# Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında (s.s.343)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Akif Akkuş (MHP, Mersin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim
- **Tarih:** 30 Nisan 2009
- **Gündem:** TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.343)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/akif-akkus-23-2009-04-30-turkiye-futbol-federasyonu-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-s-s-343

> Akif Akkuş (MHP), 30 Nisan 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.343)); konuşma 1.131 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

MHP GRUBU ADINA AKİF AKKUŞ (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 343 sıra sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı’yla ilgili olarak Milliyetçi Hareket Partisi adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, futbol günümüzün en popüler spor dallarından birisini oluşturmaktadır yani en azından seyirci olmak babından futbolla ilgilenmeyenimiz hemen hemen yoktur. Futbol, aynı zamanda dev bir ekonomik etkinlik, büyük bir iş kolu, dostluk ve iyi ilişkilerin geliştirilmesinde kültürel bir araç ve ülkenin tanıtılmasında önemli bir faaliyet olarak karşımıza çıkmaktadır.

Futbol ilk ortaya çıktığı günden itibaren birçok gelişmeye sahne olmuş ve birçok değişiklikler yaşamıştır. Dolayısıyla, futbolun kaide ve kuralları değiştiği gibi futbola ait yasaların da zaman zaman yeni anlayışlara göre değiştirilmesi kaçınılmazdır. Bu tasarı da böyle bir anlayışla gündeme geldi ama biraz önce de diğer vekillerimizin belirttiği gibi aşağı yukarı yirmi bir aylık süre içerisinde bu Futbol Federasyonunun 3’üncü defadır Meclis gündemine gelişi oldu. Bu bakımdan herhâlde çok hızlı değişiklikler oluyor ve bu çok hızlı değişikliklere de çözümler getirilmesi arzulanıyor diye düşünüyorum.

Bu tasarının futbolu daha zevkli hâle getirebilmesi için yeni ortaya çıkan kural ve kaidelerin uygulanması, futbol ile ilgilenenlerin, futbolcusundan idarecisine, hakeminden teknik direktörüne hatta amigo ve top toplayıcısına kadar herkesin eğitilmesi gerekmektedir. Yani biz futbolumuzdaki ana aksaklıklardan birisini eğitim olarak görmekteyiz. Eğer bu konuda birtakım kural ve kaideler ortaya konursa, yasalara bunlar eklenirse bunların daha iyi olacağı, daha iyi sonuçlar alınacağı kanaatindeyim. Zaman zaman görmek istemediğimiz saha içi, saha dışı ve tribünde cereyan eden çirkinliklerin yaşanması eğitim eksikliğinin bir sonucudur diyorum.

Yasanın 8’inci maddesi Futbol Federasyonunun gelirleri ile alakalıdır. Elbette, dedik ki futbol büyük bir iş kolu, büyük bir ekonomik etkinlik; o zaman bunda para birinci planda rol oynayacaktır diye belirtiyoruz. Gerçekten de dünyanın değişik ülkelerinde yetişmiş olan nadir futbolcular, yine dünyanın büyük kulüpleri olarak nitelendirilen paralı kulüpler tarafından sürekli bulunmakta, ortaya çıkartılmakta, alınmakta ve bunlar kendi takımlarında oynatılmaktadır.

Değerli milletvekilleri, futbol ve müsabakalar büyük bir ekonomik etkinlik diyoruz çünkü bu büyük ekonomik ve sosyal olay büyük de bir para transferine müdahil olmaktadır.

Aynı zamanda, müşterek bahis adı verilen şans oyunları da futbolun vazgeçilmez unsurlarından birisi hâline gelmiş ve her hafta milyonlarca vatandaşımız müşterek bahse para yatırmakta veya aktarmaktadır. Elbette ki bu oyunlarda rol alan kulüplerin herhangi bir pay almaması düşünülemez. Yani bunlar mademki bu futbol takımlarını kendi çizelgelerinde gösteriyorlar yahut o futbol takımlarının faaliyetleriyle birtakım gelirler elde ediyorlar, bu futbol takımlarının da bunlardan gelir elde etmesi gerekir diye düşünüyoruz. Fakat bu payın yüzde 7 gibi düşük bir oranda olması kanaatimce yetersizdir. Yani futbol kulüpleri, biliyorsunuz, bu gelirlerin ancak yüzde 7 gibi bir kısmından istifade ediyor, gerisi devlete gelir vergisi yahut da başka alanlarda, başka yerlerde kullanılıyor. Bunun artırılması gerekir diye düşünüyorum. Bu etkinliklerin organize ve kurallarının uygulanmasında söz sahibi olan federasyon ise kulüplere ödenen payın yüzde 15’ini alıyor. Yani burada yaptığı, demek ki, bu etkinliklerin organizasyonu ve kuralların uygulanmasıyla ilgili çalışmalar yapıyor, bunun karşılığında da bu alınan paraların yüzde 15’ine âdeta el koyuyor.

Değerli milletvekilleri, özellikle Anadolu kulüpleri büyük sıkıntılar içerisindedir. Bu sıkıntılar onların sık sık küme düşmesine yahut profesyonel futbolcularının çoğunun anlaşma ücretini tam alamamasına sebep olmaktadır. Şehirlerimizin futbol takımları her zaman sponsor bulamamakta ve esnafa müracaat etmektedir ve esnaflarımız da maalesef bundan mutazarrır olmaktadırlar. Esnaf bu istenen ücreti isteyerek vermemekte ve özellikle mahallî yöneticiler ile vatandaş arasında sıkıntılar meydana gelmektedir. Hepimiz geçtiğimiz ay sonunda mahallî seçimlerde çalıştık. O mahallî seçimler sırasında hepinize gelen şikâyetlerin futbol takımları için belediyenin aldığı ücretler olduğu kanaatindeyim çünkü bana da bu konuda birçok defa şikâyetler geldi. Hâlbuki futbolun karşılıklı anlayışı ve hoşgörüyü artırması arzu edilmektedir.

Anadolu kulüplerinin her birinin esnafa, finans kuruluşlarına ve şahıslara külliyetli miktarda borcu bulunmaktadır. Futboldan beklediğimiz başarının elde edilmesi, kullanılacak veya kulüplere aktarılacak kaynakla yakından alakalıdır. Bu yüzden, futbolla ilgili müşterek bahis oyunlarından kulüplere daha fazla kaynak aktarılmalıdır diyorum.

Futbol Federasyonu, kulüplerin televizyon, radyo, İnternet vesaire gibi araçlarla yapılan müsabaka yayınlarından elde ettikleri gelirin de yüzde 10’unu almaktadır. Bu meblağ yüzde olarak az gibi görünmesine rağmen, takımların elde ettikleri gelirleri dikkate aldığımızda Federasyonun aldığı miktar ortaya çıkacaktır.

Burada, yirmi dokuz hafta sonunda takımlarımızın kazandıkları -bir kısmının tabii, hepsini belirtmeyeceğim- para miktarı var. Mesela, buradan, Sivasspor 7 milyon 900 bin TL, Beşiktaş 6 milyon 846 bin, Trabzonspor 6 milyon 194 bin, Galatasaray 6 milyon 31 bin, Fenerbahçe 5 milyon 542 bin, Konyaspor 3 milyon 912 bin, Kocaelispor 3 milyon 97 bin. Tabii, en alttaki Hacettepesporu ele alırsak bunun çok daha düşük bir ücret aldığı ortaya çıkmaktadır ki bu, yarın transferlerini nasıl yapacak? Ve yapamayacak. Zaten küme düşüyor, orada bocalayıp duracak.

8’inci maddenin (d) fıkrasında belirtilen gelirler, resmî ve özel millî müsabakalardan elde edilen gelirler ve bunların yayınlanmasından elde edilen gelirler olarak Futbol Federasyonunun önemli gelir kaynaklarındandır, ancak bu gelirlerden Millî Takıma futbolcu veren takımlara da bir miktar kaynak ayrılması uygun olur kanaatindeyim. Bu, futbolcular kadar kulüplerin de performansını artırmaya yardımcı olacaktır.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Tarsus’a mı, Mersin’e mi verilsin?

AKİF AKKUŞ (Devamla) – Tarsus’a verilsin, ona da verilsin.

Değerli milletvekilleri, 1 Haziran 2007 ile 31 Mayıs 2008 arasındaki bir yıllık dönemde çeşitli kaynaklardan Federasyonun elde ettiği gelirler toplam olarak 134 milyon 245 bin 584 TL’dir. Bunlar içerisinde en büyük miktar 67 milyon 368 bin 949 TL ile profesyonel futbol gelirleridir. Ancak, cari giderlerine baktığımız zaman, bu profesyonel futbol giderlerine…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN – Buyurun Sayın Akkuş, konuşmanızı tamamlayınız.

AKİF AKKUŞ (Devamla) – Teşekkür ederim.

…25 milyon 176 bin 183 TL ödendiğini görüyoruz, yani gelirin yarısı bile değil. Ancak, cari giderler 37 milyon 302 bin155 TL’dir. Eğitim giderleri ise, sadece 4 milyon 218 bin 833 TL’dir.

Yukarıda da belirttiğim gibi, futbol ve müsabakalarından beklediğimiz istifadenin gerçekleşmesi için eğitim vazgeçilmez bir uğraş olmalıdır. Bu yüzden, Türkiye Futbol Federasyonunun gelirlerinin daha büyük bir miktarının eğitime harcanması beklenen sonuçlara daha fazla yaklaşmayı sağlayacaktır diyorum.

Ayrıca, dikkati çeken bir gelir-gider tablosu da millî takımlar geliri ile millî takımlar gideri arasındaki farktır. Bu da tabii, millî takımlarımızın başarısı ile orantılıdır.

Burada, Türkiye Futbol Federasyonu gelirleri arasında yer alan, (f) fıkrasında belirtilen mal varlığı gelirleri, mal varlığı değerlerinin devir, satış ve kiralanması, vesair gibi hususlardan elde edilen gelirler yer almaktadır.

Genellikle futbol için ayrılan yerler şehir ve kasabaların kenarında yahut şehir yerleşmelerinin seyrek olduğu yerlerdedir; dünü kast ediyorum. Böyle olunca da o gün fazla bir değeri olmayan ve genellikle hazineye ait olan geniş araziler takımlara veya Futbol Federasyonuna tahsis edilmektedir. Bugün, buralar değerlenmiş ve büyük meblağlarla alınıp satılan yerler olmuştur. Dolayısıyla, kulüpler veya Futbol Federasyonu bugün haksız kazanç elde etmektedirler diye belirtiyorum. Bu yüzden, hazineden devralınmış bu alanların devir ve satışı gibi hususlara daha fazla özen gösterilmeli ve buraların satış ve devri bence önlenmelidir diyorum.

Tabii, burada, geçtiğimiz Futbol Federasyonu Yasası’nda değişiklikler yapılırken, hatırlarsanız Atatürk Orman Çiftliğinin bir kısmının Futbol Federasyonuna devri vardı, ancak bu önlendi.

Netice olarak diyorum ki, futboldan iyi sonuçlar, beklediğimiz neticeleri almak için futbolla uğraşan herkesin, her kesimin eğitimine biraz daha özen gösterilmelidir diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Akif Akkuş (MHP, Mersin). “Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında (s.s.343)”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 30 Nisan 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/akif-akkus-23-2009-04-30-turkiye-futbol-federasyonu-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-s-s-343 (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
