yeterince başarılı olmadığını görüyoruz. Bunların dikkate alınması gerekiyor. Az önce sayın vekillerden birisi belirtti "Biz, ilkokul üçüncü sınıftan itibaren çocuklarımıza yabancı dil öğretmeye başlıyoruz. Liseyi bitiriyor, ama, bunların yabancı dili bihakkın bilmesi söz konusu değil." diyor. Ben, bu hazırlık sınıflarından ziyade ilköğretime ağırlık verilmesi, ortaöğretime ağırlık verilmesi ve çocuklarımızın buralarda yabancı dil bilgisini tamamlamaları daha uygun olur kanaatindeyim.

Değerli milletvekilleri, Anayasa'nın 130'uncu maddesinin birinci fıkrasında, üniversitelerin kanunla kurulacağı, ikinci fıkrasında ise kazanç sağlama amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından devletin denetim ve gözetimine tabi yükseköğretim kurumlarının kurulabileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır.

Tabii, burada hemen şunu belirtmemiz gerekir: Biz diyoruz ki vakıflar üniversite kursun. Vakıflar kuruyor üniversiteyi. Bu üniversitede de olduğu gibi, üç tane fakülte, iki tane enstitü, bir, iki, üç, beş de yüksekokuldan mürekkep bir üniversite kuruyor. Sonra, devletten ödenek alıyor. Çünkü, vakıf üniversitelerinin kaynaklanndan birisi bizatihi devlet, devlet veriyor parayı ve bu devletin verdiği parayla üniversite gelişmesini tamamlayabilirse tamamlıyor. Bazen tamamlayamıyor da. Çünkü, bazı kötü niyetliler, az önce de belirtildiği gibi, bu üniversiteleri kazanç amacıyla kurma çalışmalarında bulunuyor.

Yine, burada konuşmacılar belirttiler, sayın konuşmacılar dediler ki, Türk Deniz Eğitim Vakfı tarafından kurulacak, kurulan Piri Reis Üniversitesinin ülkemizdeki gemicilikle ilgili problemleri halledeceğini söylediler. Hâlbuki, bakıyoruz burada Fen-Edebiyat Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, bir de Denizcilik Yüksekokulu var. Bunu, tabii, arkadaşlarımızın bir ihtisas üniversitesi olarak belirtmesini de ben doğrusu yadırgadım. Çünkü, bu yüksekokullar Türkiye'de zaten var.

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale) - Kastamonu İnebolu...

AKİF AKKUŞ (Devamla) - Mersin'de henüz faaliyetini sürdüren bir Ticaret ve Denizcilik Yüksekokulu var. İnebolu'da böyle bir okul var, Sinop'ta. İstanbul'da, yine, daha önceden Teknik Üniversiteye bağlıydı, şu anda sanırım Mimar Sinan Üniversitesine bağlandı, Denizcilik Yüksekokulu var. Dolayısıyla, yani denizcilikle ilgili fakültelerimiz, okullarımız zaten bulunmakta idi. Herhalde diyorum ki "Piri Reis" sözcüğünden bu arkadaşlarımız bunu böyle düşündüler. Piri Reis, bilindiği gibi önemli ve büyük bir Türk denizcisi ve kendisini burada hürmetle yâd ediyorum.

Bir de burada dikkatimi çeken şu oldu değerli milletvekilleri: "Türk Deniz Vakfı ile İstanbul Deniz Ticaret Odası arasındaki gerekli koordinasyon ile planlanan üniversitelerden mezun olanların işsizlik sorununun önleneceği vurgulanıyor" diyor ve bir de işte diğerleri, "üç fakülteyle kurulur, kurulabilir, kurulamaz" gibi yahut da "bulunur, bulunamaz" gibi bir ibare

Şimdi, şöyle bir bakalım, iktisadi ve ticari bilimler fakültesi Türkiye'de en kolay kurulan fakültelerden birisi. Tabiri caizse sıralar, bir de kara tahta olduğu zaman onların ders görmesi söz konusu olabilir. Yine, fen-edebiyat fakültesi Türkiye'de hemen hemen bütün üniversitelerde var, yani buralardan sürekli öğrenciler mezun oluyor. Bu öğrencilerin büyük bir kısmı iş bulamıyor. Dolayısıyla buradan mezun olacak öğrencilerimizin de büyük bir kısmının, temenni etmiyorum ama iş bulamayacağı kanaatindeyim. Dolayısıyla, yani, bu kadar ballandırarak, tabiri caizse, anlatılması biraz garibime gitti, onun için söylüyorum, yoksa Piri Reis Üniversitesinin yahut...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AKİF AKKUŞ (Devamla) - .. .bir üniversite öğretim üyesi olarak, üniversitenin kurulmasına katiyen karşı değilim, bu ister vakıf üniversitesi olsun isterse devlet üniversitesi olsun, çünkü 1,5 milyon civarında gencimiz üniversiteli olmak için yarışıyor. Elbette ki bunu takdir ederiz, ama bunun bu şekilde ballandırılması, belirttiğim gibi, biraz garibime gitti.

Bunun yanında "Fen, edebiyat, fen-edebiyat fakülteleri mutlaka bulunur." derken, bu defa ".. .bulunabilir." dendi. Peki, böyle bir üniversite kuruldu, fen-edebiyat fakültesini kurmadık, dersleri kim verecek orada? Temel dersler var, bu fakültelerin ortak gördüğü temel dersler var, bu dersleri kim verecek? O zaman biz burada sanki... Bütün, her türlü belirttiğim olumsuzluğa rağmen Piri Reis Üniversitesinin kurulmasına taraftarım, ancak bu "bulunur" veya "bulunabilir" ibaresindeki değişikliğin yapılmamasını istiyorum. "Bulunur" ibaresi gelsin. Çocuklarımıza iş bir şekilde bulunacak, diğerlerine olduğu gibi.

Değerli milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Akif Akkuş (MHP, Mersin). “YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLâTI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S. SAYISI: 97)”. TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim tutanağı, 29 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/akif-akkus-23-2008-01-29-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c013/b055/tbmm230130550205.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
